TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Şeker Hakkında Bilinmesi Gerekenler Beslenme İlkeleri

Turgay KÖSE Fotoğraf
Dyt.Turgay KÖSE
İstanbul
Diyetisyen
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 68 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Diyetisyen Diyet Beslenme Şişmanlık Obezite Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyet Uzmanı Beslenme Uzmanı Zayıflama Şişman Obez Form Sağlık Kilo Hacettepe Etik Danışmanlık Mönü Planlama Nişantaşı Diyabet Beslenme Konferansları Kurumsal Beslenme Genetik Gentest Nutri Genetik Turgay Köse Kilo Verme Light Catering Uzman Diyetisyen Beslenme ve Diyetetik Dahiliye Endokrinoloji MetabolizmaKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 2509,

* Yayın Tarihi : 08-08-2007 - 16:35 (282 gün önce),

* Ortalama Günde 8.87 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5527 , Kelime Sayısı : 686 , Boyut : 5.40 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.Turgay KÖSE hakkında söyledikleri:
Sayın Turgay Bey'i 1.5 yıldan beri tanıyorum. (kendileri eskiden patronumdu). Başarılı, disiplinli, kendini her daim geliştiren, araştırmalar yapan, anlayışlı, hoşgörülü, iletişimi her yaştaki insanlarla çok iyi olan ve güleryüzlü bir insan olduğunu belirtmem gerekiyor. Hastası değildim ama hastalarındaki gelişimleri çok iyi görebilme imkanına sahip oldum. Kilo problemi olan biri değilim ama eğer böyle bir problemim olsa ilk başvuracağım kişi tabiki Turgay Bey olacak. Daha önce diyetisyen mesleği insanların yemek yeme özgürlüğünü elinden alan bir meslekmiş gibi gelirdi bana ama Turgay Bey... [DEVAMI..]
(Birgül, Arkadaş/Tanıdık, 15-01-2008)

Uzman Diyetisyen M.Turgay Köse'nin kontrolünde kilo alma programı uygulamıştım ve bu zaman zarfında kendisinin işinde çok dikkatli ve çok titiz bir şekilde çalıstığını gördüm.Bu durum benim kendisine olan güvenimi arttırdı.Ayrıca kendisinin birçok makalesini okudum ve çok bilinçlendirici konulara değinerek birçok kişiye çok faydası olduğunu düşünmekteyim.Ayrıca kendisinin web sitesinde beslenme üzerine birçok bilgi bulmak mümkün.Kişisel özellikleri arasında en çok dikkatimi çeken güleryüzlü ve kibar olması.İşindeki başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiğini internetten ve Tv Programlarında... [DEVAMI..]
(Gökçe Düşko, Danışan, 14-01-2008)

Turgay beyı tanıdıgımda dietisyen mesleğine karşı duyduğum saygı arttı.
Tıbta ilaç doktor faydasının kısıtlılğı,buna karşın yaşam biçimi diet alışkanlığının çok daha önemli olduğuna inanan bir hekimim.Bir kişide kötü diet alışkanlığı varsa ve vucut beden yağ indeksi çok fazla ise o hastaların ilaç tedavisinden aldığı cevap cok daha az olmaktadır.Ben yıllarca hipertansiyon ve metabolizma bozukluklarından kaynaklanan aterosklerotik kalp hastalıklarını tedavi ediyorum.Ama son bir yıldır Dietisyen Sn Turgay Köse işbirliği ile bu tedaviye devam etmenin fayadası istatiki olarak belirgin artmıştır.... [DEVAMI..]

(dr olcay emel, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 10-10-2007)

Dyt.Turgay KÖSE Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Şeker Hakkında Bilinmesi Gerekenler Beslenme İlkeleri

ŞEKER GERÇEĞİ

Vücudumuzun Gerçekten Şekere İhtiyacı Var mıdır?

Beyin, sinir sistemi ve alyuvarlar normal koşullarda enerji ihtiyaçlarını mutlak surette karbonhidratlardan karşılamak durumundadır. Bazı karbonhidratlar besinlerde doğal olarak bulunurlar (meyvelerde fruktoz, sütte laktoz, tahıllarda nişasta gibi). Bazıları ise sonradan ilave edilirler (sofra şekeri ve şeker içeren besinler). Kaynağı ne olursa olsun, vücut gerçekte bu farkı anlamaz. Karbonhidratlar büyük oranda bitkisel kaynaklı besinlerden alınmaktadır. Bu karbonhidratlar vücudumuzda yapıtaşı olan glikoza dönüşür ve kan şekerinin esas kaynağını oluştururlar. O nedenle Dünya Sağlık Örgütü günlük enerjimizin %55-60’ının karbonhidratlardan karşılanması gerektiğini vurgulamaktadır.

Fazla Karbonhidrat Tüketiminin Zararları Nelerdir?

Vücut, kan şekerinin tümünü aynı anda enerjiye çevirememektedir. Kan şekeri düzeyi normalin üzerine çıktığında; pankreastan salınan insülin hormonu fazla şekerin depolanması için karaciğer, kas ve diğer hücreleri uyarır. Glikozun bir kısmı, kas ve karaciğerde glikojen şeklinde depolanır. İhtiyacından fazla enerji tüketimi durumunda vücut, bir kısım glikozu vücut yağına çevirir. Dolayısıyla obezite ve beraberindeki 40’ı aşkın hastalık için davetiye çıkartılmış olmaktadır. Bu nedenle karbonhidratları azı karar çoğu zarar mantığı ile değerlendirmekte yarar vardır. Son zamanlarda şeker kullanımının hızla artmasıyla birlikte kalp - damar hastalıkları, diyabet, kanser, sindirim sistemi hastalıkları ve romatizmal hastalıkların görülme sıklıklarında artışlar olmaktadır.

Hiç Şeker Tüketmemek Vücutta Bir Eksiklik Yaratmaz mı?

Rafine edilmiş haliyle şeker 200 - 300 yıllık kısa bir geçmişe sahiptir. Peki şekerin keşfinden önce insanlar bu ihtiyaçlarını nasıl karşılıyordu, acaba vücutlarında bir eksiklik olmuyor muydu? Nasıl ki cep telefonlarından görüşme yapılabilmesi için bataryalarının dolu olması gerekiyorsa, vücudumuz için de temel enerji kaynağı glikozun bulunması gerekir. Ancak bu glikoz, çayın içerisine atılan ve tatlıların yapımında kullanılan sofra şekeri olarak görülmemelidir. Daha önce belirtildiği gibi doğal besinlerden de bu şekerin elde edilmesi söz konusu olmaktadır. Eğer ki sofra şekerinin eksikliği durumunda metabolizmamız sıkıntı oluştursaydı; sağlık personeli diyabeti olan bireylere de her gün tatlı yemelerini önerirdi.

Yoğun olarak 1900’lü yılların başından itibaren beslenmemizde yer alan şeker, daha öncesinde saraylarda kullanılan lüks bir besin maddesi olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde şekerin girmediği bir yer yok gibi. Bebeklikten itibaren şekerli besinlere alıştırılan bir insana sağlık problemlerinden ötürü “artık şekeri hayatınızdan çıkarmalısınız” demek çok zor.




Şeker Vücutta Nasıl Bir Sıkıntı Yaratmaktadır?

Hızla ve hemen kana karışan, saflaştırılmış ve rafine şeker içeren besinler kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olurlar. Çok kısa sürede yükselen kan şekeri yaklaşık yarım saat sonra aynı hızda düşmeye başlar. Her çıkışın bir inişi vardır. İşin kötü tarafı; tatlı yenildikten bir süre sonra artan ve azalmaya başlayan kan şekeri seviyesi eski seviyesinin de altına düşmektedir. Dolayısıyla kan şekerinde aniden bir pik yaşanması tekrardan tatlı yeme isteği doğurmaktadır. Bu nedenle kimse bir parça tatlı yiyerek “dur” diyememektedir.

Peki Şekerin Yerini Nasıl Doldurabiliriz?

Her zaman için besinlerin doğalını tercih etmekte yarar vardır. Ama bu demek değildir ki: Hiç tatlı yenilmemelidir. Elbette tatlı yenilmemesini gerektiren şeker hastalığı gibi bir durum söz konusu değilse bazen tatlı yenilebilir. Ancak tatlıların tüketim sıklığına ve miktarına dikkat etmek, ayrıca baklava, lokma, tulumba gibi ağır tatlılar yerine; sütlaç, muhallebi, puding, komposto, hoşaf, kabak tatlısı gibi hafif tatlıları tercih etmek gerekir. İşte bu tatlıların yapımında - enerji alımını azaltmak adına - toz tatlandırıcılardan yararlanılabilir.

Diyabetliler başta olmak üzere, şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan, formuna önem veren bireyler ve aileleri için çok iyi bir alternatif olarak yapay tatlandırıcıların şeker yerine kullanılması daha uygun görülmektedir. Gerek içeceklerde tablet olarak, gerekse tatlıların yapımı esnasında toz formları ile güvenle kullanılabilen bu tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. Kan şekeri üzerinde de olumsuz etki yaratmamaları nedeniyle saflaştırılmış ve rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; yapay tatlandırıcıların ocağı kapattıktan (besin pişirildikten) sonra ilave edilmesi gerekmektedir.

Doğa insanlara meyveler, sebzeler, tahıllar vs vermektedir. İnsanlar ise onları doğal olarak tüketmek yerine elmadan, buğdaydan tatlılar yapmıştır. İşlenen ve rafine edilen (un, şeker gibi) ürünler besleyici değerlerini kaybederek “boş enerji kaynağı” haline gelmektedir. Halbuki endosperm denilen dış kısmının ayrıştırılmadığı kabuklu pirinç, tam buğday unu vs, bizim günlük hayatımıza damgasını vuran beyaz pirinç ve beyaz ekmeğe kıyasla çok daha fazla protein, vitamin, mineral ve en önemlisi posa (yani lif) içermektedir. Dolayısıyla bu tür besinlerin tercih edilmesi; kan şekeri, kolesterol ve kan basıncını istenilen seviyelerde tutmaya yardımcı olmaktadır. Dışkılama sayısını ve miktarını artırarak kabızlığı önlemekte, kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkiler içermektedir. O nedenle besin seçiminde rafine edilmiş ürünlerden olabildiğince kaçınmakta yarar vardır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Şeker Hakkında Bilinmesi Gerekenler Beslenme İlkeleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Turgay KÖSE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beynimiz Yaşlanmasın , Dyt.Beste ALİMERT
  • Japonlar Sağlıklı Beslenme Sayesinde Artık Daha Uzun Boylular! , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Kendinizi Değil, Kilonuzu Kaybedin , Dyt.İrem ÇELİK
  • Obezite Hakkında Bilgi Sahibi Misiniz ? , Dyt.Burcu CÖMERT
  • Yaz Mevsiminde Doğru Beslenme , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • 7 Den 77 Ye Obezite , Dyt.Aysen ARICAN
  • Hamilelik Öncesinde Beslenme , Dyt.Beste ALİMERT
  • En Mucizevi Besin: Anne Sütü , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Ve Egzersiz , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Posa İle Gelen Sağlık , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Korkulu Rüyanız Olmasın! Riskinizi Belirleyin , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Göz Rengine Göre Diyet , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Besin Öğesi Kayıplarını Önlemek İçin Neler Yapabiliriz? , Dyt.Aysun SARIN ÜSTÜNGEL
  • Yağ Asitlerinin Kanser Üzerindeki Etkisi , Dyt.Burcu CÖMERT
  • İnek Sütü Proteini Allerjisi , Dyt.İpek AĞACA
  • Fazla Kilolarınızı Yenmek İçin Onların Nasıl Oluştuğunu Bilmelisiniz , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Diyetle Ve Beslenmeyle İlgili Sıkça Sorulan Bazı Sorular Ve Yanıtları , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beslenme Hakkında Merak Edilen Sorular , Dyt.Güneş AYNACI
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:13
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler