Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Boşanma ve Çocuk
MAKALE #10233 © Yazan Psk.Gökül KARLUK ER | Yayın Ocak 2013 | 2,299 Okuyucu
Ruh saglıgını güvence altına alan en önemli etken çocukluk yıllarındaki sıcak bir aile ortamıdır. Bu nedenle annesiz babasız büyümek, anneden ya da babadan ayrı olmak
çocuğun ruh saglıgını bozabilecek durumlardan biridir.

Aile yasantısı çocugun gelisiminde çok önemli bir rol oynamaktadır. Çocugun ilerideki uyum düzeyini ve zorluklarla nasıl mücadele edecegini belirleyen güçlü kisilik özellikleri aile üyelerinden ögrenilmektedir. Ayrıca aile üyelerinin çocuklarına sagladıgı destek basarıyı ve basarısızlıgı önemli ölçüde belirlemektedir.

Her çocuk anne ve babasının ayrılması karsısında farklı tutum içine girebilir. Ancak genel olarak çocuklarda huzursuzluk, hırçınlık,tedirginlik ve saldırgan davranıslar gözlenir.

Uyumsuzluk çocugun yasına, bosanma öncesi ve sonrası aile iliskilerinin durumuna göre degisir. Arkadas iliskilerinde ve okul basarısında da sorunlar kendini gösterir. Çocugun okula uyumunda ortaya çıkan sorunlar arkadas ve sınıf içi sorunlara bu da ders basarısına olumsuz olarak yansımaktadır.

Dengeli,duygusal, ilgili, yakın ve toplumsal etkilesimin güçlü oldugu aile
ortamında yeterli bir güven, sevgi ve sevecenlik içinde büyüyen çocuklar, gelisimlerive ilerletmeleri için gerekli yasam deneyimlerini elde edebilirler. Bu tür aile ortamlarında yetisen ve yasayan çocuklar, yasadıkları zorluk ve sıkıntılarla etkili bir sekilde basa çıkma ve bunlara uyum saglama becerisine sahip olabilirler. Ayrıca aile üyeleri tarafından çocuga duygusal ve sosyal açıdan yeterli olanakların saglanması, çocugun saglam bir kisilik yapısına sahip olmasının yanı sıra akademik anlamda yeterli ve basarılı olmasını saglayabilir.

Dagılmıs veya bosanmıs ailelerde yasayan çocukların yasamında psikolojik, sosyal ve ekonomik olarak esaslı degismeler olur. Bu degisikliklerle beraber çocuklar yeni rolleri, yeni ilişkileri ailenin ekonomik durumunu, yeni çevreyi, okul ve arkadaslarının yasamlarını anlayamaz; uyum saglamada ve güçlüklerle basa çıkmada zorluk yasayabilir. Sebebi ne olursa olsun, ailenin parçalanması çocuklar için travmatik ve acı veren bir durum olarak ortaya çıkar.

Bosanma, aile üyeleri açısından pek çok seyi ve pek çok kisiyi etkileyen ekonomik koşullar aile rolleri, aile bütünlügü ve aile iliskilerinde bir takım degisikliklere sebep olan ve ailenin sürekliligini etkileyen bir olaydır.

Aile bölünmesi, ana baba ile çocuk arasındaki duygusal gelisimin azalmasına
neden olur. Bu da bireyin yalnız duygusal yasamını etkilemekle kalmaz, onun bedensel, zihinsel ve toplumsal gelisimini de olumsuz yönde etkiler.

Çocuklar ana-babalarının ayrılması ve bosanmasına,aile yapısının bozulmasına
suçluluktan (sorumlunun kendileri olduguduygusu), kızgınlıga (ana-babadan birini ya da her ikisini suçlama) ve yadsımaya (hiç bir sey olmamıs gibi davranma) kadar degisen çesitli biçimlerde tepki gösterirler. Okul öncesi çagdaki çocuklar uyum saglamada özellikle güçlük çekerler, okul çagındaki çocuklar ise genellikle okulda uyumsuz davranıslar gösterir ya da ögrenme sorunları yasarlar. Daha büyük çocuklar ve ergenler, küçük çocuklardan daha fazla yogun kızgınlık gösterme egilimindedirler. Çünkü ergenlik dönemindeki gençlerin ana-baba destegineve bir güven ortamına gereksinimleri vardır.

Bir çocugun bosanma, ayrılma ya da terk edilme gibi olaylar sonucu anababasını yitirmesi durumunda genellikle anne babada, olay öncesinde baslayarak yıllarca süren çesitli kisilik bozukluklarının bulundugu görülür. Bu nedenle ana babadan birinin yitirilmesinin yarattıgı etkiyle, bir arada yasamaya bile dayanamayan insanlar tarafından yetistirilmenin etkilerini ayırt etmek oldukça güçtür. Oysa anne ya da babanın ölümünün çocuk üzerindeki etkileri, daha çok olayın kendisine ve yarattıgı sonuçlara baglıdır.
Bosanma süreci ve sonrasında çocugun anne ve babasının destek ve kontrolünden mahrum kalması, çocugun velayetinde olmadıgı ebeveyniyle arasındaki iliski kaybı olması, ebeveyn arasında süren çatısmalar, gelir düzeyinde düsme, ev-okul ve arkadas degisimleri gibi stres yaratan durumlar, çocugun bosanma sonrası uyumunu, iyilik halini ve sosyal iliskilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Stres yaratan bu durumlara ragmen, ebeveyn ve çocukların bireysel, sosyal ve yapısal kaynaklarını etkin kullanabilme becerisi, bosanmayı anlamlandırma ve tanımlama biçimi ile demografik özelliklerinin bireyi bosanmanın olumsuz etkilerinden koruyan koruyucu faktörler oldugu düsünülmektedir.

Bosanmanın çocuklar üzerinde yaratabilecegi etkilere genel olarak bakıldıgında;
ebeveynin bosanmasının çocuklarda akademik basarı, davranıs, psikolojik uyum, benlik saygısı ve sosyal iliskiler alanlarında olumsuz sonuçlara yol açtıgı saptanmıstır. Ayrıca bosanmıs aile çocuklarının tam aile çocuklarına göre daha zor psikolojik uyum gösterdigi, sosyal becerilerinin daha az oldugu ve mücadele etmede daha istikrarsız davrandıgı bildirilmistir.

Bosanmayla olusan aile içi rollerdeki degisim,çocuklarda depresif belirtilere, sinirli, tedirgin, uyumsuz ve antisosyal davranıslara neden olmaktadır. Kısa vadede öfke, utangaçlık,umutsuzluk, güvensizlik yasayan ve somatik yakınmaları olan çocukların uzun vadede alkolizm, depresyon, anksiyete ve intihar egilimi risklerinin arttıgı gözlenmektedir. Bu çocukların ebeveynleri, arkadasları ve ögretmenleriyle iliskilerinde de sorunlar yasadıkları ve genellikle daha az sosyal oldukları saptanmıstır.

Birey, aile ve toplum üçgeninde sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına
neden olabilecek daha çok psikososyal kökenli etmenleri içeren risk faktörleri, bireyin sahip oldugu potansiyeli tam olarak kullanmasını engelleyerek özsaygısını düsürmekte, özyeterlik algısını olumsuz yönde etkilemekte ve sonuç olarak yasanan stresler karsısında saglam kalamamasına (kendini çabuk toparlayamamasına) neden olmaktadır.

Boşanmanın yol açtığı psikolojik faktörlerden ziyade boşanma öncesi çatışmalar, iletişimsizlikler çocukları daha fazla etkilemektedir. Boşanma öncesi yapılan ya da yapılması planlanan herşey boşanma sonrasını etkilemektedir.

Boşanma olayına bazı çocuklar kolay bazı çocuklar da çok güç alışırlar. Çocuk birlikte yaşadığı kişiye kızar. Giden anne ya da babasının gitme nedeninin, yanında kaldığı kişi olduğuna inanmaktadır. Bundan sonra giden kişi ile aynı evde yaşayamayacak, anne ve babasının iyi yada kötü birlikte yaşamalarına tanık olmayacaktır. Bu durumdaki çocuk için boşanma kabul edilmez bir gerçek olacaktır. Kabul edilmeyen bu gerçek karşısında çocuk çeşitli duygusal ve davranışsal sorunlar yaşayacaktır.

Her çocuk anne ve babasının ayrılması karşısında farklı tutum içine girebilir. Ancak ortak tutumlar; hırçınlık, huysuzluk, tedirginlik, saldırganlık ve davranış bozukluklarıdır. Bu belirtiler çocuğun yaşına, olayın çocuğa anlatımına,boşanmanın öncesi, boşanma sırası ve boşanma sonrasında anne babanın tutumuna, çocuğa gösterilen ilgiye bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir.

Boşanma sonrası çocukların gösterdiği tepkilere genel olarak bakıldığında;
Çocuklar duygularını ifade etmekte zorlanırlar. Anne babalarına ya da diğer büyüklere karşı bağırabilmektedirler. Evde bir şeyleri kırıp dökebilirler. Çocuk ağlamaya, hüzünlü olmaya ihtiyaç duyabilir.

Çocuklar sık sık yaşadıkları yoğun karmaşanın etkisiyle farklı duygusal reaksiyonlar gösterirler. Hemen hemen bütün çocuklar keder, kayıp, geleceğe dair güvensizlik ve şüphe hissederler. Tepkiler çoğunlukla çocuğun yaşına bağlıdır. Okul çağı çocukları üzüntü ve geri çekilme, endişenin artması, aşırı hastalık veokuldan kaçış, akademik başarıda düşüş, okulda davranışsal problemler ve anne-babalarla münakaşalar sergilerler.

Çoğu çocuk anne ve babalarının arasındaki çatışmalara kendilerinin sebep olduğuna inanabilir; suçluluk duygularına kapılabilir. Bu durumda özellikle evden ayrılan anne ya da babanın çocukla aynı cinsten olduğu durumlarda çocuk onun rolünü üstlenmeye çalışabilir. Bazen bu durum evde kalan anne ya da baba tarafından pekiştirilebilir. Bazı çocuklarda anne ve babalarını bir araya getirebilmek için sorumluluklar alabilir, bazen de kurban olabilir. Çocuk hem fiziksel hem de psikolojik olarak yaralanabilir. Travma geçirip boşanmayı durdurmak isteyebilir. Çocuklar anne ve babalarının evlilikleri bitse de onların birlikteliklerine ihtiyaç duyabilirler.


Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanma ve Çocuk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Gökül KARLUK ER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Gökül KARLUK ER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Gökül KARLUK ER'in Makaleleri
► Boşanma ve Çocuk Psk.Dnş.Adem TATAR
► Boşanma ve Çocuk Psk.Sinem ERUSTA DÜNDAR
► Boşanma ve Çocuk Psk.Dnş.Aslı DENİZ
► Boşanma ve Çocuk Psk.Gizem HÜNERLİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,475 uzman makalesi arasında 'Boşanma ve Çocuk' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuk ve Oyun Şubat 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:52
Top