2007'den Bugüne 88,785 Tavsiye, 27,435 Uzman ve 19,557 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Mevcut Ruhsal Yardım Süreci: İnsanları Yanlış Trende Doğru Yöne Koşturma Çabası
MAKALE #10139 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Aralık 2012 | 4,438 Okuyucu
MEVCUT RUHSAL YARDIM: YANLIŞ TRENDE DOĞRU YÖNE KOŞTURMA ÇABASI!

GAZETECİ METİN MÜNİR DİYOR Kİ:

"Ülkemizde antidepresan ilaç kullanımı rekor bir hızla artıyor. Bunun en büyük nedeni depresyon hastası olmayanların, şu veya bu nedenle derin bir hüzün, yeis veya keder içinde olanların da antidepresan almalarıdır.

Bunun arkasında da son altmış yılda psikiyatriyi egemenliği altına almış olan yanlış bir anlayış var: Bu anlayışa göre ruh ve akıl hastalıkları beyin hastalıklarıdır ve bu hastalıkları ilaçla tedavi etmek mümkündür. Bu anlayış halka o kadar iyi satıldı ki Panadol nasıl baş ağrısını geçirirse antidepresanlar da depresyonu geçirir sanılıyor. Bu son derece yanlıştır.

Gerçek depresyonla insanlık hallerinin doğurduğu ruh çöküntüleri farklıdır. Her iki durumda da insan aynı şeyleri hisseder. Aşırı keyifsizdir, normalde zevk aldığı sosyal aktivitelerden kaçar, iştahını kaybeder, uyku sorunları yaşar, enerjisini kaybeder, kendini değersiz hisseder, düşünme ve hareket etmesi zayıflar, hatta ölüm düşünceleri düşünür.

Ama insanlık hallerinden gelen depresyon bir süre sonra kendiliğinden geçer. Klinik depresyon daha ağırdır, kolay kolay geçmez, kroniktir, tekerrür eder.

Normal insanlık hallerinin yarattığı depresyon dolayısıyla antidepresan almak, iyi iken hasta imiş gibi ilaç almaya benzer.

Bu halde insan tedavi değil hastalık satın alır. Aldığı, ilaç değil, ilacın yan etkileridir. Yan etkileri kurtulmak istediği hüzün durumundan daha ağır, etkileri daha kalıcı olabilir.

Antidepresyon ilaçlarının en sık görülen yan etkisi cinsel hayata sekte vurmaktır. Kadınları ve erkekleri eşit derecede etkiler. Değişik şekillerde ortaya çıkar. Seks yapma isteğini azaltır, seks sırasında hissizliğe ve donukluğa neden olur, orgazma ulaşılmasını zorlaştırır. Erkeklerde sertleşme sorunu ve boşalma zorluğuna sıkça rastlanır.

Beyindeki bir kimyasal olan serotonin üzerinde etki yapan antidepresanlar ilk çıktığında psikiyatristlerin bu etkiler konusunda pek fazla bilgisi yoktu.

Başlangıçta ilaçların yan etkileri konusundaki el kitapları, örneğin, Prozac’ın cinsel performans üzerindeki etkisinin yüzde ikinin biraz altında olduğunu yazıyordu. Daha sonra yapılan araştırmalar bu oranı yüzde ona çıkarttı.

Bu tahmin de olağanüstü yanlıştı. Araştırmalar serotonin üzerinde etkisi olmayan antidepresanlarda cinsel bozukluk oranının yüzde 20, Celexa ve Paxil gibi serotonin etkili antidepresanlarda yüzde 70’lere çıktığını gösterdi.

Bunun neden böyle olduğu bilinmiyor. Tahmin edilen, cinsel bozukluğa, ilaçların serotonin üzerindeki etkisinin neden olduğudur. Serotonin beyindeki kimyasallardan biridir.

Psikiyatristler bu sorunu yaşayanlara genellikle Viagra, Levitra ve Cialis gibi ilaçlar yazmaktadır. Ancak bu ilaçlar sertleşme sorunu halletmekte ama cinselliğin motoru sayılan libidoyu, yani cinsel iştahı, etkilememektedir.

Sorunu daha da karmaşık yapan antidepresanları bırakan bazı hastaların ereksiyon sorunu yaşamaya devam etmesidir.

Antidepresana kesinlikle doktor gözetiminde başlamak, kesinlikle doktor gözetiminde bırakmak gerekir." (Metin Münir, Milliyet)

...

"PSİKİYATRİK HASTALIKLAR BİLİMSEL BİR OLGU DEĞİL, FELSEFİ KANAATTİR"

"Yanlış trene bindiyseniz koridorda doğru tarafa koşmanız sonucu değiştirmez" (Anonim)

Evet, yanlış trendeyiz...

Ve;

"İnsanlar ruhsal hasta olduklarına inandırılarak hasta edildi. Hasta olmadıklarına inandıkları gün iyileşecekler" (İzzet Güllü)

O sebeple;

Uyanık olalım diyorum!

Neyin hastalık olduğuna bilimsel gelişmeler değil; ABD'de bulunan, çoğu üyelerinin ilaç sektörüyle ilişkisi olduğu bilinen kapitalist bir psikiyatri lobisi karar veriyor!

Hem de bir sağlık alanı için evlere şenlik olan bir uygulamayla; oylama usulüyle...

Bize ise, "Demek hastaymışım... Ne zaman iyileşeceğim... Ama hala iyileşemedim..." diye düşüne düşüne dert sahibi olmak kalıyor!

Siz hasta olduğunuza inanırsanız beyniniz de inanır... Bu zehirli inancı zihninize modern psikiyatri ve onun güdümündeki psikoloji zerk ediyor!

İlan ediyorum:

Bu yazı, "En Tabii Ruh Hallerine Semptom Diyen,

Dönemsel Zorlukları ve İnsani Ruhsal Dalgalanmaları Hastalık Olarak Pazarlayan,

Bunun İçin Telkin ve Propaganda Tekniklerini Kullanan,

Kategorileme ve Etiketleme Yöntemleriyle Kitleleri Hasta Olduklarına

İnandırmaya Çalışan,

Sırf İlaç Verebilmek Adına İnsan Ruhuna Organ Muamelesi Çeken,

Hastadan ve Hastalıktan Beslenen,

Tüm bunlar Nedeniyle ve İndirgemeci Medikal Niteliği İle Aslında Tedavi Değil;

Hasta Eden Mevcut Ruhsal Yardım Statükosuna Karşı Manifestodur!"

DİKKAT EDİN!

"Ortada gerçek yılan yok; sadece yılan resmi var. Bize resim yılanın kendisi olarak öğretildi. Haliyle resme yılanmış tepkisi veriyoruz! Çünkü her fırsatta tedavi olmazsak, yani resmi yılanın kendisi sanmaz isek bizi sokacağı telkin ediliyor.

Halbuki ruhsal hastalık yok; algı problemi var! Hasta olduğumuz için değil; yanlış algıladığımız için dert sahibiyiz.

Bilirsiniz merdiven çıkarken ki kalp çarpıntısına normal deyip geçersiniz. Ama panik atak denilen sorundaki çarpıntıdan dolayı hastayım diye düşünür, bu düşünce yüzünden eyvah der, ardından da mahvolursunuz.

Neden? İkisi de aynı "yaşantı" değil mi?

Dikkat edin:

Sizi aslında kalp çarpıntısı mahvetmiyor; hastalığınızın nüksettiğine ilişkin algınız ve inancınız mahvediyor. Kalbin doğal çalışma sistemindeki fiziksel bir aktivite artışı insan psikolojisini normalde neden rahatsız etsin ki. (Merdiven örneğini hatırlayın!).

Bağırsaklarınızdaki aktivite değişimi psikolojinizi panik ataktaki kadar etkiliyor mu!

Hayır! O halde neden böyle?

Çünkü size bunu böyle öğretmişlerdir. Birinin normal, diğerinin ise hastalık olduğuna inandırılmışsınızdır.

Görüyorsunuz işte…

“Ne” yaşadığınız değil; neye - nasıl inandığınız önemli...

Sizi etkileyen belirtiler değil; algınız ve ona bağlı olarak sahip olduğunuz inancınız! Ruhunuz algıladığı, inandığı biçimde tepki üretiyor...

Doğal olarak çözüm bu algının / inancın değişmesinde!

Yani bizi ıslatan yağmur değil; şemsiye kullanmamak! O halde çözüm mevsimle savaşan, yağmuru vaktinden önce dindirmeye çalışan tıbbi tedavide değil; şemsiye kullanmayı öğreten algı eğitiminde!"

UNUTMAYIN

"Yağmurla savaşan daha çok ıslanır!

Şemsiye kullanan sağanağın altında dahi olsa kuru kalır"

YAĞMURA GELİNCE

O zaten vakti gelince diner. Hem sizi ıslatmayan yağmur bir süre dinmese ne olur!

Sizin sorununuz yağmurla değil ki; ıslanıp ıslanmamakla!

SONUÇ

"Yağmur asit değildir; bilakis rahmettir.

"Ama ıslatıyor" diyorsan şemsiye kullan; toprağı rahmetsiz bırakmak için bulutlarla savaşmaya kalkışma!"

Psikolog
İzzet Güllü

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Mevcut Ruhsal Yardım Süreci: İnsanları Yanlış Trende Doğru Yöne Koşturma Çabası" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     8 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Panik Atakta Ruhsal İlk Yardım Psk.Ümit KARABULUT
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,557 uzman makalesi arasında 'Mevcut Ruhsal Yardım Süreci: İnsanları Yanlış Trende Doğru Yöne Koşturma Çabası' başlığıyla benzeşen toplam 44 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:35
Top