2007'den Bugüne 80,564 Tavsiye, 25,675 Uzman ve 17,962 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
İnançlarımız(Hayatımıza Yön Veren Pusulalarımız)
MAKALE #11817 © Yazan Psk.Dnş.Suat ESER | Yayın Kasım 2013 | 2,334 Okuyucu
Öğrencilerle, içinde bulundukları sınav sürecinde yoğun bir tempoda çalıştığım için onların sayelerinde kazanmış olduğum bilgi ve deneyimi sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum. Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin yaşadığı en büyük sıkıntılar gördüğüm kadarıyla dışsal değil,içsel unsurlardır.Yani öğrenciler dış etkenlerden değil kendi kendilerine yarattıkları problemlerle daha çok boğuşmak zorunda kalıyor.
Öğrenci sınav sürecinde bir şeyler yapmaya çalışırken farkında olmadan kendi kendine engeller ortaya çıkarıyor. Bunu da karşılaştıkları olaylara,durumlara veya başarısızlıklara yükledikleri anlamlardan oluşturuyorlar. Bu oluşum düşüncelere ve sonra olumsuz inançlara neden oluyor. Öğrencilerin kendi kendine yaratmayı başardığı en büyük engelde zaten bu olumsuz inançlardır. Örneğin öğrenci olumsuz inançlardan dolayı başaramama endişesi yaşar,sınavı hatırladığında kaygılanır,özgüven eksikliği ortaya çıkar. Sonrasında ya başaramazsam,ya sınavda kaygılanırsam ya da ailem kazanamazsam bana ne der gibi olumsuz sonuçlar, öğrencilerin yaşadığı en büyük içsel problemlerdir. Bunlarla ilgili iyi bir şey söylemeyecek misiniz diye sorarsanız hemen cevabımı söyleyeyim; ‘’ sevgili öğrenciler yaşamış olduğunuz bu olumsuz duyguların ortadan kalkması mümkündür’’. Mümkün olduğuna inanmıyorsanız insanların kanseri yendiğini düşünebilirsiniz. Kanseri yenmek sadece teknoloji ve ilaç sayesinde olmuyor,aynı zamanda insanların bu hastalığı yeneceğine dair azimli inançları da,bunu başarmalarında önemli rol oynamaktadır. Plasebo etkisi ilaçları çoğumuz duymuşuzdur. Bu sözde ilaçlar ilaç özelliği taşımamasına rağmen gerçek bir ilaç gibi kişilerde etki yaratıyor. Nedeni ise o ilaçların gerçek ilaçlar olduğunu zannetmeleri. Peki böyle zannedince ne oluyor? İnsanlar ya inandığı gibi yaşar ya da yaşadığı gibi inanır. Bu insanlar bu ilaçların etki edeceğine inanarak bu ilaçları vücuduna alıyor,sonrasında zihinlerinde gerçek ilaca verdikleri tepkilerin aynısını veriyorlar. Hal böyle olunca ilaçta gerçek gibi insanlarda etki ediyor. Yani o ilacın işe yarayacağına inanmaları asıl tedavi kısmıdır.
Biz insanoğlu olarak fark etmesek de ya da fark etsek de, inançlarımız doğrultusunda bu hayatı yaşıyoruz. Çünkü kafamızın içinden geçen inançlarımızın emrindeyiz. Onlara göre hissediyor ve davranıyoruz.Siz öğrenciler şimdiye kadar fark etmeseniz de sınavı önce zihninizde kazanıyor ya da kaybediyorsunuz. Çünkü ağzımızdan çıkan kelimeler,sorduğumuz sorular,olaylara yüklediğimiz anlamlar bu süreçte bizde inançlarımızı şekillendiriyor ve ortaya çıkan inançlar olumsuzsa zaten baştan kaybetmiş oluyorsunuz. Çünkü başaracağına inanmayan,sürekli olumsuzlukları görüp olumsuz kelimeler dile getiren öğrencinin kendine olan inancıda yok olacaktır. Ancak bunun tam tersi olursa, yani kelimeleri her şeye rağmen motive ediciyse,bardağın dolu tarafını görüyorsa ve güçlü sorular soruyorsa kendine olan güveni pozitif olacağı için ve çalışmalarına olan inancıda güçlü ve kuvvetli olacağı için karşılığını mutlaka alacaktır. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki insanoğlu inanarak çalıştıklarının karşılığını mutlaka alacaktır .İnançlarımız hedeflerimizi gerçekleştirmede önemli bir kilometre taşıdır. Eğer ki biz bir hedefi gerçekleştireceğimize inanırsak haklıyızdır. O hedef ,ALLAH’ın izniyle gerçekleşecektir. O hedefin gerçekleşmeyeceğine inanırsak yine haklıyızdır çünkü o hedef gerçekleşmeyecektir.
İnanmayacağımız bir şey neden gerçekleşsin ki?
Başarılı olmuş insanları düşündüğümüzde acaba inançları olumsuz olabilir mi?
Yapamayacaklarına dair endişeye düşmüşler midir?
Hayır düşmemişlerdir çünkü onlar bir hedefe ulaşmak için inançlarını asla yitirmemenin,her ne olursa olsun azmedip,en iyisini yapmanın önemini daha yola çıkmadan anlamışlardır. Çok büyük bir başarısızlık karşısında bile en ufak bir olumsuzluk bataklığına düşmeden yollarına devam etmişlerdir. Onlar ‘’Herşeye Rağmen Başaran’’ insanlardır.Tarih bu gibi insanların imkansız denilen mükemmel örnekleri ile doludur. Albert Einstein izafiyet teorisini kanıtlamak için bir çok olumsuzlukla karşılaşmıştır.Bilinen en klasik örneği ise 6 yaşındayken geri zekalı diye okuldan atılması olmuştur. Üniversiteyi bitirdikten belli bir süreye kadar istediği gibi bir iş bulamamıştır. Ya da dünya savaşlarının çıkması tüm dünyada ki bilimsel çalışmaları etkilediği gibi onu da etkilemiştir. ABD’nin 16. Başkanı olan Abraham Lincoln siyasette tam 52 yaşına kadar hep kaybeden olmuştur. Nihayet 52 yaşında başkanlık seçimlerini kazanmış ve başkan olmaya hak kazanmıştır. Lincoln’ün başkan olmasının ardında eminim onun şu sözü yatıyordur; ‘’ “Benim en büyük korkum başarısız olmak değil, başarısızlığı kabul edip vazgeçmektir.”
Peki Stefan Hawking’i hatırlayalım. 21 yaşında yakalanmış olduğu Amyotrofik Lateral Skleroz(ALS) hastalığına rağmen nasıl dünyaca tanına bir bilim adamı olmuştur?
Bu hastalık sinir sistemini felç ediyor ancak insanların zihnine etki etmiyor. Stefan Hawking’de sahip olmadıklarına değil, sahip olduklarına odaklanarak şuan tüm dünyanın tanıdığı bir bilim adamı oluyor. Sınava hazırlanan öğrencilerin çoğu kazanmalarını sağlayacak en önemli imkanlara zaten sahipler, akıl ,zeka,sağlık,dershane vs.İşin kötü tarafı şu ki öğrenciler başta bu imkanlar olmak üzere sahip oldukları imkanların ne yazık ki farkında bile değiller. Bu 3 tane devasal insanın dışında çevrenizde yokluktan var olan bir çok kişi mutlaka vardır.Bu insanların yaşamış olduğu tüm olumsuzluklara ve engellere rağmen ‘’BAŞARMA’’larının altında yatan en büyük etken hiç kuşkusuz olumlu inançlarla,azimle hedefe giden yolda ilerlemeleridir. Tıpkı sınava hazırlanan öğrencilerin olumlu inançlarını yitirmemeleri gerektiği gibi.
Biz kendi kendimize oluşturduğumuz veya çevrenin bizde oluşturmasına izin verdiğimiz inançlara göre hareket ediyoruz. Kazanacağımıza inanıyor veya kaybedeceğimize inanıyoruz. Şuan üniversite sınavları ile ilgili aklınızdaki inanç her ne ise emin olun o inancınızı destekleyecek örnek ve gerekçeleriniz vardır. Hal böyleyken neden hedefe giden yolda bizi destekleyecek inançları ,karşımıza bir düşmanmış gibi almak yerine yanımıza destekleyici güç olarak almıyoruz. Olmasını istediğiniz inancı destekleyecek gerekçeler oluşturun. Hedefinizi gerçekleştirmenin mümkün olduğunu kanıtlayacak onlarca kanıtınız var. Bu yazıyı okuduktan sonra kendinize bu kanıtların neler olduğunu sorun ve yeni zihinsel oluşumunuzu ve olumlu inançlarınızı yanınıza alarak tıpkı yukarıda ki önemli insanlar gibi hedeflerinizi ‘’Herşeye Rağmen’’ gerçekleştirin.
Kafanızdan geçen düşünce ve inançların neler olduğunu keşfederek işe başlamanız ve sonrasında onları olumlu şekilde değiştirmeniz olaylara olan bakışınızı ve inancınızı mükemmel bir şekilde değiştirecektir.
Kafandan hangi olumsuzluklar geçiyor?
‘’Ben zaten bu sene kazanamayacak mıyım düşüncesi mi,yoksa ya sınavda heyecanlanırsam,ya yapamazsam gibi aslı astarı olmayan ve sadece sizin yaratmayı başardığınız inançlar mı?
Geçmişte ki bir takım başarısızlıklarınızı referans aldığınız inançlarınız mı? Sayamadığım korku ve kaygılarınız mı?
Bunları bir dedektif gibi ortaya çıkarın ve hak ettiğiniz şekilde değiştirin. Ya kazanamazsam diye düşünüyorsanız onu ya kazanırsam beni hangi mükemmel ödüller bekliyor şeklinde değiştirin. Şimdiye kadar hiç ders çalışmadım gibi inancınızı, bundan sonra da çalışmayacağımı göstermez,çalışabilirim şeklinde yeniden çerçevelendirin. Ya sınavda önceki gibi kaygılanırsam diye düşünüyorsanız bunu ortadan kaldırabilirim deyip çözüm yollarına yönelebilirsiniz.
Öğrencilerde gördüğüm kadarıyla esas sorun sahip oldukları olumsuz inançlar değil,onların değiştiremeyeceğine inanmalarıdır. Ortada bir problem varsa çözümleri de mutlaka vardır. Sahip olduğunuz olumsuz inançları hemen şuandan itibaren ortaya çıkarıp onları kendi kendinize değiştirmeniz,bunu yapamıyorsanız mutlaka bir çözümü olduğunu düşünerek uzman kişilerden yardım almanız size probleminizin nasıl kolay bir şekilde çözülebileceğini gösterecektir
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İnançlarımız(Hayatımıza Yön Veren Pusulalarımız)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Suat ESER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Suat ESER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Psk.Dnş.Suat ESER
Hatay
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi17 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Suat ESER'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,962 uzman makalesi arasında 'İnançlarımız(Hayatımıza Yön Veren Pusulalarımız)' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:15
Top