Kedi ve Köpeklerde Çene Kırıkları
|
Kedi ve köpeklerde mandibula’nın kırıklarına sık olarak rastlanmasa da, bunlar önemli bozukluklara neden olabilir ve hayati tehlike oluşturabilir. Ayrıca bu kırıklar, sağaltımda kendine özgü birçok zorluğa sahiptir. Kedi ve köpekler arasında, ayrıca köpeklerde türler arasında çok büyük anatomik farklılıklar vardır. Bölge anatomisinin tam olarak bilinmesi kırıkların doğru sağaltımı için önemlidir. Kırığın şekli ve lokalizasyonundaki farklılıklar, ayrıca dişlerin varlığı nedeniyle, hastalarda her teknik uygun olmayabilir. Etkili bir sağaltım için, tanımlanan tekniklerin iki ya da daha fazlasının kombinasyonu gerekli olabilir. Kırıkların çoğu trafik kazaları nedeniyle oluşur. Yüksekten düşme, tekmelenme, diğer hayvanlarla kavga etme, ateşli silahlar ile yaralanmalar ve diş çekimleri sırasındaki iatrojenik travmalar diğer nedenleri oluşturmaktadır. Patolojik kırıklar ise periodontal hastalıklar, tümörler ve metabolik hastalıklar nedeniyle sekonder olarak oluşabilir. Mandibula kırıklarının çoğu açık kırıklardır (% 65-70). Mandibula kırıkları kedilerde diğer kırıklar arasında üçüncü sırada yer alır ve kedilerde tüm kırıkların %15’ini oluşturur, bunların çoğunluğu da symphysis ayrılmalarıdır (%73) (Şekil 1.1.a). Köpeklerde ise mandibula kırıklarına daha az rastlanır ve bu tüm kırıkların yaklaşık %3-6’sını oluşturur. Köpeklerde mandibula kırıklarının çoğu premolar (%31) ve molar (%18) bölgelerde oluşur. Temporomandibular eklem lüksasyonlarına ise kedi ve köpeklerde daha az rastlanır. 1. Çenenin Anatomisi ve Biyomekanik Yapısı 1.1. Anatomik Yapı İki yassı kemikten oluşan mandibula, symphysis mandibulae ile rostral uçta birleşir. Corpus mandibulae’da bulunan alveoller içine dişler yerleşmiştir. Corpus mandibulae’nın dorsal 2/3’ünde diş kökleri yer almış; ventral 1/3’ünde ise tüm alt çeneyi besleyen arteria ( a.)ve vena (v.) alveolaris mandibularis ile sensibl ve motor innervasyonları sağlayan nervus (n.) alveolaris mandibularis (n. trigeminus’un mandibular kolu) içeren canalis mandibularis bulunmaktadır. Canalis mandibularis, caudomedialde foramen mandibulae ve rostrolateralde 2 veya 3 foramina mentale’ye sahiptir; bu sonunculardan en büyüğü (orta foramina mentale) ilk iki premolar dişler arasında ventralde lokalize olmuştur. A. alveolaris mandibularis ve kolları, alveoler kemiğe, periodontal ligamente ve dişe ait tek kan ulaşımını sağlar. Mandibulanın osteotomisinden sonra rostral fragmentte kan akımının bozulması ile normal vasküler yol tekrar oluşana kadar yumuşak doku bağlantısıyla kısa süreli ekstraossöz kan akımı gelişimi meydana gelir. Bu yüzden rostral yumuşak dokuların bütünlüğü, kemiğin revaskülarizasyonunu ve bundan sonra kırık iyileşmesinin prognozu için önemlidir. Ramus mandibulae incedir ve kemiğin caudal, diş bulunmayan vertikal kısmıdır. Ayrıca arcus zygomaticus ve kaslar tarafından korunur. Üç processus’u (proc.) vardır. Bunlar; proc. coronoideus, proc. condylaris ya da articularis ve proc. angularis’dir. İncisura mandibulae, proc. coronoideus ve proc. condylaris arasında bulunur. Angulus mandibulae bunun (kemiğin) caudoventral kısmıdır. Processus condylaris temporomandibular eklemi oluşturmak için temporal kemikle eklemleşir. Temporomandibular eklem condylar bir eklemdir ve küçük bir artiküler disk iki kemik arasına yerleşmiştir. Eklem lateral ligament tarafından lateral olarak sağlamlaştırılmıştır. 1.2. Biyomekanik Yapı Mandibula’nın üzerideki baskın kasları musculus (m.) temporalis, m. masseter, m. pterygoideus oluşturur ve bunların ortak etkisi ile çene kapanır. Köpeklerde bu kaslar çok güçlüdür ve kuvvetli kapanma gücü oluşturabilecek yetenektedir. Çeneyi açma görevi olan tek kas, corpus mandibulae’nın ventral yüzüne yapışan diğerlerine göre zayıf olan m. digastricus’dur. Çiğneme süresince mandibula üzerine etkili primer güç, mandibula’da margo alveolaris’de maksimum gerilme stresine neden olan bükülme kuvvetidir. Bu nedenle mandibula’nın kırık biyomekanikleri, gerilme-bandı olarak margo alveolerisi gösterir. Gerilme-bandı prensibinden elde edilen avantajla; tüm implantlar, diş köklerinde ve canalis mandibularis’deki neurovasküler yapılarda olumsuzluk yaratmadığı sürece margo alveolaris’e yakın yerleştirilmelidir. Makaslama, rotasyonel ve kompressif güçler, özellikle kırık unilateral olduğunda diğer mandibula yarımının splint etkisinden dolayı daha az etkilidir. Oblik corpus mandibulae kırıkları avantajlı ya da dezavantajlı olarak sınıflandırılabilir. Dorsocaudalden ventrocranial olarak yönlenen kırık hatları avantajlı olarak düşünülebilir. Çünkü mandibula’ya olan kassel birleşmeler kırık hattının kompresyonuna neden olan etkiye sahiptir. Dorsocranialden ventrocaudal olarak yönlenen kırık hatları ise dezavantajlı olarak düşünülür. Çünkü benzer kassel kuvvetler fragmentlerin distraksiyonuna neden olur. Bu nedenle basit mandibula kırıkları için kırık hattının yönü, kırığın doğasında olan stabilitesini etkileyecektir ve bu özellik fiksasyon yöntemini seçerken dikkate alınmalıdır. 2. Çene Kırıklı Hastaların Operasyon Öncesi Değerlendirilmesi Mandibula kırığı şekillenmiş hayvanlar genellikle önemli bir travmaya maruz kalmıştır. Bu kırıkların birçoğu özel sorunlara sahiptir, çünkü bunların çoğu açık kırıklardır ve aynı zamanda ağız mukozası, nasal yollar ve dil gibi yumuşak dokularda da travma oluşmuş olabilir. Sağaltım sadece kırık fiksasyonunu içermemelidir; ayrıca yumuşak doku sağaltımı, diş bakımı ve beslenmenin sağlanmasını da gerçekleştirilmelidir. Her ne kadar hastada, ağızda ya da burunda kanama, aşırı salya akışı, çenede deformasyon, yüzde şişkinlik ve ağrı gibi belirtiler bulunsa da, ilk girişimler yaşamı tehdit eden travmaların tanı ve sağaltımı ile ilgili olmalıdır. Özellikle merkezi sinir sistemi dikkatlice değerlendirilmeli ve gözlemlenmelidir, çünkü mandibulae’da kırığa neden olacak şiddette darbeye maruz kalan hastalardaşok, beyin ödemi ya da kafatası kırıklarından dolayı beyin yaralanmasıoluşabilir ve prognozu etkileyebilir, ayrıca hasta sahibinin sağaltıma devam etme isteğini değiştirebilir. Merkezi sinir sistemi travmasının anında yapılan medikal ya da operatif girişimi hayat kurtarıcı olabilir ve çene kırıklarının spesifik sağaltımına göre öncelik taşır. Mandibuladaki lezyonlarla birlikte bulunabilecek maksillofasial kırıklarda hemoraji, ödem, fragmentlerin deplasmanı nedeniyle parsiyel ya da tam üst solunum yolu tıkanıklığı oluşabilir. Acil oksijen terapisi ve tracheatomi gerekli olabilir. Gazlı bezden veya deri ağızlıklar, açık bilateral kırıklarda ve kemiğe olan etkileri azaltmada geçici olarak kullanılabilir. Bu gibi yaraları olan birçok köpek nasal hematom ve şişkinlik sebebiyle ağız yoluyla solunum yaparlar. Ağzı bağlamak heyecana ve hipertermiye neden olabilir ve hava yolu tıkanıklıklarını şiddetlendirebilir. Bu nedenle, benzer girişimler için dikkatli olunmalıdır. Daha sonra hayvana güvenli bir şekilde anestezi uygulanır, böylece ağzın fiziksel muayenesi ve kemiksel lezyonların radyografik değerlendirilmesi daha iyi yapılır. 2.1. Çene Travmalı Hastalarda Anestezi Genel anestezi hemen hemen tüm hayvanlarda, lezyonların tam fiziksel ve radyografik değerlendirilmesi için gereklidir. Diğer lezyonların değerlendirilmesi ve uygun sağaltım için, hayvan güvenilir duruma gelir gelmez anestezi uygulanmalıdır. Enjekte edilebilir anestezik ilaçlar, ağız boşluğunun muayenesi, ağızlık uygulaması veya symphysis mandibulae ayrılmalarının tellenmesi gibi kısa prosedürler için ve anestezi indüksiyonu için kullanılabilir. Uzun prosedürler için inhalasyon anestezisi önemli bir operatif girişim gerektiren birçok hayvanda tercih edilebilir. Bu, daha uygun muayene ve sağaltım olanağı sağlar. Daha önemlisi, şişirilebilir kaflı endotraheal tüp kullanılmasıyla kan ya da yıkama sıvısının aspire edilmesinden kaçınılır. Bilinen şekilde yerleştirilmiş tüp, oral maniplasyonları ve ağız kapatılarak yapılan okluzyon kontrolünü engeller. Sonuç olarak faringostomi entübasyonu maksilla veya mandibulanın bilateral parçalı ya da multiple kırıklarının sağaltımı yapılacağı zaman kullanılabilir. 2.1.1. Faringostomi Entübasyonu Anesteziye girişten sonra entübasyon bilinen şekilde uygulanır ve hayvan yan tarafına yatar durumda boynu ekstensiyonda pozisyonlandırılır. Kıllar kesilir ve deri angulus mandibulae’ya caudo lateral olarak aseptik hale getirilir. Oropharynx içine parmak sokarak medialden laterale fossa piriformis’de, os epihyoideum’un tam caudalinde basınç uygulanır. Deri ensizyonu endotraheal tüpün çapının ortalama bir buçuk katı olmalıdır ve farinks içine m.platysma ve m. sphinchter colli kaslarına doğru devam ettirilmelidir. Dıştan yerleştirilmiş hemostatik pens ilk olarak kaf şişirme tüpünü, sonra da adaptörü uzaklaştırılmış endotraheal tüpün kendisini kavramak ve faringostomi ensizyonundan dışarı çekmek için kullanılır. Kırığın fiksasyonu sonrası faringostomi yarası dikişsiz bırakılarak sekonder yara iyileşmesi ile iyileşmesi sağlanır. Uzman Veteriner Hekim Uzm. Dr. M. Alper ÇETİNKAYA
|
|||||
|
Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek
diğer bazı makaleler:
|
|||||
|
|



