2007'den Bugüne 82,728 Tavsiye, 26,150 Uzman ve 18,357 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ergenlik Döneminde Kişilik Gelişimi
MAKALE #10805 © Yazan Psk.Dnş.Barışcan ÖZTÜRK | Yayın Nisan 2013 | 5,564 Okuyucu
Kişilik kavramı, bir insanı başkalarından ayıran özelliklerin tümünü ve çevresine uyum sağlamak için geliştirdiği davranış biçimini belirtir (Yörükoğlu, 2000; Kulaksızoğlu, 1998). Diğer bir kişilik tanımı da; bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, onu diğer bireylerden ayırt edici, tutarlı ve yapılaşmış bir ilişki biçimidir (Cüceloğlu, 1991).
Kişiliğin çekirdekleri yaşamın ilk yıllarında atılır, altı yaşında ana hatları belirir, ancak son biçimini alması ergenlik dönemi sonuna doğru olur. Kişilik çizgileri uzun sürede biçimlendiği için kolay değişmez (Yörükoğlu, 1993).
Her şeyden önce kişilik, bireyin özel ve ayırt edici davranışlarını içermektedir. Özeldir, çünkü bireyin sıklıkla yaptığı ya da tipik olarak tanımlanabilecek davranışlarını temsil eder. Ayırt edicidir, çünkü davranışlar bireyi başkalarından ayırır. Çevremize uyum sağlama süreci ve bu sürecin ürünü olan uyum eylemlerimiz kişiliğimizi oluşturur (Bahadır, 2002; Temel ve Aksoy, 2001).
Bireyin düzenli ve mutlu bir yaşam sürebilmesi ve toplum içinde bir yer kazanabilmesi, sağlıklı bir kişilik gelişimi ile olanaklıdır. Sağlıklı bir kişilik gelişimi için, bireyin kendisine yönelik olumlu tutumlar geliştirmesi ve kendisini daha gerçekçi bir gözle değerlendirmesi gereklilik olarak görülmektedir (Çivitçi, 1998; Temel ve Aksoy, 2001).
Kişiliğin oluşumu ve gelişiminde etkili olan etmenler çevresel ve kalıtımsal etmenlerdir. Kalıtımla getirilen özellikler potansiyel niteliklerdir ve bunların ortaya çıkarak gelişmesi büyük ölçüde çevresel koşullara bağlıdır (Bahadır, 2002; Öksüz, 2002). Hem gelişmekte olan insan ve çevre arasında, hem de biyolojik, psikolojik, fiziksel ve sosyo-kültürel düzeylerdeki farklı etkileyici etmenler arasında dinamik bir etkileşim vardır (Kağıtçıbaşı, 1998).
Ergenin kişilik gelişimini açıklamada en sık başvurulan kuramsal yaklaşımlardan biri Erikson tarafından geliştirilen Psiko-sosyal Gelişim Kuramı’dır (Tablo 2). Erikson’a göre normal gelişim 8 evreden oluşur (Aydın, 2005; Siyez, 2010; Temel ve Aksoy, 2001).

Tablo 1: Psiko-sosyal Gelişim Evreleri
Dönem Bunalım
Bebeklik Güvene karşı Güvensizlik
Küçük çocukluk Özerkliğe karşı Utanç ve Kuşku
İlk çocukluk Girişkenliğe karşı Suçluluk
Orta çocukluk Çalışkanlığa karşı Aşağılık Duygusu
Ergenlik Kimliğe karşı Rol Karmaşası
Genç yetişkinlik Yakınlığa karşı Yalıtılmışlık
Orta yetişkinlik Üretkenliğe karşı Durgunluk
İleri yetişkinlik Bütünlüğe karşı Umutsuzluk

Erikson’a göre birey, gelişiminin her evresinde psiko-sosyal bir kriz yaşar. Her krizi bir sonraki aşamaya geçmeden yaşamış olmak gerekir. Herhangi bir aşamada krizin yetersiz bir şekilde çözülmüş olması, özel bir yardım alınmadığı takdirde, sonraki bütün aşamalarda gelişimin önünü tıkayacaktır. Her krizde, biri olumlu diğeri olumsuz iki olası çözüm vardır. Erikson’nun kişilik kuramına göre ergenlik döneminde geçirilen aşama ise “Kimliğe karşı rol karmaşası”dır (12-18 yaş). Bu aşamada ya kimlikle ya da rol karışıklığı ile sonuçlanacak bir dizi kararın alınması gerektiği ifade etmiştir. Doğru kararları olan ergenler deneyimlerini açıkça tanımlanmış bir kimlikte bütünleştirmeye yetenekli olacaklardır. Aksi durumda ise, ergenlik sona erdikçe ve yetişkinlik başladıkça geliştirilecek çeşitli kimliklerle ve oynanacak rollerle ilgili sorularla bunalacaklardır. (Dacey ve Kenny, 1994; Ekşi, 1990; Gander ve Gardiner, 2004).
Ergenlik sırasında bir kimlik oluşturmak Erikson’un psiko-sosyal kimlik gelişimi kuramının bir anahtarıdır. Erikson, kimliği, kişinin kendisine dair genel bakışı olarak görmenin yanı sıra, kişinin ulaşmak için çabaladığı bir durum olarak tanımlar. Kişi kimliğini oluşturmuşsa kendi görüntüsünün çeşitli yönleri birbirleriyle uyum içinde ve özdeş olmalıdır. İdeal olan, kimliğini oluşturmuş bir kişinin, kendisini olduğu gibi kabul etmesidir (Dacey ve Kenny, 1994).

Benlik Kavramı
Gander ve Gardiner (2004) benlik kavramını; bir bireyin, yalnızca ona özgü tutumlardan, duygulardan, algılardan, değerlerden ve davranışlardan ibaret, kendisine ilişkin görüşü olarak görmektedir. Yörükoğlu (2000) ise benlik kavramı için kısaca, “Kişinin kendini nasıl görüp, nasıl değer biçtiğini anlatır” der. Kendimizi ayrı bir birey olarak tanımamızı sağlayan tüm özellikler ve yaşantılar bütünü anlamına gelen bu kavram, insanın düşünebilen, duyabilen, eylemde bulunabilen ayrı bir kişilik olarak kendini fark etmesidir. Bu farkındalık, bireyin kendi potansiyellerinin ne ölçüde ve nasıl gerçekleştirebileceği konusunda belirli bir fikir sahibi olması anlamına gelmektedir. Ancak birey benlik kavramının bazı öğeleri hakkında net ve kesin algı ve değerlendirmelere sahip olduğu halde, bazı öğeler hakkında algı ve değerlendirmeleri daha genel ve bulanık olmaktadır. Bazı kavramlar gerçekçi olurken bazıları gerçeğe uymamaktadır. Başkalarının bizi değerlendirişi ile kendi kendimizi algılayışımız bazen birbirine çok yakın, bazen birbirinden ayrı olmaktadır. Benliğin değerlendirilişi çok değişik ise ortaya uyumsuzluk ve sorunlar çıkar. Benlik kavramı genellikle süreklilik ve tutarlılık gösterse de belli bir esnekliği vardır. Katı bir benlik kavramı kişiyi tökezletip çabuk hayal kırıklığına uğratır. Esnek benlik kavramı ise gelişmeye açıktır (Bahadır, 2002; Erkan, 1993; Kulaksızoğlu, 1998; Temel ve Aksoy, 2001; Yörükoğlu, 2000)
Benlik kavramı ergenlikte ve ilk yetişkinlikte son derece önemli olan dinamik ve yaşam boyu süren bir süreç içinde gelişir. Birçok olaydan etkilendiği gibi ruh ve beden sağlığını, başkalarıyla ilişkileri, akademik başarıyı ve meslek seçimini etkileyebilir (Gander ve Gardiner, 2004; Gül, 2003; Temel ve Aksoy, 2001).
Ergenlik dönemi benlik kavramının öne geçtiği bir çağdır. Ergenler duygularını, bedenini inceler, nasıl bir kişi olduğunu, ne olmak istediğini düşünmeye başlar. Bunlar benlik arayışının belirtileridir. Ergenin bedenini algılayışı ve benlik kavramı arasında sıkı bir ilişki vardır. Ergenlikte benliğin simgesi bedendir. Bu çağda benlik kavramı sürekli iniş çıkış ve dalgalanma gösterir. Ergen kendisini sürekli tartmakta, değerlendirmekte, eleştirmekte ve benliğini yeni baştan düzenlemeye uğraşmaktadır (Gander ve Gardiner, 2004; Yörükoğlu, 2000).
Ergen kendinde meydana gelen bedensel değişimleri özümlememiştir. Bedeninin başkaları üzerindeki etkisini tasarlamak için aynanın karşısında saatlerce kalarak, bedenini inceleyebilir. Ergenlik dönemine erken veya geç girmek, kendisinin normal olup olamadığı düşüncesi yaratarak benlik kavramını tehdit edebilir (Altıntaş, 1991).
Ergenliğin ilk yıllarından itibaren ergenler kendilerini daha soyut kavramlarla tanımlamaya başlarlar ve ergenlik dönemi boyunca kendilerini tanımlamada değişiklikler yaşarlar. Ergen çocukluğunda dışa dönük antenleri kendi içine çevirmeye başlar. Duygularını inceler, bedenini inceler, nasıl bir kişi olduğunu, ne olmak istediği konusunda kafa yormaya başlar. Ayrıca ergenlik döneminde, ergenler kendilerine ilişkin tanımlamalarında daha sosyal değerleri kullanırlar (Siyez, 2010; Yörükoğlu, 2000).
Her insanın ulaşmak istediği bir benlik kavramı vardır. Kişi özlediği, kendine yakıştırdığı bu ideal benlik kavramını geliştirmeye çabalar; ideal bene yaklaştıkça mutlu olur. Aksi takdirde mutsuz olur. Kişinin kendisinden beklentisi yüksekse ve bunu karşılayamıyorsa kendine olan saygısını yitirir. Ayrıca başkalarının kişiyi algılayışı ile kişinin kendini değerlendirmesi arasında belirgin farklar varsa ortaya, uyumsuzluk ve sorunlar çıkar (Yörükoğlu, 2000).

Benlik Saygısı
Benlik saygısı, benliğin duygusal boyutudur. Birey, kim olduğu ile ilgili belirli fikirlere sahip olmasının yanı sıra kim olduğuna ilişkin belirli duygulara da sahiptir. Yani bireyin benliğini beğenme ve değerli bulma derecesine “benlik saygısı” denilebilir (Hamacheck, 1995).
Benlik saygısı, bireyin kendisini yetenekli, önemli, başarılı ve değerli biri olarak algılama derecesidir. Kişinin kendisini bu açılardan yeterli biri olarak değerlendirmesi eğilimi de olumlu bir kişilik özelliği sayılmaktadır. Benlik saygısı yüksek olan bireyler, kendilerini saygıya ve kabul edilmeye değer, önemli ve yararlı kişiler olarak algılama eğilimindedirler. Benlik saygıları düşük olan kişiler ise kendilerini pek önemli olmayan, sevilebilir özelliklerden yoksun, kendilerine ve yeteneklerine güvenmeyen kişiler olarak görme eğilimindedirler. Benlik saygısı; özgüven, benliği kabul, değerlilik ve eşitlik duygularının toplamını oluşturmaktadır (Temel ve Aksoy, 2001).
Benlik saygısı özellikle ergenlikte önem kazanır ve ruh sağlığının bir göstergesi olan kimlik gelişimi ve bu dönemde görülebilen çeşitli sorunların ortaya çıkmasında önemli bir etkisi olduğu bilinmektedir (Çuhadaroğlu ve ark., 2004). Bu dönemde geliştirilen benlik saygısının düşük olması, daha sonraki yıllarda bireyin kendi benliğini kabul etmemesine neden olabilmektedir (Satılmış ve Seber, 1989).
Çocukluk döneminde kendini değerlendirme daha çok akademik yeterlilik, sosyal yeterlilik, fiziksel/atletik yeterlilik ve fiziksel görünüm alanlarında yapılırken; ergenlikle birlikte bu alanlara yakın arkadaşlık, romantik ilişkiler, iş başarısı gibi pek çok yeni alan eklenir (Hustan-Stein ve ark., 1995; akt. Siyez, 2010).
Benlik saygısı konusunda bir diğer önemli nokta ise ergenlikte benlik algısını etkileyen faktörlerdir. Ebeveyn-ergen arasındaki iletişim, ebeveyn tutumları, öğretmenin ergeni cesaretlendirmesi, içinde yaşanılan sosyal çevre ergenin benlik algısını etkileyen faktörler arasında yer almaktadır (Hustan-Stein ve ark., 1995; akt. Siyez, 2010). Benlik saygısının oluşumunda etkili olan etmenler konusunda yapılan çeşitli çalışmalarda, ailenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik düzey, etnik ve azınlık gruplarına ait olmak, ebeveynlerin eğitim düzeyi, meslekleri, cinsiyet ve fiziksel özellikleri gibi değişkinlerde incelenmiş ve benlik saygısı ile aralarında ilişki olduğu görülmüştür (Temel ve Aksoy, 2001).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergenlik Döneminde Kişilik Gelişimi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Barışcan ÖZTÜRK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Barışcan ÖZTÜRK'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Barışcan ÖZTÜRK Fotoğraf
Psk.Dnş.Barışcan ÖZTÜRK
İzmir
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Barışcan ÖZTÜRK'ün Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,357 uzman makalesi arasında 'Ergenlik Döneminde Kişilik Gelişimi' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Cinsel Eğitim Mayıs 2013
► Ergen Cinselliği Nisan 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:48
Top