2007'den Bugüne 83,115 Tavsiye, 26,206 Uzman ve 18,433 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çizgileri Aşanlar (Cinsellikte Marjinallik)
MAKALE #10114 © Yazan Psk.Burcu ATATÜR | Yayın Aralık 2012 | 4,032 Okuyucu
Bu ay öyle bir konudan bahsediyorum ki, sadece ne yazacağımı değil, yazıp yazmamayı bile günlerce düşündüm. Cinsellik bu, dile kolay… Öyle bir konu ki bu, insanı insan yapıyor, insanı diğer canlılardan ayırıyor hatta. Her yanımızı türlü yansımalarla kuşatıyor ve biz bilgi-iletişim çağında olsak dahi, cinsellik mevzu bahis olunca hala büyük bir azimle, üç maymunu oynamaya devam ediyoruz. Doğada var olan şekli çiftleşme, insanı hayvandan ayıran noktası ise seks. Son zamanlarda karşımıza çıkan görünümlerinden biri de marjinal fanteziler ve oyunlar eşliğinde seks. Daha sıradanını konuşamazken marjinalinden bahsetmek ise büsbütün ütopik neredeyse. Ama kafamızı kuma gömmeye alışık olan bizler, bahsetmesek de yaşanan, var olan, çoğalan bu cinsel dünyayı daha ne kadar görmezden geldiğimizi zannederken, gitgide çekimine kapılacağız, orası meçhul.

Yakışıklı, karizmatik, başarılı iş adamı, son derece üzgün ve bitkin bir edayla odamdan içeri girdi. Görüşme tarihini normalden üç gün önceye almıştı. “Ben artık normal cinsel ilişkiden hiçbir zevk alamıyorum.” diye söze başladı. 40 lı yaşlarının başında, büyük bir şirkette, üst düzey yönetici ve iki erkek çocuk sahibiydi. 14 senelik evliliğinin 10 yılında eşinin dışında çeşitli yaş ve meslek grubundan kadınla cinsel ilişkiye girmiş ve bu ilişkilerin tümünde de, çeşitli rol ve senaryolar oynayarak cinsellik yaşamıştı. Uzun zamandır, bilinen genel yöntemlerle uyarılmıyor ve çoğunluğun yaşadığı cinsellikten tatmin olamıyordu. Eşini sevdiğini ve asla kaybetmek istemediğini dile getirirken, kendi sıra dışı isteklerini ve fantezilerini eşiyle asla paylaşamayacağını, dolayısıyla bir müddet sonra eşiyle sevişemez hale gelmekten korktuğunu ifade ediyordu.


Üniversite ikinci sınıf öğrencisi, derslerinde başarılı, öğretmenlerince çok beğenilen ancak sınıf arkadaşlarının pek dikkatini çekmeyen genç kız; birkaç ay önce, internet sayesinde keşfettiği cinsel içerikli oyunlar dünyasında kendisini kraliçe gibi hissetmeye başlamıştı.


Bu, çok revaçta bir sanal cinsel oyun sitesi idi. Orada istediği fantezide, istediği rolü almakta özgürdü ve artık, üzerine yapıştırılan görünmezlik maskesinden de kurtulmuştu. Kısa zamanda, sanal ortamın en acımasız ve arzulanan sadist seks kraliçesi haline geldi ve gün geçtikçe normal ilişkilerden daha çok sıkılmaya başladı. Bana zorla getirdiklerinde, ailesi artık neredeyse hiç evden çıkmayan kızlarının normal bir gençlik geçirmediğinden endişe etmekteydi.


Cinsellik, var olan en bilindik haliyle, toplumumuzda halen en büyük tabular arasında sayılıyor. Büyük şehirlerin entelektüel sohbetlerinde dahi, üstü kapalı, mümkünse pek dokunulmadan ama illa konuşulacaksa da, medeni görünmek adına olabilecek en genel haliyle dillendirilerek ele alınıyor. En eğitimli, Avrupa görmüş, kendini aydın kesimden sayanlarımız dahi, seks, sevişmek, arzu , tutku, fantezi ve ihtiyaç dendi mi, beylik laflarla konuyu geçiştirmeyi daha münasip buluyor. Ama şu da var, “ben cinsellikten korkmam” kisvesi altında, en gereksiz ayrıntıları tarif edenler de yok değil hani. Buradan da işin, bir türlü normalleştirilemediğini anlıyoruz.


Konu hala, iki uç arasında salınıyor. Cinsellik, hayatın, doğanın, aşkın, sevginin, kadın-erkek birlikteliğinin normalidir, yakıtıdır, tutkalıdır,diyemiyoruz hala. Olsun mu olmasın mı, ne kadar olsunu tartışıyoruz. Gizli kapaklı, kapalı kapılar ardında, kimseye duyurmadan cinsel devrimler planlıyoruz. Olmuyor tabiatıyla, konu olması gereken yeri bulamıyor. İnsanın da en temel eğilimi, hangi konu ne kadar gizliyse, o kadar çekici hale geliyor. Bu sefer iş, egemen kültürün koyduğu yasakları delme, çiğneme zevkine dönüşüyor.


Cinsellik, yasak delme, kural çiğneme denildi mi, aşırılıkların, uçların, en çılgın fantezilerin, hepimizin bastırılmış belleğinden aniden fırladığı bir konu. Birdenbire kendimizi en vahşi sevişme sahnelerinin içinde, en olmaz pozisyonları denerken buluveriyoruz. Anlık da olsa bir takım görüntülerin flaşlar gibi ardı ardına patlamasına engel olamıyoruz. İnsanın içinde; acıyı, farklılığı, zorluğu, hatta sıra dışılığı, cinsel zevkle birleştirme mekanizması var. Belki en ilkel atalarımızdan gelen ritüellerin etkisiyle, bazen sapkınlığa kadar varabilen cinsel oyunlar ve fanteziler en umulmadık kişileri bile etkisi altına alabiliyor. Hatta günlük hayatta ne kadar kontrollü kişilerse bunlar, cinsel fantezi ve oyun dünyalarında da bir o kadar, öngörülemez, kişiliklere bürünüveriyorlar.. Eğer bu yola baş koymuş bir kişiyseniz, ulaşabileceğiniz kaynaklar ve kullanabileceğiniz “oyuncaklar” neredeyse sınırsız.


Her türlü farklı talep düşünülmüş, değerlendirilmiş ve hizmete sunulmuş durumda.


Ülkemizde henüz, standart sayılabilecek cinsel ilişki bile arzulanan şekilde yaşanamazken, bu tür sıra dışı seks ilişkilerinin konuşulması büsbütün imkânsız hale geliyor.


Kendilerini günlük işleyişin rutinine kaptırmış kişiler, cinselliklerini renklendirmek yoluyla, hayatlarını daha yaşanılır kıldıklarından bahsediyorlar. Cinsellik, iki kişilik bir deneyim. Sevişmek, sadece bedenlerin değil, ruhların da bütünleşmesini kapsayan bir eylem. Âşık olduğunuz, arzuladığınız, ortak bir geçmişinizin, olduğu, etkilendiğiniz, anladığınız, anlaşıldığınız, hem tutku hem şefkat hissettiğiniz eşiniz-partnerinizle yaşadığınız cinsellik ise ömür uzatacak nitelikte. Böyle bir ilişkide seksin sınırı, bu ikilinin hayal güçlerinin sınırı. Fanteziler, oyunlar, roller, her iki kişinin de memnun olduğu ve kimsenin duygusal, fiziksel ve ruhsal zarar görmediği noktada tamamen kişilerin iradesinde.


Ancak, akıl ve ruh sağlığının bozuk olduğu noktada, bunun en zarar verici şekilde açığa çıkacağı alanlardan biri de yine cinsellik. Bu tür bir ilişkide cinsellik, akıl sağlığındaki problemlerin kendini en acımasız şekilde gösterdiği ve işlerin kolayca raydan çıkabileceği kaygan ve tehlikeli bir zemine dönüşüyor. Anlık dürtülerin kişilerin hayatında, geri dönülmez fiziksel-ruhsal zararlara yol açtığı da görülebiliyor.


Sonuç olarak cinsellik, bedenlerden önce zihinlerin aşkı ve dansıyla başlıyor, orası kesin. Somuta değer veren insanoğlu her ne kadar, cinsellikte bedenin yaşadıklarını ruhun tatmininden ön planda sansa da; cinsellik tarihi kadar eski olan, fanteziler, cinsel oyunlar ve oyuncaklar, bazen inançla birleştirilen ritüeller ve ayinler, durumun bizim zannettiğimizden çok farklı bir çerçevede yaşandığına dikkatimizi çekiyor.


Kişilerin kendilerini tanıdıkları, hayatlarının sorumluluklarını alabildikleri, benlik saygılarını ve öz değerlerini korudukları noktada yaşadıkları beraberlikler, her zaman için doyurucu cinsellikle taçlandırılmaya aday. İki özgür zihin, sınırlandırılmış bedenlerine rağmen, sevişme ve tatmin olma noktasında, yeri geliyor fizik kurallarının ötesine geçebiliyorlar. Kimine göre sıra dışı, kimine göre olağan ve gerekli cinsel oyun ve fanteziler, tamamen sağlıklı yetişkinlerin ortak tercihleriyle şekilleniyor.


Yaşadıkları ve birbirlerine yaşattıkları her ne ise, belleklerinde kalan acı-tatlı hazzın vazgeçilmez lezzetiyse, yenilerinin, yeni arayışlarla yaşanmasına davetiye çıkarıyor.


Yasak, günah ve ayıplara kurban edilmemiş cinsellik, hem bedenlerimizi, hem ruhlarımızı sağaltmamıza, sevdiğimizin aynasında varlığımızın farkına varmamıza, olabilecek en tatminkâr yolla hizmet ediyor.


Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çizgileri Aşanlar (Cinsellikte Marjinallik)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Burcu ATATÜR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Burcu ATATÜR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Burcu ATATÜR'ün Yazıları
► Cinsellikte Kurallar Psk.Kemal ÖZCAN
► Cinsellikte Erkeklerin 10 Hatası Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Cinsellikte Altın Kurallar Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Çocuk Cinsellikte Neyi Merak Eder ? Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
► Çocuk Cinsellikte Neleri Merak Eder? Psk.Merve SARAÇOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,433 uzman makalesi arasında 'Çizgileri Aşanlar (Cinsellikte Marjinallik)' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendin Olmak Kasım 2012
◊ İnsanlar Kötü mü? Kasım 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:46
Top