2007'den Bugüne 81,969 Tavsiye, 25,996 Uzman ve 18,200 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kişiler Arası İlişkilerde Kıskançlık ve Kıskançlık Türleri
MAKALE #10779 © Yazan Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL | Yayın Nisan 2013 | 10,458 Okuyucu
Bir kişinin veya bir ilişkinin yitirilmesinden korkulan, karmaşık bir ruhsal yaşantı ve olumsuz tutumdur. Bunun dışında başkasının sahip olduğuna kendisinin de sahip olma gerekliliğini hissettiren bir duygu olarak tanımlanan kıskançlık; Türk Dil Kurumu tarafından da :"Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum" olarak açıklanmıştır.

Haset ve kıskançlık çoğu zaman kavram olarak karıştırılmaktadır. Haset kendinde olmayanı veya bir başkasında olanı elde etme arzusu iken kıskançlık elde edilmiş olanı kaybetmeme isteğidir. Kıskançlık insanların tamamında, aynı zamanda hayvanlarda da görülen bir tepkidir .


Kıskançlık;

▪ öfke,
▪ değersizlik,
▪ mutsuzluk,
▪ acı,
▪ güvensizlik,
▪ kaygı,
▪ aşağılık duygusu,
▪ kaybetme korkusu,
▪ hüzün gibi duygular yaşatır.

Bu duygular kişiyi derinden etkilemekte sürekli olarak rahatsız etmektedir. Kıskançlık bir sevgi ilişkisinde tehdit oluşturur. Genellikle var olan ilişkide, karşı tarafı kaybetmemek, ilişkiyi sürdürebilmek adına verilen içsel ve dışsal savaşlar sonucu meydana gelir. Kişi yaşadığı bu olumsuz duyguları çevresine hissettirebileceği gibi bazen de hiç kimseye hissettirmeden, kendi içinde yaşar. Sürekli olarak kendini başkalarıyla kıyaslar, bir rekabet hissi içinde bulur. Fakat bu duygu ve düşünceler kişiyi fizyolojik olarak da etkiler.


Bu fizyolojik etkiler :


▪ Titreme,

▪ Yorgunluk, halsizlik,
▪ Aşırı terleme,
▪ Baş ağrısı,
▪ Hızlı soluk alıp verme,
▪ Mide krampları,
▪ Kas tutulmaları,
▪ Hızlı nabız,
▪ Uyuma güçlüğü, uyku bozuklukları olarak kendini gösterir.

Kıskançlık duygusu doğuştan gelmeyen, sonradan öğrenilen bir duygudur. Dozunda olduğu sürece kıskançlık bir hastalık olarak tanımlanmaz. Bazı durumlarda ilişkiye faydası bile olabilir. Fakat dozunda olmadığı zaman tedavi edilmesi gereken bir hastalık haline dönüşür. Genellikle üçlü ilişkiler arasında yaşanır. Var olan bir ilişkiye üçüncü kişi dahil olduğunda, kıskançlık ortaya çıkar. Kaybolan 'biriciklik' duygusu en mutlu ilişkilerin bile sonunu hazırlar. Kıskançlık yaşayan bir çok kişi, ilişkiyi korumak ve geliştirmek yerine ilişkiyi tehdit eder hale gelmektedir. Karşı tarafa yapılan tehditler, zor kullanma, hakaret ve baskılar ilişkiyi çıkmaza sokmaktadır.


Kıskançlık duyguları tamamen kıyas ortamında gelişir. Toplumumuzda sıkça görülen, başkalarının çocuklarıyla kendi çocuklarını kıyaslayan, "Benim oğlum hiç ders çalışmıyor, karşı komşunun oğluna kitaptan başını kaldırmıyor." gibi ifadelerle bunu çocuklarının olduğu ortamlarda da dile getirmekten çekinmeyen ebeveynler çocuklarda kıskançlık duygularını pekiştirmektedir. Erken yaşta öğrenilen bu kıyaslanma duygusu, ilişki ortamında da kendini gösterir. Kişi kendini özendiği kişi ile karşılaştırır, çoğunlukla başkalarının kendinden daha iyi, daha başarılı, daha güzel olduğunu düşünür. Bu düşünceler kendisini daha eksik, küçük düşmüş, çaresiz, çirkin hissetmesine sebebiyet verir. İlişkisinde karşı tarafın çevresindeki bireylerle sürekli olarak kendini kıyaslama eğilimine girer.


Kıskançlık sadece romantik ilişkilerde yaşanmaz. Öğretmeni tarafından takdir edilmek isteyen öğrenci, iş hayatında statüsünü bir üst kademeye taşımak isteyen kişi, yeni doğan kardeşini kıskanan çocuk, arkadaş çevresi tarafından en sevilen olmayı isteyen bireyde de kıskançlık duyguları yine meydana çıkacaktır. Bu durumların ortak özelliği bir rekabet ortamının söz konusu olması, kişinin 'biriciklik' duygusunu elde etmeye çalışmasıdır. Kişinin çevresi tarafından hissettiği sevgi, ilgi ve dikkat gibi duyguların başkalarının tehdidi altında kalması, sahip olduklarını kaybetme,korkusu kıskançlık duygusunu oluşturur. Kıskançlıkta "O benim." duygusu vardır. Sahip olunan kaybedildinde ise, "Benim olanı geri istiyorum." rekabeti yaşanır.


KISKANÇLIK ÇEŞİTLERİ


A.Romantik Olmayan Kıskançlık :


1.Kardeş Kıskançlığı :


Çocuklarda bu duyguyla ilk tanışma en erken iki yaş civarında gerçekleşir. Küçük yaşta anne babasının gözünde tek olan çocuk, zamansız gelen kardeşi ile tahtının sallandığını hisseder. Sahip olduğu bütün ilgi ve sevgi artık ikiye bölünecektir. Bu durum kimi zaman yaşamını etkileyecek ve davranış bozukluğuna neden olacak derecede yoğun yaşanabilen bir duygu olabilmekte ve uzman yardımı gerektirmektedir. Küçük yaşlardaki çocuklarda kıskançlık, kardeşine karşı bedensel şiddet, kardeşin varlığını görmezden gelme/reddetme, kişilik değişimi olarak kendisini gösterir.


Nedenleri:


▪ Sevilen bir kişinin başkasıyla paylaşılamamasından ve güvensizlikten kaynaklanır. Kardeşin doğmasıyla birlikte azalan ilgi, ona ayrılan zamanın kısıtlanması, çocukta bebeğe karşı gibi görünen ama anne babaya olan kızgınlık, çocuğun kendisini terk edilmiş, güvensiz ve desteksiz hissetmesine sebep olur. ▪ Kardeşler arasındaki yaş farkı da kardeş kıskançlığına sebebiyet verir. Yaş farkı az olan kardeşlerde kıskançlığın görülme sıklığı, yaş farkı fazla olanlara oranla biraz daha yüksektir.

▪ Dışarıdaki bireylerde kardeşler arasında kıskançlığa sebebiyet verebilmektedir. Ablası/ağabeyi çalışkan olmadığını söylemek, kardeşinin saçlarını övmek, kardeşlerin boylarının farkını dile getirmek gibi.
▪ Cinsiyete göre de kıskançlıklar yaşanabilir. Çocuk kız ve doğan kardeş erkek ise anne babasının kendi cinsiyetinden hoşnut olmadığını düşünebilir. Ailelerin de cinsiyete ilişkin tercihleri varsa ve bunları çocuklarına yansıtıyorlarsa, bu da kıskançlığa sebebiyet verir.

2.Çocuk Ebeveyn Kıskançlığı :


Psikoanalitik teori Oedipus ve Electra kompleksleri kavramlarıyla çocuğun aynı cins ebeveynini kıskanarak onun yerine geçmeyi ve karşı cins ebeveyni ile beraber olmayı istediğini öne sürer. Oedipus kompleksine göre, erkek çocuk babasını devreden çıkarıp annesi ile aşk yaşamak istediğini; Electra kompleksi ise kız çocuğunun annesini devreden çıkartarak babası ile aşk yaşamak istediğini savunur.


3.Anne-Çocuk Kıskançlığı :


Annenin çocuğunu kıskanması durumudur. Eşinin sevgisinin artık çocuğuna yöneleceğinden, kendisini çocuğu gibi sevmeyeceğinden korkan anne, çocuğunu kıskanır. Bu duygunun temelinde eşine karşı bastırdığı kıskançlık duyguları vardır ve bunları çocuğuna yansıtır. Kendisini ifade edemeyince de çocuğu kendisine ait olarak görür ve çocuğuna aşırı yüklenerek, aşırı korumacı bir tutum sergiler.


4.Baba-Çocuk Kıskançlığı :


Babanın, anne ile çocuk arasında kurulan bağı kıskanmasıdır. Bu duygularını genellikle çocuğa karşı ilgisiz tutumu ve olumsuz davranışlarıyla yansıtır. Anne ile bebek arasında kurulan yakınlık, annenin çocuğunu emzirmesi, fiziksel ve duygusal bağları babanın kendisini dışlanmış hissetmesine sebebiyet verir.


5.Arkadaşlık- İş İlişkilerinde Kıskançlık :


Arkadaşlar arasında en sevilen olma arzusu, öğretmen-öğrenci ilişkilerinde gözde öğrenci olma isteği, iş yerinde statü farklılıkları sebebiyle görülen rekabet hali kıskançlığa sebebiyet verir. İş arkadaşının kendi pozisyonunu alacağından endişe eden birey, sıkıntı, öfke duyar. Bu tür kıskançlıklarda sosyal çevrenin ilgisini çekme, takdir edilme, 'biricik' olma arzuları vardır.


B. Romantik Kıskançlık


1.Patolojik/Obsesyonel Kıskançlık :


Abartılı kıskançlık ve aşırı şüphecilik halidir. Aldatılma ve sadakatsizlik ana konudur. Patolojik kıskançlık türünde, kişide "başka biri var" hisleri vardır. Eşinin hayatında var olduğunu düşündüğü kişiden sürekli bir şüphe duyma hali söz konusudur. Birey, sık sık kontrol etme, sosyal ağlarda takip etme, telefonunu kurcalama herhangi bir açık yakalama arzusu ile eşinin kendisini aldatıp aldatmadığını öğrenmeye çalışır. Gerçekte var olmayan bu üçüncü kişi, bireyin senaryosunun bir ürünüdür.


2.Kıskançlık Tipi Sanrısal Bozukluk :


Bu tür kıskançlık, evli eşler arasında daha sıklıkla görüldüğü için, konjügal paranoya ya da Othello Sendromu olarak da bilinir. Bütün psikiyatrik hastalıklar içinde görülme sıklığı binde ikiden daha azdır. Semptomlar ani başlar ve ancak eşin ayrılması ya da ölümünden sonra çözülür. Kıskançlık sanrıları giderek eşe karşı sözel ve fiziksel saldırıya neden olabilir, hatta eşini öldürmeyle sonuçlanabilir.


Karşı Cinsle Olan İlişkilerde Kıskançlığı Aşmak İçin Neler Yapılabilir ?


*Kıskançlığın en temel sebeplerinden bir tanesi özgüven eksikliğidir. Kendinize güvenin, değerli olduğunuzu hissedin. Bu konuda yapılan eğitimlere katılabilir, çevrenizle olan iletişiminizi geliştirebilirsiniz.


*Kıskançlığı yenmek zordur ve zaman alacaktır. Öncelikle kendinize zaman tanımalı ve sabırlı olmalısınız.


*Her zorluğu aşmakta gerekliği olduğu gibi kıskançlığı yenmek adına kararlı adımlar atmak ve azimli olmak şart.


*Her zaman sizden daha başarılı, daha iyi konumda, daha güzel/yakışıklı kişiler olacaktır. Bu alanda kendinizi eksik görmekten vazgeçin. Eşinizin/sevgilinizin tercihi sizinle olmaksa, sizde başkalarında bulamadığı ayrıcalıklar var demektir. Farkınızın farkında olun.


*Eşinize/sevgilinize güvenin. Telefonunu sürekli kurcalayarak, sosyal ağlarda her adımını takip ederek, sadece kendinizi yorarsınız. Ona güvenmeyi seçin, unutmayın ki kendisine güven duyulduğunu hisseden bireyler, yanlış adım atma konusunda tereddüt yaşayacaktır. Onu engellemenizin tek yolu ona güvendiğinizi hissettirmektir.


*Sadece eşinize/sevgilinize bağımlı yaşamayın. Onun dışında da bir hayatınız olsun. Arkadaşlarınızla, ailenizle birlikte zaman geçirin.


*Bakımlı olmaya özen gösterin. Hobileriniz, yapmaktan zevk aldığınız, size mutluluk katan uğraşlarınız olsun. Tüm bunlar özgüveninizin artmasında size yardımcı olacaktır.


*Yapmadığı bir şeyden dolayı kendisinden sürekli şüphe duyulduğunu hisseden insan, bir gün gerçekten onu yapma eğilimine girişir. Bu sebepten dolayı her an kıskançlık tepkileri vermeyin.


*Sizi haklı çıkaracak bir kanıtınız yoksa, tavrınızı ortaya koymadan önce iyice düşünün. Unutmayın ki; zamansız ve gereksiz tepkileriniz ilişkinizin sonunu getirebilir.


*Eşinizle/sevgilinizle kaliteli zaman geçirin. Ona değerli olduğunu hissettirin, dinleyin ve anlamaya çalışın.


*Her yolu denemenize rağmen, kıskançlık duygularından kurtulamıyorsanız, uzman desteği almaktan çekinmeyin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kişiler Arası İlişkilerde Kıskançlık ve Kıskançlık Türleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Filiz OKUŞ TEZEL Fotoğraf
Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
İstanbul
Psikolojik Danışman
BİREYSEL TERAPİST & ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI & EMDR UYGULAYICISI
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi43 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL'in Yazıları
► İlişkilerde Kıskançlık Psk.Muharrem ÇAPKIN
► Romantik İlişkilerde Kıskançlık Uzm.Psk.Dila HOTLAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,200 uzman makalesi arasında 'Kişiler Arası İlişkilerde Kıskançlık ve Kıskançlık Türleri' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Öfke Kontrolü Eğitimi Programı ÇOK OKUNUYOR Mart 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:23
Top