2007'den Bugüne 81,745 Tavsiye, 25,954 Uzman ve 18,159 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuğumun Televizyon İzleme Süresi Ne Kadar Olmalı?
MAKALE #11738 © Yazan Psk.Dnş.Reyhan Çakmak YEŞİLOVA | Yayın Kasım 2013 | 2,685 Okuyucu
TELEVİZYON VE İLETİŞİM!
Kitle iletişim araçları hiç şüphesiz 20. yüzyılın en büyük buluşlarındandır. Özellikle televizyon, bilgisayar, internet ve akıllı telefonlar iletişim aracı olmalarının yanı sıra günlük hayatımızda ve aile içi ilişkilerimizde yarattıkları değişimler nedeniyle özel bir yer tutmaktadır. Her ne kadar iletişim aracı olarak adlandırılsalar da teknolojik iletişimin ruhsal iletişimden tamamen farklı boyutları olduğunu belirtmekte fayda vardır. Her şeyden önce iletişim iki taraflıdır. Mesajı alanın geribildirimi iletişimin var oluşunu mümkün kılar. Ancak özellikle televizyon söz konusu olduğunda etkileşimi içeren iki yönlü bir iletişimden bahsetmek ne yazık ki mümkün değildir. Bu yazımızın amacı televizyon gibi tek taraflı iletime sürekli maruz kalmanın çocuğun gelişimini nasıl etkileyeceğine dair farkındalık oluşturmaktır. Televizyon özelinde ele aldığımız noktaları diğer teknolojik araçlar için de uyarlamak elbette mümkündür.

GELİŞİM DÖNEMLERİ, ÇOCUĞUN GELİŞİMSEL İHTİYAÇLARI VE TELEVİZYON
0-3 yaş arasında çocukların sağlıklı bir psikolojik yapıya sahip olması için birebir ilgiye, sevgiye, dokunmaya ve ten temasına ihtiyaçları vardır. Çocuğun temel güven duygusunun gelişmesi, dış dünyayı keşfetmesi, çevresine ilgi ve merakını yöneltmesi ve bu çabaların karşılığında kendisini bir sonraki döneme taşıyacak keşifler yapması ve beceriler kazanması gerekmektedir. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişim için çocuğun aktif bir 0-3 yaş dönemi geçirmesi önemlidir. Bu dönemde uzun süre ekran karşısında kalan çocuklarda sosyal gelişim, hareket gelişimi, dil gelişimi ve zihinsel gelişim alanlarında gecikmeler veya yetersizlikler görülebilmektedir. Aynı zamanda erken dönem anne-bebek ilişkisinin kalitesini düşürdüğü düşünüldüğünde anne-bebek bağını da olumsuz etkilemektedir. Anneden ayrılma– bireyleşme döneminde bebeğin ilgisini çeken çeşitli materyaller ve oyuncaklarla belli bir süre tek başına vakit geçirebilmesi beklenir. Ancak televizyon çocuğun gelişim hedeflerine uygun olmadığı için bu kategoride değerlendirilmemektedir. 0-3 yaş grubunda çocuğun televizyon ile değil çevresindeki yetişkinlerle ilişki kurmaya daha çok ihtiyacı vardır.
4-7 yaş arasında çocuklar taklit yoluyla öğrenirler. Bu nedenle TV’de gördüklerini uygulamaya çalışabilirler. Bu dönemde çocuğun dil ve motor gelişiminde önemli aşamalar kaydedilir. Aşırı TV izleme durumunda bu gelişimlerinde eksiklikler oluşabilir ve bu eksiklikler çocuğu hayat boyu etkileyebilir. Çocuklar 7 yaşına kadar gerçek ile hayali, doğru ile yanlışı ayırt edememektedirler. Düşünce ve muhakeme yeteneği kısıtlı olduğundan filmlerde geçen olayları gerçek zannederek uygulamak isterler. Süpermen gibi uçmak, Benten gibi dönüşüm geçirmek onlar için yapılabilecekler listesinde yer alabilir. Aşırı ve geç saatlere kadar TV izlemeleri durumunda çocukların uyku düzeni bozulur. Uykusunu yeterince alamayan çocuk gün içinde huzursuz ve kaygılı olabilmektedir. Bununla birlikte büyüme hormonu yalnızca uyku sırasında salgılandığından yetersiz ve kalitesiz uyku çocuğun büyüme ve gelişmesini olumsuz etkiler.
7-14 yaş döneminde çocuklarda soyut düşünce gelişmeye başlar ve artık TV’deki görüntülerden yetişkin düzeyinde etkilenirler. Bu yaş grubunda çocuklar özdeşim kuracak modeller edinme ihtiyacında olacaklarından şiddet içeren filmler ve kahramanlardan etkilenirler. Televizyon, internet ve bilgisayar başında geçirilen süre çocuğun ders çalışma süresini sosyal ve sportif faaliyetlerini kısıtlamamalıdır.
Tüm gelişim alanları için ortak olan nokta teknoloji ve kitle iletişim araçlarının kullanımında çocuğa sınırsız bir özgürlük verilmemesidir. Çocuklar anne-babanın rehberliğine ve sınırlarına her konuda olduğu gibi bu konuda da ihtiyaç duyarlar. Teknoloji bağımlılığı yetişkinler için bile başa çıkmakta zorlanılan bir süreçtir. Bağımlılığın oluşmasını önlemek bağımlılığı tedavi etmekten daha kolaydır. Anne-babanın teknoloji alanındaki denetimi ve sınırları çocuklarda bağımlılığın gelişmesini engellemek için gereklidir.

“Eğer bir deniz kıyısında yaşamak zorunda iseler çocuklara yüzmeyi öğretmek denizin kıyısına duvar çekmekten daha akıllı bir iş olur.”

TELEVİZYON VE BEN
Günümüz koşulları göz önüne alındığında televizyon çocuğun bilgiye ulaşmasının en kolay yolu olarak görülmektedir. Ekrandaki sürekli değişen ses, renk ve hareket çocuğun dikkatini çekerken, gerçekle hayali henüz tam olarak ayıramayan çocuk aynı zamanda ekranın içindeki dünyanın gerçekliğine çekilmektedir. Anne-babaların yoğun çalışma tempoları ve çocuğa ayrılan zamanın kısıtlılığı çocukla televizyonun sansürsüz ve sınırsız bir ilişki geliştirmesinin nedenlerinden biridir. Çocuk bakıcısı rolü yüklenen televizyon nedeniyle anne babanın denetimi olmadan çocuk ekrana sığabilecek her türlü uyaranla baş başa kalabilmektedir.
Çocuğunuzun televizyonla kurduğu ilişkiyi düzenlemeye girişmeden önce yapmanız gereken ilk şey sizin televizyonla kurduğunuz ilişkiyi gözden geçirmenizdir. Televizyon sizin hayatınızda ne kadar yer kaplıyor? Kapıdan içeri girdiğinizde ilk yaptığınız şey televizyonun kumandasına sarılmak mı? Eğer böyleyse bunun nedenleri üzerine düşünmek iyi bir başlangıç olacaktır. Uzaklaşmak istediğiniz duygu ve düşünceler neler? Televizyon sizi nelerden uzaklaştırıyor?
Önemli sorularımızdan birisi de “Eğer televizyon başında harcadığınız zamanı, bir enstrüman çalmak için, bir bilim dalında araştırma yapmak için, bir sanat dalında çalışmak için, bir yabancı dil öğrenmek için veya bir spor faaliyeti yapmak için harcasanız hayatınızda neler değişir?” Bu soruyu bir de çocuğunuz için sorun. “Çocuğum televizyon başında geçirdiği değerli vaktini bir enstrüman çalmak için harcasa dünyaca ünlü bir keman virtüözü veya çekirdekten yetişmiş bir neyzen olamaz mı? Ya da TÜBİTAK, NASA gibi kuruluşlarda çalışan bir bilim adamı olamaz mı?” Bu soruların cevabı elbette olabilir. Ortalama olarak televizyon başında harcadığımız günlük 3-6 saati başka herhangi bir alanda çalışarak harcasak elbette o alanın en iyilerinden biri olabiliriz.
Tüm bunların ışığında televizyon başındayken zamanımızla birlikte aslında tüm potansiyelimizi de harcadığımız gerçeğini inkâr edebilir miyiz?

ÇOCUĞUNUZUN TELEVİZYON İZLEME SÜRESİNİ SINIRLANDIRMAK İÇİN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER:
• Kumanda asla çocuğunuzun hükmünde olmasın. Küçük yaşlardan itibaren oynaması için bile olsa kumandayı çocuğunuza vermeyin. Kumanda yetişkinler içindir mesajını net bir şekilde verin.
• Çocuğunuzun ne kadar süre ne tür programları seyredebileceği konusunda sınırlarınızı netleştirin ve bunu çocuğunuzla paylaşın!
• Çocuğunuzun ne izlediğinden mutlaka haberdar olun.
• Çocuğunuzun 3 yaşından sonra 2 saatten fazla televizyon izlemesine izin vermeyin. Bu 2 saati aralıklı olacak şekilde ayarlayın. Her bir aralığın 15-20 dakikadan fazla sürmemesine dikkat edin. 3 yaşından önce çocukların televizyonla uzun süre yalnız kalmalarının ciddi sonuçları olduğunu unutmayın.
• Televizyon izlemediğiniz zamanlarda televizyonunuzu kapalı tutun.
• Yemek saatlerinizi televizyonsuzlaştırın.
• Çocuğunuzla açık hava etkinlikleri düzenleyin.
• Eşinizin televizyon izleme ile ilgili sınırlandırmalarına saygı gösterin. Tutarlılık çocukların gelişiminde çok önemlidir.
• Çocuğunuzun hayatına müziği, sporu katın ve televizyon yerine bunlarla ilgilenmesini sağlayın.
• Çocuğunuzun ilgi duyduğu bir hobisi olmasına yardımcı olurken siz de bir hobi edinerek kendinize zaman ayırın.
• Televizyonu evinizin ya da salonunuzun merkezine koymayın.
• Çocuğunuzun seyrettiği şeyleri onunla konuşun ve üzerine fikir alış verişinde bulunun.
• Televizyonla kurduğunuz ilişkide çocuklarınıza örnek olun.
• Çocuğunuz ders çalışırken televizyon izlemeyin.
• Medya okur yazarı olun, size sunulan her programı izlemek yerine program tercihlerinizi belirli bir amaca yönelik olmasına özen gösterin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğumun Televizyon İzleme Süresi Ne Kadar Olmalı?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Reyhan Çakmak YEŞİLOVA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Reyhan Çakmak YEŞİLOVA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Reyhan Çakmak YEŞİLOVA Fotoğraf
Psk.Dnş.Reyhan Çakmak YEŞİLOVA
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Reyhan Çakmak YEŞİLOVA'nın Makaleleri
► Çocuğum Ne Kadar Özgür Olmalı? Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,159 uzman makalesi arasında 'Çocuğumun Televizyon İzleme Süresi Ne Kadar Olmalı?' başlığıyla benzeşen toplam 42 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okulda İlk Günler Eylül 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:09
Top