2007'den Bugüne 90,540 Tavsiye, 27,853 Uzman ve 19,764 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Post Travmatik Stres Bozukluğu
MAKALE #12622 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Mayıs 2014 | 4,256 Okuyucu
POST TRAVMATİK STRES BOZUKLUĞU

Trafik ve uçak kazaları, deprem, sel gibi doğal afetler, ağır dayak, işkence altında kalmak, zorla ırzına geçilmek, terörist elinde rehin tutulmak, çok olumsuz koşullarda toplama kampında kalmak, savaşta uzun süre siperde ya da bombardıman altında kalmak gibi herkes için ağır stres sayılacak durumlarda ortaya çıkan bir bozukluktur. Çoğu kez travmatik olaydan birkaç saat, birkaç gün, daha seyrek olarak da birkaç hafta, birkaç ay sonra ortaya çıkar. II. Dünya Savaşı ve 1941 yılındaki ünlü “Coconut Grove” gece kulübü yangınından sonra görülen ve psişik bir travmaya bağlanan bu semptomlar önemli ruhsal bozukluk olarak kabul edilmiş ve 1952’de yayımlanan DSM-I’de yer almıştır. DSM-I’de travmatik stres cevabına ayrı bir kategori olarak yer verilirken sivil ve asker alt tipleri olduğu belirtilmiştir. DSM-II’de erişkin yaşamda uyum bozukluğu başlığı altına yerleştirilmiştir. 1980’de yayımlanan DSM-III’te ise 1970’ler boyunca süren çatışmaların ve Vietnam Savaşı’nın deneyimlerinden faydalanılmış ve “Posttravmatik Stres Bozukluğu” (PTSB) adı verilen yeni bir kategoride ele alınmıştır. Kişi gerçek bir ölüm yada ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma yada kendisinin yada başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş, yada böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir. Kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır (Çocuklar bunların yerine dezorganize ya da ajite davranışla tepkilerini dışa vurabilirler). Olayın, elde olmadan tekrar tekrar anımsanan sıkıntı ya da algılar vardır. Not: Küçük çocuklar, travmanın kendisini ya da değişik yönlerini konu alan oyunları tekrar tekrar oynayabilirler. Olayı, sık sık, sıkıntı veren bir biçimde rüyada görme. Not: Çocuklar, içeriğini tam anlamaksızın korkunç rüyalar görebilirler. Travmatik olay sanki yeniden oluyormuş gibi davranma ya da hissetme (uyanmak üzereyken ya da sarhoşken ortaya çıkıyor olsa bile, o yaşantıyı yeniden yaşıyor gibi olma duygusunu, illüzyonları, halüsinasyonlar ve dissosiyatif “flashback” epizodlarını kapsar). Travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine yoğun bir psikolojik sıkıntı duyma. Travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine fizyolojik tepki gösterme gibi belirtiler de vardır. Travmaya eşlik etmiş olan düşünce, duygu ya da konuşmalardan kaçınma çabalar. Travma ile ilgili anıları uyandıran etkinlikler, yerler ya da kişilerden uzak durma çabaları. Travmanın önemli bir yönünü anımsayamama. Önemli etkinliklere karşı ilginin ya da bunlara katılımın belirgin olarak azalması. İnsanlardan uzaklaşma ya da insanlara yabancılaştığı duyguları. Duygulanımda kısıtlılık (örn. Sevme duygusunu yaşayamama) Bir geleceği kalmadığı duygusunu taşıma (örn. Bir mesleği, evliliği, çocukları ya da olağan bir yaşam süresi olacağı beklentisi içinde olmama). Uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük, İrritabilite ya da öfke patlamaları, Düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırmada zorluk çekme, Hipervijilans, Aşırı irkilme tepkisi gösterme mevcuttur. TSSB’nin klinik özellikleri üç ana grupta toplanmıştır. 1.Aşırı uyarılma durumu:
İnsan ilişkilerinde problem yaşanması, diğer insanlara ilgide azalma, uykusuzluk ve ya aşırı uyku, gerginlik, gerçek dışılık, öfke nöbetleri, konsantrasyon güçlüğü ve aşırı korkma duygularını içerir. 2.Travmatik olayı tekrar yaşamak: Birey, olaya ilişkin imgeleri, sesleri ya da kokuları hiç beklenmedik zamanlarda yeniden algıladığını hissedebilir ya da olayla ilgili rüyalar görür. (Andrew’in çalışmasında, 1993; Akt. Öztürk, 1997) Çocuk düşündüğü olayları genellikle rüyalarında, günlük konuşmalarında, oyunlarında yineleyerek o olaylara karşı bir duyarsızlaşma ve böylelikle stres ile baş etme gücü geliştirmektedir. 3.Olayla ilgili uyarıcıdan kaçınma: Olayı anımsatacak yerlerden, konuşmalardan ya da etkinliklerden kaçınma, aktivite ve ilgilerin azalması, duygu kısırlığı ile ilgili belirtiler bu grupta yer alırlar. 1972’de Chicago havaalanında düşen başka bir uçağın sağ kalan 8 yolcusu üzerinde kazadan bir hafta sonra yapılan gözlemde, bu kişilerin açık bir anksiyete yaşamadıkları, ama buna karşılık her gece kötü rüyalar gördükleri ve olaya ilişkin bir yadsıma içinde oldukları saptanmıştır.Post Travmatik Stres Bozukluğu prevalansı ile ilgili hem genel toplum, hem de risk gruplarını hedef alan pek çok çalışma yapılmıştır. Epidemiyolojik çalışmalar çoğunlukla tedaviye müracaat etmemiş genel toplumda yapılmıştır. Örneğin bir çalışmada genel toplumda tespit edilmiş 20 olgunun yalnızca birinin psikiyatrik tedavi aldığı bildirilmiştir. Değişik ölçekler bir arada değerlendirildiğinde, bir stresörle karşılaşan insanlarda TSSB gelişmesinin yaşam boyu prevalansı %3,6–75 arasında değişmektedir. ABD’de Vietnam gazilerinde erkeklerde %30, kadınlarda %26 sıklık gösterilmiş, ayrıca %22 kadarında kısmi TSSB olduğu bildirilmiştir. Travma sonrası kronikleşmeyi ve iyileşmeyi etkileyen etkenler üç başlık altında incelenebilir: Travma öncesi etkenler: Bireyin sosyodemografik özellikleri, psikiyatrik öykü, ailede psikiyatrik bir hastalık olup olmadığı, boşanma, işsiz kalma, bir felakete, şiddete ya da işkenceye maruz kalma gibi olaylar. Travma sırasındaki etkenler: Maruz kalınan travmanın, yaşanılan korku ve dehşetin şiddeti, yaşamı ne ölçüde tehdit ettiği, bireyin kontrol düzeyi ve zihinsel hazırlıklılığı. Travma sonrası etkenler: Temel gereksinimler ve bunların nasıl karşılandığı, fiziksel ve ruhsal kaynakların kaybı, bireyin başa çıkma yöntemleri, toplumsal destek düzeyi ve ikincil travmatizasyonların varlığı.
BEkarşın olayla ilgili yaşantılar üzerinde odaklanan psikoterapinin, farmakoterapiden daha üstün olduğunu gösteren bulgular ileri sürülmektedir. Ancak olayla ilgili yaşantı üzerinde odaklaşan psikoterapilerin, farmakoterapi uygulanan gruplardan farklı gruplara uygulanmış olması, bu sonucu tartışmalı kılmaktadır. Grup Psikoterapisi: Birçok psikolog TSSB’nda grup terapisini önermektedir. Travmatik olay mağduru üyelerin sağlayacağı anlaşılma ve destek, grupta yoğun duygusal aktarımın yaratılabilmesi, bireysel terapideki hasta-terapist arasındaki problemlere alternatif olabilmesi bazı yazarlara göre kaçınma ve tepkisizlik semptomları üzerinde daha etkili olabilmesi gibi avantajları belirtilmektedir. Farmakolojik Tedavi: Karamsarlık, ilgide azalma ve suçluluk duygularının yoğunluğunda anti depresanlar; endişe, çaresizlik ve dehşet duygularında ise benzodiazepinler ve beta blokerler kullanılmaktadır (Şuer, 2005). Ayrıca Yorbık, Dikkatli, Söhmen ve Cansever’e göre (2001) fluoksetin tedavisi de Travma Sonrası Stres Bozukluğu bulunan kişilerde anlamlı derecede iyileşmeye neden olmuştur.
LİRTİLER VE BULGULAR:Genel Görünüm ve Davranış: Hasta aşırı telaşlı ve kaygılıdır. Normalde aldırış edilmeyecek uyaranlara karşı aşırı derecede duyarlıdır ve en küçük uyaranlarla irkilme tepkisi gösterir. Yerinde duramayacak kadar huzursuzluk belirtileri olabilir. Ellerde büyük titremeler görülebilir. Konuşma ve İlişki Kurma:Belirgin bir bozukluk yoktur; fakat aşırı telaş ve duyarlılık nedeni ile hasta uyarıcı durumlardan kaçınmak isteyebilir. Bazı hastalarda, ilişkilerde bir duygu azalması, ilgisizlik ortaya çıkabilir.Duygulanım: Duygulanımda bunaltı egemendir. Travmatik olay anımsandıkça, rüyalar tekrar yaşandıkça hastanın sıkıntısı artar. Çok huzursuz ve tedirgin olur. Bunaltı çok uzun sürerse bazen depresyon gelişebilir, Bu hastalarda sıklıkla kişiler arası ilişkilerde ilgi azalması ve duygusal uyuşukluk olur. Bilişsel Yetiler: Travmatik olayla ilgili anılar için bellek çok güçlenmiş, fakat başka olaylara karşı ilgi ve dikkat azalmıştır. Eğer kazada kafa travması da olmuşsa bellek ve yönelim bozukluğu görülebilir en tipik belirti olayın sık sık anımsanması ve her anımsanışta yeni baştan yaşanıyor gibi olmasıdır. Olayın yineleyici biçimde anımsanması düşlerde olur. Kişi travmatik olayı düşlerinde aynı biçimde sık sık görür korkuyla uyanır. Algılama ileri derecede artmıştır. Hafif uyaranlar şiddetli algılanır; irkilme tepkisi doğurur; dikkatin belli bir konuda tutulması güç olabilir. Yönelimde bozukluk yoktur. Çok ağır durumlarda şaşkınlık, zihin karışıklığı ve yönelim bozukluğu olabilir. Düşünce Akımı ve İçeriği: Düşünce akımında genellikle belirgin bozukluk yoktur. Düşünce içeriğinde olayın yineleyici olarak anımsanması hastayı çok tedirgin eder. Hasta olayı unutmak, düşünmemek ister; bunun için çabalar, fakat travmatik olay bütün sahnesiyle ayrıntılarıyla tekrar tekrar düşüncede yaşanır. Travmatik olayı anımsatan ya da simgeleyen uyaranlarla belirtiler daha da şiddetlenir. Bunların yanı sıra hastada suçlanma, çevreyi suçlama, hipokondriyak uğraşlar, gelecek kaygıları bulunmaktadır. Fizik ve Fizyolojik Belirtiler: Korku ve bunaltıya ilişkin bütün fizik ve fizyolojik belirtiler vardır. Organizma sürekli bir uyarılış içinde irkilmeye hazır durumdadır. Ayrıca, travmatik olay düşlerde sık sık yinelendiğinden uyku çok bozulur. Hatta bu düşleri görmemek için hasta bilinçli olarak uykusunu önlemeye çalışır .
TEDAVİ: Bireysel Psikoterapi: Travmadan hemen sonra krizin değerlendirilmesi hem kronik TSSB gelişimini, hem de diğer komplikasyonların önlenmesi açısından önemlidir. Bu yaklaşım temelde destek sağlama, olayın yargısız kabulü, bilgilendirme ve genel tıbbi bakımı içermelidir. Travmaya odaklanmış bireysel psikoterapi, olayı ele alan zaman sınırlı bir dizi kognitif davranışçı tedavi şeklinde uygulanabilir. Yeterli kontrollü çalışmalar olmamasına
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Post Travmatik Stres Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlkten ÇETİN Fotoğraf
Psk.İlkten ÇETİN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi259 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Psk.Yasemin TÜZEMEN
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Psk.Dnş.Fatih FİDAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,764 uzman makalesi arasında 'Post Travmatik Stres Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendine Sevgili Misin? ÇOK OKUNUYOR Şubat 2022
► Aşk ile Değişime Format Atarmıyız ? ÇOK OKUNUYOR Ekim 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:12
Top