TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



BAHAR AYLARINDA GÜNLÜK ANİ HAVA DEĞİŞİKLİKLERİ RUH SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLİYOR.

Füsun BUDAK Fotoğraf
Psk.Füsun BUDAK
İstanbul
Psikolog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 12 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj Gönderilebilirİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 76,

* Yayın Tarihi : 05-05-2008 - 17:21 (6 gün önce),

* Ortalama Günde 10.86 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7174 , Kelime Sayısı : 921 , Boyut : 7.01 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Füsun BUDAK hakkında söyledikleri:
Hayatımda üstüste yaşadığım acıların ardından,taşıyamayacağım kadar ağır yükün altında ezilmek üzereyken Füsun Hanım'ı tanıdım. Bana boğulmak üzere olduğum yaşam evinde önce pencereleri açmamı öğretti. Sonra nefes almayı, görmeyi ve hayatı sevmeyi gösterdi. Bunları yaparken onun danışanına verdiği değeri ve sabrı gördükten sonra profesyonelliğin ne demek olduğunu daha iyi anladım.
Kendisiyle hafta sonları görüşüyordum. Güler yüzüyle beni karşıladığında yüreğime sıcacık bir şeyler akıyordu. Bir arkadaşımın tavsiye ettiği Füsun Hanım'a gitmemek için önceleri çok direnmiştim. Sonra iyice dibe vu... [DEVAMI..]

(f.g., Danışan, 28-12-2007)

Hayatımın belki de en karmaşık, zor ve içinden çıkılamaz dönemini yaşıyordum... Belki tüm tavsiye yazıları bu şekilde başlıyor ancak bunun bir farkının olduğunu belirtmek isterim. Şöyle ki, İstanbul'da bir çok psikolog görmüş olmam ve artık gerçekten anlaşılmaz olduğumu düşünüp, psikolojik tedaviye olan inancımı yitirmek üzereyken tanıştım Füsun Hanımla. Aynen yukarıda belirttiğim gibi olan hayatımda bir ışık yanacağına daha ilk görüşmemizde inandım. Öncelikle elinde bir sihirli değnek olmadığına inandırdı beni, sorun neyse bunu birlikte çözecektik. Onu göreceğim günleri sabırsızlıkla çekmeye ... [DEVAMI..]
(Nilay, Danışan, 25-12-2007)

Fusun hanım' la hayatımın- evlılıgımın ve gelecegımın cıkmaza gırdıgı zor bır anda ınternet uzerınden tanıstım. Bır psıkologla gorustukten sonra gıttıgıne pısman olan cozum ararken hayatı daha allak bullak olan ve suclamaların altında ezılen ınsanların yakıntılarını okuyordum duyuyordum ve endıselıydım baslangıcta..ama fusun hanımın objektıf bakıs acısı benım kendımı bulmama ve esımınde buna saygı gostermesıne yardımcı oldu. Olculu ve arkadas canlısı yaklasımı sayesınde kendımı rahat ıfade edebıldım. Her terapıden sonra hayata daha da sarıldım.(yurt dısında yasamaktayım. Klavyenın ıngılızce ol... [DEVAMI..]
(molly, Danışan, 26-11-2007)

Psk.Füsun BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
BAHAR AYLARINDA GÜNLÜK ANİ HAVA DEĞİŞİKLİKLERİ RUH SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLİYOR.

Bahar ile beraber özellikle ilkbahar doğanın uyanışını görüyoruz. Çiçekler açıyor, kelebekler uçuşuyor, ağaçlar yeşeriyor. Hayata bir canlılık, bir neşe geliyor. Doğanın uyanışıyla insanın ruhu da uyanıyor adeta… Sabahın oluşuyla güneş parıltılarını saçıyor etrafa. Güne başlamak daha bir heyecanlı, daha bir farklı oluyor. Oysa kışın güneşi görememek daha doğrusu ışığı alamamak karartıyor insanın iç dünyasını… Güneş ışığı belli ki insanın ruhunu da ısıtıyor. Enerjisini artırıyor. Güne başlarken güneş ışığını görmek daha bir umutla güne başlanmasına sebep oluyor. Güneş ışığı bize yaşam keyfi veriyor.
Bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Işık insanı daha uyanık ve daha etkin yapar, daha olumlu olmamızı sağlar. Karanlık ise ruhu da karartır, insanı daha üşengeç ve uykulu yapar. Çalışmak için kendimizi dinamik hissetmeyiz. Her yıl kış aylarında tekrarlayan depresif bulgular, ilkbaharda gecelerin kısalmasıyla birlikte düzelme gösterir. Kış mevsiminde günler kısalıp, aydınlık süresi azaldıkça mevsime bağlı olan bozukluk sıklığı artmaktadır.
Kışın ışığa hasret kalan gözler baharda güneş ışığı ile birlikte hayata daha bir canlı bakıyor. Yeşeren ağaçlar, tomurcuklanan çiçekler, uçuşan böceklerle birlikte insanların dünyası da renkleniyor. Bu durum insanların kıyafetlerine de yansıyor. Daha bir renkli, daha bir canlı. Davranışlarına, duygularına hatta düşüncelerine yansıyor bu canlılık. Bir o kadar üretken, bir o kadar duygulu ve bir o kadar hareketli.

Bahar ile birlikte yaşanan duygusal coşku yeni aşkların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Kışın yaşattığı karamsarlık, pısırıklıktan sıyrılıp yaşama katılmayı tercih ediyor insan. Doğanın yenilenmesiyle insan ruhu da yenileniyor.

Eve kapanmak yerine doğaya çıkmayı tercih ediyoruz. Çimenlerin üstünde koşturuyor, sokaktan içeri girmek istemiyoruz. Çiçekleri, ağaçları izleyip, canlanan doğayı adeta içimize çekiyoruz. Ruhumuzu canlandırıyoruz. Kışın soğuk havalarda üstümüze giydiğimiz kat kat kıyafetlerden sıyrıldığımız gibi kışın soğuktan üzerini örttüğümüz, sakladığımız duygularımız da ortaya çıkıyor.

Uyanmak bile bir başka oluyor bahar sabahlarında. Camımızdan içeri süzülen altın sarısı güneş ışıkları odamızı aydınlattığı gibi içimizi de ısıtıyor. Daha önceleri yatağımızdan kalkmak istemezken, bir an önce kalkıp yaşama katılmak istiyoruz.

Orhan Veli dizelerine ne güzel yansıtmış;
"Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti."

Orhan Veli’nin de dediği gibi bahar aylarında daha bir yoğun yaşanıyor duygular. Şairlere, yazarlara, ressamlara ilham veriyor. Duygularını daha bir coşkusal ifade ediyorlar. İnsan içinden gelen, artan duygularına engel olamıyor. Çimenlerin üstünde oturan, sahilde el ele gezen aşıklar çoğalıyor. ‘ Ben her bahar aşık olurum’ diye başlayan şarkılar bu anı ne güzel de anlatıyor.

Demek oluyor ki, ilkbaharda gecelerin kısalması ile birlikte doğaya ve yaşama bir canlılık geliyor. Birazda espri katacak olursak ayıların kış uykusundan uyanması gibi doğa yattığı kış uykusundan uyanıyor. Sonbaharda ise yaprakların dökülmesi, yeşilliklerin sararması, çiçeklerin solması doğanın canlılığını yitirmesine sebep olur. Bu insana birazda yok oluşu anımsatır. Böylece isteksizlikler artar.

Bahar kimi zaman ışığını yansıtırken, kimi zaman da karanlık, kasvetli anları içeren yağmurları da hatırlatır. Sabah ışıl ışıl güneş parlarken, bir bakarsınız akşama doğru hava bulutlanmış ve yağmur başlamıştır. Bu tür dengesiz hava koşullarının da insan üzerinde etkileri olduğunu düşünüyorum. Bu tür durumlar ruhsal sorunları olan kişiler için daha da risklidir. Bahar aylarında psikolojik rahatsızlıkların arttığı yolunda pek çok görüş birliği mevcuttur. Özellikle duygu durum bozuklukları yaşayan kişiler için bu dönemler çok risk taşır. Bahar aylarında kişiden kişiye değişen mevsimsel duygu durum bozuklukları yaşanır.

Uzmanların belirttiğine göre, bahar mevsimi ile havadaki elektrik yükü artıyor. Pozitif ve negatif yüklü iyonların artması insan biyoritminde olumlu ve olumsuz etkiler oluşturuyor. Pozitif iyonlar insanı daha zinde hissettirirken, negatif iyonların artması insanın kendini daha halsiz hissetmesine ve yorgunluk belirtilerinin ortaya çıkmasında etkili oluyor. Ayrıca bahar aylarında, aslında vücudumuz daha aktif olmamızı sağlayacak hormonlar salgılanmasına karşın eğer ortada vitamin eksikliği, beslenme bozukluğu varsa, vücut buna aynı uyumu gösteremiyor ve yorgunluk hissi artıyor. Baharla gelen canlılıkla birlikte yorgunluk ve halsizliklerde bu mevsimde gözlenir. Adına bahar yorgunluğu dediğimiz şeyde bu dönemde yaşanır. Ayrıca bu aylarda neşeli ve enerjik olunmasının da temel nedenlerinden biri yine hormonlar. Bazı hormonlar karanlık ortamlarda daha fazla salgılanırken, bazı hormonlar ise insan metabolizması gereği güneş ışığı gördüğünde daha fazla salgılanıyor. Yazın güneşin fazla görüldüğü dönemlerde ise depresyondan çıkışı kolaylaştıracak, daha neşeli hale getirecek hormonlar salgılanıyor. Ancak kişinin ruhsal yapısı da bu durumdan ne kadar etkileneceğinde belirleyici oluyor.

Bahar mevsimi geldiğinde, kimi insanlar beklentilerinin aksine mutlu olamıyor, sabahları yataktan kalkmak istemiyor. İsteksizlik, mutsuzluk, iç sıkıntısı ve çökkünlük yaşanıyor.Bahar aylarında yaşanan duygu yükünü hafif sporlarla; balık tutma, avcılık, yürüyüş gibi faaliyetlerle dengeleyebiliriz. Ancak depresyon geçiştirilemezse ilerleyebilir ve tedavisi güçleşebilir. Bu nedenle gerekli görüldüğü durumlarda bir uzmandan yardım istenmelidir.

Baharın başlamasıyla doğa canlanması insan ruhunu da canlandırıyor. Tabii ki bu durum ilkbaharda yaşanıyor. . İlkbahar adeta yeniden doğuşu simgeliyor. Hayata yeni bir tazelik veriyor. Umudu artırıyor; yeni heyecanlar, sevinçler katıyor insana…
Oysa sonbahar ağaçların sarardığı ve yaprakların döküldüğü ve güneş ışığının yerini bulutlara bıraktığı bir bahar. Doğanın canlılığını kaybettiği bu baharda da insan ruhu canlılığını kaybediyor, karamsarlıklar artıyor. İlkbaharın getirdiği ümitler, heyecan bir anda yerini umutsuzluğa, karamsarlığa ve azalan heyecana bırakıyor. Aslında dinamik açıdan bakıldığında da var oluş ve yok oluş yaşanıyor gibi. İnsanoğlunun çözemediği ve baş etmekte zorluk çektiği ölümü de hatırlattığını düşünüyorum.

Öyle ya da böyle her mevsim kendine göre güzellikler sunar, insana… Yeter ki bu güzelliklerden yararlanmasını bilelim. Bahar ile ilgili anlattığımız olumlu şeyleri göremeyen ve yaşayamayan da pek çok insan var. Aslında görebilmek ve hissedebilmek önemli olan. Yaşama katılmak istedikten sonra, sevmek istedikten sonra her şey güzel gelebilir, mutluluk verebilir. Diğer mevsimlere haksızlık etmemek gerek bence. Her mevsim bir şeyler katıyor. İçimizi açıyor, içimizi kapatıyor. Oysa içimiz kapalı ya da kötü ise mevsimin hangi mevsim olması fark eder mi? Hangi mevsimde olduğunu bilmeden yaşanan anları unutmamak gerek. Yorgun, isteksiz ve mutsuz. Aslında her güne, her ana biz anlam yüklüyoruz.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"BAHAR AYLARINDA GÜNLÜK ANİ HAVA DEĞİŞİKLİKLERİ RUH SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLİYOR." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Füsun BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Zayıf Karne Sendromu - Okul Başarısızlığının Nedenleri , Psk.Eylem AYRANCI
  • Soteria Projesi: Şizofreniyi Nasıl Yeneriz? , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Boşanmalı Mı Boşanmamalı Mı? , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Eş Seçme Kuramları , Psk.Duygu AYHAN
  • Ailenin Oluşumu Ve Etkileri , Psk.Serhat YABANCI
  • Çocuklarda Korkular Ve Saldırganlık , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Andropoz Ve Panik Atak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kişilik Ve Dayak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Bağımlı Gençlik Ve Teknoloji Bağımlılığı , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Erotomani Ve Şizoid Kişilik , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kıskançlık Ve Stres , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Şiddet Uygulanan, Şiddet Uygular! Ve Erkekler De Şiddet Görüyor , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Depresyonda Mıyız Yoksa? Ve İnsan Olmanın Temel Niteliklerinden Yoksun Olan , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Çocuklarda Enüresis-Alt Islatma (Nedenleri Ve Öneriler) , Psk.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Kendine Yetebilmek , Psk.Serhat YABANCI
  • Röportaj: Antidepresan Eşittir Çağdaş Muska , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Gençler İçin Başarı , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuk Ve Afet : Felaketlerin Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri , Psk.Nevin KÜÇÜK
  • Stres Ve Başetme Yolları , Psk.Mehmet Enver BAYATLI
  • Anne-Bebek İlişkisi , Psk.Gülçin BALKI
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    09:42
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler