TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocuk İstismarı : Çocuk İstismarına Göz Yummayın!

Sevil YAVUZ Fotoğraf
Pdg.Sevil YAVUZ
İstanbul
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi133 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 46 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 2632,

* Yayın Tarihi : 28-05-2008 - 23:40 (1458 gün önce),

* Ortalama Günde 1.80 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 11538 , Kelime Sayısı : 1429 , Boyut : 11.27 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Pdg.Sevil YAVUZ hakkında söyledikleri:
Merhaba
Bizim kızımız Damla 7,5 yaşında ilkokul ikinci sınıf öğrencisi Damla küçüklüğünden beri korkuları olan ve bu yüzden odasında yatmak istemeyen, yemek yemeyen, zaman zaman altını ıslatan, bazen hırçın bazen çekingen bir çocuktu.
Birinci sınıfa başladıktan sonra korkuları iyice arttı ve ders çalışmak istemeyen, ödev yapmakta zorlanan, sıkışınca ağlayan, okul kaygıları olan ve kendine güveni olmayan, kendi düzenini sağlayamayan en basiti odasını toparlamayan, okul kıyafetlerini kendisi giymeyen ve bizim zorla yemeğini yedirip okula gönderdiğimiz bir çocuk oldu.
Kızım şu an ikinci sınıf... [DEVAMI..]

(hayriye, Danışan, 26-02-2012)

Bir Anne ve Oğlu

Merhabalar, Ben Utku’nun annesiyim. Utku 9 yaşında, şuan ilköğretim 3. sınıf öğrencisi ve benim bitanem. Utku doğduğu günden bu yana hep hareketli, ağlayan, dur durak bilmeyen, her an kendi isteğinin gerçekleşmesini isteyen, ‘hayır’dan anlamayan, yapabileceği işleri bile yapmayan, sorumluluk almayan, bağırıp çağıran, öfkesini çabuk belli eden, agresif, kurallara uymayan, daha doğrusu kural nedir bilmeyen bir çocuktu. En başa dönmek istiyorum. Utku daha doğmadan hamileliğim çok stresli geçmişti. Şimdiki bilgim ve tecrübem o zaman olmuş olsa inanın hamilelik dönemindeki stres... [DEVAMI..]

(fatoş, Danışan, 01-02-2012)

merhabalar,

ben 6 yaşında oğlu olan bir babayım. eşim de ben de çalışmaktayız.

oğlum 3-4 yaşlarında iken, iş nedeniyle, oğlumdan ve eşimden 2 sene ayrı yaşamak zorunda kaldım. ailece haftada bir kaç gün görüşebiliyorduk. bu da hiç bir zaman yeterli olmuyordu.

nihayet geçen sene eşimle ve oğlumla beraber yaşamaya başladık. bu hepimiz için sevindirici bir o kadar da alışılması zaman alan bir süreç oldu. özellikle de oğlumuz için…

beraber yaşamaya başlayıp evde hayatı paylaştıkça , kendimizi oğlumuzla sürekli çatışma içinde bulduk.uzun zamandır umutla beklediğimiz mutlulu... [DEVAMI..]

(ÖZGÜR, Danışan, 04-11-2011)

Merhaba benim kızım selin 4 yaşında.Sevil hanımla tanışalı daha 3 hafta oldu ve hemen istediğimiz sonuçları almaya başladık. Selin bebeklik battaniyesini koklayarak uyuyan,onu heryere taşıyan,gece boyunca 4-5 defa uyanıp biberonla süt içen,uyandığı zaman ayağımda sallayarak uykuya dalan ve geceleri altı bezlenen bir çocuktu.Bunlar bizim sıkıntılarımızın bazılarıydı.Selin her istediği olsun,alınsın istiyor ve bize bunu yaptırmayı başarıyordu yani bizi yönetiyordu.Biz bunun yanlış olduğunu biliyor ama düzeltemiyorduk,Sevil hanımla tanışana kadar. 1,5 saat süren ilk görüşmeden çıktığımızda birs... [DEVAMI..]
(S.D, Danışan, 03-10-2011)

Pdg.Sevil YAVUZ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Çocuk İstismarı : Çocuk İstismarına Göz Yummayın!

“ İhmal, duygusal, fiziksel istismar ve cinsel istismar çeşitleri; taciz, tecavüz, ensest, çocuğun ruhsal dünyasında tamiri imkansız yaralar açmakta, çocuğun gelişimi en üst düzeyde tamamlamasını, potensiyelini gerçekleştirmesini önlemektedir.”

Son yıllarda çocuk istismarı ve ihmali giderek artmaktadır. İngiltere'de haftada dört, ABD’de ise günde üç çocuk, çocuk istismarı ve ihmali nedeniyle ölmekte, 4 yaş altında her bin çocuktan biri fiziksel istismara uğramaktadır.Çocuk istismarı oranı dünyada %1 ila % 10 arasında değişirken ülkemizde bu rakam %10 ila %53 arasındadır ve duygusal istismar %78; fiziksel istismar %24; cinsel istismar ise % 9 oranında olduğu bulunmuştur. İstismara maruz kalan çocukların %70’i 2-10 yaş arasındadır.


Çocukluk çağı travmaları içinde çocuk istismarı yinelenebilirliği, çocuğa genellikle en yakınları tarafından yapılıyor olması nedeniyle tanımlanması ve tedavi edilmesi en zor olan travma olarak nitelendirilmektedir. Çocuk istismarı sebeplerinin arasında aile içi şiddet ve mutsuz evlilik, sosyoekonomik durumun düşük olması, üvey anne baba, geleneksel aile yapısında fiziksel cezanın kabulü gibi nedenleri sıralanabilir. Anne-babalarda ilaç veya alkol bağımlılığı ile psikotik sorunların varlığı ise istismar riskini artırmaktadır. İstismarcı anne-babalar genellikle kendi kişisel memnuniyetini çocuğununkinden üstün tutan, çocuğu gereksinimlerini karşılayacak bir araç yerine koyan, çocukla ilgili gerçekçi olmayan beklentileri olan, katı, duygularını kontrol edemeyen kişilik yapısındadır.

WHO (World Health Organisation-Dünya Sağlık Örgütü), çocuk istismarını “bir yetişkin veya devlet tarafından tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan ve çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen davranışlar” olarak tanımlamaktadır. Çocuk istismarı; ihmal, duygusal, fiziksel ve cinsel istismar olmak üzere dört grupta sınıflanmaktadir.


Çocuk İhmali


Çocuk ihmali; çocuğun beslenme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık ve sevgi gibi temel gereksinimlerini çocuğa bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından karşılanmaması sonucu, çocuğun gelişiminin en üst düzeyde gerçekleşmesinin engellenmesi olarak tanımlanmaktadır.


İhmal, anlaşılması ve teşhis edilmesi oldukça zor olan bir kavramdır. İstismar ve ihmali birbirinden ayıran en önemli nokta, istismarın aktif, ihmalin ise pasif bir durum olmasıdır. Fiziksel istismara göre daha az dramatik olmakla birlikte çocukta yarattığı hasar benzerdir.


Duygusal İstismar


UNICEF, duygusal istismarı ve ihmali; çocuğun nitelik, kapasite ve arzularının sürekli kötülenmesi, çocuğun sürekli olarak insanüstü güçlerle, sosyal açıdan ağır zararlar verme ya da terk etme ile tehdit edilmesi, çocuktan yaşına ve gücüne uygun olmayan taleplerde bulunulması ve çocuğun, topluma aykırı düşen çocuk bakım yöntemleri ile yetiştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Duygusal istismar çok sık gerçekleşmesine rağmen fiziksel ve cinsel istismar gibi somut bulguları olmadığı için en zor tanınanıdır. Duygusal istismar tek başına görülebildiği gibi fiziksel ve cinsel istismarla birlikte de görülmektedir.


Duygusal istismarın izleri yaşam boyunca kendini gösterebilmektedir.Anne ve babası tarafından sürekli eleştirilen, aşağılanan, sevgi ve ilgi ihtiyacı yeterince karşılanmayan çocuklar, pasif kişilik özelliklerine sahip, kendine güveni olmayan ve antisosyal davranışlar gösteren kişiler olarak tanımlanmaktadır. Bu çocuklarda normal zihinsel kapasite olmasına rağmen, öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlar görülmektedir.


Fiziksel istismar


Fiziksel istismar, çocuğun anne babası ya da bakımından sorumlu başka kişi tarafından sağlığına zarar verecek biçimde fiziksel yaralanması ya da yaralanma riski taşımasıdır. Genel olarak fiziksel istismar, çocuğun kaza dışı nedenlerle yaralanması olarak bilinmektedir.


Avrupa ve Asya’ da 9-17 yaşlar arasındaki her 10 çocuktan 6'sının; Türkiye’de ise 7- 14 yaş grubundaki çocukların yaklaşık %40'nın yanlış bir şey yaptıkları zaman anne-babaları tarafından dayak yedikleri saptanmıştır. Türkiye’de sekiz ilde yapılan bir araştırmada ise çocukların istismara uğrama oranı %33; tokat atma, kulak ve saç çekme oranı %25; sopa ile dövme oranı %14 olarak bulunmuştur.


Aile içi şiddetle karşılaşan çocuklarda davranış bozuklukları, gelişmede gecikme sık görülmektedir. Ayrıca bu çocukların geleceğin istismarcıları olma olasılığı daha fazladır.


Cinsel İstismar:


Çocuklarda cinsel istismarın yaygınlığı ABD’de 1.3/1,000; Türkiye’ de ise %1.4’dür. Ülkemizde kadınların %20’sinin, tüm erkelerin % 7’sinin çocukluğunda en az bir kez cinsel istismara maruz kaldığı, kız çocuklarının erkek çocuklarına oranla 3 kat fazla cinsel istismara maruz kaldığı saptanmıştır.


Cinsel istismar, psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük olan bir çocuğun bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılmasıdır. Cinsel istismar oral-genital, anal, genital veya oral temas ile olabileceği gibi, teşhircilik, röntgencilik ve çocuğu pornografide kullanmak şeklinde de olabilir. Çocuk pornografisi gibi çocuğa yönelik organize cinsel saldırılar giderek yaygınlaşmakta; yasadışı olmasına rağmen internetin de etkisi ile çocuk pornografisi yaygın bir pazara ve yüklü bir ciroya sahip olduğu bilinmektedir.


“Cinsel istismar” ile “cinsel oyunlar”ı birbirine karıştırmamak gerekir. Aynı gelişimsel düzeydeki çocukların birbirlerinin genital organlarına bakması veya ellemesi, ilişki olmadıkça normal olarak kabul edilir ve sağlıklı bir çocuğun kendi bedenini ve karşı cinsi tanıma, ayırt etme aşamasıdır. Bu tür merakların oyunlarla giderilmesi sağlıklı ve güvenlidir.


Çocuğa yönelik cinsel istismarının çocuk üzerinde en fazla etki bırakanı istismarın aile bireyleri veya akrabaları tarafından çocuğun tanıdığı bir yerde gerçekleştirilen ensest durumlardır. Ensest, ana-baba otoritesine sahip bir erişkin ile bir çocuk veya ergen arasındaki her çeşit cinsel ilişkidir. Önemli olan aradaki kanbağı değil, erişkinin anne-baba hakimiyeti, gücü ve çocuğun bağımlılığıdır. Mor Çatı Derneği’ne başvuran 538 kişinin % 35’inin cinsel şiddete uğradığını, cinsel şidddete uğrayanların % 26’sının ise ensest mağduru olduğu bildirilmiştir.


Cinsel istismarın sık görüldüğü aileler genel olarak işlevselliği bozuk aileler olarak tanımlanmakta ve bu ailelerde olaya yol açtığı düşünülen çeşitli patolojiler bulunmaktadır.

- Baskın ve koşulsuz söz tutma isteyen ana baba modeli: En sık gözlenen katı babanın güç ve kararlarda baskın olduğu aile modelidir. Aile sistemi kapalıdır. Babalarınbir kısmı güç ve kontrol sağlamak için şiddete başvurmaktadır.
- Cinsel sorunlar: Cinsel istismarın gözlendiği ailelerde,ana babalarda cinsel sorunlar daha sıktır.
- Sosyal izolasyon: Bu ana babaların çoğunda aile dışısosyal ilişkilerde kısıtlılık ve zorlanma vardır.
- Rol çatışması: Cinsel istismar uygulanan ailelerderol çatışmalarına sık rastlanır. Anne genellikle eşlik veev kadınlığı rollerini kızına bırakmaktadır, baba da bakımvermeyi ensest yoluyla yapmaktadır.
- Alkol ve madde kötüye kullanımı.
- Yadsıma: Aile üyelerinde en sık kullanılan savunmadır. Baba, olayı “seks eğitimi” olarak savunabilir, anne ise kocası ile ilişkisini bozabileceği için reddedip görmezlikten gelebilir. Çocuk utanma ve suçluluk duygularını bastırmak ve aile düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla durumu yadsıyabilir.

Cinsel istismar toplumda sık rastlanan bir durum olmasına karşın, çoğunlukla gizli kalmakta, en çok yüzde 5-10'u ortaya çıkmaktadır.

Çocukların sessiz kalmasının nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

- Kendilerinin inanılmayacaklarını düşünürler.
- Başlarının belaya gireceğinden korkarlar.
- İstismarcının tehdidinden korkarlar.
- İstismarcıyı korumak isteyebilirler, istismarcıyı sevebilir ama yaptıklarını sevmezler (mağdurun ve ailesinin kötü alğılanması olasılığı).
- Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler.
- Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler.
- Arkadaşları tarafından dışlanacağından korkabilirler. Homoseksüel olarak adlandırılabileceklerinden korkabilirler.
- Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.
- Gammaz olarak adlandırılmak istemezler.
- İyi çocukların cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmamaları gerektiği söylenmiş olabilir.


Çocukluk çağı cinsel istismar çoğu zaman kimseye söylenmediği için birilerince fark edilinceye kadar çocuk tarafından saklanır ya da özellikle tanıdık biri tarafından istismara maruz kalan çocuk olayı bir oyun olarak algılayabilir zamanla bunun bir suç, kendi işlediği bir günah olduğunu düşünür, suçlu hisseder ve utanç duyar.


Cinsel istismar sonrası en sık görülen ruhsal rahatsızlıklar olarak travma sonrası stress bozukluğu, depresyon, aşırı kaygı, panic, fobiler, unutkanlık, duyarsızlık, güven kaybı, benlik saygısında ciddi hasar, utanç, uykusuzluk, organik bir temeli olmayan dirençli ağrılar bayılma ve madde-alkol kullanmaya başlama veya miktarını arttırma, intihar girişimi, kendine zarar verme davranışı gibi sıralanabilir. Yetişkinlikte ise cinsellikten kaçınma, iğrenme ve cinsel isteğin ve ilginin azalması gibi cinsel sorunlar ortaya çıkmakta ve cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla cinsel saldırıda bulunduğu da bildirilmektedir.


Sonuç olarak çocuk istismarı ve ihmali bir halk sağlığı sorunudur. Eğitimsiz ailelerin %40'ı çocuklarını istismar ederken, eğitim düzeyi yüksek ailelerde bu oran %17'dir. İstismar ve ihmal, eğitim seviyesi azaldıkça artış gösteren kavram olduğu için aile merkezli destek programlarına, eğitime verilen önemin ve bilincin artırılması, çocuğun topluma kazandırılması, konu ile ilgili gerekli ve aynı zamanda caydırıcı olacak nitelikte yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.


Bunun yanı sıra cinsel istismarın bir cinsellik değil saldırganlık olduğu bilgisi yaygınlaştırılmalı, cinsel istsimar konusunda toplumsal duyarlılık artırılmalı ve bu konu medya, görsel ve yazılı basında “çocuklardan cinsel haz alma”ya karşı çıkılmalıdır.

İstismara uğramış bir çocuğa yaklaşımda en önemli noktalardan birisi çocuğun daha fazla zarar görmesini önlemektir. Çevrenizdeki bir çocuğun istismara maruz kaldığından şüphe ettiğinizde gerekli yerlere başvurun ve bu istismara göz yummayın. Unutmayın bu olaylar hemen yanı başımızda olmakta ve göz yummak geleceğin ruh sağlığı bozuk bireylerinin hatta geleceğin çocuk istismarcılarının yetişmesine neden olmaktadır. Herkes bu konuda duyarlı ve uyanık olmalıdır.


Çevrenizdeki bir çocuğun istismarını önlemeniz dileğiyle,

Sevil Yavuz
Pedagog


Kaynakça:

§ Aral N., Gürsoy F.(2001). Çocuk Hakları Çerçevesinde Çocuk İhmali ve İstismarı, Milli Eğitim Dergisi, 151
§ Birinci İstanbul Çocuk Kurultayı. (2000). İstanbul Çocuk Raporu, İstanbul Çocukları Vakfı Yayınları, 138-146.
§ Canat S.(1994). Ergenlerde aile içi cinsel taciz. Çocuk ve Gençlik. Ruh Sağlığı Dergisi, 1, 18-22.
§ Cinsel Eğitim Tedavi ve Araltırma Derneği (CETAD). (2005). Cinsel Sorunlar, İstanbul.
§ Gonca Yılmaz G, İşiten N, Ertan Ü, & Öner A. (2003). Bir çocuk istismarı vakası. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, 46, 295-298
§ Taner, Y., Gökler, B. (2004). Çocuk istismarı ve ihmali: psikiyatrik yönleri, Hacettepe Tıp Dergisi, 35, 82-86
§ Turhan, E., Sangün, Ö, & İnandi, T. (2006). Birinci Basamakta Çocuk İstismarı ve Önlenmesi, Sted, 9, 153-157
§ Yılmaz G., İşiten N., Ertan Ü., Öner A.(2003). Bir Çocuk İstismarı Vak’ası,. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, 46, 4

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Çocuk İstismarı : Çocuk İstismarına Göz Yummayın!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Pdg.Sevil YAVUZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Pdg.Sevil YAVUZ Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Kışın Çocuklarınızın Dışarda Oyun Oynamasına İzin Verin!
  • Yasak Aşk: Katil Anne Babaların Psikolojileri
  • Kurban Kesimi Ve Çocuk Psikolojisi: Aileler Kurban Bayramında Nelere Dikkat Etmeli?
  • Küçük Çocukların Dizilerde Oynatılmasının Psikolojilerine Olumsuz Etkileri
  • Pedagoga, Çocuk Ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanına Hangi Durumlarda Başvurulmalı?
  • Çocuk Ve Ergen Psikiyatristi Uzmanı, Pedagog Ve Psikolog Kime Denir Ve Görevleri Nedir?
  • Psikiyatrik İlaçlar Nelerdir, Bağımlılık Yapar Mı, Yan Etkileri Var Mıdır?
  • Sağlıklı Ve Mutlu Bebek Büyütme Rehberi
  • Türkiyede Nasıl İyi Ve Yeterli Pedagog Olunur? Pedagogların Görevi Nedir? Pedagoji Nedir?
  • Mükemmel Ebeveyn (Anne/Baba) Sendromu Nedir Ve Çocuğu Nasıl Etkiler
  • Anaokulu, Yuva Ve Kreş Seçimi: Bebeğiniz Çocuğunuz Anaokuluna Başlayacak, En İyi Anaokullu Nasıl Seçilir?
  • Boşanma Ve Çocuk: Çocuğunuz Boşanmaya Hazır Mı? Boşanma Çocuğu Nasıl Etkiler?
  • Boşanma Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli? Çocuğa Nasıl Yaklaşmalısınız? Çocuğu Boşanmaya Nasıl Hazırlarsınız?
  • Çocuklarda Gelişim Geriliğinin Belirtileri Nelerdir Ve Hangi Durumlarda Pedagoga Başvurulmalı
  • Sünnet Psikolojisi: Sünnet İçin İdeal Yaş Nedir? Sünnet Travmatik Olabilir! Sünnet Öncesi Ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
  • Ergenlik Yaşı Düştü, Kızınızı Ergenliğe Hazırlayın Ve Kişisel Bakım Ve Güzellik Konusunda Rehberlik Edin
  • Uykunun Beyin Gelişimi Ve Sağlıklı Büyüme Üzerindeki Etkileri: Çocuğunuza Düzenli Uyku Alışkanlığı Kazandırın Ve Uyku Problemlerini Önleyin!
  • Küçük Kızım Genç Kız Oluyor… Ne Yapmalıyım? Sağlıklı Ve Güzel Genç Kız Olmanın Püf Noktaları
  • Çocuğunuzun Anaokuluna Travma Yaşamadan Alışması İçin Desteğe İhtiyacı Var!
  • Pedagog Kime Denir Ve Görevleri Nelerdir?
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Okulda Dışlanması , Öznur SİMAV
  • Okulda Çocuğun Ruh Sağlığını Neler Etkiler? , Öznur SİMAV
  • Boşanma Nedenlerinın, Çocuğun Özelliklerine Göre Etkileri , Öznur SİMAV
  • Renklerin İnsan Psikolojisine Etkileri Ve Dekorasyonda Kullanımları , Öznur SİMAV
  • Çocuğunuzun Kumla Oynaması Şart. , Öznur SİMAV
  • Çocuklarda Kitap Okuma Alışkanlığı , Meral HASANDAYIOĞLU
  • Çocuklarda Uyku Düzeni Ve Uyku Bozukluklarını Giderme Yolları , Meral HASANDAYIOĞLU
  • Disleksi - Okuma Bozukluğu , Eylem Metin ÖZKURAL
  • Çocuklarımız Kimlere Emanet? , Öznur SİMAV
  • Teknoloji Bağımlılığının Yol Açtığı Hikikomori Hastalığı , Öznur SİMAV
  • 5 Ve 6 Yaş Çocukları Gelişim Özellikleri , Elif KOCA
  • 3 Ve 4 Yaş Çocuklarda Gelişim Özellikleri Ve Destekleme Yolları , Elif KOCA
  • Çocuklarda Kaybetmeyi Öğrenme , Elif KOCA
  • Bebek Dili , Elif KOCA
  • Ergenlik Ve Sorunlari , Elif KOCA
  • 2 Yas Sendromu , Elif KOCA
  • Alt Islatma Problemi , Meral HASANDAYIOĞLU
  • Ergenlikte Erkek Çocuk Psikolojisi, Nasıl Bir Yaklaşım İzlenmelidir? , Öznur SİMAV
  • Psikanalitik Kurama Göre Anne Ve Çocuk Arasındaki İlk İlişkinin İncelenmesi , Gözde ERDOĞAN
  • Çocukların Ev Ödevlerini Başkalarının Yapmasının Sakıncaları , Öznur SİMAV
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:42
    Top