2007'den Bugüne 80,886 Tavsiye, 25,753 Uzman ve 18,030 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Özgüvenli Çocuklar Yetiştirebilmek
MAKALE #11190 © Yazan Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY | Yayın Temmuz 2013 | 3,316 Okuyucu
Özgüven yaşamsal önemi olan bir özelliktir. Yaşamda mutlu, huzurlu ve doyumlu olabilmemizin en önemli niteliklerinden biridir. Doğduğumuz andan itibaren özgüvenimiz çeşitli olaylardan etkilenir. Tüm bunların sonucunda ya özgüvenimiz artar ya da azalır. Özgüven, sahip olduğumuz özelliklerin, yeteneklerin farkına varma, kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında olumlu ve gerçekçi bir anlayışa sahip olma anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle kendimiz olmaktan memnun olmak ve bunun sonucu olarak kendimiz ve çevremizle barışık olmamız demektir.

Özgüven eksikliği, kendi yeteneklerimizin farkına varmamak, kendimizden şüphe duymak, aşırı uyum göstermek, yalnızlık, eleştirilere karşı hassas olmak, güvensizlik ve sevilmediğini hissetme gibi kavramlarla tanımlanabilmektedir.

Özgüveni gelişmemiş çocuklar verilen görevi yerine getirmede isteksiz olurlar, hatta söz konusu göreve başlamayı dahi istemeyebilirler, cesaretleri yoktur, yanlış yapmaktan korktukları için harekete geçmemeyi seçebilirler, görevlerini yakın çevrelerindeki kişilere yaptırmak isterler. Çünkü tek başlarına yapabileceklerine inanmazlar.

Özgüven eksikliğinin nasıl oluştuğunu inceleyen araştırmalar, aile içi şiddet ve geçimsizliğin yoğun olduğu, anne-babanın boşanmış, aileden birinin kaybının olduğu durumlarda çocukların özgüven eksikliği yaşayabileceğine işaret etmiştir.

Tüm bunlarla birlikte, anne baba, ebeveyn tutumlarının sert ve eleştirel olması, kendimizi ve yeteneklerimizi çok acımasız bir şekilde eleştirmek, başarısızlık da özgüveni etkilemektedir. Hayal kırıklığı gibi olumsuz olayları bir deneyim gibi algılamaktansa, bunların üzerinde fazla durmak, olayların sonuçlarını, gerçekte olduklarından daha kötü bir şekilde değerlendirmek, gerçekçi olmayan, yeteneklerimizin üzerinde hedefler belirlemek, ailelerin istek ve beklentilerinin gerçekçi olmaması ve bu durumun onların gerçek performansını ortaya çıkarmasını engellemesi gibi etmenler de özgüvenin kazanılmasını engellemektedir.

Özgüven, hayatımız boyunca iletişimde, ilişkide olduğumuz insanlarla ve yaşadığımız olaylarla gelişmekte ve şekillenmektedir. Özellikle de çocukluk çağında yaşadığımız deneyimler, olaylara ve kendimize verdiğimiz anlam temel özgüvenimizin şekillenmesinde büyük önem taşımaktadır. Bu dönemde kazandığımız başarılar ya da yaşadığımız başarısız deneyimler özgüvenimizi etkilemektedir.
Örneğin okul çağında olan bir çocuğu düşünelim. Sınıf içinde sözlü bir sınava tabi oluyor ve öğretmenin sorduğu sorulara cevap veremiyor. Böyle bir durumda çocuk kendisini büyük bir başarısızlık yaşamış olarak değerlendirebilir ve bu durumdan dolayı kendine olan güveni sarsılabilir. Böyle bir durumda öğretmenin, sınıf arkadaşlarının ve sonrasında aile üyelerinin çocuğa karşı tutumları çok önemlidir ve özgüven kazanma konusunda belirleyicidir. Çocuğun sözlü sınavındaki performansını büyük bir başarısızlık olarak yorumlamak çocuğun özgüvenini sarsacaktır. Aksi halde çocuğun bu başarısızlığını geçici bir olay olarak değerlendirmek ve eksikliklerini gidermek için bir fırsat olarak görmek çocuğa umut verecek, eksiklerini giderme imkanı sağlayacak ve çocuğun özgüvenini arttıracaktır.

Anne baba, öğretmen, arkadaş gibi yakın çevremizde bulunan kişilerin, kendimize olan güvenimizin gelişmesine ve kendimizle ilgili geliştirdiğimiz özdeğer duygusunun artmasına önemli ölçüde katkıda bulunduğunu tekrar hatırlatmak yerinde olacaktır.

Özgüven önemli bir özelliktir; yaşamla baş etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı kolaylaştırır. Bu nedenle de terslikler karşısında hemen yılmayan, kendisini bu tersliklerle mücadele edebilecek nitelikte gören bireyler yetiştirmek çok önemlidir. Çocuklarımız kendilerine, yeteneklerine güvendikçe, yapabileceklerine dair bir inanç taşıdıkça yaşamda karşılaşacakları farklı olaylar ile baş etme güçleri artacaktır. Hayattan zevk ve doyum alabilen, mutlu bireylerle dolu bir toplum insanca yaşamaya değer bir toplum haline gelecektir.
Özetle, özgüven kazanma süreci, yaşamın önemli zorlukları ile başa çıkma gücüne sahip ve mutlu olmaya layık bir kişi olma deneyimidir.


Anne ve babalar çocuklarının: “Hayır, asla yapamayacağım. Beni hep tek başıma bırakıyorsunuz! Korkuyorum. Arkadaşlarımdan geri kaldım. Onlar benden daha akıllı, üstelik de becerikliler. Bana ne işte, siz giderseniz ben de burada kalmam.” gibi bazı ifadelerini işitmiş ve tanık olmuş olabilirler. Tüm bu ifadeler çocuklarımızın kendi yeteneklerini fark etmediklerine ve tek başlarına üstesinden gelemeyeceklerine dair inançlarının olduğuna işaret etmektedir. Anne babalar, ebeveynler olarak çocuklarımızın bu gibi yetersizlik duygularını fark etmeli ve bu düşüncelerin değişmesi, çocuklarının kendilerine olan güvenlerinin, özdeğer duygularının gelişmesi için çaba sarf etmeliyiz.

Peki çocuğumuzun özgüvenini arttırmak için neler yapabiliriz? Anneler, babalar, diğer aile üyeleri, öğretmenler gibi etkileşimde olduğumuz kişilerin bu konuda yapabileceği pek çok şey bulunmaktadır. Gelin bunların neler olduğuna birlikte bir göz atalım.

Çocuklarımıza, öğrencilerimize sık sık konuşma, kendini ifade etme fırsatı, söz hakkı vermek önemlidir. “Ne düşünüyorsun, nasıl hissediyorsun?” gibi sorularla onları anlamaya çalışmak önemlidir. Böylece çocuk düşüncelerinin ve eylemlerinin dikkate alındığını ve değer gördüğünü düşünecektir. Bu da kendilerinin değerli olduğuna ve kendilerine güvenmelerine fırsat tanıyacaktır.

Olumlu davranışlarını takdir etmek gerekir. Örneğin çöpünü çöp kutusuna atan çocuğumuza teşekkür etmek, yaptığı bu davranışın doğru olduğunu ona ifade etmek çok önemlidir. Evde kardeşi ile oynarken kendi oyuncağını küçük kardeşine veren çocuğumuzu fark etmeli ve bu davranışın çok güzel bir paylaşım olduğunu ona ifade etmeliyiz.

Çocuklarımızla konuşurken onların yüzüne, gözlerine bakmak da çok önemlidir. Böylece ciddiye alındığını hissedeceklerdir.

Anne babalar, aile üyeleri olarak çocuklarımız için zaman ayırmalıyız. Sadece onlar için ayırdığımız zamanlar olmalıdır. Bu zamanlarda sohbet etmek, oyun oynamak, onların istediği bir etkinliği başlatmak önemlidir. Değerli olduklarını hissedecekler ve kendilerini değerli göreceklerdir.

Yaşlarına, gelişimlerine uygun görevler vermek ve daha sonra bu alanlardaki başarılarını takdir etmek gerekir. Bir şeyleri başaracaklarına dair inançları artacak ve yeni bir işe başlama ve sürdürme konusunda daha cesur olacaklardır.

Onların korku, kaygı, endişe gibi duygularına saygı duyun. Yeni bir durumla, yeni bir kişi ile karşılaştıklarında yeterince girişken tavırlar içinde olmayabilirler, bu doğaldır. Çocuklarımızın yaşadıkları bu duygunun doğal olduğunu onlara hatırlatmak ve yeni durumlara uyumunu arttırmak konusunda destek olmak yararlıdır.

Zaman zaman çocuklarımız hatalı ve kendileri için yararsız düşüncelere sahip olabilirler. Olumsuz genellemeler içeren düşüncelere sahiplerse bunların düzeltilmesi için gerekli tavrı ortaya koymak gerekmektedir. “Arkadaşlarım beni hiç sevmiyor” gibi düşünceler çocuklarımız için yararlı değildir, ayrıca gerçekçi de değildir. Bu gibi genellemeler kullanan çocuklarımızı, öncelikle anlamaya çalışmak ardından da düşüncelerini gerçeğe uygun hale getirmek yararlı olacaktır.

Aşırı eleştirici ve yargılayıcı olmaktan, yanlış ve uygunsuz cezalandırmadan kaçınmak önemlidir. Hatalı davranışlarını konuşarak uyarmak ve ona doğru olanı anlatmak gerekir. Başkalarının yanında onu küçük düşürmemek, başarısızlıklarını büyütmemek, başkaları ile kıyaslamamak önemlidir.

Yaptıkları işi öncelikle kendi başlarına yapmalarını sağlamak ve hata yapma haklarını unutmamak gerekir. Ayrıca çocuklara eğitim konusunda yaptığımız baskıların onların özgüvenini zedeleyeceğini unutmamalıyız. Çocuğun okulda başarılı ya da başarısız olmasından ziyade ailenin, çocuğun başarısını değerlendirme biçimi çocuğun özgüvenini etkilemektedir. Dolayısıyla onun başarısını değerlendirirken özgüvenini zedeleyici bir üsluptan kaçının.

Çocuklarımızın yeteneklerini fark etmeli ve bunlar için onları teşvik etmeliyiz. Topluluk içinde söz almasını sağlamak da özgüvenlerini arttıracaktır.

Çocuklarımıza onları sevdiğimizi sık sık söylemekten vazgeçmemeliyiz. Çocuklarımızın mutlu ve huzurlu olabilecekleri bir aile ortamı yaratmak konusunda çabalamak yararlıdır. Onlar için önemli olan şeylere (arkadaşlar, oyuncaklar, hayvanlar…) biz de önem vermeliyiz ve onların önemli günlerini unutmamalıyız.

Özgüven duygusu gelişmiş çocuklar yetiştirmek ailelerin, eğitimcilerin en önemli görevleri arasındadır. Çocuklarımızın ihtiyacı olan şey cesarettir, cesaretlendirmedir, başarılı olduğunu hissetmektir. Kendine özgüveni olan çocuklar yetiştirmek ve bu çocuklarla dolu bir toplumda var olmak güzeldir. Kendine güvenen, yaşamdan doyum alan, mutlu çocuklar yetiştirmek dileğiyle…

Uzman Psikolog & Aile Danışmanı
Gözde Emik
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Özgüvenli Çocuklar Yetiştirebilmek" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY'un Makaleleri
► Mutlu Çocuklar Yetiştirebilmek Psk.Özge ÇİVCİ
► Özgüvenli Çocuklar Yetiştirmek Uzm.Psk.Başak DALDA KİLECİ
► Özgüvenli Çocuk Yetiştirme Psk.Dnş.Fatih FİDAN
► Özgüvenli Çocuk Yetiştirme Teknikleri Uzm.Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Ebeveyn Tutumları ve Özgüvenli Çocuk Yetiştirmek Uzm.Psk.Dnş.Ayfer SUMMERMATTER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,030 uzman makalesi arasında 'Özgüvenli Çocuklar Yetiştirebilmek' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Öğrenilmiş İyimserlik Temmuz 2013
► Duygusal Zeka Nedir? Nisan 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:37
Top