TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ÇOCUĞUMUN DUYUSAL GELİŞİMİ İÇİN NELER YAPMALIYIM?

İbrahim BİLGEN Fotoğraf
Dr.İbrahim BİLGEN
Adana
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 25 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: panik bozukluk terapi yaprak psikiyatri davranım bozukluğu uçak korkusu takıntılar güvensizlikKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 509,

* Yayın Tarihi : 07-07-2008 - 16:47 (150 gün önce),

* Ortalama Günde 3.39 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9244 , Kelime Sayısı : 1205 , Boyut : 9.03 Kb.
ÇOCUĞUMUN DUYUSAL GELİŞİMİ İÇİN NELER YAPMALIYIM?


“Duyusal Gelişim” diye adlandırdığımız bu dönem, bebeğinizin duyularını, yaşam içinde provalaması ile gerçekleşir. Bu yüzden, bebeğinizin çevresinde, algılayabileceği nesne ve objelerin çeşitli olması çok önemlidir. Bu aşamada kimi anneler, bebeğinin çevresinde, uzanabileceği ve dokunarak hissedebileceği her objeyi kaldırırlar. Ancak bu oldukça hatalı bir davranıştır. Çünkü bebeğinizin duyusal gelişimini sürdürebilmesi için, çevresinde algılayabileceği eşyalara ve nesnelere ihtiyacı vardır.

Bazen hepimiz tanık olmuşuzdur. Bebekler oyuncaklarını eline alarak, yere vurur. Sizde ona “ Vurma yavrum, kıracaksın” ya da “ Vurma canım, çok ses çıkarıyor” diye müdahalede bulunursunuz. Halbuki, bebeğinizin istediği zaten, o oyuncağı yere vurarak, çıkardığı seslerin tınısını tanımaktır. Siz ne kadar “yapma” deseniz de, inanın bu “yapma”lar pek bir işe yaramayacak, hatta onun, daha da coşmasına sebep olacaktır. Yine bu dönemde oynamaktan ve dokunmaktan en fazla zevk aldığı nesne aynalardır. Eğer evinizde bir boy aynası varsa, ona dokunarak, hissetme duyusunu; bakarak kendisini fiziksel olarak tanıma ihtiyacını; aynayı mutlaka diliyle yalayarak, tad alma duyusunu deneyimleyecektir.. siz evdeki aynalarda, camlarda onun dudak ve parmak izlerini temizlemekle uğraşırken, o hiç bıkıp usanmadan yine aynalar ve camlarla olan dostluğunu sıkılaştıracaktır. Çocuğun gelişim sürecinde, koklama ve tad alma duyuları; dokunma, görme ve duyma duyularına göre daha az kullanılır. Çocuğun sadece evin içindeki nesnelerle tanışması, onları algılaması da yeterli değildir. Çocuk doğadaki nesnelerle ve yeni algılamalarla da tanışmak durumundadır. Toprağa dokunmalı, kokusunu duymalı, karıncaları görmeli izlemelidir. Çocuk için bir yaprağa dokunmak demek sadece dokunmak anlamına gelmez. Onun biçimini, güzelliğini yani estetiğini ve kokusunu algılamak, öğrenmektir. Çocuk için bir kedinin arkasından koşmak , onlara zarar vermek değil, başka canlılarında varlığını görüp, onları öğrenmek demektir. Peki neler yapabiliriz? Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bebeğinizin karyolasının üzerine astığınız oyuncağı, tutacak ya da bozacak diye ya da atıp-kırıyor diye kaldırmayın. Bu, karnı aç bir insanın önüne, önce çok lezzetli bir yemeği koyup tam kaşıklayacakken geri almaya benzer. Onların algılarını güçlendirmek için çok sayıda uyaranla temas etmesini sağlayın. Kendiniz gezeceksiniz diye yada çok seviyorsunuz diye çocuklarınızı hep aynı yerlere götürmeyin. Çok değişik yerlere götürmek demek, çok sayıda nesneyi ve sesi tanımasına fırsat vermek demektir. Tehlikeli bir şeyle ilgileniyorsa hemen dikkatini dağıtmak ve başka bir şeye yönlendirmek gerekir.Bu konuda ,bizler ,anne babalar olarak neler yapıyoruz ve bunlar çocuklarımızı nasıl etkiliyor isterseniz yarın onu inceleyelim. Sağlıcakla kalın...
“Çocuğunuzun destekler misiniz?” diye bir soruyla karşı karşıya kalsanız, hiç kuşku yok ki cevabınız “ Kesinlikle evet” olur. Evet, her anne-baba “ kesinlikle”, ama yüzde yüzlük bir kesinlikle, çocuklarının her türlü gelişimlerini gönülden ve ellerinden geldiğince destekleyeceklerine, kendi kendilerine inanırlar. Ancak iş uygulamaya geldiğinde, bu desteği nasıl, ne zaman ve ne şekilde yapacaklarını bilemezler. Bu destek, çocuklarını bazı şeylerden koruyarak mı?, yoksa bazı şeylere izin vererek mi olmalıdır? Bu destek, çocuklarına “yasaklar” getirerek mi, yoksa “yasakları delerek” mi olmalıdır? Bu destek çocuğu “himaye altına alarak mı” yoksa “özgür bırakarak” mı olmalıdır? Çoğu çocuk, maalesef, daha çok küçük yaşlarda ( motor gelişimleri-duyusal ve bilişsel gelişimleri sırasında) “direnci” ve “inadı” anne –babaları sayesinde öğrenir. Çocuğunuzun, anne-baba olarak sizlerden, duyusal gelişim aşamasında da, diğer gelişim dönemlerinde de istediği, onu anlamanız ve ona destek olmanızdır. Bu ise, onun gelişim dönemleri hakkında bilgi sahibi olmanızla ve onunla “iletişim” kurmanızla gerçekleşir. Onunla kuracağınız ilişki tarzı yumurtayı kırmadan tutmaya benzer. Çok sıkarsanız elinizde parçalanır, gevşek bırakırsanız da yere düşer kırılır.

Daha önceki yazılarımda 3(üç) yaşın altındaki çocuklarda televizyonun, çocuğun bilişsel,dil ve duyusal gelişimini geciktirdiğini belirtmiştim . Elbette bu kusur sadece televizyona bağlandırılmamalıdır ama bunun da bir etken olduğunun bilinmesi gerekir. Bu modern bakıcıyı kötü yada iyi bir bakıcı haline çevirmek bizim elimizde... Eğer sabahtan akşama kadar bir müzik kanalını açıp dinliyorsanız yada karşısında iş yapıyorsanız ve çocuğunuzda klip ve reklam gibi çok sık olarak değişkenlik gösteren bu yayın türüne ilgi göstermemesi anormal olurdu. Karsında merakla onu izler ve çıtı çıkmaz. Ama bunu çok abartarak çocuğunuzla konuşmayı unutuyorsanız ve çok sık gezdirmiyorsanız ilerde bu çocuk neden konuşmuyor diye doktor doktor gezmeyin. Çünkü;Çocuğunuzun gelişiminde, motor ve duyusal gelişim kadar “bilişsel gelişim” de çok önemlidir. Bir yaşına gelen bir çocuğun beyin gelişiminin % 70 ‘i tamamlanmış olur. Bebek dünyaya geldiği andan itibaren çevresini anlama çalışmasını sürekli bir şekilde sürdürür. Basitten başlayarak gittikçe karmaşıklaşan zihinsel bir süreç geliştirir. Çocuğun çevreyi keşfederken kullandığı temel araçlar, doğuştan getirdiği duyusal ve hareketsel yetenekleridir.Dokunma gibi basit duyusal verilerden, tutma, emme gibi basit hareketlerle işe başlayan bebek, temel süreçlerin üstüne yenilerini koyarak çevresini anlayabilecek bilişsel sistem geliştirmeye başlar. Anne ve babaların bu gelişime katkısı nasıl olmaktadır? Düşünün ki bir yemek yapıyorsunuz. Tuzu, salçası, kıyması, yağı, soğanıyla, yemeğin tarifini okudunuz, öğrendiniz. Şimdi sıra bu malzemeleri birleştirmeye ve yemeği oluşturmaya geldi . eğer siz, malzemelerin birisini az ya da çok koyarsanız, yemek lezzetli olmaz. Diyelim ki, malzemeleri tam koydunuz ama pişirmek için yeterince sabrınız yok. Ya da, küçük bir ihmal.. Yemek yandı! Çocuğunuz da bir oluşumdur, bir varolmadır. Kendi varoluşunun çabasını ortaya koyar. Sizin yapmanız gereken ise, malzemeleri oluşturmak değildir, malzemeler zaten var. Sizin katkınız, malzemelerin içeriğini bilmek, gelişmesi için desteklemek ve önyargılarınızı askıya almaktır. Çocuğunuzun bilişsel gelişimi için en uygun zaman 0-6 yaş arasıdır. Bu gelişim çocuk doğduğu andan itibaren gelişmeye başlar. Çevreyi tanır, eşyaları ağzına götürür, dokunur sonrada defalarca sizlere aynı soruları döner dolaşır sorar. Bu nedenle” çocuğum daha iki yaşında yada üç yaşında daha küçük “demeyin. Bu konuda ona yardımcı olun yada en azından onun bu gelişimini engellemeyin. Üç yaşında göze çarpan başka bir bilişsel gelişme de, çocuğun bildiklerini anne ve babaya onaylatmasıdır. Örneğin size “ anne bunu atarsam kırılır mı?” diye sorar. Sizde “ evet kırılır” demişsinizdir. Ama gözünüze bakarak atar ve kırıldıktan sonra da size, “kızacaksın, değil mi?” diye sorar. Dört beş yaşlarına geldiğinde artık çocuğunuzda sınıflandırma yeteneği gelişmeye başlamıştır. Kreşe gidiyorsa, “büyük sınıf-küçük sınıf” veya “kızlar,erkekler” gibi gruplamalar yapabilir. Altı yaşına geldiğinde ise yorumlar yapmaya başlar. Bu yaşta artık zihnindeki soyutlar bitmiş ve artık somutlaştırma yeteneği başlamıştır. Örneğin 3 yaş dolaylarındaki çocuk için bir eşyanın kırılması soyut iken, 6 yaşındaki bir çocuk için, eşyanın kırılması, daha geniş bir anlam ifade eder. Böyle dönemlerde biz anne ve babalar olarak, çocuğumuzu, doğduğu andan itibaren daha fazla uyaranla, sesle, ortamla buluşturmamız gerekir. Öğrenme alanındaki girişimlerini küçümsememek, aşağılamamak ve gülmemek gerekir. Onlara disiplin öğreteceğiz diye pasifleştirmemek gerekir. Onları korkutmayın, sizin denetiminizde yapması gerekenler konusunda onu cesaretlendirin. Onun yerine asla kendi işlerini yapmayın. Yoksa bir bakarsınız ki ilerde ödevlerini sizler yapıyorsunuz.Sorduğu sorulara kaçamak yanıtlar değil bir büyükmüş gibi yanıtlamaya çalışın bu onun kelime dağarcığı içinde önemlidir. Genelde anlayacağı şekilde örneklerle ve sade bir dille anlatın.

“Çocuğunuzun destekler misiniz?” diye bir soruyla karşı karşıya kalsanız, hiç kuşku yok ki cevabınız “ Kesinlikle evet” olur. Evet, her anne-baba “ kesinlikle”, ama yüzde yüzlük bir kesinlikle, çocuklarının her türlü gelişimlerini gönülden ve ellerinden geldiğince destekleyeceklerine, kendi kendilerine inanırlar. Ancak iş uygulamaya geldiğinde, bu desteği nasıl, ne zaman ve ne şekilde yapacaklarını bilemezler. Bu destek, çocuklarını bazı şeylerden koruyarak mı?, yoksa bazı şeylere izin vererek mi olmalıdır? Bu destek, çocuklarına “yasaklar” getirerek mi, yoksa “yasakları delerek” mi olmalıdır? Bu destek çocuğu “himaye altına alarak mı” yoksa “özgür bırakarak” mı olmalıdır? Çoğu çocuk, maalesef, daha çok küçük yaşlarda ( motor gelişimleri-duyusal ve bilişsel gelişimleri sırasında) “direnci” ve “inadı” anne –babaları sayesinde öğrenir. Çocuğunuzun, anne-baba olarak sizlerden, duyusal gelişim aşamasında da, diğer gelişim dönemlerinde de istediği, onu anlamanız ve ona destek olmanızdır. Bu ise, onun gelişim dönemleri hakkında bilgi sahibi olmanızla ve onunla “iletişim” kurmanızla gerçekleşir. Onunla kuracağınız ilişki tarzı yumurtayı kırmadan tutmaya benzer. Çok sıkarsanız elinizde parçalanır, gevşek bırakırsanız da yere düşer kırılır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ÇOCUĞUMUN DUYUSAL GELİŞİMİ İÇİN NELER YAPMALIYIM?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.İbrahim BİLGEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Dr.İbrahim BİLGEN Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Takıntılarım Bana Saçma Geliyor Ama Birtürlü Kurtulamıyorum…
  • Öğrenmek Sadece Çok Çalışarak Gerçekleşmiyor….
  • Korkuyu Yenmek Elimizde ...Nasıl Mı?
  • Dikkat Eksikliği : Okul Başarısına Etkisi Ve Tanı
  • “iş Yerindeki Zor İnsanlar” Sizinde Mi İşe Giderken Ayağınızı Geri Geri Çekiyor?
  • Kendisine Güvenen Bir Çocuğunuz Mu Olmasını İstiyorsunuz? Tükenmişlik Yaşayan Anneler Ve Eşleri
  • Panik Ataktan Kurtulmak İçin Öneriler
  • Çocuğunuzu Ne Kadar Anlayabiliyorsunuz?
  • Eşimizle, Çocuğumuzla, Kayınvalidemizle, Gelinimizle Neden Anlaşamayız?
  • Anne Baba Olarak Sıkça Yaptığımız Hatalar
  • Nedir Bu Uçak Korkusu? Bu Korku Nasıl Yok Edilir?...
  • Çocuklarda Gözlenen “davranım Bozukluklarının” Nedenleri.
  • Sınav Kaygısı Yaşıyor Musunuz?
  • Panik Hastalarının Çevrelerine Anlatamadıkları Korkuları -1-
  • Çocuğunuz Ürkek Ve Girişken Değil Mi?
  • Gençler Neden Bu Kadar Öfkeli Hale Geldiler?
  • Huzurlu İnsan Ne Demek? Kendi Kaderimize Yön Vermede Hiç Mi Bizim Payımız Yok?
  • Çocuğum Ben Olmadan Hiçbirşey Yapmıyor
  • Hep Acı Çeken Kişi Olmak Tesadüf Mü Dersiniz? Gerçek Aşk Nedir? Aşk Bir Gün Biterse Neler Yapmalıyız?
  • Oyuncaklarına Zarar Veren Çocuklar Ve Çocuğunu Dinlemeden, Ona Bağıran Anne Ve Babalar
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Gebelikte İlaç Kullanımı , Dr.Hüseyin ŞENYURT
  • Yaşınıza Göre Hormon Değişimi , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Horlama Tedavisinde Pillar İmplant Yöntemi Ve Radyofrekansın Kbb Hastalıklarındaki Yeri , Dr.Özlem ÜNSAL
  • Çocukluk Ve Ergenlik Çağı Kanserleri , Prof.Dr.Rejin KEBUDİ
  • Kanser Hastalarına Beslenme Önerileri , Prof.Dr.Nazım Serdar TURHAL
  • Meme Kanseri: Risk, Belirtiler, Teşhis Ve Tedavi , Prof.Dr.Nazım Serdar TURHAL
  • Akciğer Kanseri Hakkında Bilmeniz Gerekenler , Prof.Dr.Nazım Serdar TURHAL
  • Kolon Kanseri (Kalın Bağırsak Kanseri) : Tanı, Belirtiler Ve Tedavi , Prof.Dr.Nazım Serdar TURHAL
  • Kalp Krizi (Miyokard Enfarktüsü): Belirtiler, Nedenler Ve Tanı , Prof.Dr.Ahmet ALPMAN
  • Kemik Erimesi - Osteoporoz , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Menopoz: Belirtileri Ve Tedavi , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Tüylenme Ve Polıkıstık Over (Yumurtalık Kisti) , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Erkekte İktidarsızlık (Empotans) İle Hormon Bozukluğu İlişkisi , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Erkekte Meme Büyümesi-Jinekomasti , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Erkekte Cinsel Yetersizlik, Hipogonadizm, Testis Ve Penis Küçüklüğü , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Paratiroid, Paratiroit Bezi Hormonlari Ve Hastalıkları , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Şekersiz Şeker Hastalığı (Dıyabetes Insıpıdus) Ve Çok Su İçme , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Büyüme Hormonu Fazlalığı (Akromegali) Ve Kontrolsüz Büyüme Hastalığı , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Prolaktin Yüksekliği - Prolaktinoma , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Boy Kısalığı Ve Boyu Etkileyen Faktörler , Prof.Dr.Metin ÖZATA
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    23:32
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler