2007'den Bugüne 83,539 Tavsiye, 26,243 Uzman ve 18,629 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
İlişkilerde Çatışma ile Başetmek
MAKALE #12265 © Yazan Psk.Nur ERDİL | Yayın Şubat 2014 | 2,507 Okuyucu
ÇATIŞMA İLE BAŞETMEK

Evlilik terapistlerinin karşısına en sık çıkan sorunlardan biri çiftlerin çatışma ile baş edebilmedeki sıkıntılarıdır. Çatışma ortamında çiftlerin birbirinden tamamen farklı gözlükler ile ilişkilerine bakıyor olmaları kaçınılmazdır. Bu farklı bakış açılarını netleştirmek için kadın ve erkeğin evlilik çatışmasını nasıl deneyimlediklerine odaklanalım.

Kadın'ın Gözlüğü

Kadına göre çatışma “daha önce olduğu gibi değil”, “bir şeyler değişti” şeklinde ortaya çıkar. Sorunu ilk olarak seslendiren kadındır. “Evlilik üzerine çalışmayı” ister. Yardım alma fikrini başlatır. İlişkiden mutsuzdur. Duygusal olarak uzak, anlaşılmamış veya takdir edilmemiş hisseder. Birlikte yeterli zaman geçiremediklerinden, çok az iletişim kurduklarından ya da erkeğin sözlerinde durmamasından yakınır. Belki finansal konular, ebeveyn rolleri veya akrabalarla ilişkileri yüzünden sıkıntı içindedir. Bazen de cinsel yakınlığın eksikliği sorun oluşturur.

İlişkinin neden daha iyi olamadığını sorgular. Beni neden dinlemiyor? Benimle neden daha fazla zaman geçirmiyor? Bana neden daha önce davrandığı gibi davranmıyor? Neden bir türlü anlamıyor?

Bazı zamanlar erkeğin yaptığı herşeyde bir hata bulur. Bazen de hatalı olanın kendisi olduğunu düşünür. Belki de çok fazla şey istiyordur. Belki çok eleştireldir. Belki daha farklı davransa erkek de değişebilir. Erkeği sürekli bir şeyle yüzleştirmeyi bıraksa belki de erkek bu kadar savunmacı olmaz.

İlişkideki sorunları takıntı haline getirdikçe kadının endişeleri artar. Erkeğe sürekli neleri yapması gerektiğini hatırlatıp durur. Bazen erkeği ilgilenmemekle, anlamamakla veya dinlememekle suçlarken bazı zamanlar da annesi gibi hissederek ona neyi yanlış yaptığını şefkatla açıklamaya çalışır. En kötü zamanlarda ise delirmişcesine bağırıp çağıran, ağlayan, kontrolden çıktığını hisseden bir kadın olur. Bu karmakarışık halleri kadına kendini berbat hissettirir. Ama, başka ne yapabilir ki?

İletişimleri hiçbir yere varmamaktadır. Sürekli bir çıkmaza yol almaktadırlar. Kadın erkeğin kendisini dinlemektense, onu mantıksız, histerik, aşırı eleştirel veya kontrolcü bulduğunu düşünür. Buna tepki olarak geri çekilir. Ama erkek bu sorunların herhangi birini kendi üstüne almakta mıdır? Hayır! Şimdi kadın iki kat daha kızgındır. Hiçbirşey işe yaramamaktadır.

Arkadaşlarına yönelir. Kadını dinleyen, anlayan ve destekleyen arkadaşlarına... Kadın kendini biraz sakinleşmiş ve huzurlu hisseder. Ama içeride bir çözüm yoktur. Kadının kafası allak bullak olur ve yabancılaşır.

Erkek'in Gözlüğü

Kadının sızlanmalarına karşı erkek çoğunlukla evliliğinden memnundur. Önemli bir değişiklik arayışında değildir. Tek isteği karısının bu kadar söylenmemesidir. Çoğu zaman sorunun ne olduğunu anlamaz.

Kadınının yakınmasına erkeğin verdiği ilk tepki genellikle savunmadır. Bunu ya kadının söylediğini inkar ederek -“doğru değil”- ya da kabul edip makul bir sebep sunarak- “tabi ki seninle olmak istiyorum, ama biliyorsun, bu aralar işlerim çok yoğun”- yapar.

Kendisini savunmanın yanı sıra kadını avutmaya da çalışabilir. Böyle yaparak sorunu çözmeye yardımcı olduğunu düşünür. Kadına biraz da iyi yanından bakmasını söyler. Çabalamaktadır. Neyi yapmadığına bakmayı kesip, yaptıklarına bakmasını ister.

Duygularını maskeleyen adam kadının eleştirilerine mantıklı bir şekilde karşılık vermesinden dolayı kendiyle gurur duyar. Kadının yarattığı fırtınaya tepki verirse bunun herşeyi daha da kötüleştireceğine, kontrolünü kaybedeceğine ve pişman olacağı sözler söyleyeceğine inanarak çok az konuşmayı tercih eder. Güçlü ve sakin durmakta, fırtınadan uzak kalmakta fayda vardır!

Ama keşke işe yarasa! Bu tutumu kadını yakınışlarını daha da arttırmaktadır. Erkeğin bu geri duruşunu anlayamayan kadın erkeğin işini daha da güçleştirir. Oysa ki erkek gayet açık bir şekilde kadının yakınışlarını ciddiye almadığını anlatmak istiyordur.
Kadının kızgınlığı arttıkça, suçlamaları iyice provoke edici bir hal alır. Kadın iyice kızgındır. Kadının alınganlığının bir bitiş tarihinin bulunmadığını erkek ancak o zaman anlar. Erkeğin neredeyse hiç hatırlamadığı konularda kadının kızgınlığı süregelmektedir. Bu erkeği haksızlıktır! Ne yapacağını bilemez. Ama bildiği bir tek şey vardır: Kadın bu şekilde saldırganken, ona tepki veremez, onunla akıl yürütemez hatta konuşamaz bile!
Kadının açısından bakılınca, kadın bu şekilde saldırgan olmaktan hoşnut değildir ve erkeğin onu böyle olmaya ittiğini düşünür. Erkeğin sessizlikleri, kontrollü oluşu, yalanları, bahaneleri, özürleri... Kaç kere ne istediğini, neye ihtiyacı olduğunu söylemiştir kadın. Erkek hala anlamamaktadır. Erkeği göre ise, sadece herşeyin daha kötüye gitmesine engel olmaya çalışarak hayat kalma mücadelesi veriyordur.

Çıkış Yolu

Düğümleri çözümlemek için öncelikle duygusal değil akılcı düşünmek ve o düğüm noktasına nasıl geldiğinizi ve nasıl çıkmanız gerektiğine dair farkındalık geliştirmiş olmanız gerekir. Aşağıda bunu yapmanıza yardımcı olabilecek bazı adımlar bulunmaktadır.
Farklı bir tutum geliştirin. Partneriniz sizin bam telinize dokunduğunda tepki vermek, kendinizi savunmak ve saldırmak isteyebilirsiniz. Bunun yerine sakin olun. Hemen tepki vermeyin. Derin bir nefes alın!
- Savunmacı davranmadan partnerinize sorular sorun, neyi neden yaptığını, neden öyle hissettiğini anlatmasına olanak tanıyın.
- Partnerinizin hatalı sizin doğru olduğunuz önyargısı taşımadan ayrı fikirlerde olmaya karşı fikir birliğinden olun.
- Çatışmanın size ve partnerinize yeni bir şey öğretmesine izin verin.
Partnerinizin olumsuz davranışlarına daha az tepki verin. Sizi sıkacak bir şey yaptı. Bunu küçük bir saldırı olarak mı değerlendireceksiniz yoksa idamla cezalandırılacak büyük bir suç mu? Onu olduğu gibi kabul edecek misiniz yoksa onun olmasını istediğiniz gibi olmasında ısrar mı edeceksiniz? Yapmanız gereken kızgınlığınızı içinizde büyütmeden tepkinizi yumuşatmak olmalı.
Karşı-yakınmaya engel olun. Sizinle ilgili bir yakınma dile getirdiğinde partnerinize kendi yakınmalarınızı paylaşmayın. Böyle olduğu takdirde kimse bu tartışmadan yetinmiş olarak ayrılmaz. Öncelikle size yöneltilen yakınma ile ilgilenin. Eğer o konuda bir sonuca vardıysanız sonrasında siz de kendi yakınmanızı dile getirin. Belki de bunu yapmanıza gerek bile kalmayacaktır.
Cinsiyet farklılığını küçümsemeyin. Kadın ve erkek beyni gerçekten farklıdır. İkisi farklı düşünür, hisseder, davranır ve yorumlar. Bir erkeğin olayın her ayrıntısını anlatan kadına “sonuca gel” diyor olması erkeğin duyarsızlığından ve ilgisizliğinden, kadının ince ince her ayrıntıyı paylaşması da kadının erkeğe hayatı zindan etmek istemesinden kaynaklanmıyordur. Bunlar çok temel cinsiyet farklılıklarıdır.
Partnerinizin davranışlarını yorumlarken cömert olun. Çoraplarını ortada mı bırakıyor, havluyu yerine mi asmıyor? Bunları sırf size inat olsun ve siz üzülün diye yapıyor olabilir mi? Belki. Ama daha çok onun dikkatsiz, yorgun, pasaklı ya da şımarık biri olmasından kaynaklanıyor olabilir. Bu davranışı sevmiyor olabilirsiniz ama bu davranışı olabilecek en kötü kelimelerle yorumlarsanız, hiçbir şeyi düzeltemediğiniz gibi olmanız gerekenden daha fazla üzülürsünüz.

Partnerimi nasıl değiştirebilirim? sorusunu sormayı bırakın. “Bu çatışmayı nasıl daha iyi anlayabilirim?”, “İlişkiyi nasıl değiştirebilirim?”, “Daha iyi bir çözümü nasıl yaratabiliriz?” sorularınız olsun.

Bu adımları pratiğe dökmek kolay olmayabilir. Eğer kendinizi sıkışmış hissederseniz işler daha kötüye gitmeden evlilik terapistine başvurmakta tereddüt etmeyin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İlişkilerde Çatışma ile Başetmek" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Nur ERDİL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Nur ERDİL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Nur ERDİL'in Makaleleri
► Alt Islatmayla Başetmek Başak ÜNVER
► Öfkeyle Başetmek Psk.Nezahat BEDİR
► Panik ve Anksiyete ile Başetmek Psk.Alpaslan KESKİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,629 uzman makalesi arasında 'İlişkilerde Çatışma ile Başetmek' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:51
Top