TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



MATEMATİK FOBİSİ YA DA HOBİSİ? SİZİN İÇİN HANGİSİ ?

Pdg.Esra BAKİLER
İstanbul
Pedagog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 4 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 29,

* Yayın Tarihi : 08-05-2008 - 19:02 (3 gün önce),

* Ortalama Günde 9.67 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8017 , Kelime Sayısı : 998 , Boyut : 7.83 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Pdg.Esra BAKİLER hakkında söyledikleri:
merhaba bu siteyi bana bir arkadaşım tavsiye etti denedim kesinlikle cevap gelmez sanıyordum ama cevap değil canlı canlı sohbet ettik esra hanımla çok şaşırdım.gerçekten ilgilenmezler sanıyordum her sorumun cevabını buldum içimi rahatlattı bana sorunum hakkında taktikler verdi kendi uzmanlık alanı olmadığı halde hemen ilgili makaleyi bulup bana gönderdi her sorumu cevapladı.tabiki bu ilk görüşmemizdi tavsiyelerini oğlumda deniyeceğim sonucuna göre tekrar görüşmek isterim kendisini çok samimi buldum gerçekten çok teşekkür ediyorum esra hanım açık sözlü, ilgili ve samimiydi.herkese tavsiye edi... [DEVAMI..]
(aynur, Danışan, 06-05-2008)

Esra Bakileri bir seansı esnasında gördüm. Ebeveyn ve danışanlarla çok ilgiliydi. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite konularında çok iyi. Eğitici-öğretici hikayelerle konusunda master yapmış. Uluslararası bir vizyona sahip, yurtdışında avrupa da eğitim almış. Kendini güncellleyen bir insan. Bir anne olduğu için çocuk gelişimi konusunda ve ergenlik sorunları konusunda uzman. Anne ve babaları eğitmede usta bir pedagog. Özellikle annelerin rahatlıkla sorunlarını paylaşabilecekleri bir insan.
(Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 23-04-2008)

Pdg.Esra BAKİLER Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
MATEMATİK FOBİSİ YA DA HOBİSİ? SİZİN İÇİN HANGİSİ ?

MATEMATİK FOBİSİ YA DA HOBİSİ? SİZİN İÇİN HANGİSİ ?

Matematik, öğrenciler açısından tam bir 'fobi' niteliğinde. Rakamlar ve formülleri korku filminden çıkmış gibi izleyen çoğu öğrenci birçok sınavda aslında çok basit olan 4 işlemi bile yapamıyor. Peki matematiğin 'kâbus' haline gelmesine hangi önyargılar yol açıyor?

Öğrencilerin geçmişten günümüze matematik dersinde zorlandıkları inkâr edilemez bir gerçek. Acaba matematik gerçekten başarılı olmanın imkânsız olduğu bir ders mi? Kesinlikle değil. Her insanın farklı ilgi alanları ve farklı yetenekleri vardır. Bir öğrencinin matematiğe karşı ilgisi ve yeteneği fazla olmayabilir, sosyal alanlara, yabancı bir dile, spora veya müziğe karşı daha yetenekli olabilir mesela. Fakat bütün bunlar matematiğin hiç olmazsa belli bir oranda başarılamayacağı anlamına gelmiyor. Ülkemizde maalesef matematiğe karşı önyargılarımız bir hayli fazla. İsterseniz bu önyargıları ve önyargılarımızın gerçeklik düzeyini kontrol edelim:

Matematik dersi zor bir derstir!

Matematik dersi acaba gerçekten zor mu yoksa biz mi zorlaştırıyoruz? Genellikle matematik dersinde anlatılan konular o an sınıfın büyük çoğunluğu tarafından anlaşılır. Öğretmen konunun anlaşılıp anlaşılmadığını test etmek amacıyla sınıfa sorular sorar, sınıftaki birçok öğrenci bu soruları cevaplar. Fakat ne olursa bundan sonra olur. Ders biter, kitap ve defterler kaldırılır, bir daha ancak gelecek haftaki derste yeniden açılır. Öğrenildiği 'sanılan' bilgi de tekrar edilmediği için bir hafta içinde kolayca unutulur. Öğrenci öğrendiğini sandığı konuların bir haftalık süre içinde unutulduğunu görünce hayal kırıklığı yaşar. Bu da 'matematik zordur!' önyargısının oluşmasına neden olur.

Çalışsak da başarılı olamayız!

Birçok öğrenci, derslere sınavlardan bir iki gün öncesinden başlayıp yüksek bir tempoyla geceli gündüzlü çalışır. Fakat bu haftalardan beri yığılmış konuları kavramaya yetmez. Hele bu ders sistemli ve planlı çalışmayı gerektiren matematik dersi olunca, son iki üç günlük çalışmamız bizi maalesef sonuca ulaştırmaz. Yapılan diğer bir yanlışlık da matematik dersine kalem oynatmadan yani problemleri yazarak çözmeden çalışmaktır. Problemlerin çözüm yollarının kavranılmasında ve işlem çözme hızının artırılmasında yazarak çalışmak son derece önemlidir.

Sadece çok zekiler başarabilir!

Tabii ki matematiğe ilgi ve yeteneği olan öğrenciler, matematiğe ilgisi ve yeteneği daha az olanlardan biraz daha başarılı olabilir; fakat başta da belirttiğim gibi matematiğe çok fazla ilgi ve yeteneğiniz olmasa da sistemli ve düzenli çalışmak sizi de başarıya ulaştıracaktır.

Matematik dersi sıkıcıdır!

Bulmaca çözmek sıkıcı mıdır? Eğer bulmacadaki soruları cevaplayabiliyorsanız gayet eğlencelidir. Normalde matematik dersi eğlencelidir. Bir matematik problemini çözdüğünüzde başarma duygusunu hissedersiniz; fakat yukarıda belirttiğimiz çalışma şartlarını yerine getirmeyen arkadaşlar, bir bulmacayı çözemeyince sıkıldığı gibi matematikten de sıkılacaklardır.

Matematikçiler felakettir!

Böyle bir genelleme yapmak sanırım son derece yanlış. İyi, kötü öğretmen kavramı bütün branşlar için geçerli bir kavramdır. Genellikle matematik derslerinde başarı düzeyi düşük olduğu için matematik öğretmenleri üzerinde böyle haksız bir etiketin varlığı söz konusu olabilir. Haksızlık etmeden önce matematiğin hakkını vermeye çalışmak gerekiyor.


ÖSS'de her yıl 5-10 bin öğrencinin matematikten sıfır ve altında puan almasının sebeplerini, 70 ilde 17 bin 500 öğrenci üzerinde yapılan dev anket çalışması ortaya koydu. Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Şevket Civelek'in yaptığı araştırmada, başarısızlığın altındaki sebepler şöyle sıralanıyor: Matematik korkusu, öğretmenlerin dersi sevdirememesi, dilinin anlaşılmaz olması, matematiğin Günlük hayatta işe yaramayacağı ve sıkıcı olduğu inancı.
Anket için 70 ilde 250'şer düz, meslek, Anadolu, fen lisesi ve özel lise öğrencilerinden oluşan toplam 17 bin 500 öğrenciye matematik öğretimi hakkında 30 soru yöneltildi. Öğrencilerin yüzde 16'sı öğretmen-öğrenci diyaloğunun yetersizliği, yüzde 16'sı matematikten nefret etmesi, yüzde 16'sı not korkusu, yüzde 13'ü müfredatın uzun ve sıkıcı olması, yüzde 13'ü gereksiz görmesi, yüzde 11'i dersin temel felsefesinin verilmemesi ve öğretmenin sevdirememesi, yüzde 6'sı ise aileden yardım görmemesi yüzünden matematikte başarısız olunduğunu bildirdi. Ayrıca öğrencilerin yüzde 56'sı matematiğin günlük hayatta nasıl kullanılacağının anlatılmadığını, yüzde 23'ü derste kullanılan dilin anlaşılmaz olduğunu, yüzde 37'si ise matematiği öğrenirken sıkıldığını ifade etti. Anket sonuçlarını değerlendiren Yard. Doç. Dr. Civelek, "Oldukça düşündürücü sonuçlar elde ettik. 15-16 yıl süren bu zaman diliminde, matematiksel düşünme yeteneğinin gelişmediğini tespit ettik." dedi. Öğrencilerin ezberleyen, bilgiyi kullanamayan, yorum yapamayan, matematiksel ve mantıksal düşünmeyi beceremeyen insanlar olarak yetiştirildiğini söyleyen Civelek, bu yüzden bireyleri matematik korkusunun sardığını, kendilerine olan güvenlerini kaybettiğini belirtti. Civelek, bunun okulöncesi eğitimden itibaren üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu kaydetti.
Civelek'in araştırmasına göre matematiğin korkulması gereken bir şey olduğu fikri, okulun ilk yıllarında başlıyor. Öğretmenler ve diğer insanlar, öğrencilere matematiğin zor ve çekinilmesi gereken bir ders olduğunu söylüyor. Öğretmen ile öğrenci arasındaki kopukluk da korkunun en önemli sebeplerinden birini oluşturuyor. Ayrıca toplumda matematik sadece çok zekilerin başarabileceği bir şey olarak lanse ediliyor. Öğrencilerin sınavlarda zaman baskısı altında problem çözmeye, matematiksel sonuç çıkarmaya zorlanması da başarısızlığa yol açıyor. Bunların sonucunda öğrenci kendini başarısız görüyor veya bu konuda yeteneğinin olmadığına inanmaya başlıyor.

Dünya ikincisi: Bu dersi ancak öğretmen sevdirebilir

Uluslararası Matematik Proje Yarışması'nda 'Tam Kare Toplamı' adlı projesiyle dünya ikincisi olan Özel Servergazi Fen Lisesi 2. sınıf öğrencisi Bekir Danış, matematikte başarılı olmasının sebebini öğretmeninin matematiği sevdirmesine bağlayarak araştırmayı doğruluyor. 6. sınıfta öğretmeninin eğlenceli matematik sorularıyla matematiği sevdirdiğini söyleyen Danış, bu sayede dersten zevk almaya başladığını anlatıyor. Öğretmen iyi değilse öğrencinin matematikten soğuduğunu ifade eden Danış, "Dersten soğuyan öğrenci ise lise boyunca matematikten nefret ediyor." diyor.

Esprili anlatım öğrencinin sıkılmasını önler

Yard. Doç. Dr. Şevket Civelek, öğrencilerdeki matematik korkusunun yenilmesi için şunları tavsiye ediyor: Konu karmaşık hale getirilmeden öğrenciye sunulmalı. Öğretmen konuyu işlerken çok rahat olmalı, konuyu iyi bilmeli. Öğretmen, öğrenciler arasında aşırı rekabete mani olmalı. Öğrencilere küçük gruplar halinde çalışmaları için imkan sağlamalı. Eğitimci yavaş öğrenenlere daha fazla şans tanımalı. Öğrencinin hızını ölçen testlerden kaçınılmalı. Öğrencinin gayreti ödüllendirilmeli. Öğretmen, sadece cevabın sonucuna değil, çözümün nasıl yapıldığına da bakmalı. Öğrenci asla azarlanmamalı. Öğretmen dersi monoton bir şekilde anlatmamalı. Belli aralıklarda espriye de yer vererek öğrencinin sıkılmamasına zemin hazırlamalı. Matematik bir ceza unsuru olarak asla kullanılmamalı. '50 tane alıştırma yap' ve 'sizin hepinize sınavda zor sorular sorayım da görün gününüzü' tipinden cezalar ve tehditlerden uzak durulmalı.

Sonuç olarak: Öğrenciye, matematiği nasıl anlaması ve çalışması gerektiği öğretilmeli. Matematiğin bir roman gibi okumakla öğrenilemeyeceği, öğrencinin yazarak ve düşünerek çalışması tavsiye edilmeli. Konu üzerinde kendince bir yorum getirmesi önerilmeli. Öğretmen, konuyu anlatırken günlük olaylarla bağlantı kurmalı; matematiğin kullanılabileceği alanları öğrencilerle tartışmalı. Öğrencinin zorlanacağı noktaları açıklıkla ifade etmeli. Öğrencinin kafasında soru kalmamasına özen göstermeli.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"MATEMATİK FOBİSİ YA DA HOBİSİ? SİZİN İÇİN HANGİSİ ?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Pdg.Esra BAKİLER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Bazı Eğitim Sorularınıza Cevaplar.... Dikkat !!! Babalar Ve Anneler Eve Geç Gelmeniz Çocuklarınızda Güven Eksikliğine Yol Açıyor...Ödev Yapmıyor! Diye Şikâyet Eden Anne Babaların Da Bitirmesi Gereken Ödevler Var!!! , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Matematiksel Düşünme Nasıl Öğretilir ? , Pdg.Sevil YAVUZ
  • Özel Eğitime İhtiyacı Olan Çocuklar Ve Aileleri , Pdg.Sevil YAVUZ
  • Oyuncakların Çocuk Gelişimi Üzerindeki Etkileri , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Çocuklarıyla Arkadaş Olan Anne-Babalar , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Başkalarının Eşyalarını İzinsiz Alan Çocuklar Ve Bilmeden Sorumsuz Çocuk Yetiştiren Anne-Babalar-Öğretmenler , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Boşanma Öncesi Ve Sonrası Çocuklar , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Çocukların Cesaretlerini Kırmada Etkili Püf Noktalar....Ve Küfür Eden Çocuklara Nasıl Davranmalı, Ne Anlatmalı? , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Zeka Özürlü Olmadığı Halde Bir Öğrenciyi Okul Derslerinde, Öss, Oks Ve Sbs Gibi Sınavlarda Başarısız Yapma Metodları , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Yalancı Çocuk Ve Gençlik Yetiştirme Teknikleri !!! , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Çocukların Uygunsuz İçerikli Materyalleri Görmesini Sağlama Yolları , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Çocukları Sinirli Yapmanın Bir Kaç Garantili Yolu Ve Bencil Çocuk Yetiştirme Teknikleri , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Selektif Mutizm Nedir? , Pdg.Veysel KIZILBOĞA
  • Çocukları Sorumsuz Yetiştirme Yolları , Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    04:57
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler