2007'den Bugüne 81,456 Tavsiye, 25,876 Uzman ve 18,112 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Panik Atak Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi
MAKALE #10457 © Yazan Uzm.Psk.Berna GÖRGÜLÜ ÇELİK | Yayın Şubat 2013 | 5,785 Okuyucu
Panik atak, aniden ortaya çıkan, korku, heyecan ve ölüm duygusu içeren ruhsal nöbettir. Günümüzde yaygılığı giderek artmaktadır. Bu rahatsızlık, bireyin kendisini sıkıntılı hissetmesine, hayatını sürdürmekte zorluk çekmesine ve umutsuzluk duygularına sebep olur. Her an atak gelecek korkusu olanlarda psikoloji ve yaşam kalitesi ileri derecede bozulur.

Panik Atak Kimlerde daha sık görülür?

Genellikle 18-25 yaşlarda başlar. Hastalığın kadınlarda görülme sıklığı, erkeklere göre iki kat fazladır. Bu kişilerin kendilerinde ve ailelerinde diğer ruhsal hastalıklar da sık görülmektedir. Bu rahatsızlığın kalıtsal olduğu ile ilgili kesin bir bulguya rastlanmamıştır.

Panik Atağın Klinik belirtileri nelerdir?

Atakların sıklığı kişiye göre değişkendir. Ayda 1 defa ile günde birkaç defa arasında olabilir. Genellikle kişinin hiç beklemediği bir anda, hiçbir sıkıntısı yok iken aniden ortaya çıkar. Nöbet birkaç dakika sürer. Ancak 30 dakikaya kadar uzayabilir. Daha sonra yavaş yavaş duygusal şiddeti azalır. Şikayetin duygusal yoğunluğu nedeniyle birçok kişi acil servise başvurmak zorunda hisseder. Acil serviste ben burada ölüyorum ama benimle fazla ilgilenilmiyor gibi duygular yaşayabilir. Belirtilerin birçoğu kalp krizinde de yaşandığı için, bu kişi kalp hastalıkları uzmanına da başvurabilir.

Genellikle başlangıçta göğüste sıkışma veya ağrı hissi olur. Daha sonra çarpıntı, titreme, terleme, ölüm korkusu gelişir. Nefes darlığı, boğuluyormuş duyguları nedeniyle açık havaya çıkmak ister. Aklını yitirme, kontrolünü kaybetme veya çıldırma korkusu meydana gelebilir. Bunun yanında tansiyon yüksekliği, bulantı, kusma, ishal, halsizlik, kaslarda ağrı, kulakta uğultu olabilir. Genel olarak bakıldığında, sanki vücut bir alarm durumuna geçmiş gibidir. Zaten birçoğu kısa süre sonra kendisini bir hastanenin acil servisinde bulur. Burada yapılan kalp elektrosu ve gerekli tetkikler normal çıkar. Doktorun yaptığı telkinler kısmen rahatlatabilir. Ancak genel olarak bu kişi hastalığın psikolojik kökenli olduğunu reddetme eğilimindedir.

Bu kişilerde duygusal bir olaydan sonra beyinden ve böbrek üstü bezinden stres ile ilgili hormonlar aşırı üretilir. Şikayetlerin şiddeti salınan hormon miktarına bağlı olarak artar. Stres durumunda katekolamin ismi verilen adrenalin, noradrenalin, kortizol, endorfin ve testosteron isimli hormonlar üretilir. Beyinde bulunan hipotalamus ve hipofiz isimli bölge ile böbrek üstü bezleri uyarılır. Bu hormonlar kalp hızını, solunum sayısını, kan basıncını ve metabolizmayı artırır. Kan akışı aşırı hızlanır ve bu yüzden kaslar daha fazla çalışır. Vücut kasılır ve harekete hazır hale gelir. Göz bebekleri büyür. Kaslar kasıldıkça vücut sıcaklığı artar ve terleme olur. Bütün bu değişimler vücudun strese verdiği hızlı ve aşırı cevap nedeniyledir. Burada tetiği çeken esas faktör ise kişinin geçmişte çocukluk çağında yaşadığı travmatik anılardır. Eğer stres uzun süreli ve yoğun ise beyinde uyuşturucu madde hissi veren opiad isimli hormonlar salınır. Opiad isimli hormonların ağrı kesici ve sakinleştirici etkisi vardır. Bu yüzden yoğun geçen bir ataktan sonra kişi kendisini sakinleşmiş, sersemlemiş, hafif mutlu ve öforik bir halde hissedebilir. Testosteron artması sonucu ise cinsel duygular yoğunlaşır. Bu yüzden atak sonrası kişi sakinleştikten cinsel istekte artış veya masturbasyon yapma arzusu olabilir.

Ölüm korkusu çoğu hastada vardır. Bir kısmı bunu aşikar hissederken, bir kısmına ise psikoterapi seanslarında psikolog veya terapist tarafından fark ettirilir. Ölüm korkusu nedeniyle sağlık kuruluşu olmayan ıssız bir bölgeye gittiğinde hastaneye yetişemezsem şeklinde düşünceler gelişir. Araç kullanırken trafik sıkışması, uzun otobüs yolculukları, asansöre binme, sinema ve kalabalık ortamlarda bulunma bu duyguları tetikleyebilir. Yalnızken hastalanırsam kimse bana yardım edemez duygusu da atağı başlatabilir.

Niçin bazı kişilerde panik atak gelişir?

Burada esas önemli olan kişinin yetiştirilme tarzı ve yetiştirildiği ailedir. Ailenin yaklaşımı sonucu o bireyin kişiliği şekillenir. O güne kadar hayatı yolunda giden kişi, bir gün önemli bir hata yaptığında veya yapma ihtimali olduğunda atak geçirir. Bu kişiler çocukluk çağında aşırı kontrolcü anne baba tarafından büyütülür. Duygusal ve fiziksel işgal altındaki çocuklar kişiliğini olumlu yönde geliştiremez. Aşırı mükemmelci ve başarı odaklı yetişen bu çocuklar büyüdüğünde önemli bir hata yaptığında atak başlar. Bu kişilerin özgüveni düşüktür. Strese karşı tahammülü azdır. Özellikle mükemmelci, ayrıntıcı, kılı kırk yaran, yanlış yapmaktan korkan kişiler bu rahatsızlığa adaydır. Kişi, hayatındaki herhangi bir sebepten dolayı stres altına girdiğinde psikoloji bozulur. Mevcut stresi ile baş edemez ve panik atak başlar.

Aile içinde şiddetin olması, sık sık gerginlik yaşanması, ailenin parçalanmış olması gibi durumlar nedeniyle ebeveynler çocukla duygusal açıdan yeterince ilgilenip takip edemezler. Zaten bu anne ve babalar ruhsal açıdan problemlidir. Çocuk bu durumda kendilerini dışlanmış ve yalnız bırakılmış olarak hisseder. Hatta birçok çocuk aile içindeki geçimsizlikten kendisini sorumlu tutar ve suçluluk duyar. Bu çocuklar ilerde panik atak geçirmeye adaydır.

Yine çocukluk çağında sadece başarı gösterdiğinde sevilen, başarısızlıkları sürekli eleştirilen kişi de ergenlik ve gençlik dönemlerinde bu hastalığa adaydır. Bu çocuğa bu davranışlar sonucu sürekli olarak değersizlik duyguları yüklenir. Değerli hissedebilmek ve değersizlik duygularından kaçınabilmek için bu kişi kendisini hep güçlü, başarılı, becerikli, insanları sürekli mutlu etmek zorunda hisseder. Bunları yapamadığı durumlarda ise atak başlar. Bir kişinin panik atak geçirmesi 1 günde olmamaktadır. Bunun bir süreci vardır. Duygusal yalnızlık, başarısızlık, kontrolü kaybetme ve değersizlik duygusu atağı en çok tetikleyen duygulardır.Bu kişiler doktor doktor gezer.

Atakları sık sık gelen kişi doktor doktor gezmeye başlar. En önemli isteği vücudunda var olduğunu düşündüğü önemli bir fiziksel hastalığa bir tanı konulmasıdır. Başlangıçta birçok kişi rahatsızlığının ruhsal bir sorundan çok, bedensel bir rahatsızlıktan olduğunu düşünür. Kardiyoloji, iç hastalıkları, göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz, nöroloji gibi polikliniklerde muayene olur. Özellikle kardiyolojide eforlu EKG, holter, anjiografi gibi tetkikler yaptırır. Sizin tetkik sonuçlarınız normal çıktı, önemli bir şeyiniz yok gibi açıklamalar endişesini artırır. Hatta bunu duyduğunda sevinç, şaşkınlık ve öfke duygularını karmaşık bir şekilde hisseder. Bu öfkesini doktora yönlendirip hastanede olay çıkarabilir. Çünkü bu kişiler yaşadıklarının temelinde fiziksel sorun olduğuna kendini inandırmıştır bir kere. Sadece bunu onaylayacak bir doktor bulması gerekmektedir. Rahatsızlığın psikoloji kaynaklı olduğunu kabul etmez. Ona göre doktorlar onu anlamamaktadır.

Kişi başına gelebilecek en kötü senaryoları hayal eder ve daha sonra buna gerçekten olmuş veya olacakmış gibi inanır. Hasta yakınları eğer bu durumu çok önemser ise kaygı daha da artar. Eğer tersine hasta yakınları önemsemez ise o zaman da yalnızlık, çaresizlik hissetme ve intihar düşünceleri olabilir. Eğer kontrolünü kaybetme veya ölüm duygusu yoğunlaşıp bir takıntı gibi olursa, ileri dönemde yanında özellikle yeşil reçeteli xanax gibi ilaçlarla dolaşmaya başlar.

Yapılan çeşitli tetkikler ve tedavilerden genellikle sonuç alınamaz. Ancak burada doktorun ve yapılan tedavilerin verdiği güvendeyim duygusunun etkisi nedeniyle, bazı kişilerde geçici iyileşmeler olabilir. Tekrarlayan ataklar sonucu kişide zamanla, hipertansiyon, kalp damar sistemi bozukları, şeker hastalığı, yaygın kas ağrıları, halsizlik gelişebilir.Bu kişiler hastalık hastası değildir.

Panik atağın önemsiz bir sorun olduğunun düşünülmesi ve kişiye hastalık hastası yakıştırmasının yapılmasına sık rastlanılır. Hastalığın uzun süreli seyrettiği durumlarda, kişi giderek kendisini yalnız ve çaresiz hissetmeye başlar. Çünkü bu rahatsızlık kişinin elinde değildir ve sistem otomatik çalışır. Panik atak sırasında kişi, olaylara karşı olması gerekenden çok çok aşırı şiddette duygusal tepki vermektedir. Böylece olması gerekenden çok fazla düzeyde kaygı duyulur. Yani yaşanan olay ile kişinin buna verdiği kaygı cevabı orantısızdır.

Sürekli başına kötü bir şey geleceğinden korkan bazı kişiler, mesleklerini ve sosyal hayatlarını bırakmak zorunda kalabilir. Panik atak korkusu nedeniyle bazı yaşam tarzı değişikliklerine gidebilir. Korkuların ve yaşananların ciddiye alınmaması nedeniyle kişide anlaşılamama ve çaresizlik duyguları yoğunlaşır. Bu durum zamanla aile içi ilişkilerin zedelenmesine ve çatışmalara yol açabilmektedir.

Panik atağın oluşmasını tetikleyen faktörler nelerdir?

Öncelikle kişinin hayatında önemli değişikliklere yol açan şehir değiştirme, okuldan mezun olma, işe girme, terfi etme, evlenme, bebek sahibi olma, işten ayrılma, boşanma, terk edilme, bir yakınının ölmesi veya ölme ihtimali gibi yaşam olayları panik atağa tetiklemektedir. Bazı kişiler ise mizaç olarak ayrılık, terk edilme, dargınlık, sevdiği birinin ölmesi, yaptığı hatadan dolayı birilerinin suçlaması durumlarına karşı aşırı hassastırlar. Bu gibi durumlar gerçekleştiğinde de atak gerçekleşebilir.
Ergenlikte veya genç erişkinlik döneminde ailesini veya sevdiği birisini bir sebepten dolayı memnun edemeyen kişi panik nöbeti geçirebilir. Yine bu kişiler kalabalık önünde performans göstermesi gerektiren durumlarda, toplum içine çıktığında, kalabalık yerlerde atak geçirebilir.

Panik Atak Tedavisi:

Tedavide öncelikle kişinin bu rahatsızlığı ve kendi iç dünyasında oluşturduğu duyguları tanıması yararlı olacaktır. Yetiştiği aile ortamı, anne baba ilişkileri ve travmatik çocukluk çağı anıları tespit edilir. Atağın özellikle hangi olaylar sırasında veya ne gibi duygulardan sonra başladığı önemlidir. Daha sonra elde edilen bilgilere uygun psikoterapi yaklaşımında bulunulur. Genellikle tedaviye cevap iyidir.

Aşırı ihmal edilmiş ya da aile tarafından aşırı koruyucu davranılmış kişilerin strese dayanıklılığı azdır. Hem bu duygular, hem de bunun yanında öfke duygusu, kendisini duygusal açıdan izole hissetme, yalnızlık ve mutsuzluk duyguları psikoterapide çalışılır. Duygusal açıdan anlaşılamadığını düşünmek yine sık görülen bir sorundur ve tedavi edilmelidir.

Panik atağı olan bazı kişiler tedaviye dirençli olabilir ve tedavi süresi daha uzun olabilir. Psikoterapi sırasında psikolog veya terapist tarafından kurulan güven ilişkisi burada önemlidir. Çocukluk çağında yaşadığı travmatik olaylar ile bugün yaşantılanan olaylar arasındaki bağlantıları, psikoterapi sırasında kişiye fark ettirilmesi ile ataklar azalır ve kaybolur.

Panik atak hastası her atakta dünyanın sonunun geldiğini düşünür. Zaman adeta durmuştur geçmek bilmez. Ancak bir taraftan da zihni bu sürece alışır ve sorun çözmek için gerçek anlamda bir çabaya girmez. Bu şekilde hayatının en güzel yıllarını kaybettiğini yıllar sonra fark eder.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Panik Atak Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Berna GÖRGÜLÜ ÇELİK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Berna GÖRGÜLÜ ÇELİK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Berna GÖRGÜLÜ ÇELİK Fotoğraf
Uzm.Psk.Berna GÖRGÜLÜ ÇELİK
İstanbul
Uzman Klinik Psikolog
Psikoterapist/Yetişkin Terapisti/Psikolog/Emdr Uygulayıcısı/Oyun Terapisti/Çocuk Ergen Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi128 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Berna GÖRGÜLÜ ÇELİK'in Makaleleri
► Panik Atak Nedir, Belirtileri Nelerdir? Uzm.Psk.Ziya ÜNLÜTÜRK
► Panik Atak Tedavi Edilebilir Uzm.Psk.Hasan DURAN
► Panik Atak ve Tedavi Yolları Psk.Esra ALTUNSOY ADIGÜZEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,112 uzman makalesi arasında 'Panik Atak Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kontrol Etme Hastalığı Eylül 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:52
Top