2007'den Bugüne 86,786 Tavsiye, 26,941 Uzman ve 19,230 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sınav Çağı
MAKALE #1180 © Yazan Psk.Dnş.Gürcan AVCU | Yayın Haziran 2008 | 4,457 Okuyucu
SINAV ÇAĞI - 1

Ülkemizin son on, yirmi yılını gözden geçirdiğimizde içinde bulunduğumuz zaman dilimine “sınav çağı” adını vermek pek de yanlış olmayacaktır. Öyle ki hemen hemen her hafta sonu Ulusal düzeyde büyük kitleleri ilgilendiren geniş katılımlı sınavlar düzenleniyor. Ve neredeyse çocukluk döneminden itibaren yaşamı şekillendirebilecek kadar etkili olabilen bu sınavların birinden çıkıp diğerine giriyoruz. Üniversiteye girişte esas alınan Öğrenci Seçme Ve Yerleştirme Sınavı ÖSS; Kamu Personeli Giriş Sınavı KPSS, Çeşitli Özel-Devlet Uzmanlık Sınavları; Akademik personel olmak isteyenleri bekleyen Akademik Lisans Üst Eğitim Sınavı LES-ALES; Üniversite Dil Sınavı ÜDS, Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin lisans tamamlamak için girdikleri Dikey Geçiş Sınavı DGS; Askeri Personel olmak isteyenleri bekleyen ALS, Tıp öğrencilerinin uzmanlık sınavı TUS, Kamu Personeli Dil Sınavı KPDS ve yaşamımızı sonuçlarıyla doğrudan şekillendiren daha onlarca sınav…

Ancak bu sınavların içinde en dikkat çekici olanları, Orta Öğretim Kurumları Seçme Sınavı OKS ile bu yıl altıncı ve yedinci sınıf öğrencilerin de gireceği Seviye Belirleme Sınavı SBS’ler... Çünkü, altıncı sınıftaki bir öğrencinin yaşı daha 12-13. Ve arkadaşlarıyla uyumu, sosyalleşmeyi, değerleri öğreneceği yaşlarda rekabeti, öne geçmeyi öğreniyorlar. Kimin daha iyi olduğunu ispata zorlanıp, “Ali’nin notunun sorgulandığı”, “Ayşe’nin ortalamasının ve netlerinin tartışıldığı” özel öğretmenlerin katıldığı aile toplantıları yapmak zorunda kalıyorlar. Bir türlü dikkat hatalarını azaltamıyor, bilgisayar oyunundan uzaklaşıp test çözemiyorlar, telefon görüşmelerini, sohbetleri kısaltamıyorlar. “Aslında sen yaparsın!..”, diye başlayan uzun nasihatlerle, yaşayarak, dokunarak, gözleyerek öğrenecekleri yaşamı dershane etütlerinde soru çözüp bir üst sınıfa geçmeye çabalamakla bir tutuyorlar. Ve bir insan bir evlat olarak doğuştan sahip oldukları değerliliği, biricikliği tekrar tekrar ispata mecbur bırakılıyorlar. Evet, durum maalesef bundan ötede değil ve biz bu koşullar altında yeni bir OKS ve SBS’ ye daha doğru yaklaşıyoruz.

Peki neler yapılabilir?

Hem çocuk hem de ailenin sınavların bir amaç olduğunu unutmamaları gerekir. Her ebeveyn, çocuğunun daha mutlu, daha başarılı, potansiyellerinin farkında, problem çözme becerisine sahip, kim olduğunu bildiği gibi kim olabileceği hakkında da tutarlı bir görüşe sahip, zamanını iyi kullanabilen, uyumlu, sosyal becerileri iletişim becerileri güçlü, kendini ortaya koyabilen yani kendini gerçekleştirmeye çabalayan çocuklara sahip olmak ister. Okullar bunun için vardır, tüm eğitim öğretim faaliyetleri ve sonunda girilen sınavlar bu ve benzeri amaçlara ulaşmak içindir. Bu çerçevede aşağıdaki konular göz önünde bulundurulabilir.

* Kaygı İle Baş Etmesine Yardım Etmek: Sınavlar kendi başına kaygı kaynağı olmakla birlikte kolej sınavlarına hazırlanan bir öğrencinin yaşadığı “kaygı” iki türlü olmaktadır. Birincisi akılcı ve gerçek bir temele dayanan, sonuçları hayatı etkileyebilecek büyük bir yarışta olmaktan kaynaklanan doğal bir durumdur. İkincisi ise; gerçekçi ve akılcı bir temele dayanmayan, korkuya benzer. “Anne – babama ne diyeceğim?”, “Arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakacağım?”, “Akrabalarımın önüne nasıl çıkacağım?”, “Ya mahcup olursam” gibi düşüncelerden oluşmaktadır. Bu da onların kaygısını oldukça yükseltebilmektedir. Her konuda olduğu gibi sınavlarda da makul düzeyde bir kaygıya gerek vardır.

Ancak ikinci tür kaygı, dikkatin dağılmasına, zamanı verimsiz kullanmasına vs. yol açabilen ve sebebinde öğrencinin kendine güvensizliği yatan yüksek kaygıdır.

* Beklentileri Rasyonalize Etmek Ve Kabullenmek: Ebeveyninöğrenciden beklentilerini test etmesi, hedeflerin ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulaması rahatlamaya yol açabilir. Öğrencinin potansiyelinin çok üstünde yüksek başarı beklentisi, hatalarını düzeltmek için onu eleştirmeye, yargı ifadesi taşıyan olumsuz sıfatlarla; tembel, sorumsuz, dağınık, pısırık, haylaz vs. nitelemeye yol açacağı için çocuğun kendine olan güvenini zayıflatabilmekte ve ilişkiyi de bozmaktadır. Bunlarda sağlanacak bir gelişme sınav performansını artırabilir. Özellikle çocuğunuzla ilgili beklentilerinizi kontrol edin ve ideallerinizin onun sınırlarını zorlamamasına dikkat edin.

* Kıyastan Uzaklaşma: Sınavın yaklaşmasıyla artık kıyasın da kesinlikle terk edilmesi gerekir. Sizin çocuğunuzun değeri bir sınavda bir yakınından alacağı yüksek puanla belirlenmez. “Bu kadar çalışmayla kazanamazsın”, “Amcanın oğlu İstanbul Erkek Lisesini kazandı bakalım sen ne yapacaksın...” , “Aman bizi .......’ya mahçup etme” gibi yaklaşımlar öğrenciyi çalışmaya teşvik etme yerine yerinden kıpırdayamaz duruma getirebilir.

* Kehanetlerden Uzak Durun: Gençlerin sınavda başarılı olamamaları durumunda yaşayacaklarını bir ceza gibi hissetmelerine izin vermeyin. “Eğer kazanamazsan, .. olursun”, gibi sözler onun gideceği okulu, yapacağı işi sevmemesine ve dolayısıyla hayatı ve kendisini sevmesine engel olabilir, kendine güvenini sarsar.

* Doğruların Yakalanması: Yukarıda sayılan bu uyarıların dışında ana-babanın her şeyiyle gençlerin önünde en büyük model olduğu unutulmamalıdır. Sınava sayılı günler kala amaç geçen süreçte yapılan doğruların fark edilmesi olmalıdır. Gençlerin kendi hatalarını fark etmelerinin sağlanması kadar yanlışlarının yakalanmaya çalışılması da onların bunları saklama yoluna girmelerine de yol açabilir.

* Sınav Anına Hazırlık: Son haftalarda yeni konulara başlamak çok akıllıca değildir. Kısa tekrarlar, sınav yerinin önceden ziyaret edilmesi, sınava başlanacak testlerin sırasının ve ayrılacak sürenin belirlenmesi, işaretleme teknikleri gibi ayrıntılara odaklanmak yerinde olacaktır. Son hafta bedensel sakatlanma riskine karşı riskli sporlardan uzak durmakla birlikte ikindi vakti yapılacak bir miktar egzersizin, koşunun, yürüyüşün faydalarından söz edilebilir.

* Son Olarak: Çocuklarınızı olduğu gibi kabul edin, sevgi ve kabulünüzü davranışlarına bağlamayın. Çocuklarınıza güvenin ki onlarda kendilerine güvensinler. Çocuklarınızın kendi değerlerini tanımalarına olanak tanıyın. Yalnızca işi değil, gelişme ve çabayı fark edin. Çocuklarımıza saygı duyun, böylece onlar da kendilerine saygı duymaya başlayacaklar. Kardeşler ve akranlar arası gizli yarışmalardan kaçının Umutsuzluğa sevk eden sözcük ve davranışlardan kaçının. “Hiçbir şey davranışı, önemli bir kimsenin açık beklentileri kadar etkilemez”.

Sınav Çağı - 2

Geçen sayıda yayımlanan Sınav Çağı–1 isimli yazımızda Ülkemizdeki sınav gerçeğine ve eğitim-öğretimin asıl kavramları üzerine bir dizi görüş ileri sürmüştük. Bu hafta da aynı konuyu işlemeye devam edeceğiz. Öncelikle 8 Haziran günü 2008 OKS, Ortaöğretim Kurumları Seçme Sınavı’na giren tüm öğrencilere geçmiş olsun diyoruz. Umarız bu onların ve ebeveynlerinin hayallerini gerçekleştirmelerine, ufuklarını açmalarına yardımcı olur.

Ama maalesef sınavlar bitmiyor; şimdi sırada 2008 ÖSS Öğrenci Seçme Sınavı var, ardından da yine yüz binlerin gireceği 2008 SBS Seviye Belirleme Sınavları yapılacak. Konunun önceliği nedeniyle bugünkü yazımızda da sınav hazırlıkları üzerinde durmaya devam edeceğiz.

Sınavlar belli bir bilgiyi, beceriyi, yeteneği ve de daha ileri zihinsel işlevleri (muhakeme, analiz, sentez vb.) sınayan, sorgulayan bir süreci ifade etmektedir. Bu süreç okula başlangıç tarihinden itibaren bugüne kadar devam eden tüm eğitim öğretim faaliyetlerini içerdiği gibi, sosyal, zihinsel ve duygusal gelişimi de gözeten bir zaman dilimini kapsar. Merkezinde öğrenci gözükse de aileyi ve eğitim sistemimizin tüm oyuncularını sınar. Bu nedenle herkesin bu sınavlardan alacağı bir not vardır ve OKS, SBS ya da ÖSS sınavlarını; –Kaç net yaptın? –Sana çalış dedim ama çalışmamışsın demek ki? İl sıran kaç? gibi sorularla değerlendirmek yerine; -Bu süreçte biz neleri doğru/yanlış yaptık? Hangi tutum oğlum/kızımla ilişkimi güçlendirdi? Kullandığımız hangi yöntem çocuğumuza ve ya bize iyi geldi? Daha iyi sonuçlar için başka neler yapabiliriz? Bu konuda elde ettiğimiz başarıyı diğer alanlara nasıl bulaştırırız? Türünde sorularla ele almak çok daha rasyoneldir. Ayrıca unutulmamalıdır ki, sınavda en yüksek puanlarla girilen okullar öğrencinin en mutlu olacağı yerler olmayabilir!..

Peki, sınavların kapıya dayandığı bu aşamada aileler ve öğrenciler başka ne tür hazırlıklar yapabilirler? Son günlerde yeni konu çalışmayı bırakmak gerekir. Bu durum gereksiz kafa karışıklıklarına neden olabilir. Öğrencinin şimdiki hedefi; seviyesini korumak ve sergilemeye odaklanmak ( Kendisine verdiğin hazır bulunuş puanı on üzerinden tahmini yedi ise sınavda yedi seviyesini korumak) olmalıdır. Tabii ki genel olarak gerçek sınavlarda deneme sınavlarından daha iyi sonuçlar beklemek mümkündür.

Son günlerde küçük tekrarlar, pekiştirmeler ve sınav saatine uygun denemeler yapmak, sınava girilecek salonu hatta sırayı önceden görmek iyi gelebilir. Geçmişi ya da geleceği değil şu ana odaklanmak gerektiği, geleceği şimdi yapılacak hazırlıkların belirlediği akıldan çıkarılmamalıdır.

Son günlerde yine kapasitenin sergilenmesini etkileyen bir diğer etmen de kaygı, stres ve heyecandır. Bunun için kaygı ve stresle baş etme becerilerini uygulamak çok olumlu sonuçlar vermektedir. Nefes egzersizleri, Temel Gevşeme Egzersizleri ve Düşünsel Baş Etme Yöntemleri dikkat hataları ve kaygı kökenli performans kaybının azaltılmasında çok işe yaramaktadır.

Akşamüzerleri ya da sabah sakatlanma riski yaratmayacak yürüyüş, koşu, beden egzersizleri ve yatmadan önce alınacak bir duş kaliteli e verimli bir uykuya neden olacaktır. Çatışma, kavga, tartışma ve benzeri duygusal/düşünsel sorunlardan uzak durmak; iyi hissettirecek sade ve iyi bir dille yazılmış roman, öykü, şiir okumak; kaliteli müzik dinlemek iyi gelecektir. Son iki-üç gün yenen yemeklerin ağır veya yağlı olmamasına, hazmı kolay besinlerin tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Hayatı şekillendirebilecek bu büyük sınavlarda bazı test stratejileri işinizi kolaylaştırabilir. İşte onlardan bazıları:

* Soruyu çok fazla okuyarak zihninizi karıştırmayın.
* Testi hazırlayan kişinin ne demek istediğini uzun uzun düşünmeyin. Cevabınızı ayrıntıya indirip yanlış yola gitmeyin.
* Ana kelimelerin altını çizin
* İki cevapta birbirine benziyorsa, büyük ihtimalle her ikisi de değildir.
* İki şık birbirinin zıttıysa, bunlardan biri doğrudur.
*Yanlış olduğuna kesin emin olmadıkça, ilk tahminde bulunduğunuz cevabınızı değiştirmeyin.
* Negatif sorulara ve sizi yönlendirecek soru sözcüklerine dikkat edin.
* Eğer şıkların içinde "hepsi", "her zaman" veya "boş" gibi cevaplar varsa genellikle yanlıştırlar.
* "Bazen", "çoğunlukla" "bazıları" gibi şıklarda çoğunlukla doğrudur.
* Doğru cevabı bilmiyorsanız, yanlışları bulmaya çalışınız.
* Kelimelerin anlamlarını bilmeden bir seçeneği elemeyin.
* Cevapları okuyun aldanmamaya dikkat edin. Akıllı bir hazırlayıcı, ilk şıkkı nerdeyse doğru cevap gibi gösterip diğer cevapları okumadan onu işaretlemenizi isteyebilir.
* Standart bir test oluyorsanız, aynı bölümün cevaplarını cevap kâğıdına aynı anda geçirin. Sayfa işaretleme yapın. Bu, zamandan kazanmanızı sağlayacaktır. Sadece dikkatli olun kaydırmamaya dikkat edin.
* Eğer size uzun bir paragraf verilmiş ve bunun hakkında sorulan soruların cevaplarının bulunması istenmişse, ilk önce soruları okuyun. Bu sorular sizin makaleyi hangi yönden düşünüp okumanız gerektiğini gösterecektir.
* Çoğunlukla uzun ve karışık gibi gözüken cevaplar doğrudur; çünkü sinsi hazırlayıcımız aklınızı karıştırmak için aslında çok basit olan cevabı değişik sözcüklerle ve tamlamalarla anlatır.

“Unutmayın sınavlar ancak yapıp yapmadıklarınız hakkında fikir verebilir, kişiliğiniz hakkında değil!..” Hepinize başarılar…


KAYNAKLAR

Baltaş, A. “Üstün Başarı”. Remzi Kitabevi; İstanbul, 1993.
Fry, Ron. “Test Nasıl Çözülür”. Timas Yayıncılık, İstanbul, 2002
Semerci, B. “Sınav Kaygısı Kaybettiriyor”. Çocuk ve Aile Sayı: 73 Syf, 73, Haziran 2004.
Kement, Gülfidan. “Sınav Kaygısı Kaybettiriyor”. Eğitim Yaşamında Rehber Dergisi, Haziran 2003. Syf: 14


Gürcan AVCU
Uzm. Psikolojik Danışman
Namık Kemal Üniversitesi
Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Birimi
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınav Çağı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Gürcan AVCU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Gürcan AVCU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gürcan AVCU Fotoğraf
Psk.Dnş.Gürcan AVCU
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Gürcan AVCU'nun Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,230 uzman makalesi arasında 'Sınav Çağı' başlığıyla benzeşen toplam 47 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:31
Top