2007'den Bugüne 80,011 Tavsiye, 25,566 Uzman ve 17,881 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocukluk Çağında Obezite
MAKALE #11117 © Yazan Dyt.Ç. Tuba GÜNEBAK | Yayın Temmuz 2013 | 2,258 Okuyucu
Gelişmiş ülkelerde çocukluk çağı obezitesi her geçen gün artmaktadır. Amerika’da her dört çocuktan birinin fazla kilolu, her on çocuktan birinin de obez olduğu bildirilmiştir. Ülkemizde de ne yazık ki veriler benzer sonuçları göstermektedir. Obez adölesanların %70’si ise obez yetişkinler olarak yaşamlarına devam etmektedirler. Çocukluk çağı obezitesinin görülme sıklığının kızlarda erkeklerden daha yüksek olduğu saptanmıştır. Çocukluk çağında gözlenen obezitenin hem fizyolojik hem de psikolojik olarak olumsuz etkileri gözlemlenmektedir. Örneğin, hafif şişmanlık veya şişmanlık, hiperlipidemi, hipertansiyon, anormal glukoz toleransı ve infertilite ile ilişkilendirilmektedir. Buna ek olarak, obez çocuklarda depresyonun görülme sıklığı artmaktadır. Hafif şişman çocukların 40 ve 55 yaşlarına kadar takip edildiği bir izlem çalışmasında, bu çocukların erişkinlik döneminde normal kilolu akranlarına oranla daha fazla kardiyovasküler ve gastrointestinal sistem hastalıklarına yakalandıkları sonucuna varılmıştır.
Obezite veya hafif şişmanlık, basit bir şekilde “vücut yağ oranının olması gerekenden fazla oluşu” şeklinde tanımlanabilir. Erişkinlerde olduğu gibi çocuklar ve adolesanlarda da obezitenin tanımlanmasında en kolay yöntem olarak Beden Kitle İndeksi (BKİ) (vücut ağırlığı/(boy uzunluğu)2) değerleri kullanılabilmektedir. Amerika Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (The Center for Disease Control and Prevention) BKİ değerinin 95. persentil ve üzerinde olmasını “hafif şişmanlık” olarak tanımlamakta; çocuğun yaşına gör BKİ değeri 85. ve 95. persentiller arasında ise “hafif şişmanlık riski” taşıdığını bildirmiştir.
Bireyin aldığı enerji harcadığı enerjiden fazla olduğunda vücut ağırlığında artış gözlenmekte, aşırılığı ise obezite ile sonuçlanmaktadır. Bir çocuğun obeziteye yatkınlığını belirleyen etmenlerin başında genetik gelir. Bununla birlikte, çevresel etmenler, ailenin yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları, kültürel çevre de çocuklarda obezitenin görülme sıklığının artışında önemli rol oynamaktadır. Bazı nadir olgularda, çocukluk çağı obezitesi leptin yetersizliğine neden olan bazı genlerdeki değişikliklere, hipotroidizm ve büyüme hormonu yetersizliği gibi tıbbi nedenlere veya steroidler gibi bazı ilaçların yan etkilerine bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.
Tüm dünyada fiziksel aktivitedeki anlamlı azalmanın obeziteye zemin hazırlayan önemli etmenlerden biri olduğu bildirilmiştir. Günümüzde çocuklar daha çok televizyon izlemekte, bilgisayar başında daha çok vakit geçirmektedir. Buna bağlı olarak da daha az enerji harcamakta, bazal metabolik hızşarı yavaşlamakta, daha çok atıştırmalık besin tüketmekte ve öğün atlamaktadırlar. Benzer şekilde, okulda ve dershanelerde sürekli oturmak zorunda kalmakta, okullarına servislerle gitmekte ve dolayısıyla daha az fiziksel aktivite yapmaktadırlar. Aileler de günümüz koşullarında çocuklarını dış tehlikelerden korumak adına çocuklarının bahçe oyunları yerine evde yapabilecekleri aktiviteleri tercih etmektedirler. Çocuklarımız okullarına servisle gitmekte, evlerinin önünden araca binip okullarının kapısında inmektedirler. Bu anlamda okullara da görev düşmektedir. Çocuklara fiziksel aktivite yapabilecekleri zaman ve mekan sunmalı, kantinlerde satılan yiyecekler gözetim altına almalı, gerektiğinden fazla harçlık verilmemeli, öğle yemeklerinde gereksinmelerine uygun miktar ve türde yiyecek sunulmalıdırlar. Uyku süresinin azlığının da çocuklarda obezite riskini arttırdığı belirlenmiştir. Sekiz saatten az uyuyan çocuklarda obezite riskinin 3 kat arttığı görülmüştür. Bunun nedeni uykusuzluğa bağlı olarak ghrelin düzeyinin artması ve leptin düzeyinin düşmesidir. Küçük çocuklar mama sandalyesine, park yatağa bağlı bırakılmamalı, hareket etmeleri sağlanmalıdır.
Günlük koşuşturma içinde çocuğun okula, vb yerlere yetişebilmek için ya da arkadaşlarına özenerek kahvaltı etmeden evden çıkması veya annenin kahvaltı hazırlamaya vakit ayıramaması çocuğun bu öğünü atlamasına ve yüksek enerjili, doymuş yağdan zengin ürünleri kahvaltı yerine tüketmesine neden olmaktadır. Kahvaltı yapmayan çocuklarda fazla kilolu olma riski 1,5 kat artmaktadır.
Yeme davranışının ailesel olduğu bildirilmektedir. Ailenin beslenme alışkanlıkları çocuğun besin tercihlerini etkileyen önemli bir etmendir. Üç yaşından büyük, hafif obez olan kız çocuklarının yetişkinlik döneminde obez olma olasılıklarının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Çocuklarda BKİ’nin artış gösterdiği yaşlar yaklaşık 5 ila 7 yaşları arasıdır. Bu duruma “adipozite sıçraması” (adiposity rebound” denilmektedir. Bu sıçramanın zamanı çocukluk çağında obezitenin gelişimi için kritik dönemdir. Erken yaşta sıçrama adolesanlarda ve erken yetişkinlik dönemindeki yüksek BKİ ile ilintilidir.
Bir çocukta obezite görülme sıklığı ebeveynlerinden biri obez olan çocuklarda %40, her iki ebeveyni de obez olan çocuklarda ise %80 oranında arttığı saptanmıştır. Bebeklik döneminde ek besinlere başlama ile birlikte ailenin çocuğun besin tercihlerini doğru ve sağlıklı bir şekilde oluşturması da büyük önem taşımaktadır. Annenin ta ki gebelik ve emzirme dönemindeki besin tercihleri çocuğun damak tadı oluşumunun ilke temellerini atmaktadır. Yapılan bir çalışmada annenin emziklilik döneminde tükettiği besinlerin aromasının anne sütüne geçtiği saptanmıştır. Bir diğer yanlış uygulama da anne sütü yokluğunda veya yetersizliğinde bebeğe verilen formulaların (bebek mamalarının) yanlış (konsantre, gereksiniminden fazla, biberonla verilmesi, mama hazırlama) kullanımı da obeziteye zemin hazırlamaktadır. Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan ailelerin çocuklarında aşırı beslenmeye bağlı olarak, sosyo-ekonomik durumu düşük olan ailelerin çocuklarında da dengesiz beslenmeye bağlı olarak obezite gelişmektedir.
Çocuğun psikolojik durumu da beslenmesini etkileyen etmenlerden birisidir. Ailevi sorunlar, okul başarısızlığı, arkadaşlık ilişkilerindeki olumsuzluklar gibi etmenler çocuğu strese sokabilmektedir. Stres altında bazı çocuklarda iştahsızlık gözlenirken bazılarında da aşırı yemek yeme gözlenebilmektedir. Obez çocuklar beden imgelerindeki değişiklik nedeniyle daha içine kapanık olabilmekte, sosyal çevrelerinden uzaklaşarak eve bağlı bir yaşam tarzını tercih edebilmekte, dolayısıyla da enerji harcamaları azalmakta, besin alımları artmakta ve bir kısır döngü oluşmaktadır. Ailenin obez çocuğu eleştirmemesi, kınamaması çocuğu yeme davranışı bozukluklarının kucağına itebilir. Burada unutulmaması gereken en önmeli nokta zayıflama diyetlerinin çocuklarda uygulanamayacağıdır. Obez bir çocuğa, bir beslenme uzmanı kontrolünde gereksinmesi ve özellikleri doğrultusunda bir beslenme programı uygulanmalıdır. Gereksinmesi kadar enerji ve besin ögeleri alan çocuk belirli bir tempo içinde olması gereken ağırlığına ulaşacaktır.
Sonuç olarak; obezite oluşumuna zemin hazırlayan birçok etmen kontrol altına alınabilir. Gebelik döneminde annenin sigara içmemesi, gebelik öncesi folik asit desteği alması, bebeğin doğumdan sonraki ilk altı ayda sadece anne sütü ile beslenmesi, altıncı aydan sonra beslenme uzmanı danışmanlığında doğru sırayla, uygun kalite ve miktarda tamamlayıcı besinlere başlanması, bebeğin iki yaşına kadar emzirilmeye devam edilmesi, çocuğun beslenme konusunda farkındalığının arttırılarak ev dışı ortamlarda besin tercihlerinin doğru ve sağlıklı olması konusunda güdülenmesi, ailenin beslenme bilincinin ve farkındalığının arttırılması, çocuğa fiziksel aktivite yapacak imkan ve ortam sunulması, televizyon ve bilgisayar başında geçirilen sürenin sınırlandırılması, uyku süresinin düzenlenmesi ve en başta da çocukla birlikte ailenin de vücut ağırlığını kontrol altında tutma, sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme konusunda çaba ve istek içinde olarak çocuğa rol model olması sağlandığında çocukluk çağı obezitesinden korunmanın anahtarı elimizde olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocukluk Çağında Obezite" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Ç. Tuba GÜNEBAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Ç. Tuba GÜNEBAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Ç. Tuba GÜNEBAK'ın Makaleleri
► Çocukluk Çağında Obezite. Dyt.Gözde Zehra AKBAŞ
► Çocukluk Çağında Diyet Dyt.Pınar AKKUZU
► Okul Çağında Beslenme Dyt.Ayşe DURAN
► Okul Çağında Beslenme Dyt.P. Seda CENGİZ
► Yanlış Beslenme Okul Çağında Başlar! Dyt.Gülsüm UYANIK SAYGIN
► 7 Den 77 Ye Obezite Uzm.Dyt.Aysen ARICAN ÖZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,881 uzman makalesi arasında 'Çocukluk Çağında Obezite' başlığıyla benzeşen toplam 69 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ramazan'da Beslenme Temmuz 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:46
Top