2007'den Bugüne 88,181 Tavsiye, 27,321 Uzman ve 19,457 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuk Cinsel İstismarı ve Önlemler
MAKALE #12499 © Yazan Uzm.Psk.Bilge AÇIKGÖZ | Yayın Nisan 2014 | 3,939 Okuyucu
Çocuk istismarı, toplum olarak hakkında en az düşünüp konuşmak istediğimiz ve bizi en çok yaralayan konulardan birisidir. Ancak yine de bu sevimsiz konu hakkında zaman zaman söylenmesi, tekrar tekrar söylenmesi gereken şeyler var. Her ne kadar, ailelerin bilinçlilik düzeyleri artıyor olsa da, çeşitli çalışmalar gösteriyor ki, çocuk istismarı hala dünyada büyük bir problem. Ve elbette ki, Türkiye'yede de durum farklı değil.
Çocuk istismarı en genel tanımı ile, 18 yaşını doldurmamış bir bireyin, bir yetişkin yetişkin, toplum ya da devlet tarafından zihinsel, duygusal ya da fiziksel olarak tahrip edilmesi, ya da gelişimi için gerekli olanakların sağlanmaması yolu ile ihmal edilmesidir. Yani istismarın bir tahrip edici eylem yönü, bir de ihmal yönü vardır.
Türkiye’de yapılan araştırmalar, ülkemizde yaşanan çocuk istismarı vakalarının sıklık sıralamasına göre en çok aile içinde gerçekleştiğini, bunu okulların, kolluk kuvvetlerinin, sokakların, bakım evlerinin ve benzeri kurum ve kuruluşlarının izlediği, en son ise yabancıların istismarının söz konusu olduğunu göstermektedir. Özellikle aile ve yakın temasta bulunan bakım verenler tarafından gerçekleştirilen istismar oranlarının bu denli büyük bir paya sahip olması düşündürücüdür. Çocuk için en güvenli alan olması gereken ailenin istismar sıralamasında başı çekmesi, ailelerin istismar boyutlarını bilmiyor oluşlarıyla ya da güvenli alan olarak gördükleri evlerinde yeterince dikkatli ve özenli davranmıyor olmaları ile açıklanabilir.
Bazı çalışmalar, çocukluk çağında istismara uğramış bireylerde, yetişkinlik döneminde suç eğiliminin büyük oranda yüksek olduğuna dikkat çekmektedir. Bu bakımdan yaraları kolay kolay sarılamayan ve bazen tüm yaşam boyunca bir yük gibi taşınan istismar olaylarına karşı ebeveynlerin en üst noktada özen göstermesi gereklidir.
İstismarın tüm boyutları önemli olmakla birlikte, özellikle fiziksel şiddet ve cinsel istismar çocuklarda ciddi düzeyde ruhsal yaralanmalara ve travmatik yaşantılara sebep olmaktadır. Elbette istismarın türü kadar kimden geldiği ve sürekliliği de önemlidir. Çocuğun uzun yıllar düzenli olarak maruz kaldığı istismar ile bir kez karşılaştığı istismarın tahribat düzeyi elbette aynı olmayacaktır.
Her iki istismar türünün de yaşanması en olası alan yine çocuğun en yakın çevresidir. Aile, yakın akraba çevresi, bakıcılar ve okul çocuğa en sık ve kontrolsüz temas eden odaklardır. Anne babalar, yabancılara karşı gösterdikleri hassasiyeti bu alanlarda da göstermelidir. Elbette günlük hayatımızda sıklıkla duyduğumuz, okuduğumuz ya da şahit olduğumuz bir takım istismar örnekleri bizi paranoyakça düşüncelere ve gereğinden fazla önlemlere sevk edebilir. Böyle bir durum da aile ilişkileri açısından tahrip edicidir. Ebevenyler dikkatli olmak adına kontrol edebileceklerinden daha fazlasına hakim olmaya çalışmamalıdır.

Peki ne yapmalı, hangi önlemleri almalı?

Bunları Yapın.
Çocuğunuzun beden dilini ve davranışlarını sürekli takip edin. İstismar yaşayan çocuk mutlaka bunun sinyallerini verir. Ani davranış değişiklikleri, öfke nöbetleri, uykuya direnme, tıbbi bir nedene bağlı olmaksızın kusma, mide bulantıları ve lokal ağrı şikayetleri, tekrarlayan kabus bozuklukları gibi davranışlar istismarın sinyalleri olabilir. Bu sinyaller çoğunlukla çok hızlı ortaya çıkar. Bu bakımdan bu konuda sürekli uyanık olursanız, bir istismarın sürekliliğini engellemiş olabilirsiniz.
Çocuğun cinsel organlara –yaşına uygun olmayan biçimde- aşırı ilgi göstermesi de bir istismar işareti olabilir. Ancak 6 yaşına kadar ki çocukluk yaşamında mastürbasyonun sıklıkla görülebildiği bilinmektedir. Bu çocuğunlukla çocuğun cinsel ilgileri ile ilgili değil, stres boşalımı ile ilgilidir. Bu nedenle mastürbasyonu kesin bir istismar belirtisi olarak görüp paniğe kapılmak yetersizdir. Cinsel istismar sonucunda ortaya çıkan cinsel davranışlar ve yönelimler, genellikle travmatik olayın tekrarlanması şeklinde görülmektedir. Bu bakımdan aileler ikisini kolaylıkla ayırabilirler. Ancak yine de, mastürbasyon davranışına ek olarak farklı davranış değişiklikleri de gözlemleniyorsa bir uzmana başvurmak faydalı olabilir.
Çocuğunuzun vücudunu düzenli olarak kontrol edin. Elbette bu polisiye bir tavırla değil, gelişi güzel yapılmalı, kesiler, morluklar, yaralanmalar kontrol edilmelidir.
Çocuğunuzu kendi sınırlarını çizmesi yönünde eğitin. Bu eğitim daha küçük bir bebekken başlamalı ve sürdürülmelidir. Örneğin herkesin içinde altının değiştirilmemesi, çocuğun erojen bölgeleri ile ilgili oyun ve şakaların yapılmaması, fiziksel yakınlaşma (Öpme, sarılma, kucağa oturma gibi) için zorlanmaması ve siz de dahil hiçkimseye yakınlaşmak zorunda olmadığının öğretilmesi, yani kısaca çocuğun beden mahremiyeti konusunda eğitilmesi önemlidir. Burada özellikle, bu bilinçlendirmenin ayıp, günah ekseninde değil, “bedenin sana özel” ekseninde yapılmasının gerekliliğinin altını çizmek gerekir. Elbette ebeveynler kendi inançlarını çocuklarına anlatacak ve öğreteceklerdir. Ancak sosyal ve cinsel davranış eğitimi “suç/günah” ekseninde yoğunlaşırsa başka sorunlara davetiye çıkarılmış olur.

Bunları Yapmayın.
İstismar olasılıklarını çocuğunuzun cinsiyetiyle ve yaşıyla sınırlamayın. Literatür göstermektedir ki, kız çocuklarının aşırı korunduğu kültürlerde erkek çocuklarına yönelen istismar oranları artmaktadır. Bununla birlikte, istismar psikopatolojik bir bozukluktur, çocuğun yaşı, cinsiyeti belirleyici değildir.
İstismardan şüphelendiğinizde çocuğunuzu sorguya çekmeyin. Herhangi bir istismar şüphesi duyarsanız, çocuğunuzla bu konuda konuşmadan önce mutlaka bir uzmana başvurun. Kendi başınıza yapacağınız konuşmalar, kimi zaman yüklü ifade kullanımı hatalarından kaynaklı çocuğun gerçek anısını ortadan kaldırıp yerine bir fantaziye inanmasına sebep olabilir. Çünkü, özellikle 0-6 yaş grubu çocuklar, gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi henüz kesin olarak çizemedikleri için kolaylıkla uydurulmuş bir hikayeyi gerçek bir anı zannedebilirler.
Çocuğunuzu yeterince tanımadığınız insanlara emanet etmeyin. İstismarcıların bizden uzak, tamamen yabancı ve bize benzemeyen insanlar olduğunu düşünmek kendimizi güvende hissetmemizi kolaylaştırır. Ancak bu doğru değildir. İstismarcılar da tıpkı bizler gibi hayatları olan, iyi bir işi, düzgün bir aile yaşantısı sürdüren insanlar olabilir. Bu nedenle yeterince tanımadığınız insanlarla çocuğunuzu yalnız bırakmamaya gayret gösterin. Elbette iş hayatı nedeniyle bakıcı tutma zorunluluğu bir çok aile için söz konusu. Bu durumda da mümkün olduğunca bakım verecek olan kişinin referanslarını değerlendirmek fayda sağlayacaktır.
Bunca sevimsiz bilgiden sonra son olarak paranoyakça davranmayın uyarısını yapmak saçma görünebilir, ancak önemlidir. Çocuklarımızı tehlikelerden korumak ve sağlıklı bir geleceğe kavuşturmak hemen her anne babanın en büyük arzusudur. Onların başına gelebilecek olumsuzluklar çocuk için olduğu kadar anne babalar için de yıkım getirmektedir. Ancak ebeveynlik sanatı, çocuğu korurken özgürleştirebilmekte, sağlıklı, kendine güvenen ve hayatın zorlukları ile başa çıkabilen bir birey haline getirebilmektedir. Önemli olan tehlikelerin farkında olmak, gerekli önlemleri almak, gerekli takip ve gözlemleri ihmal etmemek ve bunları yaparken bir gardiyana dönüşmemektir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk Cinsel İstismarı ve Önlemler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Bilge AÇIKGÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Bilge AÇIKGÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bilge AÇIKGÖZ Fotoğraf
Uzm.Psk.Bilge AÇIKGÖZ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Bilge AÇIKGÖZ'ün Makaleleri
► Çocuk Cinsel İstismarı Psk.Dnş.Pekay AYDIN
► Çocuğun Cinsel İstismarı Psk.Hasan KAYA
► Çocukların Cinsel İstismarı Psk.Dnş.İnci AYDIN
► Çocuk İstismarı Psk.Sinem ERUSTA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,457 uzman makalesi arasında 'Çocuk Cinsel İstismarı ve Önlemler' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Neden Anlaşamıyoruz? Mayıs 2014
► Zihinsel Yetersizlik Nedir? Aralık 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:15
Top