TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



CİNSEL İSTEK KAYIBI- CİNSEL YANIT SÜRECİ

Doğan Demirkan ÖZDEMİR Fotoğraf
Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
Ankara
Psikolog / Psk.Danışman
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 10 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: psikoloji altını ıslatmak intihar antisosyal kişilik bordorline kişilik psikopatoloji hiperaktivite obsesiflik paronaya şizoid depresyon psikosomatik agrılı cinselik ereksiyon erken boşalma bağımlılık kadında orgazm vajinismus uyku bozuklugu yeme bozuklugu öfke meditasyon stres huzursuzluk takıntı saldırganlık aşk acısı emdr terapi şiir kıskançlık ilizyon algı yanılmaları korku karanlık korkusu utangaçlık travma taciz tecavüz ensest tırnak yeme sapkınlık sosyalfobi fobi psikolog okul korkusu kaKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 378,

* Yayın Tarihi : 28-06-2008 - 00:31 (107 gün önce),

* Ortalama Günde 3.53 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7806 , Kelime Sayısı : 916 , Boyut : 7.62 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR hakkında söyledikleri:
sitedeki herkeze ve doğan bey e sevgilerimi sunuyorum. işinin zirvesinde olan bir dr bence. ben doğan beyle 2 aylık bir terapi ve ımdr yöntemi yaşadık.inanın her bir seans benim hayatımda yeni bir dönem başlatmıştır. bence bu mesleği herkez yapamaz ince hassas nokralar ve sabır gerektiren bir iş. dr beyle görüşmeler sırasında size verdiği güven sizi çok rahatlatıyor. ben doğan beyi hayatımın en acı ve kötü zamanında tanıdım.ve beni o durumdan kurtarıp hayata bağladı. tedavi sırasında size uyguladığı yöntem ve hikayeler sizi çok güzel tedavi ediyor. dairede arkadaşlarım bie bu değişikliği far... [DEVAMI..]
(zuhal, Danışan, 24-09-2008)

Hayatımın en ağır bunalımlı, en önemli kararlarından birini vermek üzere olduğum bir dönem geçiriyordum. Terapilere inanmamama rağmen artık içinden çıkılamayacak haldeki kafa karışıklığımdan bir nebze olsun kurtulmak ümidi ile son çare bir psikologla görüşme kararı aldım. Fazla üzerinde düşünmeden tavsiyeediyorum.com dan doğan beyi buldum görüşmeye başladım.Çok gergin olarak gittiğim terapi daha başlamadan, kendisinin rahatlatıcı ve samimi yaklaşımı ile kendimi çok şanslı hissettiğimi hatırlıyorum. O dönemde beni anlayabilen, hissedebilen tek insan olduğunu söyleyebilirim. Profesyonelliğine v... [DEVAMI..]
(Nubar, Danışan, 24-09-2008)

Herkese ve Sayın Dr.Doğan Demirkan Özdemir beyefendiye içten saygılarımı sunarım. Güzel bir amaca hizmet ettiğini düşündüğüm siteniz vasıtasıyla, yaklaşık 7 yıldır kendisini tanıma şerefine eriştiğim ve beraber mesaide yaptığımız can dostum/kardeşim hakkındaki duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim. Uzun yıllara dayalı mesleki tecrübesi, şairliği, yazarlığı, doğa düşkünlüğü ve son zamanlardaki yeni tutkuları ve yeniliğe açık, dinlemesini ve kendisine danışan kişilerin sorunlarını mesleki bilgisi dahilinde, günümüz gerçeklerini ön planda tutarak önermeler vasıtasıyla çözmesi, bunun y... [DEVAMI..]
(Mustafa KÜÇÜK, Arkadaş/Tanıdık, 21-09-2008)

Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
CİNSEL İSTEK KAYIBI- CİNSEL YANIT SÜRECİ

CİNSEL İSTEK KAYBI

Kadın ve erkekte, cinsel istek kaybı, benzer sorunlardır.Cinsel istekler konusunda iki teori öne sürülmektedir:

Birinci teoriye göre bireylerin cinsel istek düzeyleri birbirinden farklıdır ve bu farklılıklar doğuştan kazanılmış özelliklerdir. Bu nedenle bazılarının cinsel istek veya kapasiteleri çok yüksek iken, bazıları yaşam boyunca çok az cinsel ilgi gösterebilirler. Bu durum, bir ölçüde bireyler arasındaki boy uzunluğu veya göz rengi farklılıklarına benzetilebilir.
İkinci teoriye göre ise, yaşam olayları veya eğitim ile yasaklanmadığı, bastırılmadığı veya saptırılmadığı sürece cinsel dürtü herkes için çok önemli bir itici güçtür. Klinik deneyimler ikinci teoriyi desteklememize neden olmaktadır. Cinsel istek azalması sorunları olan hastaların genellikle bu kaybı açıklayacak çok sayıda nedenleri vardır.
Cinsel istek kaybı, isteğin azalması, uyarı sonucu cinsel tepki alındığı halde istek olmaması, uyarı sonunda da cinsel tepki olmaması veya nefret şeklinde ortaya çıkabilir.
Nefret, cinsel ilişkide bulunamayacak kadar olumsuz duyguların mevcut olması anlamına gelir. Bu, genel olarak her türlü cinsel aktiviteye karşı olabildiği gibi sadece belli bir düşünce, inanç veya davranış şekline karşı da geliştirilebilir (örneğin, oral seks gibi).
Genel olarak insanlar ödüllendirici bir davranışı tekrarlama eğilimindedirler (cinsel veya başka tür bir aktivite). Tersine, belli bir davranış anksieteye neden oluyorsa, kaçınmaya çalışılır, dolayısıyla nefret ortaya çıkar.

Cinsel istek kaybı olan insanlarda, çocukluk dönemindeki yasaklayıcı eğitim ve başarısızlık beklentisi, utanç, acı veya yetersizlik korkusu, gerçek yasaklamalar veya acı deneyler kadar önemlidir.

İstek kaybının aksine, eşler arasında cinsel isteklerin farklı düzeylerde olması, sık rastlanan fakat daha az ciddi bir sorundur.

Bir ilişki disfonksiyonel hale geldiğinde, sıklıkla eşlerden biri, diğerinden çok daha fazla cinsel yakınlık ister.

Bu abartılmış farklılıklar, eşler diğer sorunlarını çözüp tekrar iletişim kurabildiklerinde ortadan kalkar.

Cinsel istek kaybı, çok sayıda seksüel disfonksiyonun seyri sırasında ortaya çıkabilir.
Organik hastalıklar erkeklerde olduğu gibi, kadınlarda da cinsel tepkileri olumsuz yönde etkiler, fakat genellikle kadınlarda cinsel tepki üzerine etkileri, erkeklerden daha azdır.
Yine de, diyabetik kadınların % 50'sinin sonunda anorgazmik olacağı bilinmektedir.
Estrojen eksikliğine bağlı ikincil vajinal atrofi (cerrahi sonrası veya menopoz sonrası), ağrılı ilişkiye neden olur.

Eğer atrofi çok ilerlemişse krem veya hap şeklindeki estrojenle tedavisi çok başarılı sonuç verir.Organik pelvik veya genital hastalıklar da ağrılı ilişkiye ve giderek cinsel istek kaybına neden olabilirler.Doğum kontrol hapı kullanan bazı kadınlarda da istek kaybı görülürse de, bu durum daha ziyade psikolojik nedenlerden kaynaklanmaktadır (depresyon, üzüntü, bastırılmış öfke, histerik kişilik, vb. gibi).

Kronik yorgunluğun kadının cinsel tepkileri üzerindeki etkileri sıklıkla göz ardı edilir.
Jinekologlara göre, yuvaya gidemeyecek kadar küçük çocuğu olan her kadında, bu tip sorunlarla karşılaşıldığında kronik yorgunluğu akla getirmek gerekir.

Klinisyenlerin, kadınlarda fiziksel yakınma veya seksüel fonksiyon bozuklukları ile uğraşırken, kronik yorgunluğun da bir neden olabileceğini unutmamaları gerekir.
Genel olarak, doğum, ameliyat, kanser, sürekli diyet yapma, aşırı kilo kaybı gibi vücut direncini düşüren hastalık ve durumlarda geçici veya sürekli olarak cinsel istek kaybı görülebilir.

Cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olan veya cinsel fonksiyon bozukluğu şeklinde ortaya çıkan diğer sorunlar.

A- Madde Bağımlılığı
1- Alkolizm
2- Diğer Madde Bağımlılıkları

B- Kişilik Yapısı
1- Obsesif/Kompulsif Kişilik
2- Histerik Kişilik
3- Pasif/Bağımlı Kíşilik
4- Pasif/Agresif Kişilik

C- Fiziksel Sorunlar
1-Fiziksel Hastalìklar, nörolojik bozukluklar, damarsal bozukluklar.
2-Menopozal Semptomlar, vajinal kuruluk, östrojen yetmezliği.
3-Doğum Kontrol Hapları
4-İlaçlar
5-İnfertilite, özellikle zamanlanmış ilişki

D- Duygusal Faktörler ve Stres
1-Bastırılmış öfke
2-Üzüntü-Yadsıma, suçluluk duygusu, depresyon veya öfke
3-Depresyon
4-Gebelik Korkusu
5-Kişiler Arasında Anlaşmazlık
6-Bedensel Görüntü Sorunları
7-Psikozlar
8-Kronik yorgunluk
. a-Çok Fazla ve Uzun Süre Çalışma
. b-Küçük Çocuk Bakımı
9-Orta Yaş Krizi


CİNSEL YANIT SÜRECI

Masters ve Johnson(1966), insanin cinsel yanit sürecinin fizyolojik olarak birbirini izleyen 4 asamaya ayirdilar:

1- Uyarilma (Excitement)
2- Plato(Plateau)
3- Orgazm(Orgazm)
4- Çözülme(Resolution).

1974 yilinda Kaplan'in bunlara daha psikolojik bir boyut olan istek asamasini eklemesi ve diger asamalarin birlestirilerek tek baslik altinda toplanmasi ile Kaplan'in trifazik (üç fazli) modeli gelistirildi:

1- Cinsel istek (sexual desire)
2- Cinsel uyarilma ( sexual arousal)
3- Doyum (orgazm)

Önerilen bu fazlarin herhangi bir yerindeki bozukluk cinsel islev bozukluklarinin siniflamasina yardimci olur.

Fizyolojik, bilissel ve davranissal bilesenler içeren ve gelisimsel ve kültürel etkilerle biçimlenen karmasik bir olusumdur.

Androjenlerin erkekte cinsel istegin önemli bir belirleyicisi olduguna dair kanitlar vardir. Hipogonadik (Hormonal seviyesi düsük) ya da kastre (igdis edilmis) erkeklerde disaridan verilen cinsiyet hormonlarinin (eksojen testesteronun) kesilmesi cinsel ilgide ani bir azalmaya yol açarken bunun tersi olarak disaridan verilen hormonlar (replacement therapy) cinsel düsünceleri belirgin biçimde arttirarak bir kaç hafta içinde cinsel istegin düzenlenmesini saglar.

Androjenlerin cinsel dürtü ve davranislari hangi mekanizma ile etkiledikleri tam olarak açikliga kavusmamistir. Ancak hayvan deneyleri beynin bir bölgesinde (median preoptik hipotalamik bölgenin ve bu bölge ile iliskili limbik yapilarin) cinsel davranisin düzenlenmesinde önemli rolü oldugunu göstermektedir. Normal eriskin erkeklerde testosteron kan düzeyleri büyük bireysel farkliliklar gösterir.

Cinsel dürtü ve davranistaki bireysel degisiklikler sadece testestoron düzeyleriyle açiklanamamaktadir. Yani cinsellik hormonlari ile cinsel istek arasinda direkt bag kurulamamistir.

Estrojen gibi steroid ve prolaktin gibi nonsteroid hormonlarin ve endojen opiyat peptidlerin erkekte cinsel istek ve uyarilma üzerinde etkili oldugunu düsündüren bazi bulgular da vardir. Örnegin yüksek prolaktin seviyeleri kandaki androjen düzeylerinden bagimsiz olarak cinsel istek azalmasina yol açabilir.

Bu, prolaktinin dogrudan bir etkisi olabilecegi gibi cinsel dürtülerin devamindan sorumlu merkezi dopaminerjik aktivitenin azalmasini da yansitabilir.

Erkekte öznel cinsel heyecan ve zevk duygusuna eslik eden ereksiyon (penisin sertlesmesi) ile belirgin durumdur.

Kadinda ise cinsel organlarda ortaya çikan hacim degisiklikleri ve islanma ile karekterizedir.

Her iki cinste de cinsel zevkte doruga ulasmakla birlikte üreme organlarini olusturan yapilarin ve anüs ve cinsel organlar çevresindeki kaslarin ritmik kasilmasi, kalp-damar ve solunum degisiklikleri ve cinsel gerginligin bosalmasi ile karekterizedir.
Erkekte fizyolojik sürecin iki fazi vardir.

Erkekte bosalmanin en iyi göstergesi ejakulasyon yani bosalma sayilabilir. Kadinda da benzer bir bosalma vardir.

Kaslardaki gevseme daha ön planda yer alir.

Nöroendokrin (Iç salgi sistemi ve beyinle ilgili) arastirmalar oksitosinle cinsel uyarilma ve orgazm arasinda bir iliski bulundugunu göstermektedir. Orgazm boyunca psikofizyolojik olarak ölçülen perineal kontraksiyonlar, kan basinci yükselmeleri ve oksitosin plazma düzeyleri arasinda dogru oranti oldugunu göstermistir.

Uzman Klinik Psikolog
Dogan Demirkan ÖZDEMIR

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"CİNSEL İSTEK KAYIBI- CİNSEL YANIT SÜRECİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Özgül Öğrenme Güçlüğü - Disleksi , Halil TÜRKMEN
  • Engelli Hakları Ve Özel Eğitimin Türkiyede Tarihi Gelişimi , Halil TÜRKMEN
  • Sevgiyi Anlamak , Füsun BUDAK
  • Yeme Bozuklukları: Anoreksiya, Bulimiya, Tıkanırcasına Yeme Ve Tedavileri , E. Efsun AÇIKGÖZ TATAR
  • Ayrılık Psikolojisi , Serhat YABANCI
  • Kişisel Sınırlar , Dr.Başak DEMİRİZ
  • Boşanmadan Kaçınmanın Yolları , Bülent BUDAK
  • Sınav Kaygısı , Serhat TÜRKTAN
  • Okulöncesi Dönemde Çocuğunuzun Gelişimi , Serhat TÜRKTAN
  • Okula Gitmek İstemeyen Çocuklar - Okul Korkusu , Serhat TÜRKTAN
  • Sadece Kadınlara Özgü Bazı Psikolojik Sorunlar , Serhat TÜRKTAN
  • Neden Hedef Koymaktan Kaçınıyoruz ?Bunu Nasıl Yapabiliriz? , Abdullah TOPAL
  • Çocuk Ve Yaptıkları Resimler , Mine AKTAŞ ALBAYRAK
  • 24 Saat Yetmiyor Diyenlere… , Mine AKTAŞ ALBAYRAK
  • Çocuklarda Çekingenlik , Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Agresif (Saldırgan) Çocuk , Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Maneviyat/spiratualite Ve Psikolojik Faydalari , Dr.Başak DEMİRİZ
  • Çocuğum Çok Öfkeli,neden Acaba? , Füsun BUDAK
  • İyileşmeye İnanmak: İyileşmeye Giden Yol , Betül NAZLISÖZ
  • Her Yönüyle Öfke Duygusu : Öfke Baldan Tatlı Mı? , Füsun BUDAK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    03:13
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler