2007'den Bugüne 83,498 Tavsiye, 26,240 Uzman ve 18,616 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yeme Bozukluğunun İlişkisel Yansımaları
MAKALE #11766 © Yazan Dr.Psk.Fatih SÖNMEZ | Yayın Kasım 2013 | 2,586 Okuyucu
YEME BOZUKLUĞUNUN İLİŞKİSEL YANSIMALARI

Hastalık belirtileri benliğin baş etme yetilerinin zayıfladığının, çatışmaların benliği zorlanma durumuna getirdiğinin bir göstergesi olup dışarıdan müdahalaye ihtiyaç duyduğunun bir ispatıdır. Bireylerin yaşadıkları hastalık belirtileri ruhsal ihtiyaçlarının ve doyurulmamışlıkların niteliği ve niceliğine göre değişir. Yeme bozukluğu belirtileri gösteren çoğu hastanın özellikle bulimia nervozaya sahip hastaların yeme tutumları , yeme davranışları ile diğer bireylerle ilişki kurma biçimleri arasında paralellikler olduğu görülür. Burada bulimik davranışının obsesif davranışlarla parallelik göstermesi bu hastaların obsesif takılmalarının olduğunu göstermez. Çünkü yeme bozukluğundaki mekanizma daha farklıdır. Bulimik hastaların çoğu biriktirmeci özelliklere sahip olabilirler. Arkadaşlıkları biriktirmek, objeleri biriktirmek onların ruhsal mekanizmalarının bir yakıtı gibi düşünmek gerekir. Yeme bozuklukları olan bireylerin ilişkilerine baktığımızda ilişkilerde içselleştirme süreçlerini yaşamadıklarını, tıpkı yiyecekler gibi belli bir zaman onları sonra hazmetmeden kustukları görülür. İçselleştirmek yakın ilişki kurabilmek ilişkide otantikliği sağlayabilmekle ilgilidir. Yem bozukluğu davranışı gösteren bireylerin duygulanımları çok hızlı değişmekte, gün içinde çok fazla duygu durumu değişimi yaşamaktadırlar.Bu özellikle onların yaşamı yaşantıyı da yeterince içselleştirmediklerini gösterir.İlişkilerde daha fazlasını istemek ve’’ ilgi oburluğu’’ içinde olmak ilişkilerin belli bir noktadan sonra ilerlemesini engelleyebilir.Çünkü bu oburluk bireyin kendisine ve kendi ‘’narsisistik’’ ihtiyaçlarına dönük olup , ilişkiye yatırım yapamadıklarını göstermektedir. Bu duruma basit bir şekilde bu hastaların '' egosantrik'' davranışlar sergilediklerini söyleyemeyiz.. Çünkü buradaki sorun bireyin egosantrik olma çabası değil, öteki ile ilişki kurmanın vermiş olduğu kaygı ile açıklanabilir. Buna ilave olarak birey geçmiş dönemdeki narsisistik ihtiyaçlarının giderilmeyişi bu ihtiyaçların yetişkinlik yaşamına sarkarak doyun beklemeleriyle birey bunları doyurma derdinde olup, ötekini görmesine ve onunla iletişime geçmesine ve sağlıklı bir şekilde ilişki kurarak ve buna yürütebilmelerine engel olmaktadır. Ve genel olarak yardım almaya, ilişkilerinde yaşadıkları sorunların çözümü için baş vurmak asıl başvuru nedeni olmaktadır.

Aslında birileriyle ilişki kurmak kendilerince hem istedikleri hem de öteledikleri bir davranıştır. Hem istemek hem de enişe etmek. İlişkilerde de aslında ‘’doldur boşalt’’ davranış kalıbı yemek ve ardından onların sindirilmesine müsaade etmeden kusmaktan farkı yoktur.İlişkilerde bu şekilde sindirilmeden kusulur ve vücuttan atılır.Yani besinler nasıl kana karışmıyorsa yani ‘’beden’’e dahil olamıyorsa ilişkilerde ‘’benliğe’’ dahil olamıyordur. Yemek sadece yaşayabilecek kadardır.İlişkilerin de bir kısmı sadece yaşayabilecek ve mecbur olunduğu kadar derinlemesinedir. Yeme bozukluğuna sahip bireylerin geçmiş dönem anne ilişlerinde de, doyum sağlanamamış, aksaklıklarla doludur. Bu bireylerin anneleriyle ilişkileri oldukça çatışmalıdır. Anneleri de genel itibarıyle ya obsesif düşüncelere sahip ya da depresif olabilmektediler.
Yeme bozukluklarında çatışmalar kendilerini daha çok beden üzerinden ifade bulmaktadırlar. Beden çatışmaların sözcüsü durumundadır. Bireyin içsel çatışmaları bedenin zayıflaması ve kilo laması arasında gidip gelir. Ve bu uğraş bir yaşam tarzı haline gelir. Çatışmanın somutlaştırılması işi kolaylaştırır. Çünkü görünenle uğraşmak her zaman daha kolaydır. Çoğu bulimik hasta yirmili yaşlarının sonuna doğru yada ikinci yarısında yardım almaya karar vermelerinin nedeni artık ilişkilerindeki başarısızlıklar fark edilmeye başlanmıştır. Bir yandan yüzeysel kurulan ilişkiler hem tehlikesiz, zararsız ama bir o kadar da doyurucu olmamaya başlar. Bu yüzden yardım almak bir doyum arayışı anlamına gelebilir. Yardım bir doyum aracı ya da daha fazla nasıl doyum sağlayabilirimin arayışları da olsa yapılacak iyi müdahalelerle doyum yerine doyumsuzluklarının kaynağı gösterilerek bedeni sözcü olarak kullanması bıraktırılır. Bulimiklerde, bulimik mekanizma çökmeye başladıktan sonra ardında yine psikosomatik tablolar ortaya çıkabilir; migren atakları gibi. Çünkü birey somatize etmeye alışmış olup,başka türlü içsel olanla nasıl baş edileceğini bilememektedir. Beden ve psikosomatik reaksiyonlar ın dili öğrenilmiştir. Dil benden dili olmuştur. Beden dili yerine sözelleştirme ve soyutlayabilme yetileri arttıkça çatışmanın kaynağı bulunur ve ele alınır bu şekilde hem ‘’ilişkisel doldur boşalt’’ hem de yiyecekleri daha doğrusu bulamaçları yiyip kusma davranışı ortadan kalkmış olur.
Bulimik Hastalarda,
-Bedene zarar verme davranışı söz konusudur. Çünkü kendilerini yiyeceklerden mahrum bırakmaktadırlar.(Tıkınırcasına yemek zevk almak değil, bilinç dışı kökenli ritüeldir).
-İlişkilerde içselleştirme yoktur. İlişki kurdukları! insanlarla ilişki biçimleri yüzeysel olup derinlemesine ilişki kurmakta zorlanma söz konusudur. İlişki problemleri yaşarlar. İlişkiler ya uzun süreli ama içselleşmemiş ya da sık sık ayrılmalar söz konusudur.
- Anne ile çatışmalar çok belirgin olup bu çatışmalar bir ucunda bağımlılık süreci işler.
-Bulimik hastaların anneler, obsesif, depresif, anoreksik hastaların anneleri kuralcı, otoriter ve katıdır.
-Akademik ve mesleki konuda sorun yaşamazlar. Duygulanımların olmadığı yerlerde sorun yoktur.
-Terk edilme endişeleri, ayrılmaya karşı tepkileri ve bunu tolere edebilme güçleri oldukça zayıftır.
-Bedenle uğraşı yaşamlarının temel uğraşısıdır.
- Düşünmek yerine eylem yapmak ve sürekli hareket halinde olmak, rahatlatıcı bir durumdur.
- İlişkilerde ilgi açlığı ilişkilerinin aksamasına sebep olabilir. Çünkü ilişkilerde de ilgiyi tıkınmak istercesine almak ve bunun özlemi içinde olması söz konusudur.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yeme Bozukluğunun İlişkisel Yansımaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Fatih SÖNMEZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Fatih SÖNMEZ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Fatih SÖNMEZ Fotoğraf
Dr.Psk.Fatih SÖNMEZ
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Doktor Psikolog
Uzman Psikolog / Ergen -Bireysel Sorunlar-Aile ve Çift Terapisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi79 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Fatih SÖNMEZ'in Yazıları
► Emme Refleksi, Anne Sütü ve Ruhsal Yansımaları Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,616 uzman makalesi arasında 'Yeme Bozukluğunun İlişkisel Yansımaları' başlığıyla benzeşen toplam 35 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Evlilik Terapisi Ağustos 2019
► İlışki Danışmanlıgı Ağustos 2019
◊ Evlilikte Kilitlenme Nisan 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:18
Top