2007'den Bugüne 80,330 Tavsiye, 25,616 Uzman ve 17,929 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Emek
Emek Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Emek Kavramı ile İlgili 177 Makale
► İlişki Emek İster Uzm.Psk.Banu AKMAN ŞAHİN
Eskilerin dediği gibi nasıl “emeksiz yemek olmaz”sa emeksiz bir ilişkide yürümez elbette. Kadın- erkeğin ilişkiyi kabullenip de hareketsiz kalmaya başladıkları, özensizleştikleri, kendilerini anlatmaya zahmet etmeden, karşıdakini anlamaya çaba göstermeden sürdürmeye çalıştıkları bir ilişki bir süre sonra tehlike sinyalleri vermeye başlar. Tehlike sinyalleri de ilişkide çatışma olarak kendini gösterir. Şayet çiftler sıkıntılarını bir de doğru dille aktarmayı bilemiyorlarsa o zaman ilişki ya negatif kısır döngüye dönüşür ya da biter. Buradan hareketle bir ilişkideki temel iletişim hatalarına göz atmak yerinde olacaktır. Yıkıcı eleştiri: Sorunlu çiftler genellikle birbirlerini suçlama ve el... »»»
► Grup Terapisinde Grubu İncelemek Psk.Gamze ÖZCAN
*UMUT AŞILAMA Umut aşılama ve aynı zamanda koruma psikoterapinin temel amacıdır. Tek başına umut aşılamak yeterli olmamakla birlikte, umudun olmayışı güvensizliğe; o da başarısız sonuçlanacak bir tedavi sürecine sebep olur. Çünkü danışanlar güvenmedikleri bir terapistle aynı yolda yürüyemezler. Bu noktada önemli olan ise grup terapisi içinde danışanların grubun işe yaradığına inanmalarını sağlayacak tüm yolları denemektir. Çünkü kendi yararlarına olmadığını ve boşuna zaman harcadıklarını düşündükleri zaman da danışan terapistiyle aynı hedefi amaç edinmeyecektir; edinse bile o hedefe terapistiyle birlikte ulaşamayacaktır. Terapist için danışana güven verme görevi ise grup öncesi yö... »»»
Dolapta yıllardır giymediğiniz ancak yüksek bir bedel ödediğiniz için o kıyafetleri verme konusunda isteksiz davrandığınız oldu mu hiç? Ya da çok memnun kalmadığınız halde ücretini peşin olarak verdiğiniz için devam etmek zorunda hissettiğiniz bir kurs var mı? Peki ya büyük sıkıntı yaşamanıza neden olan, sizi bunaltan, yolunda gitmeyen bir ilişkiyi, o ilişki için çaba harcadığınızdan dolayı bitiremediğiniz oldu mu? Hiç düşündünüz mü, neden şu anda kullanmadığımız halde bazı şeylerden vazgeçemiyor veya sorunlu olmasına, mutsuzluğa yol açmasına rağmen bir ilişkiyi bitiremiyoruz? Neden vazgeçemediğimizi bilirsek, nasıl vazgeçebileceğimizi de öğrenmiş oluruz. Vazgeçemiyoruz çünkü ödediği... »»»
Logo Terapi’nin kurucusu Victor Frankl, kuramında umut duygusuna büyük önem vermiştir. Frankl umudu; “İyi olma duygusu veren ve kişiyi harekete geçirmek için güdüleyen bir özellik” olarak tanımlar. Her duygu gibi umut duygusunun da bir misyonu vardır. Umudun en önemli misyonu kişinin harekete geçmesi için motivasyon sağlamasıdır. Eğer umut duygusu olmasaydı, insanı hedefine ulaşması için harekete geçirecek veya yaşadığı zorluğu aşması için enerji verecek herhangi bir güç olmazdı. Bu anlamda umut duygusu, kişinin hedeflediği amaca ulaşmasına ve istenmeyen bir durumdan kurtulmasına yardımcı olan önemli bir duygudur. Umudun etkilediği iki boyut vardır: Birincisi düşünme boyutu, ikincisi... »»»
Öz-Yeterlik Öz-yeterlik kavramı ilk kez Albert Bandura tarafından Sosyal Bilişsel Bilişsel Kuram’da kullanılmıştır (Bandura, 1977, 1986, 1989). Öz-yeterliğe teknik olarak “algılanan öz yeterlik” denilmektedir. Bireyin, belli bir performansını göstermek için gerekli etkinlikleri organize edip, başarılı olma kapasitesi hakkında kendine ilişkin yargısına öz yeterlik denir (Bandura, 1986, sy.2). Diğer bir deyişle, bireyin gelecekte karşılaşabileceği güç durumların üstesinden gelmede ne derece başarılı olabileceğine ilişkin kendi hakkında yargısı, inancıdır. Gelecekte karşılaşabilecek güç durumlara örnek şunlar olabilir: Sınava girme, yarışmaya katılma, bir sınıfta öğretmenlik yapma, bir toplulu... »»»
Benlik Kavramı Alan yazında benlik saygısıyla birlikte benlik kavramının da açıklandığı ve aralarındaki farkı ortaya koymak adına tanımlamalar getirildiği görülmektedir. Benlik, insanın kendi benliğini algılayış ve kavrayış biçimidir. Kişinin kendini nasıl görüp, nasıl değer biçtiğini anlatır. Kişi kimi alanda kendini yüceltebilir, kimi alanda küçültebilir (Yörükoğlu, 2004, sy.124 ). Kulaksızoğlu’na (2006, sy.78-79) göre; benlik kavramı, bireyin kendini algılamasına ve değerlendirmesine ilişkin geliştirdiği görüşler olarak tanımlanabilir. Bu kavram, birçok farklı açılardan düşünülebilir. Benlik, kişinin kendini nasıl anladığı, yani kendisiyle ilgili farkındalığıdır (Kağıtçıbaşı, 2010,sy.11... »»»
Mindfulness ne demektir, mindfulness tekniği yani bilinçli farkındalık kendimizle temas kurmamızı sağlayan yaşadığımız an’ın farkına varmamızı sağlayan binlerce yıllık geçmişi olan kadim bir öğreti, mucizevi bir teknik. Doğu kültürününde oldukça eski olan bu teknik günümüzde şehir hayatının getirdiği strese çare ararken keşfettiğimiz beyinle ilgili yapılan araştırmalarla etkilerinin kanıtlandığı psikoterapide danışanın iyileşmesini hızlandıran çok yönlü işlevsel bir tekniktir. Bizim beynimiz yaşadığımız modern hayata göre dizayn edilmemiş. Bizim beynimiz bu kadar hızlı gelişen ve değişen bir dünyaya uyum sağlayamıyor. Sabah kalktığımız andan itibaren sürekli bir seçim yapmamız ve karar verm... »»»
KİMSEYE GÜVENEMEM (GÜVENEMİYORUM) KÖKENİ VE TEDAVİSİ Partnerinizin (eşinizin) sizi sevdiğini bilmenize rağmen sanki bir gün çıkıp bütün bunlar düzmeceydi, kurguydu, oyundu artık her şey bitti seni hiçbir zaman gerçekten sevmemiştim, en başından beri seni kandırıyordum diyeceği günü bekleyip duruyor musunuz? Aşağıdaki maddelerden birkaç tanesi sizde varsa Kimseye(lere) güvenememe şemasının şiddeti ve derinliğini anlayabiliriz. 1. İnsanların sürekli sizi inciteceğini, kıracağını, üzeceğini, aldatacağını düşünüyorsanız 2. Sevdiğiniz insanların size ihanet etmesinin an meselesi olduğu inancını taşıyorsanız 3. Dikkatli olmazsam insanlar beni kandırabilir, yararlanabilir endişesini sık yaşıyor... »»»
Özellikle sıcak yaz aylarında başta bayanlar olmak üzere birçok kişinin yakındığı en büyük problem de ödem konusu. Ödem, vücut içerisindeki sıvının doku aralarında ve cilt altında birikmesiyle oluşmakta ve rahatsızlık hissi uyandırmaktadır. Şimdi size yaz aylarında hem serinletecek hem ödemden kurtaracak 5 pratik çözüm! ÖDEMİ ENGELLEYEN 5 ÖNERİ 1. SU, SALATALIK ve MAYDANOZ TÜKETİMİ: Günde en az kg başına 30 ml su tüketimi ödemin 1 numaralı düşmanı olmakla beraber maydanozun idrar söktürücü etkisiyle beraber etkisi artacak ve suyunuza ayrı bir aroma katarak su tüketiminizin artmasını da sağlayacaktır. Eğer ki ben ayrı ayrı da tüketirim derseniz seçim sizin 😊 Kahvaltılarınıza, salat... »»»
Neden Yeriz? Sağlıklı yeme ya da normal yeme ile duygusal yeme farklıdır. Bir insanın günlük yaşamını sağlayabilmesi, kendisini hastalıklardan koruyabilmesi, akıl, ruh, beden sağlığını sürdürebilmesi için alması gereken protein vitaminler vardır. Yeme davranışı duyguları bastırmak için (İçindeki boşluğu doldurmak, problemlerden kaçmak için, stres ve sıkıntıdan kurtulmak için) kullanıyorsa burada patolojiden, problem alanlarından bahsedilir. Yeme çeşidine göre ya da yeme biçimine göre patolojiler farklı adlandırılmaktadır. Yeme bozuklukları, yeme davranışında ağır bozukluklar olması ile karşımıza çıkmaktadır. Bulimiya nevroza, Anoreksiya nevroza, Tıkanırcasına yemek yeme, Obezite olmak... »»»
NARSİST ÇOCUK YETİŞTİRMEMEK MÜMKÜN MÜ? Narsisiszm terimi kökenlerini sudaki aksini görünce kendine aşık olan Narcissus hakkındaki klasik yunan mitolojisinden alır. Sudaki kendi yansımasına fazlasıyla tutulmuş olan bu adamın inancı kökleşmiş ve nergis çiçeğine dönüşmüştür. Narsistik eğilimler kalıtımla geçmeye yatkındır ve aşağılık veya önemsizlik duygularını aşırı derecede telafi eden anne baba tarafından da şekillendirilir. Narsisizm ebeveyn tutumlarında çok önemli bir yere sahiptir. Anne babaların çocuklarının dünyanın merkezi olduğu düşüncesini öncelikli olarak terk etmeleri gerekir. Sevilmek için özel olmanın şart olmadığını ebeveynlerin çocuklarına çok iyi ifade... »»»
EVLİLİKLERDE YANLIŞ DAVRANIP DOĞRU SONUÇLAR BEKLEMEK Evlenmek bir insanın hayatındaki en önemli olaylardan biridir. Çünkü bir kişinin bundan sonraki tüm hayatını önemli ölçüde etkileyebilecek potansiyeli içinde barındırır. Evleneceğiniz kişi evlilik sözleşmesiyle hayatınızın bir parçası ve ortağı olmuş olur. Bundan sonraki süreçte aldığınız her karar bir şekilde onu da etkilediğinden dolayı, bir karar alırken iki kişilik bakılması ve görülmesi gerekir. Eşlerden birinin evlendikten sonra sadece kendini düşünmesi ve alacağı kararları sadece kendine göre değerlendirmemesi gerekir. Evlendikten sonra da ben hayatıma bakarım, istediğim gibi yaşarım, eşim bana karışamaz düşüncesinde olan... »»»
YEMEK YEMENİN PSİKOLOJİSİ Beslenmenin literatür tanımı, ‘her canlının gelişimi için gerekli olan doğal bir ihtiyaç’ şeklindedir. Bu doğal ihtiyacın keyifli ve mutlu bir ortamda gerçekleşmesi önemli olduğu ifade edilir ancak keyifli ve mutlu bir ortamı her zaman oluşturamamak söz konusu olduğu gibi kriz, yas veya sağlık problemleri yaşandığında da beslenmek gerekir. Olumsuz yaşam deneyimleri bazılarını daha fazla yemeye yöneltirken, bazılarını da hiç yememeye doğru bir davranışa götürebilir. Tam burada kişinin kendini fark etmesi, tanıması ve anlaması önemli bir yerde durmaktadır. Eğer kişi kendini yeterince tanımıyor ve bilmiyorsa yeme tutumlarında da bozulma (aşırı yemek ya da hiç yememek)... »»»
Beslenme Nedir? Beslenme, her canlının gelişimi için gerekli olan doğal bir ihtiyaçtır. Bu doğal ihtiyacın keyifli ve mutlu bir ortamda gerçekleşmesi önemlidir. Çocuğumun Neden Beslenmesini İstiyorum? Burada önemli olan bir çocuğun, bir başka çocuk ile kıyaslandığı mı ya da sadece dediğini yapmadığı için, ilgili bakım verenin (anne-baba vb.) otoriter algısının bozulduğuna dair çarpık bir inançtan mı kaynaklandığı bilgisi önemlidir. Bu sorunu psikoterapi ile keşfetmek ve çözüme kavuşturmak mümkündür. Yemeğe Dair Mitler Çevredekiler, özellikle de kendi anne-babaları, büyükleri ve diğer büyükler tarafından gelen “Bu çocuğa yemek yedirmiyor musunuz? Çok soluk görünüyor.”, “Aç kalıyor bu çocuk... »»»
HAYIR DİYEMİYORUM Kimseyi kırmayayım diyorum; Birde bakmışım ben paramparçayım.. İlhan Berk Özgüven sorunun tipik semptomlarından biride hayır diyememektir. Yaşantımızda kabul etmememiz gereken talepleri bazen fedakarlık bazen de çıkarlarımız adına kabul ederiz. Hayır diyemeyiz. Bunu çoğu insan zaman zaman yapar ve gayette doğal bir durumdur. Bu durumun sürekli olması halini, normal olandan ayırmamız gerekmektedir. Bir başkasının talebini, istemediğimiz , onaylamadığımız bize kısa ve uzun vade de bir avantaj sağlamadığı halde kabul etmemiz doğru bir tutum değildir. Böylesine sürekli bir tutum bazı... »»»
Gerek yazılı ve görsel basında gerekse sosyal medyada psikoloji bilimi ile ilgili bölümlerde birçok kez karşınıza çıkmıştır “Hayır deyin hayatınız değişsin!” ya da “İnsanlar hayır diyemedikleri için mutsuz oluyorlar.” tarzı sloganlaşmış cümleler. Gerçekten bir problem midir hayır demek ya da bu beceri bu kadar mahir midir mutlu olmamız konusunda? Evet ben de hayır demenin önemli bir beceri olduğu, yerinde ve zamanında kendi tercihini ortaya koyabilmek adına insanın hayır diyebilmesinin iyi olduğu konusunda bu cümleler ve bu cümleleri kuranlarla aynı fikirdeyim. Bu noktada aynı fikirdeyiz ama insanlar bunu nasıl yapacaklar? Ya da yapamayanlar neden yapamıyorlar? Hayır diyememenin ne gibi bir... »»»
Bir şeyi sürekli erteleme durumu günümüz insanlarının en yaygın dertlerinden… Bu yazıyı yazarken bile üstüme bir ağırlık çöküyor. Konunun kendisi bile yük hissettiriyor. Yazıyı yarın mı yazsam acaba? :) Şaka bir yana, eğer şu anda yazın gittiğim tatillerden birinin gezi yazısını yazıyor olsaydım bedenim daha aktif, ruhum daha istekli olacaktı. Sabahın köründe kaçırdığınız ya da geç kaldığınız dersleri düşünün. Eminim size bir Roma bileti versem sabahın köründe heyecanla kalkıp, uçağı kaçırmamak için erkenden havalimanında olurdunuz. Yani en azından gezmeyi sevenler :) Öncelikle size erteleme huyunun(procrastination) psikodinamik alt yapısından bahsedeyim. Erken çocukluk dönemimizde özellik... »»»
1)KORKU İnsanlarla olan iletişim biçimlerimizde bizi engelleyen ve en yoğun yaşadığımız duygumuzdur. Özellikle ikili ilişkilerde “hayır” dememiz gereken zamanlarda bunu yapamayışımızın arkasında terkedilme ya da yalnız kalma korkusu yatar. Ailemize, arkadaşlarımıza veya sevgilimize karşı olan sevgimizi onların isteklerine evet diyerek gösterme ihtiyacı hissederiz. Davranışlarımızın altında “eğer isteklerimi, sınırlarımı belli edersem beni sevmezler hatta terkedilirim” ya da “onların isteklerini yapmazsam beni sevmezler” korkuları yatar. Sınır koyamadıkça içimize attığımız pek çok olay birikir ve içinden çıkılamaz bir duruma neden olur. Terkedilme korkusuyla hayır demeyerek insan ilişkiler... »»»
Diyabet dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen kronik bir hastalıktır. Kontrol edilmeyen vakalar körlük, böbrek yetmezliği, kalp hastalığı ve diğer ciddi durumlara neden olabilmektedir. Diyabet teşhisi konmadan önce, kan şekeri seviyelerinin yüksek olduğu, ancak şeker hastalığı teşhisi konacak kadar yüksek olmayan bir dönem bulunmaktadır. Bu döneme prediabet adı verilmektedir. Prediabet hastalarının % 70’inin daha sonra tip 2 diyabet hastası olduğu tahmin edilmektedir. Neyse ki, prediyabetten diyabet hastalığına geçişi engellemek mümkündür. Genler, yaş veya geçmiş alışkanlıklar gibi – değiştirilemeyen bazı faktörler olsa da – diyabet riskini azaltmak için yapılabilecek birçok yol bulunma... »»»
İnsanlar, yemeden önce balıkları çiğ servis etmek yerine pişirmek için birkaç nedeni vardır. En önemlisi, pişirme hastalığa neden olabilecek bakteri ve parazitleri öldürür. Yine de, bazı insanlar çiğ balıkların dokusunu ve tadını tercih eder. Özellikle Japonya’da suşi ve sashimi gibi yemekler popülerdir. Ancak çiğ balık ne kadar güvende? Bu makale, riskleri ve faydaları incelemektedir. Çiğ Balık Yemek Türleri Çiğ balık yemekleri popüler olmaya başladı. İşte birkaç örnek: Sushi: Japon yemeklerinden olan suşi, pişmiş sirke pirinci ve çeşitli diğer bileşenlerle çiğ balık üzerine karakterize edilir. Sashimi: İnce dilimlenmiş çiğ balık veya etten oluşan başka bir Japon yemeği. Poke: Gelenek... »»»
Pişirme gıdaların tatlarını iyileştirebilir ama besin içeriğini de değiştirir. Bazı vitaminler gıdalar pişirildiğinde kaybolur, bazıları ise vücudunuzun kullanması için daha kullanılabilir hale gelir. Bazı araştırmacıılar, öncelikle çiğ yiyeceklerin yenmesini sağlık için daha iyi bir yol olduğunu iddia ediyor. Bu yazıda hem çiğ ve pişmiş gıdaların faydaları ele alınmaktadır. Çiğ Gıda Diyeti Nedir? Çiğ gıdalar pişmemiş veya işlenmemiş gıdalardır. Çiğ yiyecek diyetlerinin seviyeleri farklı olmakla birlikte, çoğunlukla ısıtılmamış, pişmemiş ve işlenmemiş gıdalardan ve en az% 70 çiğ yiyecekten oluşur. Diyet genellikle çiğ meyve ve sebzelerin yanı sıra fermente gıdalar, filizlenmiş tahıllar, ... »»»
KENDİNE VE BAŞKALARINA HAYIR DİYEBİLME BECERİSİ ‘Hayır’ın dilimizde çok çeşitli kullanım alanları ve anlamları olmasına rağmen kültürümüzde bir isteğe ‘hayır’ demek çok da kabul edilen bir durum değildir. Batı toplumlarında ‘hayır’ diyebilen insan kendine güvenli ve özgür olarak algılanırken biz ‘bencil’, ‘anlayışsız’, ‘kötü’ vs. gibi yargılarda bulunabiliyoruz. ‘Hayır’ diyebilmek öğrenilen ve öğretilebilen sosyal bir beceridir. Küçükken çok kolaylıkla ağızlardan çıkıveren ‘hayır’ büyüdükçe yerini ‘evet’lere bırakmaktadır. ‘Hayır’ demeyi öğrenmek için öncelikle neden, nerede, ne zaman, kime ve nasıl “hayır” denileceğinin bilinmesi gerekir. ‘Hayır’ demek için en etkili yöntem, kişinin ne ist... »»»
Günümüz modern toplumu varoluşsal bir boşluğa düşmüş, hesapta yüzeye çıkmaya çalışan ama çırpındıkça alabora olmuş/olacak bir gemiyi andırır vaziyete bürünmüş gibi. Her günümüz bir önceki günün neredeyse tıpatıp aynısı, meşguliyetler hat safhaya ulaşmış, herkesin alelacele yetişmesi gereken yerler, yapması gereken ve sonu bitmek bilmeyen işlerinin olduğunu eğer anı fark edersek acı içerisinde gözlemleriz. Kırmızı ışıkta daha saniyeler dolmadan gaza basan, sırada beklememek adına araya adam sokan, ….vb. nice örnekleri sıralayabiliriz. Bunun yanı sıra bir anlık bir bekleyiş ya da soluk alma halinde bile zihnimiz ya dönüşü olmayan geçmişin tecrübelerinden ziyade pişmanlıkları ve kırgınlıklar... »»»
Hayatımız boyunca gerçekleştirmek istediğimiz tek şey “KENDİMİZ” olmuştur. Bu yüzden de bebeklikten itibaren en çok “BEN” diyerek hayata devam ederiz. Yemeği önce “BEN” bitireceğim, tenefüse önce “BEN” çıkacağım, o kıyafeti önce “BEN” alacağım… Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Hayattaki sevgilerimiz bile hep bu “BEN” üzerine kuruludur. Sevgilimizle ilişkimizde acaba önce hangimiz SENİ SEVİYORUM diyecek düşüncesi hakimdir. Önce “BEN” söylememeliyim, önce o söylemeli. Peki neden? Çünkü yaptığımız her hamlede, attığımız her adımda bir karşılık bekliyoruz. Ona, sevdiğimi söyledim arkasından BEN DE cevabını duydum. Ona doğum gününde hediye aldım, benim doğum günümü BE... »»»
MİDENİZ Mİ YOKSA DUYGULARINIZ MI AÇ? Yemek yemek yaşamı sürdürebilmek için gerekli bir fizyolojik ihtiyaçken; zaman zaman ‘’beslenmenin’’ ötesinde bir amaca hizmet edebiliyor. Beslenme şeklimiz ve alışkanlıklarımız; aile yapısına, iş hayatına, ekonomik ve kültürel duruma göre belirlendiği gibi psikolojik durum da bu belirlenmede önemli bir rol oynamaktadır. Fizyolojik açlık; yavaş yavaş, midenizden gelen sinyallerle anlaşılan, yemek seçeneklerini düşünebildiğiniz ve tercih ettiğinizi yedikten sonra doyurulmuş olan bir dürtüdür. Duygusal açlık ise; dışa vurulamamış, ifade edilememiş, doyurulamamış birtakım duygular nedeniyle yaşanan doyumsuzluk halidir. Fizyolojik olarak vücudun ihtiyacı ... »»»
EVLİLİĞİN ÜÇ SİGORTASI Uzun süreli beraberliklerde ilişki, üç temel kaynaktan yeterince beslenemediğinde zayıflar, hantallaşır ve yaşam enerjisi olmak yerine yük haline gelmeye başlar. Sevgi, saygı ve güven olarak bilinen ve alt başlıklarında onlarca ihtiyacın dengeli bir şekilde karşılanmasını sağlayan bu kavramların ilişkide varlığı, hayatın devamı için gerekli olan güneş, hava ve su gibidir. Bu ihtiyaçlar giderilmediğinde ilişki güç kaybetmeye, canlılığını yitirmeye ve zamanında müdahale edilmediği takdirde kaybedilmeye mahkümdür. Bu ayakların durumu üzerinden ilişkiyi değerlendirip, kesilmesi gereken kangren mi iyileşmesi istenilen yaşam alanı mı olduğuna siz karar vereceksiniz. Saca... »»»
Vajinismus Ne Demektir? Birçok kadın vajinismus olup olmadığını merak ederler. Hissettikleri ve yaşadıklarından yola çıkarak bir cinsel sorunum var mı diye kendi kendiklerine sorarlar. Vajinismus muyum değil miyim diye sorarken, bu rahatsızlığın tam olarak ne olduğunu bilmiyorsanız, kendi kendinizi rahatsız edebilirsiniz. Bu yüzden bu yazımızı, vajinismus nedir, vajinismus belirtileri nasıl ortaya çıkar ve vajinismus tedavi için yapılabilecekler hakkında bilgi vermek amacıyla hazırladık. Günümüzde hala birçok kadında belirtileri ortaya çıkabilen vajinusmus, gerdek gecesi veya cinsel ilişkinin anına kadar her hangi bir sorun olarak algılanmayabiliyor. Ne zaman ki penis-vajen birleşmesi... »»»
KURBAN VE KURTARICI TUZAĞINA DÜŞMEMEK Kurban oyunu çocuklara üç yolla öğretilen bir aile oyunudur. İlk yol doğrudan örnek vermektir, ebeveynlerden biri ya da ikisi bu oyunun oynandığı ailelerde genellikle kurban pozisyonundadır. İkinci yolda çocuk, ebeveyn tarafından kurban pozisyonunda olması için programlanmıştır. Üçüncü yolda kurban davranışı çocuğun kimliğinin kalıcı bir parçası olana kadar ebeveyn tarafından desteklenir. Daha sonra çocuk hayatına arka arkaya yaşadığı kurban deneyimleri ile devam eder. Her deneyim bu kişinin kurban pozisyonunu güçlendirir. Oyun özellikle ailede öğretildiği için göründüğünden daha tehlikelidir. Ailede dört çocuk varsa, bu dört çocuk da büyüyecek muh... »»»
Günümüz toplumumuzun en büyük sorunlarından birtanesi “hayır diyememek” genelde insanların en yoğun olarak yaşadığı duygu hayır dersem, terslersem ya da reddedersem ÜZÜLÜR, KIRILIR, gibi düşüncelerdir. Diğer taraftan küçüklükten itibaren kendini ifade edememek, kendi istek ve ihtiyaçlarını ön plana koyamayan insanlar için hayır demek çok daha zor ve yıpratıcı oluyor. İnsanlar genelde hayır diyemedikleri için, bir süre sonra kendilerini kullanılmış hissetmeye başlar. Sanki insanlar onu hep kullanıyor, istediklerinde, işleri düştüklerinde onu arıyor ve siz ona hayır diyemiyorsunuz. Yıllar bu şekilde gelip geçerken bir süre sonra artık buna dayanamayıp, olmadık yerlere tepki vermeye, yakınların... »»»
Çocuğun yemek yemeyi istememesi veya reddetmesi günümüzde çoğu anne-babanın en büyük sorunlarından biridir. Özellikle annelerden sık sık çocuğun yemek yememesine dair şikayetler duyarız. ‘Ne yapsam yediremiyorum.’ ‘Başkasının çocuğuna bakıyorum, ne güzel yiyor, bizimki bir türlü yemek yemek istemiyor.’ ‘Arkasından tabakla dolaşmaktan yoruldum’ ‘Psikolojim bozuldu.’ Annelerin bu ve buna benzer yakınmaları sıkça karşılaştığımız durumlardandır. Annelerin bu sorunu ile ilgili önerilere geçmeden önce çocukların neden yemek yemeyi istemediğine bir bakalım. Çocuklar Neden Yemek Yemek İstemez? Çocuğun yemek yemeyi istememesinin en... »»»
Depresyondan Korunmanın Yolları Bu yeni yazım depresyon nedir, nasıl anlaşılır, nasıl korunuruz ve nasıl depresyondan çıkabileceğimizle ilgilidir. Öncelikle depresyonun ne olduğunu inceleyelim. Depresyon ruhsal anlamda bir çökkünlük halidir ve toplumda sık görülen bir rahatsızlıktır. Kişi kendini çaresiz hisseder ve hayatın anlamsız olduğunu düşünür. Ayrıca eskiden yapmaktan zevk aldığı şeyleri yaparken dahi zevk alamamaktadır. Yapılan araştırmalara göre depresif bir ruh hali içerinde olan kişiler geleceğe umutsuz, karamsar bakarken geçmişten de en kötü anılarını hatırlayabilir. Kişi bu durum içerisinde bir kısır döngüye girer ve "geçmişte böyle kötüydü, şimdi de sıkıcı, doğal olarak b... »»»
Günümüzde bilgiye ulaşmak artık hiç olmadığı kadar kolay. Herhangi bir internet arama motoruna aradığımız konuyu yazdığımızda istemediğiniz kadar çok bilgiye ulaşmamız mümkün. Peki, teknolojin sağladığı bu olanak bizim için ne kadar faydalı ya da ulaştığımız bu bilgiler bizim bilişsel ve ruhsal gelişimimiz için tek başına yeterli mi? Bilgi teknolojisinin kuşkusuz insanlığa sunduğu çok önemli faydalar var ve etkili bir şekilde kullanıldığında insanın bireysel gelişimine son derece önemli katkılar sağlayabilmekte. Ancak sorun şu ki, teknoloji bize yalnızca ham bilgiyi verir, onu belli bir zihinsel işlemden geçirdikten sonra içselleştirmek ise bize kalır. Teknolojinin bize sağladığı bilgiler... »»»
Çocuk bir el bombasıdır. Bebeğiniz olduğunda, evliliğinizde bir patlama meydana gelir, toz duman yatıştığında ise, evliliğiniz eskisinden farklıdır. Ne mutlaka daha iyi, ne de mutlaka daha kötü ama farklıdır. Der, Nora Ephron. İnsanların çift olmaktan ebeveyn olmaya nasıl geçiş yaptığını inceleyen neredeyse her yapıt, onun görüşünü doğrulmaktadır. Bir bebek evlilikte sismik değişiklikler yaratır. Bunlar çoğu zaman kötü yönde değişikliklerdir. Yapılan araştırmalarda ilk bebeğin doğumundan bir yıl sonra, kadınların yüzde 70’inin evlilikten duyduğu hoşnutluğun hızla azaldığını gösteriyor. Kocanın hoşnutsuzluğu ise genellikle daha geç, karısının mutsuzluğuna bir tepki olarak başladığı görülüyor.... »»»
Ebeveyn – Çocuk İletişimi Çocuk yetiştirirken en önemli ve aynı zamanda da en zor olanının onlarla iletişim kurmak olduğunu bütün anne babalar bilir. Çocukla kurulan iletişim biçimidir, yaşam boyu onunla kuracağınız ilişkinin temellerini oluşturacaktır. Dolayısıyla çocukla etkili iletişim için ebeveynlerin bazı şeyleri dikkate almaları gerekecektir. Öncelikle iletişimin ne olduğuna kısaca bir göz atalım. İletişim Nedir? Duygu, düşünce ve bilgilerin akla gelebilecek her tür yolla başkalarına aktarılmasıdır. İletişim bir gülümseme, bir el sıkışma, bir gözyaşı, bir kaş çatma, bir hareket, bir sözcük, bir öpücük, bir tonlama, bir fısıltı, bir göz kırpma, bir kucaklama, bir homur... »»»
ÇOCUKLARA SINIR KOYMAK NEDEN ÖNEMLİDİR? Anne-babaların hep aklındaki sorulardan bir tanesidir “Kural (ya da sınır) koymalı mıyız? Koyacaksak bunu nasıl yapmalıyız?” sorusu. En son söylenecek olanı en başta söylemek gerek burada. Evet, sınır konulmalıdır, kurallarınız olmalıdır. Bunu nasıl yapabileceğiniz konusuna geçmeden önce çocuğun doğası ve doğallığı bu konuda neyi istemektedir neyi gerektirmektedir bunun üzerinde durmak yerinde olacaktır. İnsanoğlu dünyaya geldiğinde iç dünyasında hakim olan tek sistem vardır; hazza, zevke, keyif verene ulaşmak, acıdan, elemden, sıkıntı verenden kaçmak. Bebek anne karnından, cennetinden bambaşka bir ortama gelmiştir.Anne karnında güven içi... »»»
“Hayir diyebilmeyi öğrenmek” çalışmaya çok zaman harcarsınız,muhtemelen iş arkadaşlarınızdan ve patronunuzdan olumlu tepkiler alırsınız. Bu da sizi daha fazla olumlu tepki almak için daha fazla çalışmaya iter ve çalışma isteğinizi arttırır. Bu arada, aile bireyleriniz hayatı- nızdan dışlandıklarını hissedebilme duygusuna kapılabilirler. Çünkü işinize çok zaman ayırıyorsunuzdur. Sonuç olarak, evde geçirdiğiniz zamanı, suçluluk duygusu ve aile bireylerinin yokluğunuzdan yakınmaları nedeni ile huzursuzluk içinde geçirmeye başlarsınız.hatta evde olmanız, olumsuz tepki alma anlamına gelebilir.sistematik olarak düşünürseniz olumlu tepkiler aldığınız yer olan işinizde geçirdiğiniz zamanı arttırır... »»»
Gözlerinizle nasil gülersiniz? Birçok insan yanlış bir şekilde ağızlarıyla gülmeleri gerektiğini düşünürler. Ağzınızla gülümsemek, bir tebessümün sadece son kısmı olmalıdır. Hakikaten çekici olan kimseler arada sırada ağızlarıyla gülerek, fakat daima gözleriyle gülerek her zaman dostça, neşeli bir tavır takınmasını bilirler. Eğer bir tebessüme dudaklarınız ve ağzınızla başlarsanız bu size sahte ve yüzeysel bir hal verir. Bunu aynanın önünde deneyin.ve başkalarının sizi nasıl gördüklerini öğrenin. Ondan sonra bir daha bir tebessüme dudaklarınız ve ağzınızla başlamazsınız. Bir tebessümü yüzünüzle ifade etmeden önce bunu hissetmeniz lazımdır. Ve bir tebessümü ifade edeceğiniz zaman da, önce göz... »»»
Konuşan kişi, ne şekilde konuşursa konuşsun, dinleyeciler kendisini dinlemedikleri taktirde mesajını alamazlar. Konuşmacının söylediklerini anlamak ve yorumlamak ise, dinleyiciler tarafından dikkat ile dinlemeyi gerektirir. Iyi dinleme, konuşmacının sesini duymaktan başka daha bir çok şeyleri gerektirir. Duymak ile dinlemek, aynı şey değildir.dinlemediğimiz bir çok şeyleri duyarız. Duymak, bir sesin mevcudiyetinin farkında olmaktır. Fakat dinlemek sese dikkatin verilmesi, doğru olarak teşhis edilmesi ve doğru anlamının çıkartılmasıdır. Duymak, etkili bir şekilde dinleme amelyesinin, birinci adımıdır. Konuşmakta olan bir kimseyi etkili bir şekilde dinlemek, aşağıda sayılan hususları g... »»»
YEME BOZUKLUĞU KENDİNE ZARAR VERMENİN BİR BAŞKA BİÇİMİDİR Kendine keserek zarar verme davranışı gibi, yeme bozuklukları çok eski çağlardan beri insan hayatında var olmuştur. Özellikle kendini aç bırakma davranışı ortaçağa hatta antik çağlara kadar gitmektedir. Bu problem twiggy inceliğine sahip olmak, ve spor salonundan çıkmamak özellikle son otuz yıldır kültürel takıntı haline gelmiş ve adeta salgın bir hal almıştır. Amerika bileşik devletlerinde tahmini olarak, seksen milyon Amerikan kadının yüzde doksanında anoreksiyadan, bulimia dan ve diğer patolojik yeme bozukluğundan muzdarip oldukları saptanmıştır. Gerçekte, gıda , ağırlık gibi kavramlar Amerikan kadınlarının yüzde yetmişinin ha... »»»
HAYAT BEKLE DER, YÜREK UMUT EDER.. Bu sabah aklıma sürekli “Belirsizlik ve Belirsizliği beklemek” ile ilgili düşünceler geldi. Belki de son zamanlarda henüz sonuçlanmamış bir durum yaşıyor olmamdan kaynaklanıyordu. Bu da bir belirsizlikti aslında. Tekrar düşündüm ve birazda empatiyle yaklaşarak bu durumda neler yazılabilirdi acaba diye çabalayınca aşağıda ki cümleler dökülüverdi yüreğimden. Belirsizlik yaşayan ve bekleme sürecinde olan bir kimse neler düşünebilir, neler hissedebilirdi acaba? “En kötü karar, kararsızlıktan iyidir” derler ya, bayılırım bu cümleye. En çok belirsizlikler, beklemek ve acabalar acıtır insanın canını ve en çok onlar çalar belirsizce yaşanan kararsız zamanlarımızı ... »»»
Toplumsal, kültürel, sosyal etmenlerin ve dini inançların etkisi nedeniyle cinsellik, rahatça soru sorulamayan, konuşulamayan bir konu olmaya devam etmektedir. İnsanların cinsellikle ilgili yakınmaları için uzman desteği almakta çekinceli davranmaları, aile terapistlerinin,hekimlerin cinsellikle ile ilgili sorgulamayı ihmal etmeleri ya da yüzeysel şekilde yapmaları ve konu hakkında toplumsal bilinçlenmenin henüz tam olarak yerleşmemiş olması nedeniyle, zaman zaman cinsel sorunların çözümünde yeterli başarı sağlanamamaktadır. Cinsel sorunları tek bir nedenle açıklamak güçtür. Daha çok soruna katkısı olan etmenlerden söz edilmektedir. Batılı kaynaklar cinsel sorunların evrensel... »»»
DUYGULARINI DENGELEMEK İÇİN KENDİLERİNE ZARAR VERENLER Günümüzde bazı ergenlerin endişe, kaygı ve depresyonla baş etme yöntemi olarak kendilerine keserek zarar vermeyi keşfetmişlerdir. Yoğun duygularla baş çıkmak, onları dengeleyebilmenin yolu onlara göre kendilerine keserek zarar vermekten baş kabir şey değildir. Bu gençler keserek uyuşmanın yarattığı hisle ağrıyı yer değiştirirler. Yani uyuşmak ağrıyı ve içsel olan acısını dindirir. Bu yüzden kendine keserek, yakarak zarar vermek bağımlılık yapan bir davranıştır. Uyuşma tıpkı uyuşturucu kullanımında olduğu gibi bir baş etme metodudur. Çünkü bu ergenler dayanılmaz bir içsel acı ,boşluk hissi, yalnızlık duygusu, kötü hissetme söz konusudu... »»»
Bugün sizlere karşımızdaki kişiyi, özellikle de çocuğumuzu duyabilmeyi, ardından da dinlemeyi anlatmak istiyorum. “Annem sürekli ders çalışmam gerektiğini söylüyor, ona yorgun olduğumu dinlenir dinlenmez derse başlayacağımı söylüyorum ama boşuna… Beni ders çalışmayan, sorumsuz biri olarak görüyor…” Gelin bu gence kulak verelim. Öncelikle onu duyabilmeliyiz. Genç aslında ders çalışmak ve sorumluluklarını yerine getirmek istiyor ancak son dönemlerde bu planlarına engel olan birtakım nedenler var, bu engelleri aştıktan sonra ders çalışmak için zaman ayıracağını belirtiyor. Anne babaları da duymamız gerek, onlar da çocuklarının iyiliğini istiyorlar, ders başarılarının iyi olmasını, iyi okull... »»»
SEBZE YEMEYİ SEVMEYEN BİREYLER BU AÇIĞI NE İLE KAPATMALIDIRLAR? Birçok vitamin ve flavonoid (meyve ve sebzelerde bulunan doğal kimyasallar) dışarıdan aldığımız antioksidanlardır. Beklide en önemli antioksidan sarımsaktır. Ezilmiş olan sarımsak daha da değerlidir. Yaşlanma, gen mutasyonu, doku yıkımı, hücrenin moleküler değişimi gibi durumlara serbest radikaller neden olabilir. Hücre dışı antioksidanlar bu durumları yaratan serbest radikallerle savaşır. En önemli antioksidan da Vitamin C’ dir. Daha çok taze sebze ve meyvelerde bulunur. Depo edilemez. Bu nedenle de gereksinimi fazladır. Vit C kaynakları günde 4-6 kez alınmalıdır. Örneğin: 3 porsiyon meyve +1 porsiyon sebze+1 porsiyon ... »»»
Bekli de en önemli sorun bu; fazla kilolara, yağlı göbeğe, büyük kalçalara, kabızlığa, şeker hastalığına yatkınlığa, altüst olmuş kan değerlerine neden olan YEMEĞE SALDIRMAK EYLEMİ. Biz yemek yemeğe karar verdiğimiz an aşağıda sıralayacağımız maddeleri yerine getirmeyi başarabilirsek, bu eylem “gereken kadar yemek yeme eylemi” olarak sonuçlanabilir. Aksi takdirde yapılan sadece yemeğe saldırmak olur. NELER YAPILABİLİR? 1. İster bir restorana ister mutfağınıza yemek yemeğe girdiğiniz an aceleci davranmayınız. Gerekiyorsa öncesinde bir meyve tüketerek açlığınızı bastırın. Bunun bir kolay yolu da çantanızda ya da arabanızın torpido gözünde ufak kuru meyve paketleri bulundurmak olabilir. 2... »»»
OLUMSUZ DUYGULAR VE YEME DAVRANIŞI Duygusal olarak en zayıf olunan anlarda çoğu insan bilinçli ya da bilinçsiz bir biçimde rahatlamak, sakinleşmek için yiyeceklere yönelmektedir. Ama duygusal yeme yani öfke , kaygı, sıkıntı, üzüntü, yalnızlık gibi olumsuz duygularla baş etmek ve onları geçiştirmek için yemek yeme kilo verme çabasını sabote edeceği gibi, bu tarz duyguların nedenlerini anlamamıza engel olarak olacaktır. Ve bizler hem kilo almış olacağız hem de kendimizi, hissettiklerimizi anlamaktan uzak bir yaşantı süreceğiz demektir. Sağlık problemleri, yoğun ve stresli bir iş günü, işsizlik, boşanma, ayrılık problemleri, mevsim değişiklikleri ve bunları ruhsal yansımaları, yaşamsal ... »»»
ÇOCUKLARDA YEME PROBLEMLERİ Çocukluk çağı yaşamın en hızlı gelişim çağıdır. Bu çağda beslenme, hayatın diğer evrelerinde olduğundan daha önemlidir. Yeme işlevi, fiziksel büyüme için gerekli maddelerin sağlanmasının yanında çocuğun duygusal ve sosyal gelişimiyle de yakından ilgilidir. Yeme ve yedirme ilişkisi, çocuğa yeni sosyal ilişkileri deneme, ikinci bir kişi ile karşılıklı bir ilişkiyi başlatıp sürdürme, doyum sağlama, keyif alma ve hoşnutsuzluğu gösterme olanaklarını yaratan ilk deneyimlerdir. Anne ile çocuk arasında başlayan ilişki çocuğun sosyal çevresinde de belirleyici olmaktadır. Anne, bebeğin verdiği mesajları doğru algıladığında uyumlu ve sağlıklı bir ilişkiden söz edi... »»»
İSTEMEK VE BENLİK İstemek ve isteyebilme gücünü kendinde bulmak. Herkes bir şeyler ister ama kimileri isteyemez. İstemek, arzudur ihtiyaçtan ziyade. İhtiyaç daha bir elzem olandır.Sanki istek elzem değildir.Çoğu insan isteyemez. Verilmesini bekler.Ya da ince düşünceye sahip insanlarla birlikte olmak ister.Onlar istemeden verirler diye. İstemek kimine göre ''eyvallah'' etmemek, kimine göre bir zayıflık kimine göre ise hak etmemektir. Toplumuzda çoğu insan istemek konusunda kendilerindeki yetersizlikten ziyade bunu başka türlü tanımlamalarla geçiştirirler.İstemek yerine, başkalarının isteklerinin kahyalığını yaparlar. Bir başkasının hakkını savunmak daha kolay gelir.Çünkü kendisi için bir ş... »»»
EVLİLİKLERDE İLİŞKİYİ YENİLEMEK VE CANLANDIRMAK Uzun süreli evliliği olan çiftler, ilişkilerinde canlılık eksikliği ve monotonluktan şikayet ederler.Ve eşlerden biri ya da her ikisi uzun yılardır şu veya bu şekilde korudukları uyumu bozmamak adına kendi kişisel gelişimlerini kısıtlarlar ve kendilerine ve dolayısıyla ilişkilerine bir şey katmazlar. Bu durum başlı başına devam eden ve dinamikleri belli bir sistem üzerine kurulmuş olan yapının en ufak değişimde sarsılacağı korkuları ile şekil alır. Bir evlilik süresince kurulan ilişkide, ilişkinin uzun süreli olması sağlıklı olduğun anlamına gelmez. Bir evlilik süresince devam eden ilişkide bireyler kendi gelişimlerine katkıda bulundukları m... »»»
“SELF İNJURY” NEDİR? Kendine zarar verme davranışı ile ilgili olarak literatürde çok çeşitli tanımlamalar yapıldığı görülmektedir. Bu durumun en önemli mahzuru ciddi bir kavram kargaşasına yol açmış olmasıdır. Konunun ayrı bir alan olarak incelenmesine başlandıktan sonra bu kargaşa daha da artmış konu ile ilgili daha pek çok tanımlama yapılmaya devam etmiştir. Kendine fiziksel zarar verici davranışları ele alan literatürde, kendine zarar vermeyi açıklamak için kullanılan pek çok terim vardır. Bunlardan öne çıkanlar şunlardır: Autoaggression: otoagresyon, intentional injury: kasıtlı sakatlama, malingering: hasta numarası yapma, symbolic wounding: sembolik yaralama, mazoşizm, Munchause... »»»
İŞLEVİNİ YİTİRMİŞ AİLE NE DEMEKTİR? Aile olmak nedir? Sistem perspektifine göre aile, bir geçmişi paylaşan, duygusal bağı olan, üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için stratejiler planlayan bireylerden oluşmuş kompleks bir yapı olarak tanımlanır. Aile sistemi çeşitli öğelerden oluşmuş bir takımdır. Öğeler arasında etkileşim vardır.Etkileşim, sistemdeki öğelerin özelliklerinden etkilenir. Evlenmeye karar verildiğinde ise evi geçindirmek, eğer isteniyorsa çocuk sahibi olmak, cinsellik, hobiler, diğer eşe destek olmak, düş kırıklıklarını hazmetmek, kazanılan zaferleri kutlamak kısacası yaşamın müziğini birlikte bestelemek konusunda bir güç birliği oluşturmak için eşler birbirine söz... »»»
İNSAN VE GÜVEN DUYGUSU İnsan etkileşimlerinde diğerlerine güvenmek son derece önemli ve gereklidir. Kişilerarası bir ilişkide, karşıdaki bireyin istediği ilk ve tek şey güvendir. Bir bireyde güvene temel olan duygular, temel gereksinimlerinin, geçmiş yaşamındaki önemli kişiler tarafından karşılanış biçimlerine göre gelişir. Bu gereksinimler ne denli yeterli karşılanmışsa, bireyin güven duygusu da o denli sağlamdır. Güven, bir başkasının güvenirliğine inanmak ve o kişinin yanında bireyin kendisini güvencede hissetmesidir. Başka bir anlatımla güven, bir başkasının doğruluğuna, dürüstlüğüne ve tutarlılığına inanmaktır. Güven Duygusunun Gelişimi Güven duygusu,... »»»
İnançla söylenmiş bir ‘Hayır’, sırf gönül almak, daha da kötüsü sorunlardan kaçmak için sarf edilmiş bir ‘Evet’ten daha iyi ve değerlidir. Mahatma Gandhi Hayır… Günümüzde en çok gereksinim duyduğumuz bu güçlü sözcük, çok yıkıcı olabilmesinin yanı sıra, kimilerimize ağza alınamayacak kadar zor gelebilir. Öte yandan, doğru biçimde kullanıldığında, yaşantımızı kökünden düzeltebilecek bir güce sahiptir. İstisnasız her gün, beraber olduğumuz insanlara “hayır” deme ihtiyacını hissettiğimiz durumlarla karşılaşırız. Sıradan bir günde “hayır” demek zorunda kalabileceğimiz olaylara şöyle bir göz atalım: Kahvaltı masasında küçük kızınız, ona yeni bir oyuncak almanız için size yalvarıyor. Dizginle... »»»
► Çocuklarda Yemek Seçme Psk.Seda BOYACIOĞLU
► Duygusal Yemek Yeme Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► Yalan Söyleme Eğilimimiz Nereden Geliyor? Uzm.Psk.Çağla Ebru AY
► Terapi Nedir? Terapist Ne Yapar? Uzm.Psk.Dila HOTLAR
► Vajinismus Tedavisi Nasıl Yapılır? Doç.Dr.Nermin KÖŞÜŞ, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Vajinismus (İlişkiye Girememe) Belirtileri Nelerdir? Vajinismus Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız? Doç.Dr.Nermin KÖŞÜŞ, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Vajinismus (İlişkiye Girememe) Nedir? Vajinismus Nedenleri Nelerdir? Doç.Dr.Nermin KÖŞÜŞ, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Çocukta Yemek Yeme Sorunları Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER
► Tırnak Ye-Me ! Uzm.Psk.Ebru YURDALAN
► İnfertilite (Kısırlık) Hakkında Merak Edilenler Doç.Dr.Nermin KÖŞÜŞ, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Değersizlik Hissinin Kökenleri Psk.Vedat DEMİRAL
► Travmayı Travma Deneyiminin İçinde Çözmek Mükerrem Cahide SARAOĞLU
► Hayır Diyebilmek Psk.S.Berna EYGÜN
► Pika Türleri ve Tedavi Yöntemleri Uzm.Psk.Dnş.Altuğ EFEOĞLU
► Kanguru Bakımı- Ten Teması Doç.Dr.Güliz ONAT
► Doğal Emzirme Nasıl Olur? Doç.Dr.Güliz ONAT
► Çağımızın Sorunu Ertelemek Uzm.Psk.Melis TUNCAY NEÇARE
► Psikoterapi Nedir? Uzm.Psk.Yasemin BAĞRIAÇIK
► Diyet Yemek Nedir? Dyt.Nursel EROĞLU
► Aldatmak Dr.Selen DAĞISTAN
► Yeme Psikolojisinin Temelleri Dyt.Gözde PATLAK
► Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ
► Güvenmeyerek Güvende Hissetmek Uzm.Psk.Ziya ÜNLÜTÜRK
► Ertelemeden Şimdi Harekete Geçin Dr.Sevilay ZORLU, Psikiyatrist
► Ergenlerde Yeme Bozuklukları Psk.Semra EVRİM
► Neden Yiyoruz? Psk.Sümeyye TURGUT
► Çocuğum Yemek Yemiyor Psk.Atiye KAYTAZOĞLU
► Vajinismus (Cinsel İlişkiye Girememek) Psk.Atiye KAYTAZOĞLU
► Neden İlişkiyi Bitiremiyoruz? Uzm.Psk.Gülşah PINAROĞLU
► Ekmek Yemeli Miyiz? Dyt.Nurten ÇETİN
► Yeme Bozuklukları Dyt.Nihal DURUKAN KELEŞ
► Çocuğa Sınır Koyma Uzm.Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL
► Çikolatakolik miyim? Uzm.Psk.Nilüfer YALINÇETİN
► Hayır Dediğimde Kendimi Suçlu Hissediyorum… Dr.Sevilay ZORLU, Psikiyatrist
► Gömülü Diş Ne Demektir ? Dr.Dt. Nihat TANFER
► Ergenlik Ne Demektir? Uzm.Psk.Hülya MACİT
► Yürüyememek ve Ayakta Duramamak Kader mi? Prof.Dr.Orhan ŞEN, Nöroşirurji Uzmanı
► Çocuk ve Yeme Davranışı Psk.Reyhan UZUN
► Olumsuz Beden Algısı ve Etkileri Psk.Işınsu GÜNDÜZ
► Reddedilince Aldırmamanın Yolları Psk.Mahir Efe FALAY
► Niçin Yalan Söyleriz? Psk.Dnş.Emel SEVENCAN
► Tatlı Krizi Dyt.Gülhan KOCA
► Depresyon, Gülememek ve Mutsuzluk Dr.Ali Algın KÖŞKDERE, Psikiyatrist
► Çocuğunuza Hayır Diyebiliyor Musunuz? Psk.Dnş.Nuray BAŞTAN AYDIN
► Ye, İç, Nötrle Dyt.Burçin ÇELİKEZER
► Yemek Bağımlılığı Psk.Fazilet ARKAT
► İlişkilerde Sınır Koymak Psk.Aslı TAŞ KAYABAŞ
► Affetmek ve Hafiflemek Psk.Dnş.Kemal TUNCER
► Vajinismus Hastalığı Nedir? Dr.Süleyman ESERDAĞ, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Unutmak ya da Unutmamak Psk.Enise AKGÜL
► Hayır Diyememe Sendromu Psk.İclal GÖZCÜ
► Okula Gitmek İstemiyorum Anne! Psk.Gülten İKİZOĞLU
► Hayır Deme Sanatı Psk.Gül ÇELİK
► Okul Fobisi Psk.Neşe ŞAHİN
► Karakter Eğitimi,çocukları Yemek Yasak! Psk.Dilek AKICI TAYANÇ
► Ev Dışında Sağlıklı Besin Seçimleri Dyt.Alperen HASKÖYLÜ
► Gebelerde Beslenme Dr.Haluk ERKUR, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Cinsel İsteksizlik Bir Hastalık Değildir Psk.Sema KAHVECİ KAANOĞLU
► Mutluluk Veren Sağlıklı Yiyecekler Dyt.Feray ÇAĞIRAN
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Emek Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Gizem ŞEBER Fotoğraf
Dyt.Gizem ŞEBER
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi292 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (56) - Videolar (41) - İletişim Bilgileri
Gülcem YILDIRIM Fotoğraf
Uzm.Psk.Gülcem YILDIRIM
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi29 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (18) - Videolar (11) - İletişim Bilgileri
Vedat AKDEMİR Fotoğraf
Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR
İzmir
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi20 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (21) - Videolar - İletişim Bilgileri
Dyt.Gizem ŞEBER, İstanbul
Dyt.H.Kübra BAL, İstanbul
Öznur SİMAV, İstanbul
Psk.Sadık SUN, Diyarbakır
Uzm.Psk.Taner TOKUÇCU, İçel (Mersin)
Uzm.Psk.Ece PINAR, İstanbul
Psk.Nurhan ÜNDER, İstanbul
Prof.Dr.Orhan ŞEN, Adana , Nöroşirurji Uzmanı
Psk.Gizem PEKCAN, İstanbul
Dyt.Ferin BATMAN, İstanbul
Pdg.Aykut AKOVA, İstanbul
Dr.Sevilay ZORLU, Antalya , Psikiyatrist
Dyt.Müge ÜLKER, İstanbul
Uzm.Psk.Hülya TOPAL, İçel (Mersin)
Op.Dr.Süleyman ESERDAĞ, İstanbul , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Prof.Dr.Serdar HAN, Ankara , Göğüs Cerrahisi Uzmanı
Dyt.Gülhan KOCA, İstanbul
Dyt.Merve DOYRANLI, İstanbul
Psk.Elif GÜNERİ, İstanbul
Dyt.Selvi AKMAN, İstanbul
Prof.Dr.M.Hakan YÜCEYAR, İzmir , Gastroenteroloji Uzmanı
Hilal BUĞAN, Ankara
Psk.Serap DUYGULU, İstanbul
Op.Dr.Haluk ERKUR, İzmir , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Dyt.Muhammed ŞAHİN, Diyarbakır
Psk.Hasan ARSLAN, İstanbul
Psk.S.Berna EYGÜN, İstanbul
Op.Dr.Murat ÜSTÜN, İstanbul , Genel Cerrah
Psk.Neşe ŞAHİN, İstanbul
Dyt.Gülbu TOKCAN, İstanbul
Psk.Ezgi TANIL, İstanbul
Psk.Vedat DEMİRAL, İstanbul
Psk.İclal GÖZCÜ, İstanbul
Psk.Reyhan UZUN, İstanbul
Psk.Nevhan VAROL, İstanbul
Dyt.Derya ÖZFİDAN, Kırklareli
Op.Dr.Emel OĞUZ (AVCUOĞULLARI), Ankara , Çocuk Cerrahi Uzmanı
Psk.Ahmet SERT, İçel (Mersin)
Dr.Ali Algın KÖŞKDERE, Bursa , Psikiyatrist
Vet.Hek.Ümit ÖRS, İstanbul
Dyt.Yunus KAPAR, İstanbul
Psk.Fulya KAYA, Antalya
Dyt.Nursel EROĞLU, İstanbul
Dyt.Buket YAVUZ, İstanbul
Dyt.Berna ÇİL, İstanbul
Dr.Cihan UÇAR, İstanbul , Plastik Cerrahi - Estetik Cerrah
Dr.Ayhan Hilmi ÇEKİN, Antalya , İç Hastalıkları Uzmanı
Psk.Enise AKGÜL, İstanbul
Prof.Dr.Yasemin H BALABAN, Ankara , Gastroenteroloji Uzmanı
Op.Dr.Ertuğrul YALTI, İstanbul , Genel Cerrah
Doç.Op.Dr.Nermin KÖŞÜŞ, Ankara , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Dr.Ülkü GÖRMEZ, İstanbul , İç Hastalıkları Uzmanı
Psk.Umut ÇİÇEK, İçel (Mersin)
Psk.Zeynep Sinem ERDOĞAN, İçel (Mersin)
Dyt.Selma GÜLES, Balıkesir
Op.Dr.Coşkun Ege OĞUZER, Uşak , Genel Cerrah
Dr.Ali Kürşat BUDAN, İstanbul , Çocuk Cerrahi Uzmanı
Prof.Dr.Adem AKÇAKAYA, İstanbul , Genel Cerrah
Dyt.Yusuf ÖZTÜRK, İstanbul
Dyt.Gözde PATLAK, İstanbul
Prof.Op.Dr. Neşet Nuri GÖNÜLLÜ, Kocaeli , Genel Cerrah
Dyt.İrem AYLA ATLI, Yurtdışı
Dr.Nurcan ARSLANTÜRK, İzmir , Psikiyatrist
Prof.Dr.Ali UZUNKÖY, Şanlıurfa , Genel Cerrah
Doç.Dr.Ahmet DEMİRKAYA, İstanbul , Göğüs Cerrahisi Uzmanı
Op.Dr.Mustafa Alper ÇERÇİ, İzmir , Göz Doktoru
Yrd.Doç.Op.Dr. Erkan YILDIRIM, İstanbul , Göğüs Cerrahisi Uzmanı
Psk.Gonca BAĞLAR, Eskişehir
Op.Dr.Nurgül ALTUNTAŞ, Kocaeli , Plastik Cerrahi - Estetik Cerrah
Dyt.Şenol YILDIZ, Eskişehir
Uzm.Remzi GÜLEÇ, İstanbul
Prof.Dr.Enver DOLAR, Bursa , Gastroenteroloji Uzmanı
Psk.Semra EVRİM, İstanbul
Dyt.Feray ÇAĞIRAN, Diyarbakır
Dyt.Kübra YABA, Kayseri
Psk.Cenk UMUR, Eskişehir
Prof.Dr.Orhan TARÇIN, İstanbul , Gastroenteroloji Uzmanı
Psk.Hazal ÖZCAN, İstanbul
Dyt.Işıl TURGAY, Gaziantep
Dyt.Yeşim ÖZDEN, İstanbul
Prof.Dr.Kazım UYGUN, Kocaeli , Onkoloji Uzmanı - Onkolog
Prof.Dr.Seyfettin KÖKLÜ, Ankara , Gastroenteroloji Uzmanı
Prof.Dr.Faruk MEMİK, Bursa , Gastroenteroloji Uzmanı
Doç.Op.Dr.Cengizhan YİĞİTLER, İstanbul , Genel Cerrah
Psk.İrem FIRAT, İstanbul
Dyt.Sevinç KOÇAK, Çankırı
Doç.Dr.Selim TÜMKAYA, Denizli , Psikiyatrist
Prof.Dr.Gökhan HACIİBRAHİMOĞLU, İstanbul , Göğüs Cerrahisi Uzmanı
Dyt.Sema GÜBÜR, İstanbul
Mehmet KORKMAZ, İstanbul
Dr.Ali KORKMAZ, İstanbul , Psikiyatrist
Doç.Dr.Burak ERSOY, İstanbul , Plastik Cerrahi - Estetik Cerrah
Uzm.Psk.Ali ATASOY, İstanbul
Uzm.Psk.Sefa ÖZNE, İstanbul
Dyt.Hilal KARACA, İstanbul
Prof.Dr.Halil Armağan ARICAN, İzmir , Onkoloji Uzmanı - Onkolog
Dyt.Abdullah AKSOY, Gaziantep
Yrd.Doç.Op.Dr. Sertan KAPAKLI, İstanbul , Genel Cerrah
Dyt.Ayşe KURŞUN, İstanbul
Yağmur BEDİR, İstanbul
Gülşah CÜMBÜŞ, İstanbul
Dr.Ahmet KAUR, İstanbul , Pataloji Uzmanı - Patalog
emek KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların emek KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
İlgili Kavramlar
ilişkiler, kadın erkek ilişkisi, iletişim problemleri, ben dili, sen dili, ilişkilerde öfke, ilişkilerde empati, ilişkide iletişim, grup terapisi, grup terapisi aşamaları, grup terapisi türleri, grup terapisinde danışan türleri, grup terapisinin yararları, grup terapisi uygulama esasları, grup terapi süreci, grup terapisi uygulama alanları, vazgeçememek, sorunlu ilişkiler, sorunlu bağlanma, yemek seçme, çocuklarda yemek seçme, çocukta yemek seçme, umut, umutsuzluk, mutluluk ve umut, motivasyon ve umut, umudun önemi, psikolojide umut, umut nedir, umut duygusu, umudun amacı, umut duygusunun önemi, umudu canlı tutmak, umudu canlandırmak, umudu kaybetmemek, umut duygusunun bulaşması, yeme bozukluğu, tıkınırcasına yeme, bulimiya nervoza, yeme atakları, yeterli olmak, yetersiz hissetmek, kötü hissetmek, özyeterlilik, öz yeterlilik, benlik saygısı, özgüven eksikliği, özgüven, ergenlikte benlik, özsaygı, mindfulness, mindfulness ne demektir, mindfulness tekniği, mindfull, mindfull duruş, mindfull terapi, güvensizlilk, güvenemiyorum, güven problemi, insanlara güvenememe, güvenememe, güvenememek, güvensizlik problemi, gece atıştırmak, gece beslenmesi, sirkadyen ritm, gece kalori alımı, gece yemek, gece yemek yemek, yemek yeme sorunları, duygusal yemek yeme, obesite, tıkınırcasına yemek yeme, yeme bozuklukları, yeterince yemek yememe, malnütrisyon, yetersiz beslenme, yetersiz diyet, yetersiz beslenme belirtileri, yalan söyleme alışkanlığı, yalan söyleme eğilimi, yalan, yalan söyleme, yalan söylemek, yalan alışkanlığı, erteleme davranışı, kişisel sorumluluk, üşengeçlik, depresyon ve erteleme, erteleme, ertelemek, ödem, ödemden kurtulmak, ödemi engellemek, ödem engelleyiciler, ödem engelleyen besinler, ödemde beslenme, tv karşısında yemek, televizyon karşısında yemek, yedikten sonra kusmak, bilinçli kusmak


03:19
Top