2007'den Bugüne 86,871 Tavsiye, 26,961 Uzman ve 19,241 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Evlilik
MAKALE #11552 © Yazan Uzm.Psk.Zehra BİNİCİ | Yayın Ekim 2013 | 2,345 Okuyucu
Sahip olduğumuz medeniyet mirası içinde aile kurumu öncü ve belirleyici bir değere sahiptir. Bu yapının daha yakından ele alınması, çözüm çabalarına yeni bir ufuk kazandıracaktır. Aile içindeki karşılıklı hak ve sorumluluklar bakımından zengin bir kültürel mirasa sahibiz. Evrensel bir kurum olan aile hayatta ki en temel çözüm ünitesidir.

Toplumda en küçük yaşam ünitesi olarak kabul ettiğimiz ailenin, fonksiyonlarını icra edememesi ülkeler için ağır sorun tablosunun habercisidir. Sağlıklı aile yapısı yalnız kendi üyeleri için değil, çevresi ve toplumu için de bir denge ve güven unsurudur.
Ailede yaşanan sıkıntıların temelinde fonksiyonel olmayan aile tarzı ve sorun çözme kabiliyetini kaybetme vardır. Fonksiyonlarını sürdüren aile, çocuğuna, gencine, kadınına, engellisine, yaşlısına sağlıklı bir ortam sağlayan ailedir.

“Eğitim ailede başlar.” sloganını hatırlatmak istiyorum.
Yakın bir döneme kadar gelenekle taşınan bilgi ve deneyimler genç kuşakların aile kurumuna dair bakış açısı kazanmasında yeterli görülmekteydi. Günümüzde artan bilgi ve iletişim imkânları eğitim ve öğretimde daha fazla seçenek sunmaktadır.
Bundan dolayı ebeveynlerin aile kurumuna daha çok özen göstermeleri, çocuklarının gelişiminde daha dikkatli olmaları ve yeni öğrenmelere açık olmalarını gerekmektedir.
Evlilik tüm dünyada olduğu gibi toplumumuzda da var olan en önemli ve en temel kurumdur. Evlilik aile yaşantıları ve kültürleri farklı olan iki insanın aynı mekanı, aynı zamanı paylaşmaya başlamasıyla oluşan bir çift ilişkisidir.
EVLİLİĞİN AMACI sosyal paylaşım, dayanışma, esas olarak da toplum tarafından kabul edilmiş dini, ahlaki, kanuni, sosyal olarak kabul görme, cinsellik ve çocuk sahibi olmaktır.
Evlilik bir sanattır; ailemizdeki mutluluğu sürdürebilmede sanatımızı nasıl icra etiğimizle yakından ilişkilidir.
*Evlilik, güzel ve etkili konuşma sanatıdır.
*Güzel görebilme ve güzel düşünebilme becerisidir.
*Karşınızdakini anlayabilme (empati) ve kendinizi anlatabilme yeteneğidir.
*Hatayı karşı tarafta arama yanılgısına düşmeyip işleri zorlaştırmama sanatıdır.
Evlilikte karşımızdakinde beklediğimiz davranışları kendimiz sergilemedikçe hiçbir şey istediğimiz gibi olmayacaktır.Aradığımız niteliklerde bir insan bulma gayretinden önce aranılan niteliklere sahip bir eş olmayı gaye edinmeliyiz.

EVLİLİK ÇABA İSTER

Evlilik çok çeşitli problemlerle karşı karşıya kalınabilir. Önemli olan saygı, sevgi, güven, anlayış ve hoşgörü içerisinde, sorunların çözüm yollarını aramaktır.
Evlilik gibi önemli bir kararlara varmadan önce çiftlerin yapmaları gereken, evlilikten ne anladıklarını sorgulamaktır. Evlilik, sadece iki insanın toplumsal kaygı ve alışkanlıklar nedeniyle devam ettirebileceği bir kurum değildir. Önemli olan çiftlerin evliliğin keyfini yakalaması ve hem beraber hem de tek başlarına mutlu olabilmeyi başarabilmeleridir. Bu sebeple önce evliliğin olağanüstü güzel yanlarını görüp, evlilikten ne anlaşılması gerektiğini sorgulanmalıdır.

Kırk üç yıldan uzun süredir mutlu bir evlilik sürdüren ünlü evlilik danışmanı Zig Ziglar, verdiği seminerlerde evlilik konusunda şunları söylüyor: "Hayatınızda seveceğiniz, güvenebileceğiz, cesaretlendireceğiniz ve sizi cesaretlendirecek, birlikte gülüp, birlikte ağlayacağınız, birlikte büyüyeceğiniz, yalnız ama yalnız size ait birisinin olduğunu bilmek evliliği olağanüstü keyifli kılar. Ancak bazı çiftler evliliğin getirdiği tatlı sorumlulukları birer yük olarak görüp, evliliği birtakım özgürlüklerin kısıtlanması gibi algılarlar. Evlilik, kişileri eksiltmek veya kısıtlamak değil, tamamlayıp çoğaltmayı amaçlar. Çiftler birbirlerinin eksiklerini tamamladıklarında tek başlarına olabileceklerinden daha büyük ve güçlü olurlar."

SAĞLIKLI BİR EVLİLİK NASIL OLUR VE MUTLU YUVA SIRRI NEDİR?
“Eşlerin bir ilişkiyi sahiplenebilecek kadar sorumluluk almaya hazır, o ilişkide boğulmayacak kadar özgür olmalarıdır.” sağlıklı evlilik .
Sağlıklı bir evlilikte eşler birbirleriyle uyum sağlayabilecek, sağlam bir denge kurabilecek ve birbirlerini tamamlayabilecek özelliklere sahiptirler. Mutlu yuvaya sahip bireylerin evliliklerindeki özellikler;
• Eşler idealleri, değerleri, inançları, amaçları bakımından ve fiziksel, cinsel, ruhsal yönden uyumludurlar. Birbirlerine saygı duyarlar.
• Eşler birbirlerinin kişisel özelliklerini kabullenme ve saygı gösterebilme yeteneğine sahiptirler.
• Eşler birbirlerinin meslekleri ve sorumlulukları konusunda anlayışlıdırlar.
• Eşler, kendi davranış ve tercihlerini, birbirlerinin hak ve yetkilerini çiğnemeyecek şekilde belirleme hakkına ve kendisi olma özgürlüğüne sahiptirler.
• Eşler birbirlerinin akrabalarına karşı anlayışlıdır.
• Ortak kararlara uyulmaması halinde hangi sonuçların ortaya çıkacağı eşler tarafından açık ve net olarak bilinir.
• Yaşamsal zorluklara ve krizlere karşı direnç geliştirmişler ve yeterli donanımı edinmişlerdir
• Samimiyet, dürüstlük becerileri yanında sevgi, şefkat ve merhamet duyguları da gelişmiştir.
• Çatışmalı durumlarda, eşlerin empatik yaklaşım geliştirme becerileri gelişmiştir.
• Eşler fikirlerini, duygularını, isteklerini ve eleştirilerini, herhangi bir korku ve kaygıya kapılmadan ifade edebilirler ve savunma mekanizması kullanmazlar.

İLETİŞİMİ GELİŞTİRMEDE BEŞ ÖNEMLİ NOKTA
1) İletişim becerilerinizi geliştirmek istiyorsanız öncelikle suçlamaktan, eleştirmekten, hakaretten ve incitici sözcükler kullanmaktan vazgeçmelisiniz.
2) Kendinizi her zaman aile üyelerinizin yerine koyarak düşünmelisiniz. Neden öyle davrandıklarını anlamanız için kendinizi onların yerine koymaya çalışmanız önemlidir.
3) Tartışmalar esnasında karşınızdakinin hislerine dikkat etmelisiniz. Söylediklerinizin kırıcı olup olmadığını kontrol etmeniz tartışmalarınızın küskünlük, kızgınlık gibi sonuçlar doğurmadan çözme şansınızı arttırır.
4) Aile içi iletişim becerilerini geliştirmek tüm aile bireylerinin katılması gereken bir süreçtir. Tüm aile bireylerinin çabası amaca ulaşmayı kolaylaştırır.
5) Başarılı bir iletişimin en temel noktasının sevgi olduğunu unutulmamalıdır. Ailenizin kıymetini bildiğinizde ve sevginizi esirgemediğinizde, zaten pek çok yara kendiliğinden sarılacaktır.

İLK GECE KORKUSU
İlk gece korkusu özellikle ülkemizde yeni evlenecek çiftlerin kafalarını uzunca bir süre meşgul eder. İlk geceyi düşünme hafif kaygı ve korku oluşturur. Her iki eş de de görülebilinir ilk gece korkusu.
İlk geceyle ilgili pek çok mit (yanlış bilgi ve inanç) vardır. Çevredekilerin söyledikleri kaygıların oluşmasına neden olabilir. Ya da “yaşama dair her şey evlilikle beraber değişecek” gibi abartılı düşünceler evliliğe olan bakışı olumsuz etkileyerek yersiz korkular oluşturmaktadır. İlk geceyle ilgili yaşanan olumsuz deneyimlerin altında; yanlış bilgiler, cinsellikle ilgili bir eğitimin alınmamış olması, karşılıklı cinsel iletişim ile ilgili eksiklik, cinsiyetçi yetiştirilme gibi nedenlerin varlığı bilinir.
İlk kez yaşanacak cinsel ilişkide kaygı düzeyini kontrol etmek önemlidir. İlk geceye gereğinden çok önem vermek, abartmak ve endişelenmek olumsuz sonuçlara neden olabilir. Ör: Kadınlarda vajinismus, ağrılı cinsel ilişki, erkeklerde ereksiyon sorunları gibi.
İlk gece yaşanan olumsuz deneyimler çoğu zaman eşlerin cinsel hayatını etkilemektedir.İlk gece konusunda ne kadar bilgili ve hazırlıklı olursanız sizin için o kadar güzel geçecektir. İlk gece korkusunu ortadan kaldırmak için evlenmeden önce eş adayınızla ilk geceyle ilgili psikolojik destek alabileceğiniz uzmanlara başvurmanız ve bilimsel kaynaklardan bilgilenmek kaygınızı azaltacaktır. Her çift özeldir ve ilk gecesini sevgiyle hatırlamayı hak eder.
İlk gece korkusunun yaygın yaşanmasının en temel sebebi, ailelerin bu konuda çocuklarına yetersiz ve yanlış bilgi vermesi ve kulaktan dolma bilgilerdir.
Her iki taraf içinde önemli olan ilk birliktelik karşılıklı SAYGI, SEVGİ VE HOŞGÖRÜYLE rahatça yaşanabilir. İletişimi doğru kurmak, kendimizi karşı taraf doğru ifade edebilmek ve dinleyebilmek, kaygılarımızı, meraklarımızı paylaşabilmek, sabırlı ve sakin olmak bu süreçte çiftlere yardımcı olur.

Vajinismus, psikolojik rahatsızlıktır. Vajinismus vakalarının pek azında fizyolojik köken söz konusudur.Vajinismusun neden olduğu yetersizlik duygusu kadın için yıkıcıdır. Eşi için de çoğunlukla bu durumu kendine yönelik algılama ve bunu sevgisizlikle, ilgisizlikle, isteksizlikle ilişkilendirme görülebilir.
VAJİNİSMUSA YOL AÇAN NEDENLER
• Cinsellik ile ilgili yanlış inanışlar
• Cinsel organlarla ilgili eksik ve hatalı bilgiler
• Çocukluktan kalma korkular
• Aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama
• Katı ahlak kuralları ve tabular
• Suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinçaltına yerleşmesi
• Cinsellikle ilgili yerleşmiş önyargılar
• Bilinçaltında penisin vajinaya girişine karşı bir korkunun olması
• Taciz, tecavüz ve cinsel şiddet gibi travmatik durumlar
• İlk cinsel ilişki sırasında ağrı veya ağrı beklentisi
• İlk cinsel ilişki sırasında aşırı kanama beklentisi
VAJİNİSMUS CÜMLELERİ
• Bacaklarım kendiliğinden kasılıyor.
• Çok istememe rağmen başarılı olamıyorum.
• Bacaklarım taş kesiliyor.
• Eşimi seviyorum fakat cinsellikten tiksiniyorum.
• Eşimi tatmin edemediğim için utanıyorum.
• Sanki cinsel organımın girişinde bir duvar var.
• Cinsel ilişki beni çok korkutuyor.
• Cinsel ilişkiye girdiğimde çok kanama olacak mı?
• Kızlık zarım “patladığında, yırtıldığında” canım çok acır mı?
• Kendimi ölecek gibi hissediyorum.
Unutmamak gerekir ki VAJİNİSMUS TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR RAHATSIZLIKTIR!!!
Sevgi dolu yuvanızda ailenizle neşeli, mutlu ve huzurlu anlar geçirmeniz dileğiyle…

Psikolog Zehra BiNiCi

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Evlilik" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Zehra BİNİCİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Zehra BİNİCİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Psk.Zehra BİNİCİ
Ankara (Online hizmet de veriyor)
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi12 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Zehra BİNİCİ'nin Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,241 uzman makalesi arasında 'Evlilik' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okul ve Çocuk Ekim 2013
► İletişim ve Ben Dili Ekim 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:10
Top