2007'den Bugüne 81,410 Tavsiye, 25,866 Uzman ve 18,107 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ergenlik Dönemi ve Psikososyal Özellikleri
MAKALE #10622 © Yazan Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL | Yayın Mart 2013 | 4,947 Okuyucu
ERGENLİK DÖNEMİ VE PSİKOSOSYAL ÖZELLİKLERİ

Ergenlik Dönemi;


Ergenlik dönemi gelişim ve değişimlerinden fazla yaşandığı dönemdir. Bu dönemde yaşanan hızlı büyüme, vücuttaki değişiklikler, somut düşünceden soyut düşünceye geçiş ve kavramsal yeteneklerin gelişmesi, duyguların değişmesi, cinsel kimlik kazanımları ergenlerin psikolojisini etkilemektedir.



Ergenlik her çocukta ayrı yaşlarda başlayabilir; bazılarının boyu erkenden uzarken, bazıları bir kaç yıl beklemek zorunda kalabilir.



İlk yıllardaki anne babaya koşulsuz bağlılık, onların her şeyine hayranlık duyma bugelişim döneminde yerini sorgulamaya bırakmaktadır. 9 yaşında babasına hayran bir kız çocuğu “Benim babam bir kahraman, o her şeyin en iyisini biliyor.” diye düşünürken; 18 yaşında aynı kız çocuğu “Babam aslında pek de bir şey bilmiyor.”diye düşünmeye başlar. Çocuklarının kendilerine karşı tutumlarının değiştiğini farkeden anne-baba ise endişelenmeye başlar.

Örnek bir vaka :
“Son zamanlarda oğlum çok asileşti. Canım sıkılıyor diyor, ders de çalışmıyor.Sorumluluk duygusu yok. En küçük isteklerini bile sert bir dille bildiriyor. Kardeşlerini kızdırmaktan çok zevk alıyor. Ne yapacağımı şaşırıyorum. Nasıl davranacağımı bilemiyorum. Kapıları çarpıyor, odasına girmek için izin istemeye başladım artık. Bizimle konuşmaz oldu.”

Bu vakada da görüldüğü gibi anne çocuğunu tanıyamaz hale gelmiştir ve ondaki bu değişimleri anlamlandıramamaktadır. Oysaki, bu yakınmaların temelinde yatan ana neden: artık çocuklarının çocukluktan çıkıp ergenliğe geçişidir. Ergenlik dönemi oldukça problemli bir dönem olarak görünebilir. Bu dönemi problem haline getiren, ergenin anne babaya karşı tutumu, aldığı tavır ve davranışları; aralarında çıkan çatışmalardır. Bu problemler çözümsüz olarak algılanmamalıdır; çünkü bu yaşananlar son derece normaldir.

Ergenlik döneminde meydana gelen değişikliklere, ergenler çok farklı tepkiler verebilirler. Kendilerinde meydana gelen bu değişikliklerin bazılarını sevinçle bazılarını ise üzüntü, şaşkınlık ve korku ile karşılayabilirler. Bazı kızlar gelişen vücutlarını utanarak saklamayı tercih ederken bazıları ise de az gelişmiş vücutlarını problem ederler.Bazıları şişman oluşundan şikayet ederken, bazıları da zayıf olmaktan şikâyetçidir. Kimilerinin uzun boyu, kimilerinin kısa boyu üzüntü kaynağı olur.Oysa herkesin gelişimi kendi anatomik yapısına ve beslenme şartlarına bağlı olarak değişiklikler gösterebilir ve bu son derece normal bir durumdur.Erkekler ise sakallarının, bıyıklarının çıkmasından dolayı mutluluk duyarken,10 yıl sonra keşke hiç çıkmasaydı demeye başlarlar.

Genç kızlar için yüz sivilceleri karşı cins tarafından beğenilmeye en büyük engel, kendilerinde var olan bir kusur gibi algılanır, bu da bu dönemin en belirgin ve en normal sonuçlarından biridir. Bu örneklerde de olduğu gibi birtakım değişiklikler ergenin, kendisi hakkında, bedeni hakkında düşüncelerini belirler. Bu dönemde birbirlerine olumsuz lakaplar takmaları gençlerde, kimlik duygusunu etkiler. Arkadaşlarıyla ilişkileri bozularak, çevresinden hatta ailesinden kopmasına sebebiyet verir.
Bu dönemde ergenler kendi dış görünüşlerine göre alıngan, hassas olmalarına rağmen birbirlerine karşı oldukça acımasızlardır.
Ergenliğin ilk yıllarında yetişkinlere baş kaldırma, onlardan bağımsız bir hayat kurma mücadelesi vardır.

Kendilerini ifade ederlerken sürekli bir şikayeti dile getirirler:
“Artık özgür olmak istiyorum. Her şeyime karışıyorlar. Bir yandan büyüdün sen, artık bak kocaman adam oldun diyorlar; bir yandan da arkadaşlarımla birlikte çıkmama izin vermiyorlar. Beni çocuk yerine koyuyorlar. Eve şu saatte geleceksin, akşam sokağa çıkmayacaksın. Dersini çalışacaksın. Daha neler neler... Annemle babamla arkadaş gibi olmayı tabi ki istiyorum, ama onlar beni gerçekten anlamıyor.”

Onların bu bağımsızlık isteği,arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmelerini sağlar; artık cinsel kimliklerini de kazanmaya başlarlar.
Bu dönemde, karşı cinse karşı bir merak uyanır. Karşı cins tarafından beğenilme arzusu, aynanın karşısında saatler geçirmeye sebep olur. Çünkü ergen, karşı cinsin beğenisine ihtiyaç duymaktadır. Arkadaşlarla geçirilen süre artar, bu da ilginin aileden uzaklaşmasına, artık aile ile geçirilen vaktin daralmasına sebep olur. Bu durum ergenler için normal, hatta bir ihtiyaç iken anne-babaların en büyük şikayetlerinden bir tanesidir.

“Kızım her şeyini bana anlatırdı, konuşurduk. Artık birbirimizi anlayamıyoruz. Konuşamıyoruz. Bilgisayar başında geçirdiği zaman o kadar arttı ki, derslerine ayıracak vakti kalmıyor. Sürekli arkadaşlarıyla çıkmak istiyor. Aldığım kitapların yüzüne bakmıyor. Konuşmayı deniyorum, olmuyor. Ablası ile de geçinemiyor. Geçenlerde aradığımda okuldayım dedi, iki gün sonra öğretmenlerinden telefon geldi. Kaç gündür okula gitmiyormuş. Artık yalan da söylemeye başladı. Kızımı tanıyamaz oldum.”

Bu babanın da dile getirdiği gibi, ergenlerdeki bu değişimlerden bir tanesi de yalan söylemedir. Okuldan kaçmak, arkadaşlarla daha fazla vakit geçirmek adına başvurulan yöntemlerden bir tanesidir yalan söylemek. Yalan söylemelerine sebebiyet veren durumlardan bir tanesi, artık anne babaya hesap vermek istememelerindendir. Gerçeği söyledikleri zaman engelleme ile karşılacaklarını düşünürler. Ne kadar çok problemleri varsa o kadar çok yalan söyleme eğilimine girişebilirler.

Arkadaşlarıyla çok fazla birlikte olması döneminin getirdiği özelliklerden bir tanesiyken, arkadaş seçimi ve aradaki bağlılık da önemlidir Bu durumlar incelendiğinde seçimlerin altında var olan gizli sebepler meydana çıkar.Örneğin bir genç arkadaşlarına aşırı derecede bağlıysa aile ortamında düzensizlikler, güvensizlikler, aile içinde çözülmemiş çatışmalar, sevgi saygı gereksinimlerinin tam olarak karşılanamıyor olması söz konusu olabilir. Bir başka örnekse: eğer genç sürekli kendi yaşıtlarının altındaki kişilerle birlikte olmak istiyorsa kendisine olan güvenini sağlayamaması ya da olumsuz bir benlik algısı söz konusu olabilir.

Ergenlik Dönemi Psikososyal Özellikleri ;

Ergenlik dönemine ait bedensel özellikler aileler ve gençler tarafından bilinip olağan karşılanmasına rağmen, ergenlik döneminin ruhsal özelliklerinin yakından tanınmıyor olması aile içi çatışmalara sebebiyet vermektedir. Ergenlerin bu özelliklerinin daha yakından tanınması aile içi iletişimi kolaylaştıracaktır. Peki nedir bu ruhsal özellikler ?
Herşeyi beğenen çocuk, artık zor beğenen çabuk tepki gösteren birey haline gelmiştir.
· Çok çabuk üzülür.
· Her şeye aniden sinirlenir.
· Çabuk sevinir,ruh hali sürekli değişiklik gösterir.
· Vereceği tepkiler önceden kestirilemez.
· İlgisi dağınıktır.
· İstekleri kolayca değişir.
· Asidir,yasakları kolay kabullenmez.
· Kendisine konan sınırları reddeder.
· Gürültülü müzik dinlemekten hoşlanır.
· Kendisine ilgisi artar, giyimine gereğinden fazla özen gösterir.
· Aynanın karşısında oldukça fazla vakit harcar.
· Ders çalışmaya olan ilgisi azalabilir.
· Bencilleşir.
· Erkeklerde saç uzatma, küpe takma, dövme yaptırma istekleri oluşabilir.
· Odalarına kapanıp,yalnız kalmak isterler.
· Uzun boy, kısa boy, şişmanlık, zayıflık onlar için büyük problem olmaya başlar.
· Telefon,internet tutkusu başlar. Sürekli mesajlaşma, bilgisayar başında uzun süre vakit geçirme istekleri artar.
· Film yıldızları, sanatçılar, ünlülere karşı büyük hayranlıklar başlar. Odalarının duvarlarını beğendikleri ünlülerin posterleri süsler.
· Anne babalarının kendilerine davranış şekillerindeki belirsizlikler bocalamalarına sebebiyet verir. “Sen ablasın kardeşine örnek olman gerek.” gibi ifadelerin yanında “Akşam o saatte eve gelemezsin kaç yaşındasın, tek başına gidemezsin.”gibi ifadeler çatışma yaratır.
· Arkadaşlarıyla geçirdikleri süre artar, her şeylerini arkadaşlarıyla paylaşır hale gelirler.
· Kardeşleriyle genellikle anlaşamaz, sürekli kavga çıkarırlar.
· Hayranlık duydukları, kendilerine örnek aldıkları kişiler vardır. Onlar gibi olmak ister,onları sürekli taklit ederler.

Ergenlik dönemi zor bir dönemdir. Eğer bu tür çatışmalar büyütülür, sorunlar aşılamaz hale gelirse, kimlik gelişiminde problemler oluşur. Ergenlik dönemindeki genci anlamak zor olsa da, sağlanacak sağlıklı bir iletişim, ihtiyaçlarının karşılanması, sevgi gösterilmesi çatışmaların oluşmasını engellemeye yardımcı olacaktır.


Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergenlik Dönemi ve Psikososyal Özellikleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Filiz OKUŞ TEZEL Fotoğraf
Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
İstanbul
Psikolojik Danışman
BİREYSEL TERAPİST & ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI & EMDR UYGULAYICISI
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi43 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL'in Yazıları
► Ergenlik Dönemi ve Özellikleri Psk.Dnş.Barışcan ÖZTÜRK
► Ergenlik Dönemi Özellikleri Dr.Psk.Dnş.Ayşe Devrim BURÇAK
► Ergenlik Dönemi ve Özellikleri Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,107 uzman makalesi arasında 'Ergenlik Dönemi ve Psikososyal Özellikleri' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Öfke Kontrolü Eğitimi Programı ÇOK OKUNUYOR Mart 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:37
Top