2007'den Bugüne 84,225 Tavsiye, 26,378 Uzman ve 18,826 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Unutkanlıktan Kurtulmak ve Unutmamak İçin Neler Yapmalıyız
MAKALE #10613 © Yazan Psk.Halil TÜRKMEN | Yayın Mart 2013 | 12,405 Okuyucu
UNUTKANLIKTAN KURTULMAK VE UNUTMAMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ

Unutkanlık hepimizin gündelik ve normal karşılaştığımız, bir sorunudur. Yoğun stres, zihinsel yorgunluk, üst üste gelen psikolojik, ekonomik, sosyal ve ailevi sorunlar vb. birden çok olumsuz faktörün bir araya gelmesi ve yoğunluğu, bireylerde unutkanlığa neden olur. Bazen isimleri, eşyalarımızın yerini, telefon numaralarını, verdiğiniz sözleri “Sizi ararım demenize rağmen arkadaş yada dostlarınızı aramayı unutmanız gibi”, alış verişe çıkarken yada alışverişte alacaklarımızı unutmanız vb. sorunlar karşısında, kendi kendinize “Ben bugünlerde ne kadar unutkan oldum.” diyebilirsiniz. Bu gibi durumlarda muhatap olduğunuz yada düşündüğünüz farklı konular sizi meşgul ettiği ve onlara yoğunlaşmak zorunda kaldığınız için unutabilirsiniz. Yine aşırı yorgunluk ,uykusuzluk, yoğun ders etkinlikleri , stres ve iş stresi , anksiyete, depresyon ve durumlar sonucu, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık oluşabilir. Ayrıca kendinize yeterince süre ayırmamanız, sorunların yoğunluğuna odaklanmanız, sorunlarınızı yeterince ve istediğiniz gibi çözememeden kaynaklı olumsuz düşünceler , unutkanlık nedenlerindendir. “Zihinsel süreçlerdeki yoğunluk oranında unutma gerçekleşir.”

Stres ve sağlıklı bir yaşam için stresden korunma yolları adlı makallerimde açıkladığım gibi olumsuz yaşam koşullarının yoğunluğu stres oluşturmakla kalmamkta, öğrendiklerimizi de unutmamıza neden olmaktadır. Özellikle şehir ortamlarında yaşayan, ekonomik güçlükler, ağır yaşam koşullarının üstesinden gelmekte zorluklar yaşayan, yoğun ve zorlayıcı iş koşulları, bireysel ve öğrenmenin öğrenimini sağlamayan çarpık eğitim sisteminde, “Geleceğin Eğitimi –İlk Kitabım-2003” maraton gibi öğrencileri zorlayan ve onları geren sınavlar vb. bireyler bir anda çok sayıda uyaran ile adeta bombardımına uğruyorlar ve bu çok sayıda uyaran belleği yormakla kalmıyor, daha önce öğrendiği ve yeni öğrendiği bazı bilgilerin de unutulmasına neden oluyor. “İleri ve geriye ket vurma” Daha doğrusu öncelikli bedensel zorlamalar birey üzerinde unutturucu etki bırakıyor. Belleği zorlayan çok sayıda sorun, sık sık düşünüldüğü ve çözümler arandığı oranda, belleği o kadar zorlamaktadır ki bazı bilgilerin de kaybolup unutulmasına neden olmaktadır. Hele ürettiğiniz çözüm yollarına ve gösterdiğiniz çabalara rağmen sorunlarınızı çözemiyorsanız…İşte asıl tehlike bu durumlarda oluşuyor ki unutkanlığa, stres, anksiyete ve depresyon da eşlik etmektedir. O zaman en mantıklı düşünce biçimi şu olmalıdır. Ben bu sorunu çözmek için yada çalışan olarak, işimde; öğrenci olarak sınavlara hazırlık konusunda; elimden gelen tüm çabayı kullandım. Daha doğrusu bana düşen görevleri yaptığıma inanıyorum. O halde lüzumsuz yere bu konuyu sorun olarak düşünmeye ve kendinizi yıpratmaya hakkınız yoktur. Artık geçici olarak, çözüm koşulları oluşuncaya kadar bu sorunu erteleyip, rafa kaldırmanın zamanı gelmiştir.

Unutkanlık sorunu yaşadığınızda önce bu sorunu ortadan kaldırmak için neden unutkan olmaya başladığınızı ve neleri ne derecede unuttuğunuzu araştırıp, irdeleyiniz. Bu aşamada unutkanlık nedenlerinin doğru olarak tanılanması “Teşhis Edilmesi” çok önemlidir. Unutkanlık belleğin temel özelliklerine uygun olarak davranışlar geliştirmediğimizden mi kaynaklanmaktadır ? Bilgilerin belleğe yerleştirilmesi yani kodlanması, bilgilerin bellekte tutulması işlevi yani saklama ve bellekteki bilgilerin anımsanıp, çağrılması gibi görevlerin herhangi biri veya bir kaçında yetersizlikler mi oluşmuştur? Şehir yaşamından kaynaklanan sorunlar ve özellikle ekonomik sorunlardan mı kaynaklanıyor ? İş ve yaşam koşullarının güçlüğü ve buna bağlı Stres, Anksiyete, Depresyon, Travma vb. psikolojik sorunlardan mı kayanaklanıyor? Unutkanlık nedeni bazen de guatr yada unutkanlığa eşlik eden hastalıklarda olabilir, bunlardan mı kaynaklanıyor? Ergenlik çağında ortaya çıkan Gençlik Bunaması yani Usyarımı Hastalığı; yine genellikle orta ve ileri yaşlarda ” Genelde 50 ile 65 yaş arası” ortaya çıkan, düzensiz ve coşkusal tepkilerin eşlik ettiği, değişik usyarımı türü olan ve halk arasında Erken Bunama olarak bilinen, Demans Hastalığı vb hastalıklardan mı kaynaklanıyor? Bireylerin gerçeklikle ilişikinin zayıfladığı ve düşünce ve davranışta bozuklukların oluştuğu, Demansın tanısı için unutkanlığın ilerleyici olması, son üç-altı ayda artması ve günlük hayatı olumsuz etkilemesi gerekmektedir anlık, yakın ve uzak bellek muayenesi yapılmalıdır . Dikkat Testi, Minimental ve Mental testler yapılarak, sonuç değerlendirilmelidir. Usyarımı türü Şizofreni; Genelde ileri yaşlarda ortaya çıkan Alzheimer Hastalığı,bu hastalık ciddi bellek problemlerine yol açar. Bulgular yavaş başlar ve zaman içerisinde kötüleşir. Başlangıçta basit bir unutkanlık gibi görülse de zamanla net düşüncede oluşan problemler ile kendini belli ederler. Her gün yapılan işlerde bile unutma ve zorlaşma başlar. “Araba kullanma, yemek yapma, alışveriş yapma vb.” Süreç içinde hastalar beslenme ve banyo yapma gibi ihtiyaçları için başkalarına bağımlı hale gelirler. Bu ruhsal hastalıklar dışında, damar hastalıkları ve bazı nörolojik hastalıklar mı unutkanlığa yol açmaktadır? Yaşlılıkta ortaya çıkan unutkanlıklar genellikle nörolojik hastalıklardan, genç yaşlarda ortaya çıkan unutkanlık ise psikolojik ve psikiyatrik hastalıklardan mı kaynaklanmaktadır. Ayrıca, yapılan Sıkı Diyetler ve olumsuz beslenme alışkanlıkları unutkanlığa yol açamaktadır? Mutlaka diyet yapmamız zorunlu ise “Akdeniz Diyeti diyet tercih edilmelidir. Her şeye ve her koşula rağmen, beslenme düzen ve alışkanlıklarınızda değişiklik yapınız. “Özellikle kilonuz normalin üstünde ise” Bu diyet türünde, az yağlı yiyeceklere ağırlık verin. Bol meyve ve sebze yiyiniz. Bazen de uykusuzluk yada vitamin eksikliği “özellikle B vitamini eksikliği”gibi sorunlar mı unutkanlığa neden olmaktadır ? Beyin Kimyasallarının yetersizliğinden “Serotonin, norepinefrin,asetil kolin, dopamin vb.” yada beyin işleyişiyle ilgili bazı sorunlardan mı kaynaklanmaktadır? Kullanılan bazı ilaçlar ve yan etkileri unutkanlığa neden olabilir. Bu ve benzeri soruları çoğaltabiliriz. Daha doğrusu unutkanlık sorununun kişiden kişiye değişeceği ve her bireyin bireysel ayrıcalıklarına ve özelliklerine uygun olarak; ayrıntılı bir incelemesinin yapılması ve gerekmektedir. Bu gerçeklik hiçbir zaman unutulmamalıdır. Yapılan ayrıntılı inceleme sonucuna göre, kayda kayda değer bir rahatsızlık yada hastalık belirlenmemiş ise unutkanlığınız büyük olasılıkla; bulunduğunuz yaşam koşulları veya sizden kaynaklanan gelip geçici bir unutkanlık sorunu olması yüksek bir olasılıktır. Bu durumlarda, geliştirdiğim “Unutkanlık Ölçeği’nin” uygulanarak; unutkanlık nedenlerinin belirlemesinde yarar görmekteyim. İnceleme sonuçlarının ışığında; belleğin temel özelliklerinden kaynaklanan bazı sorunlarla, psikolojik sorunlardan ortaya çıkan unutkanlık sorunları; psikologların tedavi alanına girdiği için bu alanda uzman Psikolog ve Psikolojik Danışmanlardan destek almanız gerekmektedir. Unutkanlık Ölçeği sonucunda çok yüksek puan aldınız ise “ Daha doğrusu soruların büyük bölümüne 2 ve 3 puan verilen seçenekleri işaretlemişseniz.” Sorununuzu Uzman Psikolog ve Psikolojik Danışmanlar çözememişlerse; sorununuzun bu alanlar dışındaki uzmanlarca özellikle Psikiyatristlerce ayrıntılı olarak incelenmesini önermekteyim. Bu nedenle, yukarda belirtilen her insanda olması muhtemel unutkanlık sorunları dışında kalan ve özellikle hastalık seviyesindeki unutkanlık sorunlarının büyük bölümü özellikle; Psikiyatri, Nöroloji uzmanlarından tedavi almanız gerekmektedir. Bu alanların da çözüm üretemediği durumlarda bazen, Beyin ve Omurilik Cerrahı, Ruh ve Sinir Hastalıkları vb. farklı alanların uzmanlarına görülmekte yarar bulunmaktadır. Kısacası her alandaki uzman kendi alanına giren unutkanlık sorunlarına çözüm üretebilir. Sorunumuza kalıcı çözümler bulunmasını istiyorsanız, kendi sağlığınız için sorununuzu ilgili uzmana başvuruda bulunarak çözme alışkanlığı edinmelisiniz. Aslında etik ve insancıl yönden düşünüldüğünde her sorunun ilgili uzmana bırakılması tercih edilen bir davranış biçimi olmalıdır.
Ayrıca, unutkanlık sorunu ortaya çıkmadan ve ilerde ortaya çıkması muhtemel bir unutkanlık sorununu azaltmak için bilinmesi ve alınması gereken tedbirler şunlar olmalıdır. Unutmanın panzehiri, hafızayı kullanma, geliştirme ve beyin egzersiz “cimnastiği”; çalışmaları yapmaktan ve özellikle hafızanızı geliştirme ve etkin kullanma yöntemlerini uygulamaktan geçer. Gençlerde internet bağımlılığı yaratmadan, zihni geliştirici, belleği güçlendirici, farklı “Her Defasında Biraz Daha Zorlayıcı” zeka oyunları oynama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Bu sayede bu tür belleği güçlendirici egzersizler ve beyin cimnastiği ,belleğin güçlenmesini sağlar. Sık sık bulmaca çözmek, satranç, biriç vb. oyunlar oynamak yararlı olacaktır. Hatta, alzhemier hastalarının bile dama, tavla vb. oyunlar oynamalarını öneriyorum. Unutkanlık ve kötü alışkanlıklardan kurtulmak için en yararlı yöntemlerden biri beyin cimnastiği ve telkin yöntemleridir. Yukarılarda da kısaca değindiğim gibi bir sorundan kurtulmak için beyninize günde yirmi ile yüz arasında, bıkmadan olumlu mesajlar ve telkinler veriniz. " BEN SENDEN KURTULACAĞIM, BEN SENi YENECEĞİM, BEN SENİ YENME GÜCÜNE SAHİBİM, ASLA SANA YENİK DÜŞMEYECEĞİM , SENİN GÜCÜN BENİ ALT ETMEYE YETMEZ." vb.telkinlerde bulunduğunuzda sorunlardan kurtulmanız ve kötü alışkanlıklarınızı bırakmanıza katkı sağlayacağını unutmayınız.
Çocukluk çağından itibaren her tür zeka oyunları ve şiddet içermeyen, çocukların yaşına ve gelişim özelliklerine uygun bilgi, beceri kazandırıcı ve eğlendirici oyunlar oynanması teşvik edilmelidir. 50 yaşın üzerindeki yetişkinler de yukarda açıkladığım gibi unutkanlık nedenleri araştırılarak, yapılan tanı doğrultusunda, unutkanlık sorununu ortadan kaldırıcı tedavilerin yapılması ve önlemlerin alınması gerekmektedir.
Yapılan araştırmalarda, kalıtsal olarak aileden çocuklarına geçme olasılığı en yüksek olan Şizofreni hastalığında bile, bebeklikten itibaren ailesinden farklı çevrede ve farklı koşullarda büyütülen özdeş ikiz kardeşlerin şizofren olma olasılığı azaldığı saptanmıştır. “Çevresel Yaklaşım” Bu gerçeklikten yola çıkarak, bireylerin unutkanlık oluşturan yaşam ve çevre koşul ve biçimlerini değiştirerek, düzenlemeler yapıp; unutkanlığa yol açan faktörleri ortadan kaldırıcı önlemler alınarak, değişik ve belleğimizi zorlayıcı egzersizler ile desteklediğimiz durumlarda; süreç içinde unutkanlık sorunlarının da azalacağı sonucuna varabiliriz.
Sonuç olarak, günlük yaşamımızda yaşam koşullarının yoğunluğu, yaşadığımız sorunlar ve bu sorunlarla mücadele; bireyleri çok sayıda uyaranla bombardıman ettiği için unutkanlıklar yaşanması da doğal karşılanmalıdır. Ancak bu önlem almamamız anlamına gelmemektedir. Genellikle bireyin belleğini meşgul eden ve yoran yoğun ve üstesinden gelmesi zor olan sorunlar, hızlı ve yoğun çalışma temposu “Zihinsel yada bedensel” öğrencilik ve zihinsel süreçlerin kullanıldığı meslekler ve yoğun ve ağır işlerde çalışanların yaşadıkları stres; maddi ve ekonomik sorunların ağırlığı ve bu ağırlık altında ezilme, bireyin bütün enerjisini bu alanlara harcamasından kaynaklanan; stres, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık vb. sorunlardan biri yada bu sorunların tümünü aynı kişide oluşturduğunu gözlemleyebilirz. Yukarlarda belirtilen, unutkanlık hastalıklarınız bulunmuyor ve algısal süreçlerinizde sorun yoksa; unutmanızı önlemeniz sizin elindedir. “Unutma ve Unutkanlık Nedenleri” adlı makalemdeki, unutkanlık ve oluşum süreçleri, kodlama, anımsama ve öğrenme konusunda açıklamalarım sizlere kaynaklık edecektir. Tekrar özetlersek. Dış çevreden çeşitli iletişim kaynaklarından gelen bilgiler,önce kısa süreli hafızaya gelirler. Burada dikkat önemlidir. Dikkatinizi vermediğiniz yani dinlemediğiniz ilginizi çekmeyen,bilgiler hafızaya gelmez… İşimize gelmeyen ve baskı altına alınmış bilgiler çabuk unutulur… Öğrendiklerinizi uzun süreli hafızanıza yerleştirebilmeniz için öğrendiklerinizi kullanmanız, tekrarlar yapmanız "bilgileri pekiştirmek" öğrenme davranışlarınızı değiştirmeniz, sık tekrarlarla öğrenilenlerin sönmesini engellemeniz, baskıları ve unutmaya yol açıcı faktörleri kontrol etmeniz ve ket vurucu etkileri azaltıp, uygun düzenlemeler yapmanız vb. gerekmektedir.
Değerli öğrenciler, geleceğimiz gençler… Unutkanlıktan kurtularak, sınav sırasında bildiklerinizi unutmamak için bellek ve öğrenme süreçlerini inceleyerek, yaşamınızın bir parçası haline getiriniz. Bununla da yetinmeyerek planlı ve sistemli çalıştığınız sürece başarılı olmamanız, başarıyı yakalamamanız için hiçbir engel ve güç bulunmamaktadır. Sınava öncesi 5 ile 15 gün kalan süreler içinde yoğun çalışma yada bir derse ara vermeden 1,5 ile 3 saat çalışmak yanlış bir çalışma sistemidir; asla bu yöntemi tercih etmeyiniz. Bu yöntemle çalışma etkinliklerinde, öğrenme gerçekleşmeyeceği gibi unutma olayı gerçekleşir. Daha sonra bu kadar çalışmama rağmen neden başarılı olamadım. Neden sınav anında bildiklerimi anımsayamadım ve unuttum diyebilirsiniz. Sürekli bu durumlarla baş kalmanız, sizde sınav kaygısı oluşturur. Bu kadar sorunu yaşamamanız için bilimsel yöntemlere uygun ve bilinçli çalışmanızı öneriyorum. Ders Çalışma Programı örnek format için “ Psikolog Halil Türkmen’in 2. Web sitesi -2006 Ana sayfa Tüm Makaleri tıklayınız. Şimdi bu kunuda neler yapmanız gerektiğini kısaca açıklıyorum. “İnsanın seçici dikkat süresi 20 dakika zorlama ile 30 olsun 10 dakika konuyu açıncaya kadar hazırlık. Bu demektir ki her ders çalışma etkinliği 40 dakikayı geçmemelidir. Çok çalışmaya ihtiyaç duyduğunuz ve önemsediğiniz bir ders olsa bile en fazla 50-60 dakikalık çalışmayı belki belleğiniz kaldırabilir.” Bu nedenle özellikle tekrar ediyorum, her ders için ayıracağınız çalışma süresinin, 40 ile 50 dakika olması tercih edilmelidir. Diğer bir derse çalışmaya başlamadan önce “iki etkinlik arası” 5 ile 10 dakika ara verilmelidir.”Kısa süreli dinlenme” peşpeşe çalışılan iki ders etkinliği sonunda mutlaka uzun süreli dinlenme yada aktivite için ara verilmelidir. Bu süre kişiden kişiye değişeceği ve bireyin hobi ve isteklerine göre, kendisince karar verilerek belirlenmelidir. Bu süre en az 30 en fazla 60 dakika olmalıdır. “Ancak Maçlar ve özellikle ülkemizde dizi filimler reklamlarla uzatıldığı için daha uzun bir süreyi aldığından; maç yada dizi öncesi o gün gördüğü dersleri tekrarlayarak, ders aralarında 20 dakika kısa dinlenmeler vererek; ders tekrarları sonrası bu tür dinlenme etkinliklerine süre ayırmayı planlamasını önermekteyim. Ancak dizi yada maç sonrası; hemen yatması ve ihtiyacı olan uykuyu ihmal edilmemelidir. Öğrencilerin bu yaşlarda en az 7-8 saat uyumasını önermekteyim. Bu şekilde, planlı sistemli ve günü gününe her ders için ayrı ayrı süreler ayırarak,yeterince tekrar yapılıp, ders çalışmaları yapıldığında; kendinden emin olarak adımlarını atacak, sınav öncesi öğrendiklerini gözden geçirerek sınava gireceğinden; sınav kaygısı, sınav stresi, unutma, ket vurma vb. olumsuzluklar yaşamadan, sınavda başarılı olacaktır. Sözel derslerde, yüksek sesle okuyup, anlatmaya çalışarak, videodan “internette ders konusunda video varsa” ders dinleyerek, bir arkadaşınızla soru-cevap yöntemi ile tekrar ederek, önemli bölümleri yazarak not özetleri çıkararak, öğrenemedikleri bilgileri konunun tamamını değil yalnız öğrenemedikleri yada hata yaptıklarını tekrarlayarak vb. bir çok yöntemle tekrarlanan bilgiler kalıcı olur. “Kendinize en uygun olan bir yöntemi seçip, çalışmak” Önce çalışmaya istekli olman için hedeflerini belirlemen gerekmektedir. Daha sonra bu hedeflere ulaşmak için ilk adımı atacak Haftalık Ders Çalışma Programı düzenleyerek, programda her gün için ders etkilikleri ile birlikte istek duyacağın ve dinlenme, hobi ve diğer aktivite ve etkinliklere çalışma aralarında yer vererek, programı kendine göre düzenlemen gerekmektedir. Kendine göre değilde başkalarının önerileri ile hazırlanan programın uygulanma şansı yoktur. Çalışmalarınızın verimli olması ve verdiğiniz emeklerin boşa gitmemesi için programlı, sistemli ve bilinçli çalışmak önem kazanmaktadır.
Okulda derse hazırlıklı gelmek, “ İşlenecek konuyu en az bir defa okuyarak” derse dikkatinizi vererek dinlemek ve derse katılmak vb. bilgileri öğrenmede ve kullanmada çok önemli unsurlardır. Evde yada başka mekanlarda ders çalışırken, derse konsantre olmak,konsantre olabilmek için dikkatinizi dağıtmayacak mekanı seçmek yada koşulları oluşturmak, derse odaklanmak ve kendinizi derse kaptırarak çalışmak için olmazsa olmazlardandır. Ancak bu koşullarda öğrenme gereçekleşeceğini asla unutmayınız. Öğrenilen bilgiler, günü gününe tekrarlanmaz ise kısa süreli hafızamızda kalır ve uzun süreli hafızaya yerleşmeyen bilgiler unutulurlar. Ancak ders yoğunluğu, günü gününe planlı sistemli ve yeterince çalışmamaktan kaynaklı sınav kaygısı, başarısızlık kaygısı ve stresi sonucu, dikkat dağınıklığı belleğin ket vurucu etkisi ve buna bağlı unutkanlık ortaya çıkar. Dersler çok çalışmak yerine daha az sürelerde, planlı, sistemli çalışmalar, öğrenmeyi sağlar. Derslere hazırlıklı girer, daha dikkatli dinler, anlamaya çalışır, anlamadıklarını sorar ve günü gününe tekrarlarla pekiştiriseniz; başarıyı yakalamak için hiçbir engel kalmaz.
Öğrendiklerinizi uzun süreli hafızanıza yerleştirmek ve bu sayede kalıcı hale getirmekle; unutma oluşmayacağı gerçeğinden yola çıkarak, öğrendiğiniz bilgileri kullanmanız, tekrarlar yapmanız "bilgileri pekiştirmek" öğrenme davranış ve stratejilerinizi değiştirmeniz ” Her öğrencinin her dersi öğrenme stili farklıdır” sık tekrarlarla öğrenilenlerin sönmesini engellemeniz, baskıları ve unutmaya yol açıcı faktörleri kontrol etmeniz ve ket vurucu etkileri azaltıp, uygun düzenlemeler yapmanız vb.halinde iyi bir öğrenme gerçekleşeceği gibi hafızayı kullanma, geliştirme egzersiz ve çalışmaları yapmış olacağınızdan; hafızanıza yerleşen bilgiler kalıcı hale geleceklerinden asla unutulmayacaktır. Ayrıca öğrendiklerinizi unutmamak için evde odanın çeşitli yerlerine notlar yazarak, bir not defteri tutarak, yapacaklarınızı günü gününe yazarak “bilgisayar var ise bilgisayara yada cep telefonuna kayıt” evde özetleyerek, ders notlarınıza bakıp yüksek sesle okuyup, sık sık tekrarlayarak vb. yöntemlerle unutmayı azaltabilirsiniz.
Tüm bunların yanı sıra insan ve toplumsal-sosyal bir varlık olarak, çalışmak, beslenmek, uyku ve dinlenme ve diğer ihtiyaçlarımız varlığımız için ne kadar gerekli ve önemsemeniz gereken unsurlar olduğu kadar; her bireyin kendine uygun yaşamını düzenleme ve özellikle planlamalarınızda kendinize ve ailenize özel süreler, hobiler ve aktiviteler ayırma hakkı vardır. Sık sık temiz havada, yürüyüş yapmak, sosyal ve arkadaşlık ilişkileri artırmak, eğlence, yemek, gezi, spor yürüyüş, tiyatro, sinema, günü birlik geziler ve ziyaretler vb. “ Bulunduğunuz ortamda yaptığınız bu değişiklikler sizi rahatlatıp, günün stres ve yorgunluğunu atmanızı sağlayacaktır. Bu nedenle her birey kendine uygun ve özel süreler mutlaka ayırmalı ve en az yılda bir defa 20 gün ve daha fazla sürelik tatil için süre ayrımasında yarar vardır. Kendi olanaklarınıza uygun, gezi, spor,yüzme vb eğlenerek, dinlenerek, mutlu , doludolu, gönlünce ve iyi bir tatil yapmalıdır. Genellikle bu tatilin yaşadığı ortamlarda değil farklı ortamlarda yapmasını önermekteyim. Kendinize ayıracağınız bu özel süreler sizin olmazsa olmazlarınız arasında yer almalıdır.
Bilim adamları beyinin sürekli egzersiz yapması gerektiğini vurgulayarak "hobiler edinin, zihni sürekli yeni konularla meşgul edin, bulmaca çözmek, satranç gibi farklı farklı zihin oyunları, hatta video oyunları bile belleği güçlendirebilir.”uyarısında bulunuyor. Yaşam biçiminizi tekrar gözden geçirip, değerlendirip; negatif bulduklarınızı eleyip, pozitif olarak düzenlediğinizde; istediğiniz ve özlediğiniz; sağlığınıza kavuşacağınıza inanıyorum. Yeter ki siz isteğin ve adım atın gerisi kendiliğinden gelecektir. KENDİNE GÜVEN YOLA ÇIK, AZMET... BEN BU SORUNDAN KURTULACAĞIM DE VE KENDİNE İNAN, BEYNİNE OLUMLU MESAJLAR VE TELKİNLER VER. İNSAN OĞLUNUN İSTEDİKTEN SONRA ELİNDEN HİÇ BİR ŞEY KURTULMAYACAĞINI ASLA UNUTMA…
Kaynaklar: Doğan Cüceloğlu İnsan ve Davranışı- Evrim Matbacılık- Remzi Kitabevi-1992”, Kişilik Çözümlemesi, Wilhelm REICH - Payel yayınevi-1991, Psikolog Halil Türkmen -2006 www.hturkmen.com
Halil TÜRKMEN
Psikolog

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Unutkanlıktan Kurtulmak ve Unutmamak İçin Neler Yapmalıyız" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Halil TÜRKMEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Halil TÜRKMEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Halil TÜRKMEN'in Yazıları
► Unutmak ya da Unutmamak Psk.Enise AKGÜL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,826 uzman makalesi arasında 'Unutkanlıktan Kurtulmak ve Unutmamak İçin Neler Yapmalıyız' başlığıyla benzeşen toplam 48 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kişilikle İlgili Tanımlar ÇOK OKUNUYOR Ekim 2019
◊ Stres Testi Aralık 2008
◊ Unutkanlık Testi - Unutkanlık Ölçeği ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2008
◊ Beck Anksiyete Ölçeği Ağustos 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:37
Top