2007'den Bugüne 83,594 Tavsiye, 26,253 Uzman ve 18,651 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Çalışan Anne Misiniz?
MAKALE #12525 © Yazan Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU | Yayın Nisan 2014 | 2,804 Okuyucu
ÇALIŞAN ANNE MİSİNİZ?

Bir kadın olarak aile bütçenize katkıda bulunmak, ekonomik özgürlüğe sahip olmak, kariyer yapmak, yeni bir çevre edinmek, eğitim aldığınız alanda meslek sahibi olmak gibi pek çok nedenle iş hayatında aktif rol alıyor olabilirsiniz. Bunun yanı sıra annelik ya da eş olmak gibi farklı gelişimsel görevleriniz de var. Zaman zaman bu roller arasında sıkıştığınızı hissediyor olabilirsiniz.

0-3 yaş dönemi çocuğun anneye en çok ihtiyaç duyduğu dönemdir. Bu döneme ilişkin ihtiyaçları gidermenin en sağlıklı yolu annenin mümkün olduğunca çocuğuyla beraber vakit geçirmesidir. Bebeğin sadece fiziksel ihtiyaçları bakımından değil sosyal ve duygusal açından da anneye ihtiyacı vardır.

Yeni anne olmuş pek çok kadın gibi iş hayatına dönme ve çocuğunuzu bir başkasına bırakma konusunda kaygılarınız olabilir. Çalışmanızın çocuğunuz üzerinde mutlaka olumsuz etki bıraktığı doğru değildir. Annenin çalışmasının çocuk üzerinde yaratacağı psikolojik etkiler bazı faktörlere bağlıdır. Annenin işi, çalışma nedenleri, çalışma koşulları, annenin eğitim düzeyi, anne-çocuk iletişimi, aile içi ilişkiler, çocuğa bakanın özellikleri, verdiği bakımın uygun ve sürekli olup olmadığı, çocuğun hangi gelişim basamağında bulunduğu vb. faktörlere bağlıdır.

Çocuk ve çalışan anne arasındaki en önde gelen problemlerden biri, annenin çalışması sebebiyle suçluluk duygusu içinde, çocuğuna dengeli bir yaklaşımda olmayıp aşırı hoşgörülü davranmasıdır. Burada önemli olan çocukla birlikte geçirilen zamanın uzunluğundan çok bu zamanın nasıl kullanıldığı ve ne kadar doyurucu olduğudur. Çocuğunun “ben değerliyim”, “güvendeyim”, “mutluyum” duygusunu yaşamasını sağlaması önemlidir. Çocuklar var olduklarına dair geri bildirim isterler. Aile içindeki etkileşim, çocuğun bu gereksinimini yerine getirebilmelidir. Ayrıca çocuk emniyette olduğunu hissetmeye, annesine karşı yakınlık hissetmeye ihtiyacı vardır. Bütün bunların sağlanabilmesi için de 24 saate ihtiyaç yoktur. Çalışmayan çok sayıdaki anne de zamanlarının tümünü çocuklarına vermemekte, evde yapılması gereken işler bunu büyük ölçüde engellemektedir. Ayrıca annenin çalışması, onun üretken olması, diplomasını değerlendirmesine fırsat vermesi ve ruh sağlığı açısından önemli bir faaliyettir.
Önemli olan, evde bulunduğunuz süreyi iyi değerlendirmeniz, bu zaman içerisinde çocuğunuzla ilgilenmeniz ve oyun oynayabilmenizdir. Hafta sonlarını yoğun ev işi faaliyetleri ile geçirmemenizi tavsiye ederim. Ev işleri hiç bitmez fakat çocuğun gelişimsel açıdan kritik dönemleri vardır. Bu kritik dönemleri kaçırmamanız iyi olur. Ev işleri yerine çocuğunuzu tiyatroya, sinemaya ya da oyun bahçelerine götürebilirsiniz. Mecburi ev işlerini yaparken de çocuğunuzu yanınızda tutarsanız çocuğunuz size güvenir ve sevildiğini görür.

Çalışan anneler yaşadıkları suçluluk duyguları sebebiyle çocuklarının üzerine fazla düşebilir, gerektiğinden fazla koruyabilir ve her şeyi onun yerine yapmaya çalışabilirler. Annenin bu tür davranışları, çocuğun çekingen, güvensiz, denemekten korkan bir birey olmasına yol açabilir. Önemli olan öpmek, kucaklamak, sarılmak, çocuğunuzla duygularınızı paylaşmak, onun da duygularını ifade etmesine fırsat vermek, yardımcı olmaktır. Hediyeler yerine sevgi ve ilgi vermek, onunla birlikte vakit geçirmek çocuğunuzu tatmin edecektir.

Zamanın çok sınırlı olduğu durumlarda, ev işlerini yaparken çocuğunuz ile hem o gün neler yaptığı hakkında konuşarak onun duygularını ve kendisini ifade etmesine fırsat vermeli, hem de işlerini sürdürmelisiniz. Ancak zorunlu haller dışında çocuğunuz ile konuşurken ve onu dinlerken, onunla aynı seviyede oturmaya, göz teması kurmaya özen göstermelisiniz. Çocuğun yaşı önemli değildir. Doğduğundan itibaren bu konuya dikkat etmeniz önemlidir.

Çocuğun yaşına ve yeteneğine göre anne ondan yardım isteyerek hem ailedeki rollerin paylaşımı sağlanmalı, hem de çocuğun güven duygusunu gelişmesine ve sorumluluk sahibi bir birey olmasına yardımcı olmalıdır. İşlerini bitirdikten sonra ise anne çocuğun istediği herhangi bir faaliyeti (ev ödevlerini kontrol etmek, oyun oynamak, film izlemek, parka gitmek vb.) birlikte yapmalıdır.

Doğum sonrası izin süresi annenin kendini toparlaması, kadının annelik rolünü benimsemesi için yeterli değildir. Çocuk ilk aylarda fiziksel ve psikolojik açıdan annesine yoğun olarak ihtiyaç duyar. Çocuğun anne sütü ile beslenmesi, sağlığı açısından ne kadar önemliyse duygusal gelişimi açısından da o kadar önemlidir. Bebeğin hem anne sütüyle düzenli olarak beslenebilmesi, hem de fiziksel olarak biraz kendini toparlayıp en azından başını tutabilecek duruma gelmesi için ilk 3 ay anneyle birlikte olması önemlidir. İşte bu süreden sonra çalışmaya başlayacak annenin çocuğunu başkasına “emanet etme” zorunluluğu doğar ve aile önemli bir sorunla karşı karşıya kalır. Bebeğe kim bakacak? Bebek nerede ve nasıl bakılacak?

Çalışan kadının, doğum sonrası işine dönmek için akla gelebilecek ilk seçenek elbette büyükannelerdir. Bu konu ile ilgili bazı noktaların göz önünde bulundurulması gerekir:
• Bebeğin bakımının ilk 1-1,5 yıl kendi evinde olması daha uygundur. Bebeğin bulunduğu ortamı sahiplenmesi, aynı ortamda kendini güvende hissetmesi açısından önemlidir.
• Bebeğin bakımının aile büyükleri tarafından dönüşümlü olarak (örneğin birer ay) paylaşılması sağlıklı bir çözüm değildir. Özellikle ilk yıl, çocuğun kişiliğinde güven duygusunun gelişmesi için anne ile birlikte, çocuğun bakımını üstlenen diğer kişinin “sürekli” olması gerekir.
• Bebeğe bakan kişinin davranış biçimi ve uyguladığı kurallar açısından mümkün olduğu kadar anneye benzemesi tercih edilen bir durumdur.
• Büyükannenin bebek sahibi olan çiftin yanında yatılı kalması çalışan annenin işini kolaylaştırabilir. Ancak bu durum, annenin sorumluluk duygusunu azaltırken, çocuk üzerindeki etkisini de kaybetmesine neden olabilir.
• Bebek eğer büyükannenin evinde bakılacaksa, çocuğun o evde bakıldığı ortamı “sabitlemek” gerekir. Çocuğun sevdiği bazı eşyalar ve oyuncakların onunla birlikte taşınması, onun “süreklilik” duygusunu yaşayarak kendini güvende hissetme gereksinimini karşılar.
Çalışma yaşamına dönmek isteyen bir annenin bebeğinin bakımı için başvurabileceği ikinci çözüm ise, güvenilir bir bakıcı bulmaktır.
• Anne babalar çocuğun birlikte olacağı bakıcıyı yeterince tanımaya çalışmalıdır.
• Çocuğa bakacak bakıcının mümkünse kendisinin de anne olması tercih edilmelidir. Evli olup bir aile hayatı sürdüren bakıcının düzenli yaşama alışkanlıklarına sahip olması ona olan güveni artıracak nedenlerden biridir.
• Bir bakıcıda aranması gereken en önemli niteliklerden bazıları; temiz, düzenli, güler yüzlü ve sorumluluk sahibi olması ve çocukları sevmesidir.
• Bir bakıcıya güvenebilmek ve emin olarak ona çocuğu emanet edebilmek için ilk görüşmeyi onun evinde yapmak ve onu kendi ev ortamında görmek anneye bir fikir verebilir.
• Bakıcıyla beraber çalışmaya karar vermeden önce en az iki hafta (tercihen bir ay) kadar bir süre boyunca ona çocuğun bakımında refakat edip, davranışlarını gözlemlemekte yarar vardır.
• Anne tekrar çalışmaya başladığında çocuğun davranışlarını iyi gözlenmeli ve bakıcı ile çocuk arasındaki etkileşimin yolunda gidip gitmediğine ilişkin ipuçları değerlendirilmelidir.
Çocuk bakımında çalışan annelerin düşünebileceği bir başka seçenek de 2 yaşından küçük çocukların bakımını üstlenen kreşler ile 2-4 yaş arası çocuklar için gündüz bakım evleridir. Fakat 2-2,5 yaşından önce çocuğun evinde bakılmasının daha uygun bir seçenek olduğunu düşünüyorum.
Yapılan araştırmaların ortak sonuçları aşağıdaki gibidir:
• Annenin çalışması çocuğun gelişimini geciktirmiyor.
• Çalışan anneler ev işleri ve boş zaman faaliyetlerine daha az zaman harcıyorlar.
• Annenin evde kalması ya da dışarda çalışıyor olması çocuğun sosyal davranış, bilişsel becerileri ve dil gelişiminde farklılık yaratmıyor.
• Çalışan anneler izin günlerinde çocukları ile daha fazla zaman geçiriyor.
• Önemli olan annenin çocuğu ile geçirdiği sürenin kısa ya da uzun oluşu değil, çocuğu ile geçirdiği sürenin niteliğidir.
• Annenin işinden memnun olmaması, çocuğunun bakımı ve emniyeti konusunda endişe duyması, çalışma şartlarının çok ağır olması gibi faktörler çalışan anne ve çocuğu arasındaki etkileşimi olumsuz etkileyebilmektedir.
• İşinde mutlu olan ve çocuğunun bakımı konusunda endişe duymayan anneler iyi bir ebeveyn rolüne sahiptirler. Çocuk da bu durumdan olumlu olarak etkilenir.
Öneriler:
• Kararlarınıza güvenin ve onları uygulayın. Bazen verdiğiniz karar doğru, bazen yanlış olacak ve bazen de ne doğru ne de yanlış olacaktır. Hata yapmak için kendinize izin verin, hatalarınız sayesinde öğreneceksiniz.
• Ebeveyn rolünüzü unutmayın. Her ailenin kendine özgü kuralları ve sınırları vardır. Ailenizde koyduğunuz kurallar ve sınırlar esneyebilir ancak suçluluk duygusuyla kuralları ve sınırları kaldırmayın.
• Az zaman ayırmak, az sevgi vermek demek değildir. Önemli olan beraber geçirdiğiniz zamanı nasıl değerlendirdiğinizdir. Çocuğunuzla beraberken onun sevdiği faaliyetleri yapın. Örneğin; resim yapmak, sinemaya gitmek vb.
• Zamanınızın sınırlı olduğu durumlarda, örneğin ev işi yapmanız gereken durumlarda işinizi yaparken çocuğunuz ile sohbet edin ya da çocuğunuzun yaşına ve yeteneğine göre ondan yardım isteyin.
• Çocuğunuza az da olsa düzenli zaman ayırın.
• Kendinize dikkat edin. Yeterli uyku, beslenme, egzersiz yapma ve sizi mutlu eden şeyleri yapmanız önemli. Sizin mutluluğunuz ailenizin mutluluğudur.

Uzm. Psikolog Burcu ÇATALOĞLU SİNANGİN
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çalışan Anne Misiniz?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Burcu ÇATALOĞLU Fotoğraf
Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi125 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU'nun Makaleleri
► Çalışan Anne ve Çocukları... Psk.Merve MULCAR
► Çalışan Anne Olmak Psk.Çağla GÜNAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,651 uzman makalesi arasında 'Çalışan Anne Misiniz?' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:42
Top