2007'den Bugüne 81,456 Tavsiye, 25,876 Uzman ve 18,112 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
"Otizm" İçin Bir Uygulama Önerisi (Yönerge)
MAKALE #10343 © Yazan Psk.Üstün ÖNGEL | Yayın Ocak 2013 | 3,877 Okuyucu
I- Ana Problem:

Çocuğun sözel iletişimi yok.


Çözüm yolunda ana prensipler:


• Eğer çocuğa lisanı iletişim için öğretirseniz (sadece ezberlenecek ve tekrar edilecek sesler olarak değil), çocuk konuşmanın gerekli bir şey olduğunu görecektir.

• Eğer lisan hem işe yarayan bir şey, hem de eğlenceli bir şey olursa, çocuk lisanı kullanmak için motive olacaktır.
Bu prensipleri nasıl uygulayacağız:
• Çocuğun çıkardığı seslere hemen karşılık verin. Çocuğunuz bir ses çıkarırsa (bu ses konuşma girişimi olmasa bile) buna iki türlü karşılık verebilirsiniz. Bir, bu sesin benzerini daha yüksek sesle siz çıkarabilirsiniz; iki, herhangi bir şeyi ona uzatabilirsiniz (o an istediğini tahmin ettiğiniz şeyi değil, başka bir şeyi). Böylece, ses çıkardığında kayıtsız kalmadığınızı, ses çıkardığında sizi öyle ya da böyle harekete geçirdiğini görecektir.
• Çocuğunuza söylenen her kelimenin bir eylemle sonuçlandığını gösterin. Çocuğunuza öncelikle, eylem kelimelerini ve bu eylem kelimeleri ile ilişkili isimleri öğretin. Bu kelimeler en kolay karşılık verilecek kelimelerdir ve lisanın gücünü/etkisini çocuğa hissettirir. Örneğin, otur, kalk, iç, ye, gibi kelimeler eylem kelimeleridir. Sadece masa bir şey ifade etmez. Ama masa ile yemek bir arada bir anlam taşır. Çocuk eylemle birleştirmelidir kelimeleri.
• Çocuğun her konuşma girişimini anında takdir edin.Bir kelimeyi söylemeye çalıştığında çok sevindiğinizi belli edin. Çocuğun da heyecanlanmasını ve yeniden ve yeniden denemesini sağlamalıyız. Sadece başarıyı, sonucu değil, gösterdiği çabayı takdir etmeliyiz.


II- Ana Problem:


Çocuk ritmik olarak bazı hareketler yapıyor.


Çözüm yolunda ana prensipler:


• Çocuklar ve yetişkinler bu hareketleri, çevrelerini anlamaya çalışırken ve bir tür iç kontrol oluşturmaya çalışırken yaparlar.

• Bu davranışlar, özünde çözüm bulma girişimi olabilir.
• Bu ritüeller (tekrar içeren davranışlar) iletişime ve sosyal yakınlaşmaya götüren bir kapı olabilir.
• Biz tam olarak anlamasak bile, bu davranışların bir amacı olabilir ve çocuk için rahatlatıcı etkisi olabilir.
Bu prensipleri nasıl uygulayacağız:
• Bu davranışları zor kullanarak durdurmak yerine, ona katılmamız gerek. Onun bize katılmasını talep etmeden önce, samimiyetle biz ona katılacağız.
• Çocuk ne yapıyorsa, onun yaptığının tıpkısını biz de yapalım. Örneğin çocuk elini çırpıyorsa, biz de aynen elimizi çırpalım, çocuk sallanıyorsa, biz de sallanalım, çocuk kafasını bir yere vurmaya çalışıyorsa, biz de aynen vuralım. Bunları yaparken çocuğun da sizi görmesini sağlamanız lazım. Çocuk sizi görmeden bunları yaparsanız bir anlamı olmaz.


III- Ana Problem:


Çığlık atma, bağırma, ağlama, vurma, nesneleri fırlatma vb.


Çözüm yolunda ana prensipler:


• Çocuklar bu davranışlara başvururlar ve tekarlarlar, çünkü işe yarar. Eğer çocuk bağırıyorsa, ya da ağlıyorsa, bunu, istediği şeyleri bu şekilde elde etmeyi öğrendiği için yapıyordur. Eğer bu davranışlar işe yaramazsa, o da bunlara başvurmaktan vazgeçecektir.

• Her çocuk ve yetişkin, o an yapabileceği şey ne ise onu yapar. Hangi sebeple olursa olsun, çocuk o an başka bir yol bulamamıştır ve o davranışı gerçekleştirir. Eğer başka bir yol bilse, bulsa, onu yapacaktır.
• Bizim vereceğimiz karşılıklar/tepkiler, bir davranışın gelişmesinde ya da ortadan kalkmasında çok önemli bir rol oynar.
Bu prensipleri nasıl uygulayacağız:
• Hiç tepki vermeyin. Yüz ifadenizi ve sesinizi nötr kılın. Her seferinde yavaş ve sessizce hareket edin, yani tepkilerinizi minimuma indirin, böylece o davranışlarına karşılık alamayacağını gösterin.
• Görmezlikten gelmek yerine, sakin ve duyarlı bir sesle, böyle davrandığı zaman onu anlamadığınızı söyleyin. Çocuğunuzun kelime dağarcığı sınırlı bile olsa, sizin söyleyeceklerinizin büyük bir önemi vardır.
• İstediği şeyi hiçbir zaman vermeyin. Eğer ağladığında, çırpındığında istediği şeyi verirseniz, o da bu davranışın etkili olduğunu düşünecek ve tekrarlayacaktır.
• Kendinizi koruyun. Tepkilerinizi minimuma indirmeniz, çocuğun size vurmasına, çimdiklemesine izin vereceğiniz anlamına gelmez. Bir yastığı kendinize siper edin ve yavaşça başka bir noktaya doğru uzaklaşın.
• Alternatif sunun. Eğer çocuk saçınızı çekiyorsa, ona çekebileceği bir ip verin. Eğer küpleri fırlatıyorsa, ona yumuşak yastıklar veya lastik oyuncaklar verin fırlatması için.
• Çocuk ne zaman bu davranışlara başvurmazsa ve yumuşak bir şekilde istediği şeyi belirtirse, onu hemen takdir edin. Konuşmasa bile, ağlamak yerine istediği şeyi göstermesi bile daha iyidir. Ama göstererek bir şeyi istediğinde onu hem bağırıp ağlamadığı için takdir edin, hem de istediği şeyi yapmadan önce, bunu söylemesini ya da en azından söylemeye gayret etmesini talep edin.
• Bağırmak, ağlamak yerine uygun bir şekilde istediğini söylerse (en azından gösterirse), hemen harekete geçin, gecikmeyin. Böylece, uygun davrandığında sizden olumlu karşılık alacağını göstermiş olacaksınız. Böylece, uygun davranışları geliştirmeye başlayacak.


IV- Ana Problem:


Günlük yapması gereken şeyleri yapmıyor, örneğin tuvalete gitmiyor, elini yıkamıyor, dişlerini fırçalamıyor, yemeğini yemiyor, giysilerini giyip çıkaramıyor.


Çözüm yolunda ana prensipler:


• Çocuklar ve gençler, her zaman keyif alacakları şeyleri yapmak isterler. Sıkıcı, onları zorlayan şeyleri yapmak istemezler. Biz yetişkinler de çok farklı değiliz aslında. Eğer bu etkinlikler, keyif verici etkinliklere dönüşürse, bunlardan kaçmak yerine bunları yapmaya başlayacaklardır.

• İnsanların öğrenmek için zamana ihtiyacı vardır. Çocuğumuzun bir şey öğrenmesini istiyorsak, zaman ayırmak zorundayız.
Bu prensipleri nasıl uygulayacağız:
• Bu etkinlikleri tüm güne yayın. Bu etkinlikleri yapın ve yaparak öğretin ve bunu gün boyu tekrarlayın. Sadece günün belli bir bölümünde ve sıkışık bir zamanda değil, günün her anında yavaş yavaş öğretin.
• Diğer aile üyeleri de bu davranışları gerçekleştirdiğinde (diğer çocuk, anne, baba…) onu da yüksek sesle takdir edin. “Bak babamıza, üstünü nasıl giydi!”
• Bu konulardaki en ufak girişimi bile yüksek sesle takdir edin. Örneğin, diş fırçasına bakması bile yeterli, ya da tişörtünü tersten giymesi bile yeterli.
• Eğlenceli kılın yapılacakları. Diş fırçalama eğlenceli olabilir, tuvalete gitmek eğlenceli olabilir.
• Zamanlamada esnek davranın. Elini yıkamamakta direniyorsa, o an zorlamayın, bir on dakika bekleyin ve yeniden deneyin.

V- Ana Problem:

Çocuğun kelime dağarcığı gelişti ama sosyal ortamlarda dilini kullanmıyor.
Çözüm yolunda ana prensipler:
• Eğer çocuğa sosyal iletişim için güven kazandırırsak o da daha bir gayret gösterecektir.
• Çocuk eğer işe yaradığını, sonuç aldığını görürse, sosyal ortamlarda da konuşmaya motive olacaktır.
Bu prensipleri nasıl uygulayacağız:
• Bu sosyal ortamları, güvenli/tanıdığı bir ortamda drama yoluyla canlandırabilirsiniz.
• Belli konuşma kalıplarını, cümleleri bir oyun içinde öğretin. Bu konuşma kalıplarını ezberletmeyin. Bunun yerine, söz gelimi “bakkal oyunu” içinde bu konuşmaları kullanmasını sağlayın.
• Çocuğun ilgi duyduğu şeyleri konuşun. Ona örnek olun. Eğer bizim ilgilenmesini istediğimiz konulara onu çekmek istiyorsak, önce onun ilgilendiği şeylerle bizim de ilgilendiğimizi göstermemiz gerek.
• Sürekli onun konuşmasını düzeltmek yerine, yerli yersiz ne konuşursa konuşsun, onu teşvik etmeliyiz. Onun konuşmasından ne kadar memnun olduğumuzu ona hissettirmeliyiz.


Dikkat edilecek konular:


• Oyun odası olmasa da oyun köşesi ya da oyun bölgesi oluşturmalıyız.

o Dikkatini bölecek dağıtacak şeyler olmayacak.
o Bir seferde tek malzemeyle ilgilenmesini sağlayacağız.
• Ritmik tekrar içeren etkinlik olmayacak (pekiştirme amaçlı tekrarlar olabilir).
o Fiziksel etkinlikler, hoplatma, zıplatma yok (öğrenme etkinliği arasında, molada olabilir)
o Ayakta sallayarak uyutma yok.
• Çok farklı kişilerle birlikte olmayacak (tek eğitmen olmayacak ama çok farklı kişilerle de karşılaşmayacak ilk dönemlerde; bu hem “bağ kurma” için önemli, hem de kimleri ciddiye alacağını öğrenmesi açısından önemli; eğer bir kişiyle belli bir “uygun davranış örüntüsü” içinde ilişki oluşturmaya başlıyorsa, diğer bir kişiyle “yanlış davranış örüntüsü” içinde ilişkiye devam etmesi çalışmayı zayıflatacaktır) .
o Bir seferde bir kişi olacak.
o Mümkünse, eğitimcilerin cinsiyetleri aynı olmayacak.
• Eşlik ederken talep edeceğiz.
o Kontrolü önce ona bırakacağız, ama yavaş yavaş kontrol bize geçecek. Bunu yavaş adımlarla öğrenecek.
o İsteklerini yerine getirmek için kimseyi kullanamayacağını öğrenecek. Bunun için, onunla ilişki içindeki herkesin aynı şekilde davranması çok ama çok önemli.
o Yapabileceği her şeyi talep edeceğiz.
• “Hayır” dememeye çalışacağız. “Hayır yapma”, “hayır, yanlış yapıyorsun” demeyeceğiz. Bağırıyorsa, ağlıyorsa, onu bundan vazgeçirmek yerine, istediğini yerine getirmeyeceğiz. “Koşullu evet”, prensibini kullanacağız. Ağla istersen, ama işe yaramayacak. Söylersen, gösterirsen, “bakarsan”, istediğini yaparım, diyeceğiz.
• Göz temasını her zaman önemseyeceğiz. Talep edeceğiz. İstediği şeyi söyleyemese bile, göstermesini, ama bu arada bize bakmasını talep edeceğiz. Bize bakmadığı takdirde, istediği yerine getirilmeyecek.
• Çocuk/bebek dilini kullanmayacağız. Yetişkinler nasıl konuşursa, öyle konuşacağız.
• Kaygıyla yaklaşmayacağız. Tehlikeli olduğunu düşündüğümüz bir şeyi yapmaya yönelirse, kontrollü bir şekilde izin vereceğiz. Kaygımızı kontrol edeceğiz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
""Otizm" İçin Bir Uygulama Önerisi (Yönerge)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Üstün ÖNGEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Üstün ÖNGEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Üstün ÖNGEL'in Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,112 uzman makalesi arasında '"Otizm" İçin Bir Uygulama Önerisi (Yönerge)' başlığıyla benzeşen toplam 34 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► “şizofreni” Dedikleri… Ağustos 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:51
Top