TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Şeker Hakkında Bilinmesi Gerekenler Beslenme İlkeleri

Turgay KÖSE Fotoğraf
Uzm.Dyt.Turgay KÖSE
İstanbul
Uzman Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 134 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi Var
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 10033,

* Yayın Tarihi : 08-08-2007 - 16:35 (3217 gün önce),

* Ortalama Günde 3.12 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5527 , Kelime Sayısı : 686 , Boyut : 5.40 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Uzm.Dyt.Turgay KÖSE hakkında söyledikleri:
Sevgili Turgay Köse hayatımı değiştiren muhteşem bir diyetisyen
Onun sayesinde kısa sürede sağlıkla 15 kg verdim . 1 yıldırda kilomu koruyorum. 66 yaşındayım Şekerim 400 ken kendisiyle tanıştım. Şuanda 130 da teşekkürler Turgay Köse seni seviyoruz.

Ben normal diyetini uyguladım ve çok memnun kaldım. Tüm sağlıklı Zayıflamak isteyenlere tavsiye ederim.

Hem sizi Doğan'ın içersinde bir cennette ağırlıyorlar. Tüm aktiviteleriniz oluyor. Ben genelde havuz jimnastiği ve yogayı uyguladım.

Kendilerine ait bir farmları var. Oradan her sabah taze sebze ve meyveleriniz geliyor.

Zayıflamanı... [DEVAMI..]

(Müzeyyen, Danışan, 24-05-2016)

Turgay Bey'den farklı dönemlerde iki defa beslenme danışmanlığı hizmeti aldım. İlkinde vermiş olduğum kiloları, yaşamış olduğum büyük sağlık problemlerinden sonra psikolojin sebepler ve zorunlu hareketsizlik nedeniyle geri alınca, gözümü kırpmadan ikinci defa kendisinin kapısını çaldım. İnanılmaz bilgili, efendi, mütevazi, mesleğinde kesinlikle "guru" olarak kabul edilmesi gereken bir diyetisten, kelimenin tam anlamıyla bir "üstad". Zaten sitedeki makalelerinden de anlaşılacaktır, kendisi danışanlarına geçici olarak "kilo verme" hizmeti sunmaz, her seansta verdiğ... [DEVAMI..]
(Ahu G, Danışan, 25-10-2015)

Kendisiyle Muğla- BODRUM da tanıuştım.
Tanıştığımdan bu yana Beslenme Kültürümle, gıda alışverişlerim, buzdolabımla ilgili ciddi değişikliklere gittim. 80 kiloydum benim için bu 10 kğ. fazla demekti. Şu anda sayesinde 70 kilodayım.
Mesleki açıdan tarzını en beğendiğim kişi Turgay Bey' dir. İşine hakim, takipçi, güleryüzlü, iş konu olunca ciddi, (yemekleri yerken ki hızınızı bile gözlemler) en önemlisi çok beyefendi birisi.
Çalıştığı yer gayet temiz, nezih, kafanızı dinleyebileceğiniz, birde çok hoş manzarası olan bir yer.
Kendisine başarılar dilerim.

Herkese sağlık, mutluluk.

(Muhammet Gxx, Danışan, 27-11-2012)

Uzm.Dyt.Turgay KÖSE Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Şeker Hakkında Bilinmesi Gerekenler Beslenme İlkeleri

ŞEKER GERÇEĞİ

Vücudumuzun Gerçekten Şekere İhtiyacı Var mıdır?

Beyin, sinir sistemi ve alyuvarlar normal koşullarda enerji ihtiyaçlarını mutlak surette karbonhidratlardan karşılamak durumundadır. Bazı karbonhidratlar besinlerde doğal olarak bulunurlar (meyvelerde fruktoz, sütte laktoz, tahıllarda nişasta gibi). Bazıları ise sonradan ilave edilirler (sofra şekeri ve şeker içeren besinler). Kaynağı ne olursa olsun, vücut gerçekte bu farkı anlamaz. Karbonhidratlar büyük oranda bitkisel kaynaklı besinlerden alınmaktadır. Bu karbonhidratlar vücudumuzda yapıtaşı olan glikoza dönüşür ve kan şekerinin esas kaynağını oluştururlar. O nedenle Dünya Sağlık Örgütü günlük enerjimizin %55-60’ının karbonhidratlardan karşılanması gerektiğini vurgulamaktadır.

Fazla Karbonhidrat Tüketiminin Zararları Nelerdir?

Vücut, kan şekerinin tümünü aynı anda enerjiye çevirememektedir. Kan şekeri düzeyi normalin üzerine çıktığında; pankreastan salınan insülin hormonu fazla şekerin depolanması için karaciğer, kas ve diğer hücreleri uyarır. Glikozun bir kısmı, kas ve karaciğerde glikojen şeklinde depolanır. İhtiyacından fazla enerji tüketimi durumunda vücut, bir kısım glikozu vücut yağına çevirir. Dolayısıyla obezite ve beraberindeki 40’ı aşkın hastalık için davetiye çıkartılmış olmaktadır. Bu nedenle karbonhidratları azı karar çoğu zarar mantığı ile değerlendirmekte yarar vardır. Son zamanlarda şeker kullanımının hızla artmasıyla birlikte kalp - damar hastalıkları, diyabet, kanser, sindirim sistemi hastalıkları ve romatizmal hastalıkların görülme sıklıklarında artışlar olmaktadır.

Hiç Şeker Tüketmemek Vücutta Bir Eksiklik Yaratmaz mı?

Rafine edilmiş haliyle şeker 200 - 300 yıllık kısa bir geçmişe sahiptir. Peki şekerin keşfinden önce insanlar bu ihtiyaçlarını nasıl karşılıyordu, acaba vücutlarında bir eksiklik olmuyor muydu? Nasıl ki cep telefonlarından görüşme yapılabilmesi için bataryalarının dolu olması gerekiyorsa, vücudumuz için de temel enerji kaynağı glikozun bulunması gerekir. Ancak bu glikoz, çayın içerisine atılan ve tatlıların yapımında kullanılan sofra şekeri olarak görülmemelidir. Daha önce belirtildiği gibi doğal besinlerden de bu şekerin elde edilmesi söz konusu olmaktadır. Eğer ki sofra şekerinin eksikliği durumunda metabolizmamız sıkıntı oluştursaydı; sağlık personeli diyabeti olan bireylere de her gün tatlı yemelerini önerirdi.

Yoğun olarak 1900’lü yılların başından itibaren beslenmemizde yer alan şeker, daha öncesinde saraylarda kullanılan lüks bir besin maddesi olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde şekerin girmediği bir yer yok gibi. Bebeklikten itibaren şekerli besinlere alıştırılan bir insana sağlık problemlerinden ötürü “artık şekeri hayatınızdan çıkarmalısınız” demek çok zor.




Şeker Vücutta Nasıl Bir Sıkıntı Yaratmaktadır?

Hızla ve hemen kana karışan, saflaştırılmış ve rafine şeker içeren besinler kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olurlar. Çok kısa sürede yükselen kan şekeri yaklaşık yarım saat sonra aynı hızda düşmeye başlar. Her çıkışın bir inişi vardır. İşin kötü tarafı; tatlı yenildikten bir süre sonra artan ve azalmaya başlayan kan şekeri seviyesi eski seviyesinin de altına düşmektedir. Dolayısıyla kan şekerinde aniden bir pik yaşanması tekrardan tatlı yeme isteği doğurmaktadır. Bu nedenle kimse bir parça tatlı yiyerek “dur” diyememektedir.

Peki Şekerin Yerini Nasıl Doldurabiliriz?

Her zaman için besinlerin doğalını tercih etmekte yarar vardır. Ama bu demek değildir ki: Hiç tatlı yenilmemelidir. Elbette tatlı yenilmemesini gerektiren şeker hastalığı gibi bir durum söz konusu değilse bazen tatlı yenilebilir. Ancak tatlıların tüketim sıklığına ve miktarına dikkat etmek, ayrıca baklava, lokma, tulumba gibi ağır tatlılar yerine; sütlaç, muhallebi, puding, komposto, hoşaf, kabak tatlısı gibi hafif tatlıları tercih etmek gerekir. İşte bu tatlıların yapımında - enerji alımını azaltmak adına - toz tatlandırıcılardan yararlanılabilir.

Diyabetliler başta olmak üzere, şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan, formuna önem veren bireyler ve aileleri için çok iyi bir alternatif olarak yapay tatlandırıcıların şeker yerine kullanılması daha uygun görülmektedir. Gerek içeceklerde tablet olarak, gerekse tatlıların yapımı esnasında toz formları ile güvenle kullanılabilen bu tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. Kan şekeri üzerinde de olumsuz etki yaratmamaları nedeniyle saflaştırılmış ve rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; yapay tatlandırıcıların ocağı kapattıktan (besin pişirildikten) sonra ilave edilmesi gerekmektedir.

Doğa insanlara meyveler, sebzeler, tahıllar vs vermektedir. İnsanlar ise onları doğal olarak tüketmek yerine elmadan, buğdaydan tatlılar yapmıştır. İşlenen ve rafine edilen (un, şeker gibi) ürünler besleyici değerlerini kaybederek “boş enerji kaynağı” haline gelmektedir. Halbuki endosperm denilen dış kısmının ayrıştırılmadığı kabuklu pirinç, tam buğday unu vs, bizim günlük hayatımıza damgasını vuran beyaz pirinç ve beyaz ekmeğe kıyasla çok daha fazla protein, vitamin, mineral ve en önemlisi posa (yani lif) içermektedir. Dolayısıyla bu tür besinlerin tercih edilmesi; kan şekeri, kolesterol ve kan basıncını istenilen seviyelerde tutmaya yardımcı olmaktadır. Dışkılama sayısını ve miktarını artırarak kabızlığı önlemekte, kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkiler içermektedir. O nedenle besin seçiminde rafine edilmiş ürünlerden olabildiğince kaçınmakta yarar vardır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Şeker Hakkında Bilinmesi Gerekenler Beslenme İlkeleri ile İlgili Kavramlar : şeker, zayıflama, yapay tatlandırıcı, sağlık, kilo
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Şeker Hakkında Bilinmesi Gerekenler Beslenme İlkeleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Dyt.Turgay KÖSE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Anne Sütünü Artıran Uygulamalar Neler? , Dyt.Hatice KARSLIOĞLU
  • Ramazanda Diyet Nasıl Yapılır ? , Dyt.Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ
  • Ramazanda Kilo Almak Geçmişte Kaldı , Dyt.Güler ENGİN
  • Kinoa: Süper Besin Mi ? , Uzm.Dyt.Nazlı ŞİŞİK
  • Ramazan Ayını Sağlıklı Ve Fit Geçirin! , Dyt.Şenol YILDIZ
  • Sağlıklı Bir Bebek İçin Sağlıklı Ve Doğru Beslenin , Uzm.Dyt.Zühal AYNACI BAYEL
  • Hipertansiyona Karşı Dash Diyeti , Dyt.Melda ERDEN
  • Çocuklarda Zayıflık , Dyt.Zehra GÖKTAŞ
  • Ev Dışında Diyet Nasıl Yapılır ? Eve Hapsolmak Zorunda Değilsiniz , Dyt.Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ
  • Bütün Tip 1 Diyabetliler Sonradan Çölyaklı Olur Mu? , Dyt.Kevser BAŞKARA
  • Çölyaklının El Klavuzu , Dyt.Kevser BAŞKARA
  • Çölyakta Çarpraz Bulaşma , Dyt.Kevser BAŞKARA
  • Omega 3 Yağ Asitlerinin Kilo Kontrolü Üzerine Etkileri , Dyt.Kevser BAŞKARA
  • Gebelikte Beslenme , Dyt.Melda ERDEN
  • Kilo Vermek Ve Bu Kiloları Korumak Aslında Zor Değil! , Dyt.Hamiyet MIHCI
  • Bel İnceltmek İçin İpuçları , Dyt.Didar KOLAÇ
  • Kilo Almak İsteyenlere Öneriler , Dyt.Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ
  • Gut Nedir ? Nasıl Beslenilir ? , Dyt.Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ
  • Ülserde Ve Kabızlıkta Diyet Tedavisi , Dyt.Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ
  • Sindirim Sistemi Hastalıklarında Beslenme (Reflü Ve Gastrit) , Dyt.Zeynep Işıl KÜÇÜKGÖNCÜ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    04:03
    Top