TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Hubic'ten herkese ücretsiz!
Çocuk ve Adölesanlarda Egzersizin Önemi ve Etkileri
MAKALE #10267 © Yazan Dyt.Seda KAYA | Yayın Ocak 2013 | 2,949 Okuyucu
ÇOCUK VE ADÖLESANLARDA EGZERSİZİN ÖNEMİ VE ETKİLERİ

Bildiğiniz gibi çağımız sanayi toplumunun getirdiği özellikler nedeni ile hepimiz sedanter (oturarak vakit geçiren) bir yaşam biçimine yönlenmekteyiz. Bu yönelimin bir sonucu olarak aşırı kilo alımı(obezite-aşırı şişmanlık) ve onun beraberinde getirdiği sağlık sorunları gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de hızla artmaktadır. Çocukluk döneminde fiziksel aktif olan bireylerde bu sorunla karşılaşma oranı/olasılığı aktif olmayanlardan ciddi hatta yok denecek kadar azdır. Dolayısı ile bu sorunun nedenini ve çözümünü çocukluk dönemi alışkanlıklarında aramak gerekir.Günümüz elektronik ve otomobil çağı ilerleyen bir şekilde çocukların ve biz erişkinlerin egzersiz alışkanlığında gözle görülür bir düşüşe neden olmaktadır(1).



Spor, çocuklarımızın dengeli ve sağlıklı bir şekilde büyümesi için önemli bir araçtır. Sağlıklı nesiller yetiştirebilmek, çocuklarımızı spora bilinçli yönlendirebilmek, sporda başarıyı yakalayabilmek, aktif bir yaşam biçimi; çocuklara verebileceğimiz en sağlıklı hediyedir(2).


6-9 yaş, gelişim dönemlerinden çocukluk dönemi,psikomotor gelişim dönemlerinden ise temel hareketler ve sporla ilişkili hareketler dönemleri içerisinde yer almakta olup; çocukların büyüme oranı 6 yaş civarı yavaşlamaya başlar ve boy, vücut ağırlığından daha hızlı artarak çocuklara ince bir görünüm kazandırır. Bu inceleşme enerjik hareket kapasitesini arttıran kas dokusundaki hızlı artışla birlikte seyreder. Kas koordinasyonu 5-6 yaş civarında vücut kontrolündeki artış ile kassal gelişime eşlik eder. Yaklaşık 6 yaş civarında beyin fizyolojik fonksiyonlar ve yetişkin ağırlığının % 90 ına ulaşır ve olgunlaşmaya başlar. Bu periyodun sonunda kalp,doğumdan itibaren 4 kat büyüklüğe ulaşır. Respiratuvar fonksiyonlar etkinleşir.Bu yaş dönemi süresince motor beceriler geçişken (transisyonel) olarak karakterize edilebilir. Motor gelişimin transisyonel becerileri temel becerilerin dışında gelişir: örneğin; çocukların 3 tekerlekli bisiklet kullanımından normal bir bisiklet kullanımına geçmeleri gibi. Bu periyot süresince hareketlerin güvenliği için hizmet etmek yerine, yarışma oyunları,dans ve diğer rekreasyonel hareketler aktiviteler işbirliği içerisinde kullanılan bir araç olmaktadır. Erken temel beceriler daha ince olmaktadır ve böylece daha akıcı ve otomatik görünmektedirler. Toplu oyunlar daha çok bilinmektedir ve çocuklar problemsiz iyi koordine edilmiş koşu modellerini göstermeye başlarlar ve kontrol altında zıplayıp atlarlar (4).


Çocuğun bluğ çağı öncesi ve sonrası düzenli olarak yaptığı spor etkinlikleri, sağlıklı bir fiziki yapının gelişmesini sağlarken, genç yaşlarda fiziki yapının bozulmasını geciktirmede önemli bir rol oynamaktadır. Bilindiği gibi, büyümenin en hızlı olduğu çocukluk devresinde insan vücudu değişken bir yapıya sahiptir. Çocuk bu devrede sağlıklı beslenir, düzenli egzersiz yapar, gerekli uykuyu alır ve esnekliği koordinasyonu, dayanıklılığı ve kuvveti arttıran faaliyetlerde bulunursa, büyüme ve gelişme yeteri kadar olur ve genetik olarak sahip olduğu fiziki yapıya ulaşabilir(2).


Adölesan dönem (11-21 yaş) çocukluktan yetişkinliğe doğru geçişte oldukça dinamik süreçtir. Bu dönemde adölesanın bağımsız birey olma çabası, akran grupları gibi sosyal çevrenin etkisi, dış görünüşün önem kazanması, aktif yaşam tarzı gibi etkenler yeme davranışlarına ve beslenmeleri üzerine oldukça etkilidir. Hayat boyu sürecek beslenme alışkanlıkları adölesan dönemde yerleşir. Bu dönemde ayak üzeri hızlı atıştırma ve yağ, şeker ve tuzdan zengin olan “fast food” alışkanlıkları ya da öğün atlama artmaktadır. Bu dönemde kötü beslenme alışkanlıkları ve beslenme bozuklukları daha sıktır. Beslenme çocukluk ve ergenlik döneminde yeterli ve dengeli olmazsa, ileri dönemlerde önemli kronik hastalıkların oluşmasına zemin hazırlayabilir. Kötü beslenme alışkanlıklarının yerleşmesi ileriki yıllarda osteoporoz, obezite, hiperlipidemi, cinsel gelişimde gecikme, kardiyo-vasküler hastalıklar ve kanser gibi pek çok hastalığa zemin hazırlar(3).
Adölesan dönem; bireysel gelişim, yeme ve egzersiz konusunda otonominin en fazla arttığı dönem olduğundan beslenme davranışında da hızlı değişimler gözlenebilmektedir. Beslenme ve aktivitedeki bu değişimlerin belirlenebilmesi için bu dönemde değerlendirmelerin yapılması önemlidir (3).



Adölesanlara yönelik sağlığı koruyucu çalışmaların geliştirilmesi ve yürütülmesi çok önemlidir. Sağlık profesyonelleri koruyucu programları başlatmada, pozitif yaşam davranışları için cesaretlendirmede danışman olarak önemli role sahiptir. Okullar tüm bu çalışmaların yürütülmesinde önemli fırsat alanlarıdır. Okul sağlığı alanında çalışan profesyoneller, anasınıfından üniversite öğreniminin sonuna kadar, okul sağlığı eğitim programlarında beslenme ve egzersizle ilgili programları yürüterek, çocuk ve adölesanlara doğru mesajları iletebilir, aile ve okul işbirliğini sağlayabilirler(3).
Sedanter yaşamın getirdiği sonuçlara bakıldığı zaman;Birleşik Devletleri'nde okul dönemi çocuklarında son 30 yıllık dönem için(özellikle son 10 yıl) aşırı kilolu çocuk sayısı 2 katına çıkmıştır. 1970'liyıllarla karşılaştırıldığında 2000'li yıllarda ABD'de çocukluk dönemi obezitesin de %60'lık bir artış buna güzel bir örnek teşkil etmektedir. Obez(aşırı kilolu) çocukların %80'nin yaşamlarının ileriki dönemlerinde erişkin obez olduğu gerçeği bu sorunun boyutlarını daha ciddi hale getirmektedir.Bu sorunun en basit çözümü ise çocuklarımızın yeme alışkanlığını sağlıklı bir biçime kaydırmak ve onları fiziksel aktiviteye yönlendirmektir. Ebeveynlerin fiziksel aktif yaşam biçimleri çocuklarına yol gösterici/yönlendirici ve heveslendirici bir örnek olacaktır (1).



Yapılan bir araştırmada Galatasaray yaz futbol okuluna katılan 10-14 yaş arası futbolcuların bazı antropometrik ölçümlerindeki değişimler incelenmiştir. Yaz futbol okuluna katılan her çocuğun (n:37), yaz okulunun başında ve sonunda olmak üzere; boy, vucut ağırlığı, tricepsyağ,subrailiac yağ, subscapular yağ, calf yağ, biseps çevre, baldır çevre,humerus bicondüler çap ve femur bicondüler çap ölçümleri alınmış, vücut yağy üzdesi ile beden kitle indeksi hesaplanmıştır. 16 haftalık düzenli antreman programının sonunda da alınan ölçümlere göre yapılan değerlendirme sonrasında, boy uzunluklarında anlamlı bir azalma, deri kıvrım kalınlıklarında anlamlı azalma,biceps çevre, baldır çevre, humerus bicondüler çap ve femur bicondüler çap değerlerinde anlamlı artış, vücut yağ yüzdesinde anlamlı bir azalma gözlenmiştir. Çocukların BKI değişimler anlamlı bulunmamıştır. Vücut yağ değerlerindeki anlamlı farklılığı; ekstremitelerdeki deri altı yağ tabakası kalınlığının erkeklerde ergenlikle birlikte azalması ve günde 90 dk süresince yapılan düzenli egzersizlerin metabolizmanın yağ yakımı üzerindeki olumlu etkileriyle açıklanabilir (2).


Avustralya’ da 8-12 yaş arası 20 erkek atlet üzerinde yapılan bir araştırmada denek grup 8 ay süre ile takip edilmiştir. Bu süreç içerisinde haftada 3 kez 30dakikalık egzersizler düzenlenen grup 20 kişilik kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, düzenli egzersiz yapan grubun kafa ve kol kemikleri hariç beden kemik yapısında anlamlı bir değişim gözlenmiştir. Boy, oturma yüksekliği,ağırlık, kemik kitlesi, kemik hacmi, kemik çevresinde deki artış , dual-enerjıX-ray cihazı ile yapılan kemik mineral yoğunluğundaki artış ile belirlenmiştir(6).


Çocuklarımızın fiziksel aktiviteye katılımlarının onlara sağlayacağı birçok fayda olacaktır. Öncelikle daha sağlıklı ve zinde olacaklardır. Büyüme ve gelişmeleri pozitif etkilenecektir. Vücutlarının hareket kabiliyetini daha iyi anlayıp geliştirme olanağına sahip olacaklardır. Vücut hareketlerini daha iyi kontrol edebileceklerdir. İleri ki yaşlarına taşıyabilecekleri aktif bir yaşam stiline sahip olacaklardır. Yaratıcı doğal yeteneklerini geliştirme şansları olacaktır. Entellektüel ve sosyal gelişim olarak önemli pozitif adımlar atacaklardır. Yaşam şartlarının,çevreninin getirdiği gerginlik, stres, depresyon, saldırganlık ve huzursuzlukla daha kolay baş edeceklerdir. Kendine güven, kendini daha iyi hissetme, bir konuya yoğunlaşma (konsantrasyon), hoşgörü (tolerans), iletişim, kişisel farklılıklara saygı duyma, kendini tanıma, sebat etme gibi birçok özellikleri pozitif anlamda gelişecektir(1).


Atatürk Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu tarafından yapılan bir araştırmada tesadüfi yöntemle seçilen, statik germe grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 gruptan oluşan toplam 28 kız öğrenci takip edilmiştir. Yaş ortalamaları 12.54±0.93, kontrol grubu yaş ortalaması ise14.00±0.78 tir statik germe grubu 6 hafta haftada 3 gün statik germe programında tabi tutulmuştur. Statik germe egzersizi gövde fleksiyonu ile sınırlandırılmıştır. Bu testte esnekliği ölçmek için otur uzan testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına dayanarak; statik germe grubunun kontrol grubundan daha da fazla esneklik gelişimi gösterdiği ortaya çıkmıştır. Esnekliği geliştirmekteki amaç kas gevşemesini uyaran sinirler yerine, engelleyen sinirlerin daha çok kullanımını sağlamaktır. Bu araştırmanın sonuçları statik germe egzersizlerin esneklik üzerindeki olumlu etkisi ile açıklanmaktadır (7).


Sportif aktivitelerin, çocukların fiziksel ve fizyolojik gelişimleri üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu bilinmektedir. Düzenli egzersiz, organizmada azot tutuşunu ve protein sentezini arttırmakta, bu da büyümeyi uyarmaktadır. Yine fiziksel aktiviteler, çocukların vücut kompozüsyonları üzerinde olumlu etkiler göstermekte; fiziksel olarak aktif olan çocuklar olmayanlara oranla daha az yağlı vücut kitlesine sahip olmaktadırlar. Fiziksel aktivite ve halk sağlığı ile ilgili yapılan bir çalışmada, çocukların daha önceki yıllara göre daha inaktif ve obez oldukları ve bunun da diabet,hipertansiyon ve kardiyovasküler rahatsızlıklar gibi risk faktörlerini arttırdığı, bu olumsuzlukların sedanter yaşama ilişkili olduğu ifade edilmiştir(4).


Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmada sporcu olmayan sedanter çocuklara uygulanan egzersizin solunum parametrelerine olan etkisinin tespit edilmesidir. Araştırma;yaşları 10-16 arasında değişen, aktif olarak spor yapmayan 20 çocuk üzerinde yapılmıştır. Çalışmalar 3 ay süresince haftada 4 gün ve 60 dakika olacak şekilde yaptırılmıştır. Denekler BESYO olimpik futbol sahasının parkurunda 5dakikalık ısınma evresinden sonra sürekli koşular metodu ile %50 şiddette 25dakika süresince koşturulmuştur ve koşma metodu uygulanırken tempo devamlı olarak ayarlanmıştır. Koşulardan sonra aynı sahada 7x7 oyun formu ile 20 dakika çift kale maç oynatılmıştır ve soğuma jimnastiği ile çalışmalar sonlandırılmıştır. Deneklerde zorlu vital kapasiteleri (FVC), 1 saniyedeki zorlu ekspirasyon volümleri (FEV!), yüksek ekspirasyon akımları (PEF), yüksek inspirasyonakımalrı (PIF), zorlu ekspirasyon akımları (FEF 25-75),ve maksimum volüm (Vmax25-50-75) parametreleri 3 aylık antrenman öncesi ve antrenman sonrası olmak üzere iki ölçüm yapılmıştır. FVC,FEV1,PEF,PIF,FEF 25-75, ve Vmax 25-50-75sonuçları bağımlı t testi ile karşılaştırılmıştır. Deneklerin FVC,FEV1 ve PIF değerlerinde ön test ve son test ölçümlerine göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. PEF ve FEF 25-75 değerlerinde ise öntest ve son test değerleri arasında istatistiki fark (p<0.05) tespit edilmiştir (8).
Son yıllarda yapılan bir başka araştırmada farklı yaş gruplarındaki çocuklarda aerobik egzersizin kardiyopulmoner sistemde yarattığı değişiklikleri tespit ederek, hangi yaş grubunda aerobik egzersizin daha etkili olduğu saptanması amaçlanmıştır. Araştırmaya ortalama yaşları 14.08±0.65 ve yaş aralığı 11-17 arasında değişen toplam 76 çocuk alınmıştır ve yaşlarına göre 3gruba ayrılmıştır. 1. grup (15-17), 2. grup (13-14), 23 ‘ er kişi; 3. grup(11-12): 30 kişidir. Gruplar daha sonra kendi içinde denek ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Denek grubuna 8 hafta süre ile haftada 3 gün 60 dakika aerobik egzersiz uygulanmıştır. Katılımcılara veri toplama aracı olarak elektrokardiyografi (EKG), spirometre,, kan basıncı, kalp hızı, PWC 170 testi başlangıçta ve çalışma sonunda uygulanmıştır. Sonuçlara bakıldığında; grup 1 desistolik kan basıncında ve kalp hızında spor yapanlarda yapmayanlara göre anlamlı bir düşme tespit edilmiştir. Ek olarak; V6 derivasyonda R dalga boyunda spor yapanlarda, yapmayanlara göre istatistiki anlamlı bir artma tespit edilmiştir. Grup 2 de R/S V1derivasyonunda spor yapanlarda, yapmayanlara göre istatistiki olarak anlamlı bir azalma tespit edilmiştir. Grup 3’ de spor yapanların VC, FVC, ve PWC 170 testinde istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmasına rağmen kan basıncında, kalp hızında, V6, R/S V1 değerlerinde herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir. Tüm yaş gruplarında, spor yapanların VC, FVC ve PWC 170 testinde anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Bu çalışmada aerobik egzersizin kardiyopul monersistemdeki etkileri en fazla 15-17 yaş grubundaki çocuklarda görülmüştür (9).
Çocukluk yaşlarda fiziksel aktivite ile edinilen faydaların ileriki yaşlarda da devam ettiği bilimsel araştırmalarca da desteklenmiştir. Örneğin 50'li yaşlardaki emekli bale dansçılarının kemik kitle yoğunluğundaki yaşıtlarından daha yüksek olan değerlerinin o anki aktivite düzeyleri ile ilişkisi olmadığı bunun çocukluk yaşlarında yapılan egzersizlere bağlı olduğu tespit edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nde Harvard Koleji'ne devam eden öğrenciler üzerinde yapılan bir çalışmada ise çocuklukyaşlarında fiziksel aktivitelere katılanlarda koroner kalp hastalığına yakalanma oranı katılmayanlardan belirgin düşük olduğu gözlemlenmiştir. Diğer bir çalışmanın sonuçları ışığında ise genç erişkin dönemde depresyon, intihar,ilaç, alkol, sigara ve marihuana kullanım oranının egzersize katılımın kazandırdığı kişilik özelliklerinden dolayı spor yapmış gençlerde daha düşük olduğu ifade edilmiştir (1).



İsrail’de yapılan bir araştırmada 24 obez çocuk 3 ay süre ile düzenli egzersiz programı uygulatarak, 22 obez çocuk da egzersiz programına dahil edilmeden kontrol grubu oluşturulacak şekilde takip edilmişlerdir. 3 aylık program sonunda 24 kişilik denek grubunda vücut ağırlıklarında, BMI, kan yağı yüzdelerinde, total serum kolestrol seviyelerinde ve LDL kolestrol seviyelerinde anlamlı bir azalma gözlenmiştir. Ve bu değişimin1 yıl sonundaki ölçümlerde de azalarak iyi durumunu koruduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak uzun dönem devam ettirilen egzersiz programının faydalarının olumlu olarak arttığı gözlenmiştir. (5).


Fiziksel aktiviteye katılım birçok getirisi yanında yapılacak yanlış uygulamaların (aşırı, zamansız yüklenmeler) bir sonucu olarak özellikle hızlı büyümenin olduğu dönemlerde çocuklarda yaralanma riskini artırabilir. Kemik gelişiminin devam ettiği dönemlerde jimnastik, bale, dans gibi ağır yüklemelerin yapıldığı aktivitelere katılan sporcu kızlarda eğer beraberinde yeme ve hormonal sorunlar var ise bayan sporcu üçlüsü (yeme bozukluğu, adet görmeme, osteoporoz) diye isimlendirilen bir hastalıkla da karşılaşılabilir. Sporcu kızlarda görülecek bir diğer sorun ise gecikmiş menarş(ilk adet) ve gecikmiş ergenlik (puberta) dir (1).


Çocuklarda fiziksel aktivitenin getireceği olumsuz sonuçların önüne geçebilmek için fiziksel uygunluğa dikkat edilmesi ve egzersiz programlarının bu doğrultuda düzenlenmesi gerekmektedir. Çocuklarda uygulanacak olan hareket eğitim programlarının, çocuğun fiziksel uygunluk, algısal motor ve sosyal duygusal özelliklerini geliştirici niteliklerde olması gerekmektedir(10).


Toplumun her kesiminde fiziksel uygunluktan söz edilmesine rağmen tanımının yapılmasının güç olması bu terim ile ne anlatılmak istendiğinin açıklığa kavuşmasını gerektirmektedir. Fiziksel uygunluk kişinin çalışma kapasitesidir. Bu kapasite kişinin kuvvetine, dayanıklılığına, koordinasyonuna, çabukluğuna ve bu unsurların birlikte çalışmasına bağlıdır. Bir başka tanıma göre ise hareketlerin doğru olarak yapılmasını ve fiziksel dayanıklılıkla ilgili olarak vücudun mevcut kondisyon durumunu ifade eder. Bu tanıma göre fiziksel uygunluğu en yüksek olan kişi yorulmaksızın en uzun süre hareket edebilen kişidir. Bir başka şekilde tanımlanacak olur sa fiziksel uygunluk fiziksel aktiviteleri başarılı bir şekilde yapma yeteneğidir (10).


Fiziksel uygunluk kalp-solunum sistemi dayanıklılığı, kas dayanıklılığı, kas kuvveti, kas gücü, sürat, esneklik, çeviklik, denge,reaksiyon zamanı ve beden kompozüsyonunu içermektedir. Bu nitelikler sportif performans ve sağlık bakımından farklı önemlere sahip olduklarından performansla ilişkili fiziksel uygunluk ve sağlıkla ilişkili fiziksel uygunluk olarak adlandırılmaktadır. Sağlıkla ilişkili uygunluk kalp-solunum uygunluğu, kassal kuvvet ve dayanıklılığı, beden kompozüsyonu, ve esnekliği içerirken, performansla ilgili fiziksel uygunluk ise sürat, çeviklik, koordinasyon ve patlayıcı kuvvet gibi özellikleri kapsamaktadır (10).


Türkiye’de yapılan bir araştırmada 10 -12 yaş erkek çocuklara 16 hafta süresince uygulanan hareket eğitiminin fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya yaşları10-12 arasında bulunan 80 deney ve 122 kontrol grubu olarak toplam 202 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Hareket eğitiminin etkisini araştırmak için, boy,vücut ağırlığı, kavrama ve bacak kuvveti, dikey sıçrama ve anaerobik güç maksVO2, esneklik, beden kompozüsyonu ve sprint ölçüm testleri yapılmıştır. Deney ve kontrol grubunun öntest değerleri arasında , kavrama kuvveti parametresinde(p<0.01) anlamlı farklılık bulunurken, diğer tüm değişkenlerde anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Deney ve kontrol grubu son test değerleri arasında bacak kuvveti parametrelerinde (p<0.05), maks VO2, dikey sıçrama, anaerobik güç, esneklik, beden kitle indeksi (BKI) ve vucut yağ yüzdesi(VYY)parametrelerinde (p<0.01) anlamlı farklılık bulunmuştur. Deney grubu ön-son test değerleri arasında, anaerobik güç parametresinde (p<0.05=, kilo, maksVO2, dikey sıçrama, maksimal kavrama kuvveti, esneklik, BKI ve VYY parametreleri arasında (p<0.01) anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sonuç olarak, düzenli ve uzun süreli uygulanan hareket eğitiminin, 10-12 yaş çocuklarda fiziksel uygunluk özelliklerini anlamlı düzeyde geliştirebileceği sonucuna varılmıştır (10).


Başka bir araştırmada ise yaz futbol kurslarına katılan 6-9 yaş grubu erkek çocukların bazı fiziksel uygunluk özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada yaz futbol okulu kursuna katılan 6-9yaş arası 24 sağlıklı öğrenci gönüllü katılmıştır. Çocuklara kurs öncesi ve sonrası boy uzunluğu, vucut ağırlığı, vucut kitle ındeksi, esneklik, mekik çekme, barfikste kol çekme, durarak uzun atlama, sürat koşusu, aerobik dayanıklılık ölçümleri yapılmış ve ortalamaları alınmıştır. Kurs öncesi ve sonrası yapılan ölçümlerin ortalamaları arasındaki farklar istatistiki yöntemler ile karşılaştırılmıştır. Ve sonuç olarak 6-9 yaş arası bu kursiyer çocukların fiziksel özelliklerinin uygun olduğu; kurs sonucunda boy uzunluğu, vücut ağırlığı, esneklik ve aerobik dayanıklılık özelliklerinin arttığı gözlenmiştir (4).


Benzer/aynı yaştaki çocuklar fiziksel yetenek ve olgunluk olarak çok farklı özelliklere sahiptirler. Bundan dolayı çocuklara egzersiz programı uygulayacak olanın değişik öğrenme yöntemlerini geniş bir algılama zamanı içinde gruba sunması gerekmektedir. Ayrıca çocukların öğrenme stillerindeki farklılıklardan dolayı her bir aktiviteyi farklı derslerde sunmak idealdir. Programlar uygulanırken çocuğa nasıl doğru ve etkili karar verebileceğini öğrenme olanağı da sunulmalıdır. Eğiticilerin diğer bir görevi de çocuğa yeni şeyler keşfetme ve kendini özgürce yönlendirme konusunda yardımcı olmaktır. Bu programlar uygulanırken çocuğun sahip olduğu fiziksel potansiyeli keşfetme olanağı da sunulmalıdır (1).

Erken çocukluk dönemi aktiviteleri(5-7 yaş);


Fiziksel gelişim ve büyüme için;

Koşma, tırmanma, yüzme (sık aralıkla dinlenimli), okulda teneffüs vb. aralarda bütün vücut hareketini içine alan aktiviteler. Postural anamoli tespiti ve düzeltmeye dönük çalışmalar.

Motor yeteneklerin gelişimi için;

Değişik büyüklükte toplarla yapılan kısa mesafe ve düşük hızda atma, yakalama, ayakla vurma vb. çalışmalar. Denge ve çabukluk çalışmaları. Folk, ritmik vb. dans aktiviteleri.

Kavrama(idrak) ile ilgili gelişimi için;

Basit kuralları olan oyunlar, şarkı söyleme oyunları, yaratıcı danslar, keşfedici, araştırıcı aktiviteler

Kişisel ve sosyal gelişimi için;

Bu yaş döneminde çocuklar sıklıkla bireyseldir. Dolayısı ile bireysel aktivitelere ağırlık verilmelidir. Tırmanma vb. aktivitelerle yeteneklerini diğer çocuklarla karşılaştırarak test etme olanağı verilmeli. Hareketlerinden övgü ile söz edilmeli, paylaşma, kazanma ve kaybetmenin güzelliği öğretilmelidir (1).

Orta çocukluk dönemi aktiviteleri(8-9 yaş);


Fiziksel gelişim ve büyüme için;

Koşma,tırmanma vb. günlük aktivitelere, postural gelişime dönük hareketlere devam edilmeli (özellikle erken gelişim gösteren kız çocuklarında). Esneklik çalışmaları eklenmeli.

Motor yeteneklerin gelişimi için;

Temelspor yeteneklerini ortaya koyan çalışmalar. Değişik büyüklükte materyallerle karmaşık denge ve çabukluk çalışmaları. Kompleks hareketler içeren folk ve ritmik dans aktiviteleri.

Kavrama(idrak) ile ilgili gelişimi için;

Dikkat ve el birliği ile yapılan karmaşık aktiviteler. Hareket serilerini ve oyunu kendilerinin uydurduğu aktiviteler.

Kişisel ve sosyal gelişimi için;

Hep birlikte yapacakları mücadeleci top vb. oyunlar. Takım, lider gibi değişik sosyal grup seçimi yapılmalı. Tek bir çocuk yaptığında bütün grup cezalandırılmamalı. Disiplin ve ceza sistemi üzerinde durulmalı. Kişisel disipline önem verilmelidir (1).

Geç çocukluk dönemi (10-12 yaş);


Fiziksel gelişim ve büyüme için;

Güç ve enerji gerektiren aktivitelere, postural gelişime dönük egzersizlere devam edilmeli (özellikle erken gelişim gösteren kız çocuklarında). Esneklik çalışmaları sürdürülmeli.

Motor yeteneklerin gelişimi için;

Kişisel ve takım sporlarında yarışma tarzı organizasyonlar (kız -erkek ayrı). Yetenek ve ilgilerine paralel karmaşık hareketler içeren aktiviteler. Yoğun atma, tutma vb. spora özgü tekrarlar. Sosyal yönü kuvvetli folk ve dans aktiviteleri.

Kavrama(idrak) ile ilgili gelişimi için;

Dikkat ve el birliği ile yapılan karmaşık, takım stratejileri içeren kuralları ve teknikleri öğrenmeye dönük aktiviteler. Oyun ve öğretilerde tartışmaya açık olmak.

Kişisel ve sosyal gelişimi için;

Her çocuğa lider olma şansı tanınmalı. Oyunlar sırasında gerginlikler normal olarak karşılanmalı. Kız-erkek karışık grup aktivitelere önem verilmeli. Kız-erkek fiziksel fark kaynaklı aktivite ile ilgili görünüm anlatılmalı. Liderlik,iletişim, kişisel arkadaşlılar, takım ruhu vb. özellikler aşılanmalıdır (1).

Çocukları sportif aktivitelere katılan ebeveynlere çocuklarına yaklaşım konusunda neler önerilebilir?

Amerikan Spor Hekimliği(Physician and Sportsmedicine 16: 14, 1998) bu konudaki görüşünü şu şekilde ifade etmiştir.
·Çocuğunuz kazansa da, kaybetse de onu sevdiğinizi bildiğinden emin olun.
·Çocuğunuzun fiziksel yetenekleri konusunda gerçekçi olun.
·Çocuğunuzun kendisine gerçekçi hedefler belirlemesine yardımcı olun.
·Hedefin kazanmak değil fiziksel kapasite ve yetenekleri geliştirmek olduğunu vurgulayın ve gelişmiş yetenekleri güçlendirin.
·Geçmişteki sportif başarılarınızı çocuğunuza anımsatmayın.
·Antrenman ve yarışmalarda çocuğunuza güvenilir, riski azaltılmış bir ortam sağlayın (uygun antrenman yöntemi ve malzeme).
·Oyun ve yarışmalarda duygularınızı kontrol edin diğer oyuncu, antrenör/çalıştırıcı ve görevlilere bağırmayın.
·Takımın diğer üyeleri ve çocuğunuz için amigoluk yapın.
·Çocuğunuzun antrenörüne/çalıştırıcısına saygı duyun ve gösterin. Onunla iletişim halinde olun. Eğer uygulamaları ile ilgili katılmadığınız noktalar varsa çocukla değil direkt antrenör/çalıştırıcı ile bunu paylaşın.
·Spordan zevk alın, kendi hedeflerinizi belirleyin ve çocuğunuza pozitif bir model olun (1).

KAYNAKLAR:


1. GürH.’Çocok ve Spor’ Çağın Polisi Dergisi.sayı:112,2011.


2. İriR.,Eker H. ‘10-14 Yaş grubu Galatasaray Yaz Futbol Okuluna Katılan Çocukların Antropometrik Özelliklerinde Meydana Gelen Değişimlerin İncelenmesi’ S.Ü.BES Bilim Dergisi,Cilt 10, Sayı 3,Sayfa:10-18,2008.


3. Yurt S.,Bulduk S.,Gür K.,Özel İ., Ardıç E. ‘Adölesanların Beslenme ve Egzersiz Davranışlarının Belirlenmesi’ Halk Sağlığı Etkinlikleri,-HASEDUR, 15. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, 2012.


4. Gülerd. ‘Yaz futbol Kurslarına Katılan 6-9 Yaş Grubu Erkek Çocukların Bazı Fiziksel Uygunluk Özelliklerinin Değerlendirilmesi’ Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimi Dergisi,Sayı 11 (2), sayfa:1-6,2009.



5. NemetD.,Barkan S.,Epstein Y.,Friedland O.,Kowen G.,Eliakım A. ‘Short and Long-Term Beneficial Effects of A Combined Dietary Behavioral Physical Activity İntervention fort he Treatment of Childhood Obesity’Pediatrics,115(4),443-9,2005 Apr.


6. BredneyM.,Pearce G.,Naughton G. ‘Modarate Exercise during Growth in Prepubertal Boys:Changes in Bone Mass, Size, Volumetric Density and Bone Strenghth: A Controlled Prospective Study’ Journal of Bone and Mineral Research, volume 13, number 12,1998.



7. Demirel N., Yüktaşır B., Yalçın B., Tanesan B., ‘Statik Germe Egzersizlerinin Kız Çocuklarının Esneklik Gelişimi Üzerine Etkisi’ Atatürk Üniversitesi Besyo,Beden Eğitimi ve Spor bilimleri Dergisi.


8. Taşgın E., Dönmez N. ‘ 10-16 Yaş Grubu Çocuklara Uygulanan Egzersiz Programının Solunum Parametreleri Üzerine Etkisi’ Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, sayı: 11 (2): sayfa 13-16,2009.



9. Sevimli D., Koçyiğit F., ‘ Çocuklarda Aerobik Egzersizin Kardiopulmoner Sistemdeki Etkileri’ TAF Preventive Medicine Bulletin, Sayı: 8 (2), Sayfa 125-130, 2009.


10. SaygınÖ., Polat Y., Kocabey K., ‘Çocuklarda Hareket Eğitiminin Fiziksel Uygunluk Özelliklerine Etkisi’ F.Ü. Sağlık Bilimleri Dergisi, Sayı: 19(3), Sayfa205-2012, 2005.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk ve Adölesanlarda Egzersizin Önemi ve Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Seda KAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Seda KAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Seda KAYA Fotoğraf
Dyt.Seda KAYA
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi20 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Hubic'ten herkese ücretsiz!
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Seda KAYA'nın Makaleleri
► Düzenli Egzersizin Faydaları Uzm.Dyt.Özge KARAARSLAN
► Çocuk Beslenmesinde Kahvaltının Önemi Uzm.Dyt.Aysen ARICAN ÖZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,647 uzman makalesi arasında 'Çocuk ve Adölesanlarda Egzersizin Önemi ve Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 93 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kahvaltının Önemi Eylül 2013
► Oruç ve Diyet Temmuz 2012
► Beslenmede Suyun Önemi Ağustos 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:44
Top