2007'den Bugüne 85,371 Tavsiye, 26,669 Uzman ve 18,995 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ergenlik Döneminde Madde Kullanımı ve Homoseksüel Kimlik
MAKALE #11959 © Yazan Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN | Yayın Aralık 2013 | 3,498 Okuyucu
Ergenlik Döneminde Madde Kullanımı ve Tedavisi

Ergenlik Dönemi ve Psikopatoloji


Ergenlik dönemi çok hızlı fizyolojik değişimlerin olduğu bir dönemdir. Yetişkin cinselliğine yaklaşma vardır. Sevme ve çalışma gibi yetişkin özelliklerinin benimsendiği bir dönemdir. Arkadaş ilişkileri çok büyük önem taşır. Bilişsel yapıda belirgin değişmeler olur. Ben kimim ve ben nereye gidiyorum soruları en sık sorulan sorulardır. Doğası gereği ergenliğe geçiş durağan olmayan kargaşa içeren bir dönemdir. G. Stanley Hall bu süreci “Fırına ve stress” süreci olarak ifade etmiştir. Psikanalitik yaklaşım yaşamın ilk yıllarında çözümlenmeyen çatışmaların ergenlikte su yüzüne çıkacağını ve psikoseksüel gelişimi olumsuz yönde etkileyeceğini savunmuştur. Erikson ise zayıf bir egonun kimlik krizi ve rol karmaşasını çözemeyeceğini vurgular. Bu dönemde aile ve akran grubu arasındaki yaşam tarzındaki farklılık ergenin kimlik krizini aşmasını zorlaştırır. Bu dönemde depresyon, benlik değeri kaybı, intihar ve intihar girişimi, alkolizm, madde kötüye kullanımı, şizofreni, anoreksiya nevroza gibi psikopatolojilerin ortaya çıkma olasılığı büyüktür.Bu dönemde problemlerin aşılmasında insiyatif çok önemli bir yere sahiptir.


Ergenlik Döneminde Madde Kullanımı


Uyuşturucu kullanımında Kullanılan üç önemli kavram varıdır.

– Bağımlılık: Psikolojik ve fizyolojik zedelenmeye neden olacak şekilde aşırı madde kullanımı.
– Kötüye Kullanım: Kullanılması gerekli olmamasına rağmen kullanılması.
– Tiryakilik: Maddeye karşı tolerans gelişmesi ve maddeye ulaşılamayınca aşırı tepki gösterme.
MADDELERİN BETİMLENMESİ
Kafein(Kahve, Kola), Nikotin(Sigara), Tranklizan, Antidepresan vb. Bütün uyuşturucular MSS üzerinde etki yaparlar.
Esrar: Mariana ve haşhaş en çok bilinenleridir. Rahatlık hissi verirler, illizyona neden olurlar, halüsünasyon, delüzyon ve düşünce bozukluğuna neden olabilirler.
Hallüsüyagenler: Melek tozu, LSD ve Meskalin en çok kullanılanlarıdır. Görsel hayale, bulantıya ve kaygıya neden olurlar.
Sedatifler: Gevşeme, acının hissedilmemesi, intellektüel ve motor alanlarda zedelenme ve zayıf duygu kontrolüne neden olurlar. Eroin, Kodein, morfin ve barbütratlar vb.
Stimulanlar: MSS’yi uyarırlar, uykusuzluk ve iştahsızlığa neden olurlar. Yorgunluğu giderirler. Amfetamin, Benzedrine, dexedrine ve kokain vb.
Alkol: Viski, cin, bira ve şarap vb. MSS’de gevşeme ve uyuşukluğa neden olurlar, duygusal kontrolü, gerilimi ve değerlendirme gücünü düşürürler.
RİSK FAKTÖRLERİ
Kullanılan madde miktarı artıkça o maddeye karşı olar tolerans artar buda o maddenin daha çok kullanılmasına neden olur. Maddenin çok kullanılmaya başlaması ise vücudun belirli alanlarında zedelenmeye neden olur, bu zedelenmeler zamanla ölüme neden olabilir.
Organik Bağlam
– Madde kötüye kullanımında çevresel etkenler baskın olsa da genetik faktörlerin etkisi önemli bir yere sahiptir.
– Annenin gebeyken alkol kullanması fetal alkol sendromuna neden olabilir.
– Bu durum MSS’de bozulmaya, motor beceride kayba vb. bölgelerde bozulmaya neden olur.
Erken Çocukluk Dönemi:
– Bu dönemde çocuğun ebeveynleriyle yaşadığı ilişkiye beğlı olarak gelişen kişilik özellikleri(saldırgan ve asi olması) çocuğun ileriki yaşlarda madde kullanımı üzerinde etkili olabilir.
– Arkadaş ilişkileride madde kullanımı üzerinde etkili olabilir.
– Superordinate değişkenler, sosyoekonomik statü, ırk ve etnik özelliklerin madde kullanımı ile kesin ilişkisi var demek güçtür.
ERGENLERDE MADDE KULLANIMINDAKİ RİSK FAKTÖRLERİ
Newcomb ve ark.(1986)
– Düşük not averajı
– Dini inançları kaybetme ile bağlantı
– Düşük benlik saygısı
– Psikopatoloji
– Ebeveynlerle zayıf ilişki
– Uyum sağlama kaybı
– Heyecan arayışı
Hawkins, Catalano(1989)
– Düşük okul sorumluluğu, bilişsel ve intellektüel zedelenme.
– Dini inançları kaybetme ile bağlantı
– Çocukluktaki problem davranışlar
– Zayıf tutarsız aile yönetimi
– Hoşa giden maddeleri kullanma tutumu
– Heyecan arayışı
– Arkadaşlarının madde kullanımından etkilenme
– Yetişkinlerin madde kullanımından etkilenme
– Arkadaşları ile maddeyi eşleştirmesi
– Ekonomik sıkıntı, uygunsuz mahalle ve okul.
MADDE KULLANIMINDAN UZAK DURANLAR, DENEYENLER VE SIK KULLANANLAR
Uzak Duranlar: Olumsuz olaylar yaşasalar bile kaçış olarak madde kullanmıyorlar. Karşılaştıkları olayla mücadele ediyorlar.
Deneyenler: Birkaç kere medde kullanmış, anca kendilerini kontrol edebilen kişilerdir.
Sık Kullananlar: Mutsuz ve sıkıntılı ergenlerdir. Zayıf kendilik kontrolüne sahiptirler, eylemleme davranışında bulunabilirler.
ESRARDAN DAHA AĞIR UYUŞTURUCULARA
Ergenler uyuşturucu kullanmaya genellikle esrar gibi hafif uyuşturucularla başlarlar, kullanıma devam ettikçe daha ağır uyuşturuculara ihtiyaç duyarlar artık başlangıçta alınan zevkin yerini tiryakilik almıştır, zevki artırmak için dozu artırırlar.
Bu durum aileden ve toplumdan yabancılaşmayı beraberinde getirir.
ERGENLİKTEN YETİŞKİNLİĞİN BAŞLARINA
1. Sosyal Bütünlük: Sert uyuşturucuların kullanılması sosyal desteği düşürür ve yalnızlığı artırır. Bu durumda uyuşturucu kullanımını artırır.
2. Meslek: Çalışma hayatını ve eğitimi olumsuz yönde etkiler.
3. Aile ve İlişkiler: Boşanmış ailelerin çocukları risk grubundadır. Gençlik yıllarında cinsel memnuniyeti artırmak için kullanılır.
4. Suç Davranışı: Uyuşturucu kullanımı suç davranışını artırır.
5. Mental Sağlık: Plan ve organizasyon yeteneğinde bozulma meydana gelir. Depresyonu ve intihar düşüncelerini artırır.
ÖNLEME
1. Bilgilendirme: Madde kullanımını sonuçları ile ilgili bilgi verme.
2. Duyuşsal Eğitim: Madde kullanımından uzaklaştırmak ve öz saygınlığını karar vermeyi ve kişilik gelişimini artırmak.
3. Alternatif Program: Gençlere yönelik aktiviteler belirleme ve bunlarla vakit geçirmelerini sağlama
4. Direnme Becerisi Eğitimi: Sigara, içki ve uyuşturucu kullanılan yerlerden kaçınmayı öğretme.
5. Kişisel ve Sosyal Beceri Eğitimi: Yaşamda karşılaşılan problemlerle ilgili mücadele etme gücünün kazanılması için eğitimden geçirme.

Not: Bu tür çalışmaların yaygınlaşması için: Okul, ebeveyn, medya, toplum kuruluşları ve sağlık kurumları birlikte çalışmalıdır.

TEDAVİ
Kişinin bağımlı olduğu maddeye bağlı olarak düzenlenen ilaç tedavisine psikolojik tedaviler eklenmektedir.
Özellikle davranışçı terapi madde kullanımını bırakmada çok etkilidir.
Adsız Alkolikler adı altında yapılan etkileşim grupları da tedaviyi güçlendirmektedir.
Hangi programın daha etkili olduğunu nesnel olarak değerlendirmek çok güçtür.


HOMOSEKSÜEL KİMLİK


Homoseksüellik DSM 4’te bir bozukluk olarak yer almamaktadır. DSM 4’te yer almamasına rağmen tartışılmasının 2 nedeni vardır. Çocuğun psikopatoloji geliştirmesi şart değildir fakat ciddi psikolojik problemler yaşamak için risk oluşturmaktadır. Normal çocuklara oranla AİDS’e yakalanma oranları daha fazladır.

TANIMLAMA
Homoseksüellik aynı cinsten bir insanla cinsel davranışta bulunmadır. Homoseksüellik transvestizmden ayrılmalıdır. Transvestizm karşı cinsiyetin kıyafetlerini giyerek cinsel haz duymadır. Homoseksüellik transseksüalizmden de ayrılmalıdır. Transseksüalizm diğer cinsiyetle özdeşim kurma durumudur.
CİNSELLİĞİN ÇOKLU BOYUTU
Cinselliğin temelinde anatomik cinsiyet farkları yatmaktadır. Cinsiyet kimliği ise kadın ve erkek davranışları ile ilgili bir sınıflama yapar. Bu sınıflama cinsiyet rollerini ortaya çıkarır. Bu roller erotik tercihi belirler. Bu tercihlerde aşk ilişkisini şekillendirir.
ORGANİK BAĞLAM
Son zamanlara kadar yapılan çalışmalarda eşcinselliğin temelinde organik nedenlerle ilgili bilgiler çok azdı. Son 10 yılda yapılan çalışmalarla genetik yapının eşcinsellikte çok büyük etkisi olduğu saptanmıştır. Cinsiyet hormonlarının işleyişi kişinin homoseksüel ya da heteroseksüel olacağını belirler.
HOMOSEKSÜEL KİMLİK GELİŞİMİ
Çocukluktan ergenliğin başlarına olan dönemde homoseksüel bir ilgi gözlenmez ancak heteroseksüel aktivitelere ilgisizlik gözlenebilir. 10-18 yaşları arasında homoseksüel ilgi başlar. Ergen bu durumdan dolayı çelişki, suçluluk ve korku yaşar. Homoseksüel olduğunu diğer insanlara açıklamaz. Yetişkinlikle beraber kişi gay veya lezbiyen olduğunu açıklar ve buna uygun bir yaşantı içine girer.
RİSK FAKTÖRLERİ
Homoseksüel ergenler, hetoroseksüel ergenlere oranla daha çok intihar girişiminde bulunmaktadırlar. Düşük okul başarısı, okuldan kaçma, madde kötüye kullanımı, evden kaçma vb. uygunsuz davranışlar ortaya çıkabilir. AIDS’e yakalanma olasılıkları ise %30’dur.
DİĞER KİŞİLER ARASI DEĞİŞKENLER
Benlik Saygısı SED’e ve eğitime, inaçlara, düşünce yapısına bağlıdır, homoseksüalite ile ilgili birebir ilişkisi yoktur. Gay ve Lezbiyenler politik eylemlerde bulunmaktalardırKendi yaşamlarına uygun aile ve arkadaş ilişkileri yaşamaktadırlar. Lezbiyen çiftler Gay’lere göre daha uzun süreli ilişkiler yaşamaktadırlar.
EBEVEYNLERLE İLİŞKİLER
Geyler Heteroseksüel erkeklere göre babaları ile daha olumsuz ilişkiler yaşamaktadırlar. Soğuk ve düşman davranışlar ortaya koyan baba cinsel tercih üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Babanın pasif olması ve erkek çocuğunun anneyi ve diğer bayan akrabaları model alması erkek çocukta feminel özelliklerin gelişmesine neden olabilir.
YETİŞKİNLİKTEKİ YAŞANTILAR
Yetişkinlikteki yaşantılar beş şekilde biçimlenir:
– 1. Kapalı Çift Homoseksüeller: Tek eşli yaşamayı tercih ederler.
– 2. Açık Çift Homoseksüeller: Özel eşleri vardır fakat yeni eşler arama eğilimindelerdir. Homoseksüel oldukları için pişmandırlar.
– 3. Fonksiyoneller: Çok sayıda cinsel eşleri vardır.
– 4. Fonksiyonel Olmayanlar: Çok sayıda eşleri vardır fakat homoseksüellik ile ilgili problem yaşarlar. Homoseksüel olmak onlara rahatsızlık verir.
– 5. Aseksüeller: Çok az cinsel ilişkide bulunurlar. Homoseksüel olmaktan sıkıntı duyarlar içlerine çekilmişlerdir.
SIKINTI YAŞAYAN ERGEN HOMOSEKSÜELLERE YARDIM
Bu durumda olan ergenleri dışlamak yerine ebeveynlerin ve toplumun onları kabul etmeleri gerekir. AIDS’e yakalanma risklerinin fazla olduğu belirtilmeli ve bununla ilgili önlemler alınmalıdır. Yapılacak çalışmalarla fizyolojik özelliklerin etkisi daha da ortaya çıkacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergenlik Döneminde Madde Kullanımı ve Homoseksüel Kimlik" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kamil ERTEKİN Fotoğraf
Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN
Denizli
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi36 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN'in Yazıları
► Ergenlerde Madde Kullanımı Psk.Işıl ÖZÜAK
► Ergenlerde Madde Kullanımı Psk.Nadire GÜNAK
► Ergenlik ve Kimlik Savaşı Psk.Elif GÜNERİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,995 uzman makalesi arasında 'Ergenlik Döneminde Madde Kullanımı ve Homoseksüel Kimlik' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Öfke Yönetimi Ekim 2014
► Psikolojik Stress Eylül 2014
► Dissosiyatif Bozukluklar Mayıs 2014
► Zeka Nedir? Nisan 2014
◊ Heyecan ve Uyarılma Ağustos 2014
◊ Kişilik Bozuklukları Mart 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:08
Top