2007'den Bugüne 90,337 Tavsiye, 27,806 Uzman ve 19,737 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Stres - Mevsim Dönümleri - Bağışıklık ve Beslenme
MAKALE #10065 © Yazan Dyt.Zühal AYNACI BAYEL | Yayın Aralık 2012 | 4,547 Okuyucu
STRES - MEVSİM DÖNÜMLERİ - BAĞIŞIKLIK VE BESLENME

Günümüzde sağlık, insanın fiziksel, sosyal, duygusal durum gibi yaşamının bütün boyutlarıyla ilgili bir kavram olarak düşünülmektedir. Bu anlamda sağlık, yaşamdan memnuniyeti ve yaşam kalitesini içermekte ve kişinin kendisini geliştirmesini ifade etmektedir.

Stres, kişinin yaşamdan memnuniyetini ve yaşam kalitesini etkileyen çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Stres anında,beyinde hipotalamus etkilenerek hormonal sistemde bazı değişiklikler meydana gelmektedir. Böbrek üstü bezlerinden adrenalin, noradrenalin ve kortizol hormonları salgılanır.

Bu hormonların salgılanmasıyla kan şekeri, kalp atışları, metabolik hız, mide, bağırsak faaliyetleri ve kaygı düzeyinde artış gibi vücutta bazı değişiklikler olmaktadır. Salgılanan bu hormonların belirli bir miktarı organizma için yararlı iken uzun süreli ve fazla miktarda salgılanması yarardan çok zarar verici özelliğe sahip olmaktadır. Stres, yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır ve yaşı, cinsiyeti, konumu, statüsü ne olursa olsun hiç kimsenin strese karşı bağışıklığı yoktur. Bu nedenle, stres konusunda bilgilenmek ve verebileceği zararların farkında olmak, gerek sağlığın korunması ve gerekse okul ve iş yaşantısındaki başarı açısından büyük önem taşımaktadır.

Uykusuzluk, yetersiz ve/veya dengesiz beslenme, yanlış beslenme saatleri, çok fazla alkol,sigara, beden ısısını koruyamama gibi etkenler ile bedeninizi yormak onun savunma mekanizmasını zayıflatır ve dış etkenlerin bağışıklık sisteminiz üzerindeki etkisini arttırır.

Yorgun bir beden bünyesinde barındırdığı ancak güçlü bir bağışıklık sistemi ile üstesinden gelebildiği virüs ve bakterilere karşı savunmasız düşer ve hastalıklar, dolayışı ile yatak istirahati kaçınılmaz bir hal alır.

Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olan bünyeler mikrop ile karşı karşıya geldiklerinde hiç bir şey olmamış gibi yollarına devam edebilir bu kişiler gerek mikroplara gerekse strese maruz kaldıklarında hemen hayatlarını kaybetme riski ile karşı karşıya gelmeyecektirler.

Günlük duygusal stres yanında zayıf bir bağışıklık sistemine sahip olan kimseler yalnızca salgın mevsiminde değil, her zaman enfeksiyonlar karşısında risk altındadırlar. Kemoterapi ve radyasyon terapisi gören kanser hastaları,küçük çocuklar, yaşlı bireyler, ameliyatlı hastalar, AIDS hastaları da bu gruba dahil olan kişiler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yaşamımız süresince maruz kaldığımız sınavlar,hızla zorlaşan yaşam şartları, trafik sorunu, iş hayatı, insan ilişkileri gibi pek çok stres kaynağı vardır. Özellikle her yıl Türkiye'de milyonlarca genci ve ailesini etkileyen sınavlar en önemli stres kaynaklarından biridir.

Stresli bir yaşam, çocuk ve gençlerimizin duygusal gerginlik hissetmesine, toplumla bütünleşememesine ve uyumsuz kişilik sergilemesine, başarılarının düşmesine ve bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Sınav stresinin çocuklar üzerinde daha yoğun hale gelmesine neden olan bazı faktörler vardır.

Anne ve babaların yüksek düzeyde başarı beklentisi ve çocuklarını daha başarılı olan arkadaşları ile sürekli kıyaslamaları, gençlerin sınavı başarmaya yönelik kaygı ve endişelerini önemli ölçüde artırmaktadır. Oysa ki ebeveynlerin çocuklarının neyi, ne kadar yapabileceklerini bilmeleri,başkaları ile mukayese etmek yerine daha gerçekçi bir yaklaşım sergileyerek belli bir alanda gösterdikleri başarılardan memnun olmaları ve bu yönde onları motive etmeleri, çocukların başarılı olmalarında son derece önemlidir.Ayrıca, sınavların sadece bilgiyi ölçmeye yönelik olmadığı, heyecanı kontrol etmeyi, performansı arttırmayı ve panik durumunu aşmayı da ölçtüğü unutulmamalıdır.

Sınava hazırlık aşamasında gençler tam bir yarış havasına girmekte, ders çalışma gerekliliği sosyal yaşantılarını en aza indirgemekte, artan stres nedeniyle daha gergin, huzursuz ve tahammülsüz hale gelmektedirler. Oysa ki uzun vadede stresin yaratacağı hasarlar asla küçümsenmemeli ve stresle başa çıkmanın en iyi yollarından birisinin bireyin kendine uygun ve zevk alacağı etkinlikler içinde yer alması olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle ebeveynlerin, sevdikleri sporla uğraşmaları ve egzersiz yapmaları konusunda çocuklarını teşvik etmeleri, hobileri ile ilgilenmelerine yardımcı olmaları önemlidir.

Gelişmiş fiziksel kondisyon, stres kaynaklı toksinlerin vücuttan atılmasında, vücutta neden olacakları hasarın önlenmesinde ve metabolizmanın düzenli çalışmasında etkin rol oynar. Günde 30 dakika yapılacak düzenli egzersiz (tempolu yürüyüş, koşma, bisiklete binme vb.) sınavlara hazırlanan gençlerde hem stresin azaltılmasına hem de fiziksel egzersiz sonrası salgılanan bazı maddeler nedeniyle öğrenmenin kolaylaşmasına neden olacaktır.

Okul yaşantısına ek olarak öğrencilerin büyük çoğunluğunun dışarıdan ek yardım almaları, bunun için ailelerin maddi olanaklarını zorlamaları ve dışarıdan yardım alamayan öğrencilerin de çoğunlukla kendilerini sınava hazırlanma ve kazanma konusunda daha yetersiz ve desteksiz hissetmelerine neden olmaktadır. Bu durum, gençlerde sınav stresinin daha yoğun hissedilmesine neden olmakta ve çalışma performanslarını negatif yönde etkilemektedir. Olumsuz sınav sonuçları nedeniyle de beklediğini elde edemeyen gençlerde suçluluk ve yetersizlik duyguları gelişebilmektedir. Bu konuda ebeveynlerin son derece dikkatli olmaları, sınav sonuçları ne olursa olsun çocuklarının özgüvenlerini kaybetmemeleri konusunda destek olmaları gerekmektedir.

Ülkemizde özellikle 6. sınıftan itibaren lise son sınıfa kadar öğrencilerin yaşadıkları uzun ders çalışma ve sınava hazırlık süreleri onların bedensel ve zihinsel yorgunluğunu artırarak çalışma performansını azaltmaktadır. Bu süre zarfında, çocukların bedensel ve zihinsel yönde gelişimlerine destek olunmalıdır.

Yeterli ve dengeli beslenme, özellikle büyüme çağındaki çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından son derece önemlidir. **Fiziksel ve zihinsel performansın arttırılmasında;Bütün gece süren açlıktan sonra güne yeterli ve dengeli yapılan bir kahvaltı ile başlanması,

**Rafine şeker tüketimini mümkün olduğunca azaltarak kan şekerini dengeleyici kompleks karbonhidrat kaynaklarının (kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri vb.) tüketiminin arttırılması,Kurubaklagiller, kuru meyveler, pekmez, tahin, yeşil sebzeler gibi demirden zengin besinlerin yeterli miktarlarda alınması, Sinir sisteminin çalışmasında etkin B vitaminleri, magnezyum ve biotinden zengin besinlerin (tam tahıl ürünleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler, ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar vb.)tüketiminin arttırılması,

**Bağışıklık sistemini güçlendirici C vitamininden zengin (portakal, yeşil biber, patates gibi) ve beta karotenden zengin besinlerin (havuç, koyu yeşil yapraklı sebzeler, sarı-turuncu meyveler) tüketiminin arttırılması önerilmektedir.

Zira C vitamini : Grip ve soğuk algınlığına karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça etkili bir vitamindir. Hayati önem taşıyan pek çok olayda görev alır. Tüm vücutta (kanda, karaciğerde, kalp ve beyinde, organların içindeki hücrelerde)önemli bir işlev görür.C vitamini soğuk algınlığı geçiren kişilerde hastalık süresini kısaltır; burun akıntısı, baş ağrısı, göz akıntısı gibi problemlerin ciddiyetini azaltır; bunu hastalığa neden olan virüslerin hareketliliğini azaltarak ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek gerçekleştirir.

C vitamininin işlevleri

Kanda ve karaciğerde serbest radikal denilen zararlı maddeleri etkisiz hale getirerek metabolizmayı korur.

Antioksidan bir vitamin olan E vitamininin aktivasyonu için gereklidir. Hücre duvarlarının yapısal olarak güçlenmesine yardım eder. Kan damarlarında lipoproteinlerle yarışarak plaka oluşumunu, böylece damar tıkanıklıklarını engeller.

Damarları tıkayan LDLkolesterolün oksidasyonunu engelleyerek kardiyo vasküler koruma sağlar.

Tümör büyümesini engelleyerek ve kanserli hücrelerin programlanmış ölümünü gerçekleştirerek kanser riskini azaltır.

Beyaz kan hücreleriyle beraber bakteri ve viral enfeksiyonlara karşı vücudun savunmasında görev alır.

Strese karşı koruma sağlar.

Kemikler, eklemler ve epitel doku için önemli olan kolajen ve kıkırdak dokunun yapılanmasını sağlar.

Egzersiz ve yaralanma sonrası bağ dokusunun yeniden yapılması için gereklidir, yaraların iyileşmesine yardım eder, eklem ve tendonlardaki yıpranma veya yırtıkların onarılmasını sağlar.

Turunçgillerin faydaları

Turunçgiller C vitamininin en önemli kaynakları arasındadır. Genel sağlık açısından faydalarını şöyle sıralayabiliriz.İçerdikleri C vitamini, karotenoidler, flavonoidler,glutatyon gibi enzimlerle bağışıklık sistemini destekler, kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar, gözü korurlar.

Yüksek potasyum ve düşük sodyum içerikleriyle yüksek kan basıncına karşı koruma sağlar, vücudun sıvı dengesinin ayarlanmasına yardım ederler. İçerdikleri çözünür ve çözünmez posa ile bağırsak florasının dengesini sağlar, kabızlık probleminin çözümlenmesine ve kan yağlarının düşürülmesine yardım ederler.

Viral enfeksiyonlara,alerjilere, mantar enfeksiyonlarına karşı da koruma sağlarlar.

Enerji içerikleri ve yoğunlukları düşüktür. Fazla kilolu veya obez olmak kalp hastalığı, kanser,diyabet, yüksek kan basıncı, inme, artrit gibi pek çok sağlık probleminde artmış riske neden olacağından turunçgiller düşük enerji içerikleriyle avantaj sağlarlar. •

**Ders çalışırken, şeker ve şekerli besinler, cips, kuruyemiş, gazlı içecekler gibi besinler yerine süt,yoğurt, sütlü tatlılar, ekmek arası peynir, taze sıkılmış meyve suları ve kuru meyvelerin tercih edilmesi,Günlük kafein tüketiminin en fazla 2 fincan kahve ile sınırlandırılması,

**Strese bağlı vücutta oluşan toksinlerin atılmasını kolaylaştırmak amacıyla günde en az 8-10 bardak su tüketilmesi önerilmektedir.

Doğal savaşçı hücreleri geliştiren, strese karşı da bağışıklık sistemini güçlendirenler diğer ögeler ise;

Probiyotikler: Antibiyotik ve antivirallere alternatif canlı bakteriler barındıran bu besin takviyeleri ile hastalıklara sebep olan bakteri ve virüsler ile savaşabilirsiniz. Probiyotikler bağışıklık sisteminiz ve tepkilerinin yanı sıra düzensiz bağırsak hareketlerini de düzenler.

Beta Glukanlar: Yulaf ve Maitake gibi mantarlarda bulunan beta glukanlar savaşçı hücre sayısını ve aktivitelerini arttırır. Beta glukanları doğal yollardan elde etmek için aşırı olmamak kaydıyla yulaf tüketmek fay

Ekinezya: Bağışıklık sistemini ve savaşcı hücreleri güçlendirdiği bilimsel olarak kanıtlanan ekinezya tavsiye edilen dozlarda ve en fazla 8haftalık kürler süresince alınmalıdır. ruh ve bedenen bağışıklık sağlıklı günler dilerim.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Stres - Mevsim Dönümleri - Bağışıklık ve Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Zühal AYNACI BAYEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Zühal AYNACI BAYEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Zühal AYNACI BAYEL Fotoğraf
Dyt.Zühal AYNACI BAYEL
İçel (Mersin) (Online hizmet de veriyor)
Uzman Diyetisyen - Saç Bakım & Güzellik Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi125 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Zühal AYNACI BAYEL'in Yazıları
► Mevsim Değişikliklerinde Beslenme Dyt.Nil ŞAHİN GÜRHAN
► Bağışıklık Sistemi ve Beslenme Dyt.Zühal AYNACI BAYEL
► Stres ve Beslenme Dyt.İlay POLAT
► Sınavlar - Stres ve Beslenme Dyt.Zühal AYNACI BAYEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,737 uzman makalesi arasında 'Stres - Mevsim Dönümleri - Bağışıklık ve Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 73 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Vejeteryan Beslenme Mart 2017
► Otizm ve Beslenme Şubat 2017
◊ Kanser ve Beslenme Temmuz 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:55
Top