2007'den Bugüne 80,591 Tavsiye, 25,680 Uzman ve 17,970 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
İnternet Alışkanlığı Kısa Sürede Nasıl İnternet Bağımlılığına Dönüşür
MAKALE #10193 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Aralık 2012 | 3,302 Okuyucu
İNTERNET ALIŞKANLIĞI NASIL BAĞIMLILIĞA DÖNÜŞÜR

İsim takmak göründüğü kadar basit bir eylem değildir. Çünkü bu eylem akabinde gelecek algıları ve yaklaşımları belirlemesi bakımından büyük bir önem taşır. Bir adama onca iyi ve saygın meziyetine rağmen söz gelimi kel sıfatını takın, yığınla insan o kişiyi daha ilk gördüğünde hiç bir meziyetini aklına dahi getirmeyecek, sadece kelliğini öne çıkararak algılayacaktır.

Bu psiko-bilimsel yöntemi bazı devletler veya örgütler İslami terör vb. şekillerde, ticari sektörler de şık giyimli ve alımlı kadın figürlerinin tanıtımı yapılan arabanın vs. önüne çıkarılması suretiyle reklam alanında uygularlar.

Evet, aslında her şey isim koymakla başlıyor. Bu isim kısa sürede zihinleri ilgili meseleye bakış noktasında yeniden dizayn ve inşa ediyor. Bakışlar değişince yaklaşımlar, yaklaşımlar dönüşünce de akabindeki uygulamalar ve daha pek çok şey değişiyor haliyle. Derken söz konusu süreç öyle bir noktaya varıyor ki bu işten bir biçimde etkilenmeyen hiçbir kimse kalmıyor toplumlarda.

Mesela herkesin üzüntü dediği duyguya depresyon dediğinizde iki kazanımınız oluyor. Yo üç... Hayır dört… Yani anlayacağınız çok karınız oluyor!

Birincisi, bir duyguya depresyon dediğinizde onu bir çırpıda hastalık kategorisi içine almış, avamın dünyasındaki üzüntü adıyla meşhur olmuş makamından alaşağı edivermiş oluyorsunuz! Bundan üzüntünün fazla bir kaybı olmuyor. Çünkü o halkın ağzındaki makamından daha saygın bire mertebeye yükseliyor, bu sinsi operasyon sonunda.

Evet bu işlem sonunda, yani üzüntüyü hastalık sıfatı takarak farklı bir paketin içine alınca haklı olarak tedavisi gündeme geliveriyor. Böylece bu duyguyu tedavi edecek ajanlar devreye girmeye başlıyor, peşinden. Bu süreç sonunda bu maddeyi üretenler başta olmak üzere herkes, mesela yazanlar, satanlar, nakliyeciler, ham madde üreticileri, hatta yan sanayi olan terapi - danışmanlık sektörü de dahil olmak üzere koca bir zincirin tüm halkaları kazanmaya başlıyor. Bu duyguya hastalık adı takılmasaydı, halkın ağzında hafifi ve orta şiddetli olanı üzüntü, daha ağır geçirileni de elem yahut keder olarak kullanılmaya devam etseydi şayet, bunun halktan başka kime ne yararı olacaktı ki!

Şimdilerde yeni bir etiketleme olgusuyla karşı karşıyayız: İnternet bağımlılığı hadisesi!

Oysa bunun bu güne değin bilinen, işin doğasına en uygun düşen adı internet alışkanlığıydı. Ancak siz de takdir edersiniz ki bir sorunu alışkanlık olarak kabul edip de ticari bir meta haline getirebilmek, bunun için de tedavi paketine atabilmek öyle kolay bir şey değildir. En azından bu uygulama aleni eleştirilere açık olur. Çok alenileşmiş her eleştiri ise itibar kaybettirir. Haliyle de sektörü olumsuz yönde etkiler!

Ancak internet kelimesi aynı kalsa dahi "alışkanlık" sıfatını değiştirir, yerine "bağımlılık" kavramını ikame ederseniz bu olgunun bağlamını anında değiştirivermiş; avamın sürekli beleşe kullandığı kadir - kıymet bilmez dimağından kapıp tedavi dünyasının yitik malı haline getirivermiş olursunuz!

Artık işin kalan kısmı çok kolaydır. Bir duygu türünü tedavi sektörünün metası haline getirdiğinizde artık dışarıdan gelebilecek hiçbir eleştirinin fazlaca bir kıymeti de kalmamış olur. Bir kere bu potaya soktuktan sonra zaten çok az eleştiri ve tenkit gelecektir dışarıdan. Gelebilecek üç – beş eleştiri olacaksa da bunlardan kimini bilim, kimini uzmanlık, kimini otorite, kimini de bilimsellik vb. argümanlarıyla kısa sürede bertaraf edip geri püskürtmek son derece kolaydır.

Böylece internet alışkanlığı yıllardır beleşe kullanıldığı avamın elinden alınmış; artık pazarlanmaya açık bir meta olarak değer gördüğü kapitalist bir piyasada yepyeni bir makam edinmiştir. Bu şekilde internet alışkanlığı olgusu da sonunda hastalıklar arasındaki saygın yerini almıştır.

O artık alışkanlık değil; bağımlılıktır.

…

Haberlerde bu konuyla ilgili olarak, "Gençlerimizi bekleyen büyük tehlike, internet bağımlılığı" deniyor. Ardından bu sorunun da alkol ve madde bağımlılığıyla aynı tedaviye dahil olduğu ifade ediliyor.

Sizce internet alışkanlığı ile madde (uyuşturucu, kokain, esrar vb) kullanımı ve alkol arasında bir benzerlik var mı?

Evet alkol ve madde kullanımında vücuda somut olarak zerk edilen, tıbben de zararlı olan bir madde var. İnternette böyle bir şey yok. Ama ikisinin de sıfatı ortak; bağımlılık. Ha evet, doğru! Oradan kurtarıyor. Ortak noktası bu!

Bu durumda üçü de aynı yolla tedavi edilecek elbette. "Halinden heybeti yaman" sözüyle anlatılan gerçeğe uygun olarak hem kel hem fodul olduğunuzu unutur, elinizde topu topu üç grup ilacınızın olduğuna bakmadan "hastalık" sayısını kısa sürede 360’a çıkarırsanız, bununla da yetinmez düne kadar internet alışkanlığı olan bir sorunu, “Artık koca pasta haline geldi, işte şimdi tam sırası...” dercesine esrar, uyuşturucu ve alkol gibi somut kimyevi madde bağımlılığıyla aynı kategoriye alırsanız elbette aynı grup ilaçlardan birini tedavi diye sunmak zorunda kalırsınız.

Oysa bağımlılık, yani eski adıyla alışkanlık bir davranış biçimidir. Bir şey sürekli tekrar edilirse alışkanlığa dönüşür. Bu hastalıklı bir süreç değildir; tamamen eşyanın tabiatının gereğidir. Yani işin doğasının son derece tabii bir neticesidir. Her sağlıklı birey hoşuna giden, sevdiği, zaman geçirdiği şeyi daha çok kullanmak ister. Bu kullanım bir kontrol süzgeciyle paralel gitmez ise, bu konuda kişiler ve aileleri doğru mesleki bilgilerle desteklenip yönlendirilmez ise sevilen her şey sevildiği için yapılır, yapıldıkça alışkanlığa dönüşür, elbette ki zamanla bağımlılık denilen hali alır. Bu zincirleme gelişen sürece alışkanlığı bağımlılık olarak nitelemeyi de eklerseniz yığınla kişiyi, en çok da çocukları ve gençleri bir davranış biçiminin antidepresanlarla tedavi edildiği bir garabetin derin ve karanlık kuyusuna atarsınız!

Evet, bir alışkanlık yaygınlaşırsa, alışanların sayısı dişe tırnağa dokunur bir rakama ulaşır da birilerinin iştahını kabartır bir noktaya varırsa kısa sürede bağımlılık adını alır. Sonra da bireyler -hatta çocuklar- bir madde olan alkol, yine bir kimyasal karışım olan uyuşturucu tedavisinde kullanılan ajanlarla tedavi altına alınır. "Bu bir hastalık değil, alışkanlık. Alışkanlık için ilacımız yok, kusura bakmayın" diyecek halleri yok ya! Bu tür konularda, yani mesleki kaygı ile hareket etme noktasında hac'dan daha yeni gelmiş uzmanlarla değerlerinin dedesi Darwin olanlar arasında fazlaca bir fark göremedim bu güne kadar!

İçe kapanıklık (hareket azlığı) ile aşırı hareketliliği bile aynı ilaçla tedavi ediyorken, depresyonla karı koca arasındaki iletişim bazlı sorunlara bile aynı etken maddeyi sadece farklı ticari isimler altında veriyorken, altını ıslatan çocukla kekemeliği olanı bile aynı ajanla evine yolluyor iken hiç olmazsa kavram noktasında ortak bir yanı bulunan (bağımlılık ortak noktası) durumlara aynı şeyi yapmış, aynı tedaviyle yaklaşmış çok sayılmaz aslında!

Psikolog
İzzet Güllü
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İnternet Alışkanlığı Kısa Sürede Nasıl İnternet Bağımlılığına Dönüşür" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► En İyi Arkadaşım İnternet Psk.Dnş.H. Burcu TATOĞLU
► İnternet Bağımlılığı Uzm.Psk.Nuray ŞAHİN
► İnternet Bağımlılığı Uzm.Psk.Rabia BİNALİ
► İnternet Bağımlılığı Psk.Edagül DURSUN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,970 uzman makalesi arasında 'İnternet Alışkanlığı Kısa Sürede Nasıl İnternet Bağımlılığına Dönüşür' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:58
Top