ÇOCUKLARDA GÖZLENEN DAVRANIŞ PROBLEMLERİ
|
ÇOCUKLARDA GÖZLENEN DAVRANIŞ PROBLEMLERİ
Yazan: Psikolog Ferihan YANCI
Davranış problemi deyince, akılara normal olan ile normal olmayan gelebiliyor. Burada neyin “normal” neyin “normal olmayan” olduğunu tartışmak gerekecektir. Yüzyıllardır normal ile anormal tartışılmakla beraber son tahlilde sosyal çevre içinde yetişen ve yaşayan bireylerin toplumsal değerlere ve kurallara bağlılığını kriter alarak toplumsal norma uyum sürecinde sorun yaratmayan davranışlara “normal” diyebiliriz. Normal kavramı toplumdan topluma, hatta kişiden kişiye bile değişebilmekle birlikte normlar kültüreldir. Norm; standart anlamını karşılarken, normal; düzgün ve kurallara uygun olan anlamına gelmektedir. İnsan gelişiminde de bir çok basamak olduğu gibi her basamak ve döneminde kendine özgü bir takım özellikleri bulunmaktadır. Ancak gelişimde bazı dönemler ve bu dönemlerde yer alan bazı alt basamaklar evrenseldir. Örneğin 2. ayın sonunda olan bir bebeğin artık annenin yüzünü tanıyor olması beklenir, ya da aynada gördüğü kendi yansımasına 5. aydan sonra tepki vermesi beklenir. 10. aya giren bir bebeğin arık yavaş yavaş “anne,baba” gibi ilk anlamlı kelimelerini söylemeye başlaması gerekir. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi her bireyin gelişimi kendine özgü olsa da evrensel bir takım gelişim basamakları vardır ve eğer çocuk 10. aydan sonra yavaş yavaş ilk kelimelerini söylemeye başlamamışsa dikkat edilmesi gereken bir durum var demektir. Bunun gibi çocuklardan gelişim dönemlerine göre beklenen performanslarda bir anomali gözleniyorsa bir uzaman başvurmakta fayda vardır. Burada ebeveynlerin çocukluk dönemi gelişim süreçlerini biliyor olmaları ve buna göre hareket etmeleri oldukça faydalı olacaktır. Örnek verecek olursam; çocuklarda 2 yaştan sonra yavaş yavaş ebeveynden ayrışma başlar ve bireyselleşme ve özerklik ile anne ve babaya bağımlılık arasında gel-gitler yaşayabilirler. 2-4 yaş arasında çocuklar kendilerinin de bir takım kararlar alabildiklerini, kendilerine ait tercihlerinin olduğunu göstermek istercesine “HAYIR” deme davranışını yineleyebilirler. Bu döneme “HAYIR DEME DÖNEMİ” de denir. Hayır deme dönemi zaten olması beklenen bir dönemdir. Anne ve babalar bu dönemin normal bir dönem olduğunu biliyor ve çocuğa buna uygun bir tutum ile yaklaşıyor iseler, bu süreç oldukça sağlıklı atlatılır. Ancak ebeveyn bu dönemin olası beklenen bir dönem olduğunu bilmiyorsa bunu bir davranış problemi olarak algılayabilir. Aynı şekilde çocuklar 2 yaşından yaklaşık 8 yaşa kadar inatlaşma sergilerler. Zaman zaman “sen mi güçlüsün ben mi” “bakalım hangimiz yeneceğiz” boyutunda bir güç savaşına bile dönüşen bu inatlaşmalarda çocuklar ebeveynlerinin kendilerine olan güvenlerini ve inatlaşmaya karşı limitlerini ölçmeyi hedeflerler. Eğer bu sürecin normal olduğunu biliyorsak zaten çocuğa karşı tutumumuz buna uygun olacaktır ancak bunun bir davranış problemi olduğunu düşünürsek o zaman belki de çocukla kendimizde inatlaşarak durumu klinik bir tablo haline dönüştürebiliriz. Çocukların bu döneminde ebeveynlerin daha sakin, kontrollü ve kararlı olması gerekir. Bu inatlaşmaların sonucunda çocuklarda öfke patlamaları gözlenebilir. Bu durumda hemen yumuşamak, çocuğun her istediği yapmak ne kadar yanlışsa, onunla inatlaşarak, hiçbir söylediğini dikkate almamak onun duygusal anlamda ihmaline ve örselenmesine bile neden olabilir. Bir başka örnekte çocuklarda 3 yaşa kadar parmak emme normal sayılırken, 4 yaştan sonra halen devam ediyor olmazı bir probleme işaret edebilir. Yada altını ıslatma davranışına baktığımızda; 2 yaştan sonra bu becerinin kazanılması beklenir ancak 4 yaştan sonra halen dışkı ve çiş kontrolünde sorun devam ediyorsa dikkatli olmak gerekir. Çocuklarda gözlenen davranış sorunlarının bir kısmını sıralayacak olursak; Ø Altını ıslatma, dışkı kontrol problemi Ø Yalan söyleme Ø Çalma Ø Tikler Ø Konuşma problemleri Ø Parmak emme, tırnak yeme Ø Fobiler, korkular Ø Mastürbasyon Ø Uyku ve iştah bozuklukları Ø Saldırganlık, şiddete aşırı eğilim Ø İçe dönüklük, benlik değerinde azalma, özgüven eksikliği Ø Aşırı inatlaşma, karşı gelme Ø Sosyal problemler ve iletişim sorunları Sıralanabilir. Bunların altında pek çok neden yatıyor olabilir. Bu nedenlere bir göz atacak olursak;
|
|||||
|
Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek
diğer bazı makaleler:
|
|||||
|
|



