2007'den Bugüne 85,285 Tavsiye, 26,662 Uzman ve 18,981 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Teknoloji Hayatımızın Neresinde??
MAKALE #12129 © Yazan Uzm.Psk.Melisa KÜÇÜK DEDEOĞLU | Yayın Ocak 2014 | 3,682 Okuyucu
Artan teknoloji, bize sundukları ile hayatımızda öyle bir yer edindi ki, artık değil onsuz dışarı çıkmak, varlığının olmayışını düşünmek bile kaygı yaratmaya yetiyor.

İnsanoğlu var olduğundan bu yana hayatını sürekli kolay kılmak adına birçok buluş gerçekleştirdi. Peki, bunları yaparken bu kadar esir olabileceğini tahmin etmiş miydi? Kanımıza bu kadar işleyeceğini, onun yarattıkları olmadan adım bile atamayacağımızı? Peki bağımlı mıyız? Televizyon seyretmek, bilgisayar oyunu oynamak, playstation oynamak, gameboy, internete takılıp kalmak; yatış saatini sabah kalkamayacak derece olumsuz etkiliyorsa dikkat etmek gerekir.
Ayrıca kişi aşırı sinirlilik ve olaylara tepkisel yaklaşıyorsa, diğer aile fertlerinin uyarılarını dikkate almayıp, olumsuz ve agresif tepkiler veriyorsa, tekrarlayan hareketler davranışsal açıdan yerleşmişse (bilgisayar başında ileri geri sallanma, sık sık parmak ve boyun çıtlatma), bunlarla ilgilenmek kişiyi sosyal ve toplumsal etkinlikleri gerçekleştirmesini engelliyorsa, içe kapanıklık ve kişilerle göz temasından kaçma isteği başlamışsa, insanlarla ilişki kurmada zorluklar yaşanıyorsa, ol umsuz düşünceler artmaya başlamışsa bu belirtiler bağımlılık sinyalleri veriyor demektir.

Heralde son zamanlarda klasik bir soru olan “Adaya düsen alacağın üç şey ne olurdu?” sorusuna verilecek en yaygın cevap 1-telefonum, 2-bilgisayarım, 3- ipodum olacaktır. Tabi bir de bunlar için 4. bir istek güç ünitesi olmalı. Teknoloji olmaksızın artık kendimizi güv ensiz ve korumasız hissediyoruz.


En yakın dostum cep telefonum...


Dışarı çıkarken cebimizde, evde otururken koltuğumuzun hemen yanında, çantamızda olmazsa olmazımız cep telefonlarımız. Ona öyle bir bağlandık ki çalmasa dahi ara ara tuş kilidini açıp ekranına bile bakmak bizi rahatlatır hale geldi. Çok fonksiyonlu telefonların çıkmasıyla en yakın dostumuz oldu. Yeri geldiğinde not alan sekreterimiz, canımız sıkıldığında oyun oynadığımız arkadaşımız, fotoğraf makinemiz, video kameramız, hesap makinemiz, müzik çalarımız ve daha birçok özelliğiyle vazgeçilmezimiz. Peki çok dalgın bir gününüzde telefonunuzu evde unuttuğunuz zaman neler hissediyorsunuz? Hissettiğiniz tam bir boşluk mu? Eliniz kolunuz bağlanmış ne yapacağınızı şaşırmış bir halde mi oluyorsunuz? Gün boyu ona kavuşana kadar içiniz içinizi mi yiyor? Bu duygular sizi kaplıyorsa maalesef telefonumuz saçımız, gözümüz, kulağımız olmuş demektir.

İnternetim olmadan asla……

Bilgisayarınız internetsiz bir hiç gibi geliyor son zamanlarda. İnternetiniz koptuğu anda ya da modeminiz arızalandığı andan kısa bir süre sonra yapacak bir şey bulamayıp sıkılıyor ve 10 dk. İçinde kapatıyorsanız bu durum internetin ne denli önemli bir rol üstlenmiş olduğunu gözler önüne seriyor. İşten ya da okuldan gelir gelmez yaptığımız ilk iş bilgisayarımızı açmadan önce modemimizin açma tuşuna basıp bilgisayarın başına oturmak alışkanlık haline geldi. Bu davranış kalıbı o kadar oturmuş ki, su içmek, yemek yemek bile bazen daha zor gelebiliyor. Bir büyü gibi etkisi giderek artıyor.

Bu bağımlılığın fiziksel etkenleri neler?

Sürekli bilgisayar başında olmak ve cep telefonu taşımak yararlarının yanı sıra birçok olumsuz fiziksel etkileri de yanında barındırıyor. Bunların en başında görme bozuklukları geliyor. Günümüzün büyük kısmını monitör karşısında geçiriyoruz. Bu televizyon izlemekten daha fazla etkili olan bir durum. Televizyon izlerken belli bir mesafede kalırken, monitöre çok daha fazla yaklaşmaktayız. Özellikle son zamanlarda artan lap-top kullanımı bu durumu daha da arttırdı. Artık elektronik aletlerimizle iç içeyiz. Diğer bir olumsuz etki ise yarattığı duruş bozuklukları ve iskelet sorunları. Saatlerce aynı pozisyonda hareket etmeksizin oturmak belirli bir zaman sonra bel-boyun ağrıları şikayetleriyle kişilerin doktorlara başvurmasına neden oluyor. Ayrıca küçük çocukların gelişim döneminde kambur diye ifade edilen bu oturuş biçimi, iskelet yapısını olumsuz etkiler. Peki ya maruz kaldığımız radyasyon riski? Bunu bile bazen düşünmek içimi ürpertiyor. Ama içlerinde öyle bir etken var ki hepsinden daha çok sosyal yaşamı etkilemeye kararlı. Obezite teknolojinin bize kazandırdığı en büyük kötülük. Bilgisayar başında artan yeme güdüsü, hareketsizlik ve tek tip oturuş obezitenin en büyük davetçisi.
Psikolojik ve sosyal etkiler neler?

Teknoloji bağımlılığı giderek davranışsal bir bağımlılık haline gelmiş durumda. Giderek gün içerisinde bilgisayar, internet ve televizyon karşısında geçirilen zaman artış gösteriyor. Haftada 18 saat ve üzeri belli bir gereklilik olmadan, bilgisayar karşısında geçirilen süre bağımlılık olarak değerlendirilebilir. Sosyal yaşamı olumsuz etkileyen bu tablo, yetişkinlerin iş yaşantısını, çocukların ise akademik başarısını olumsuz olarak etkiliyor. Birebir ilişki boyutunda ele alındığı zaman ise durum daha da kötü. Çünkü artık insanlar dışarı çıkıp bir cafede buluşmak yerine birbirleriyle internet üzerinden çevrimiçi oyun oynamak daha cazip ve kolay geliyor. Giderek parmaklarımızda bir tuş bağımlılığı başlamış durumda. Bu sadece bilgisayar için geçerli bir durum değil. Özellikle telefon kullanımı sadece mesaj çekmek ve oyun oynamak olarak algılanmaya başladı. Bu noktada bağımlılığa iten bir nedenin telefon faturalarındaki kabarıklıkların olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Bu tür sosyo-ekonomik nedenler toplumun yapısında büyük çaplı değişiklikler yarattı.

Bunların dışında yapılan birçok araştırma göstermektedir ki giderek artmakta olan dikkat eksikliği sorunu özellikle çocukların, nette birçok renkli ve hareketli uyarana maruz kalması sonucu ortaya çıkmaktadır. Öte yandan 16 yaş altındaki çocukların zamanından önce özümseyemeyeceği ve anlamlandıramayacağı birçok uyarana önceden maruz kalabiliyor.

Anne-babalara öneriler...

Karşılaşılan her problemde olduğu gibi, anne babaların yapması gereken en etkili yol çocuklarıyla konuşmak. Fazla televizyon seyretmenin, bilgisayarın yanlış kullanımlarının doğurduğu olumsuz sonuçlar hakkında oturup çocuğunuzla konuşmalısınız. Unutmayın ki, çocuklarınızın yaşı ne olursa olsun, onlarla karşınızda bir yetişkin varmış gibi açıklama yapmalısınız. O çocuktur dediğimden birşey anlamaz gibi yanlış bir düşünceye kapılıp konuşmayı kısa kesip atmayın. Her şeyden önemlisi günümüzde çocukların yaşından önce bu teknolojiye sahip olmaları bu sorunların daha yoğun yaşanmasına sebebiyet veriyor. O yüzden 15 yaşından önce mümkün olabildiğince yüksek fonksiyonlu cep telefonlarının alınmaması önerilir. Hayatta bazı şeyleri hazmederek ve hak ederek kazanmaları gerektiğini anlamalarının, siz ebeveynlerin yönlendirmesi ile olacağını unutmamalısınız. Diğer önlemler ise, bazı televizyon kanalları ve internet sitelerine erişimi engelleyici sifreleme ve filitreleme yöntemlerini kullanmak. Bunların yanı sıra çocuğunuzun odasındaki bilgisayarı evin herkes tarafından sık kullanılan bir odaya koyulmasıdır. Böylece bilgisayar karşısında geçirdiği zamanı daha iyi kontrol edebilirisniz.

Sık sık onunla şiddet ve şiddetin doğurduğu olumsuz sonuçlar ve şiddet içeren program ve oyunların etkileri hakkında sohbetlerde bulunun. Bu sayede hem çocuğunuzu bilgilendirmiş olursunuz hem de, onunla birlikte kaliteli vakit geçirmiş olursunuz. Çocuğunuz, sizin kendisiyle ilgilendiğinizi görüp hissettikçe bilgisayardan uzaklaşıp size yaklaşacaktır. Çocuklarınızla daha sık sosyal aktivitelerde bulunmaya, mümkn olduğunca çocuğunuzun iki saatten fazla bilgisayar başında kalmamasına ve bu süreyi de bilgi edinmek adına kullanmasına yönelik motivasyon kaynağı olmaya özen gösterin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Teknoloji Hayatımızın Neresinde??" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Melisa KÜÇÜK DEDEOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Melisa KÜÇÜK DEDEOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Melisa KÜÇÜK DEDEOĞLU'nun Makaleleri
► Hayatımızın Filmini Yaratmak Psk.Serap DUYGULU
► Teknoloji Bağımlılığı ÇOK OKUNUYOR Psk.Beniz YILMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,981 uzman makalesi arasında 'Teknoloji Hayatımızın Neresinde??' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hayaller Gerçek Olsa Nisan 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:55
Top