TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kreşte ve Anaokulunda Çalışan Öğretmenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler, İki yaş çocuğun Dik başlılığı (sinir kirizleri) ve Gece Yatak Korkuları

Müslime BİLGİN
İstanbul
Pedagog
1 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 1 Makalesi varİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
 
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 9097,

* Yayın Tarihi : 07-07-2008 - 17:33 (2277 gün önce),

* Ortalama Günde 3.99 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8174 , Kelime Sayısı : 1070 , Boyut : 7.98 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Müslime BİLGİN hakkında söyledikleri:
Değerli Pedagog Müslime Bilgin, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ailelere danışmanlık, gençlere grupla danışmanlık, iki kültür arasında çatışma yaşayan gençlerle sosyal faaliyet çalışmaları ve çeşitli anaokullarına sorumlu müdürlük yapmış bir meslektaşımız. Çeşitli meslek gruplarına ve çalışanlara danışmanlık ve eğitim seminerleri vermektedir. Darülaceze de psikolojik danışmanlık ve Özürlüler müdürlüğünde zihinsel engelli çocuklara Özel eğitim ve ailelere danışmanlık yaptı. Özel eğitim öğretmenlerine danışmanlıklarına ise devam etmektedir. Psikolojik, ruhsal hastalıklar ve tedavi yönte... [DEVAMI..]
(Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 04-07-2008)

Müslime BİLGİN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Kreşte ve Anaokulunda Çalışan Öğretmenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler, İki yaş çocuğun Dik başlılığı (sinir kirizleri) ve Gece Yatak Korkuları

Kreşte ve Anaokulunda Çalışan Öğretmenlerin Dikkatine!

Çocuğun kreşe veya anaokuluna alışma dönemi belli bir süreç gerektirir. Bu alışma evresinde öğretmen ve aile işbirliği içinde olur ve doğru yöntemler izlenirse hem anne ve baba bu süreçten olumsuz etkilenmemiş olur hem de çocuk bu süreçte gönüllü bir şekilde, severek okuluna gidip gelir.

Çocuk kadar anne ve babanın da bu alışma sürecini yaşadığı unutulmamalıdır. Ebeveynler de canlarından daha değerli gördükleri çocuklarını her açıdan güvenli bir yere bıraktıklarından emin olmak isterler. Arkalarında bıraktıkları çocuklar nasıl bir ortamda eğitim görecek? Nasıl bir yerde öğlen uykusunu uyuyacak? Yemeklerin kalitesi nedir? Öğretmenlerin çocuğuna yaklaşımı pedagojik midir? Anne ve babaların zihnini meşgul eden bu ve benzeri soruların yanıtı, en iyi okulda çalışan öğretmen tarafından verilecektir.

Kaygı yoğunluğuyla çocuğunu anaokuluna ya da kreşe bırakan ailelere karşı dikkat etmesi gereken hususlar arasında şunlar sayılabilir;
  • Öğretmen, ailenin kreşle ilgili sorduğu sorulara net cevaplar verebilmeli, kaygı yaratacak ve kafa karıştırabilecek yanıtlardan sakınmalıdır.
  • Aile ilk gün sınıfı, yatak odasını, yemek odası ve benzeri ortamları gezmek istediğinde buna izin verilmelidir. Böylelikle aileler bu ortamları bizzat görerek daha çok tatmin olacaklardır.
  • Gün içinde çocuğun yaşadığı rutin olan ve olmayan durumlar hakkında gün sonu aileye rapor verilmelidir. Öğretmen için önemli olmayan gün içinde yaşanılan herhangi bir olay aile için önemli olabilir.
  • Çocuk gün içinde öğretmeni tarafından iyi takip edilmeli gerekirse notlar alınarak çocuğun gelişiminde görülen herhangi bir aksama aileye bir pedagog tarafından iletilmelidir. Bu durumun çocuğun gelişimi üzerinde nasıl bir etki yaratabileceği açıklanmalı bu konuda ne tür bir çalışma yapılacağı da aileye sunulmalıdır.
  • Gün içinde çocuğun yaşadığı bir olumsuzluk aileye olduğu gibi aktarılmalı, bu aktarımda bilgi eksikliği olmamalıdır. Yaşanılan olumsuzluk, Örneğin; çocuğun düşmesi ve kafasını çarpması sonucu oluşan bir kızarıklıkta öğretmenin ‘’ben görmedim, o anda odada yoktum, bilmiyorum” gibi yanıtlarla işi daha fazla çıkmaza sokmazı ailede, okul hakkında olumsuz yargıların oluşmasına ve öğretmen ile aile arasında güvensiz bir ilişkinin şekillenmesine neden olacaktır.
  • Her ailede yaşanılan olaylar farklıdır bu yüzden pedagojik anlayış ve yaklaşım da farklı olacaktır. Bu sebeple, çocuklar üzerinde görülebilecek ve muhtemelen evden kaynaklanan sorunlar hakkında kurumun pedagogu veya psikologu durumu aile ile paylaşmalı, doğru yöntemi aileye anlatıp, çocuktaki olumsuzluğu gidermenin yollarını aile ile birlikte aramalıdır.
  • Yıl içinde farklı aktivitelere aileleri de katmak ailelerin kuruma alışması, kurumu benimsemesi ve güven duygusu kazanması için önem arz eder. Bu aktiviteler çeşitli olabilir. Örneğin sıra ile aileler temizlik akşamı düzenleyebilir ve hep beraber kreşi veya okulu temizleyebilirler. Ya da aileler çocukları için değişik aktivitelerde ortak çalışma ortamları yaratarak hem çocuklarının gelişimi hakkında paylaşımlar yapma fırsatı bulabilir hem de çocuklarının guruplarında hangi ailelerin çocukları olduğunu görme fırsatını bulabilirler.
  • Ailenin durumu uygun ise haftada bir annenin gurupta öğretmene yardımcı olmasına fırsat vermek de bir başka yöntem olabilir.

Çocuğun ve annenin kuruma alışması için çocuğun başladığı ilk hafta (özellikle de hassas ve anneye bağımlı çocuklarda) annenin de her gün sınıfa gelerek 2-3 saat gurupta çocukla beraber olup hem kendisinin hem de çocuğun okula alışmasını sağlaması gerekmektedir.
· Öğretmen çocuğun bir paket gibi okula bırakılmasına ve alınmasına engel olmalı, bırakma ve alma zamanlarında aile ile sohbet etmelidir.
· İlk haftalar anne, çocuğuyla vedalaşmada zorluk çekebilir bu yüzden öğretmenin empati kurarak durumu anlaması ve anneye güven verecek telkinlerde bulunması önemlidir.
· Aileler neticede çocuklarını bir şey öğrensin, gelişiminde aksaklık olmasın diye okula vermektedirler. Bu bilinçte olan öğretmen, çocuğun her alandaki gelişimini izlemeli ve yaş gruplarına göre çocuğun neyi yapabileceğini ve neyi yapamayacağını iyi bilip ona göre aktiviteler düzenlemeli, çocuklarla ona göre faaliyetlerde bulunmalıdır.



İki yaş çocuğun Dik başlılığı (sinir kirizleri)


1,5 - 4 yaş civarı çocuklar her şeyi kendileri yapmak ve nedenli nedensiz itirazlar ederek
‘’hayır’’ kelimesini sık kullanır. Bu insan hayatında meydana gelen nadir zor evrelerden biridir. Her ne kadar çocuklar arasında farklı davranışlar olsa da biri diğerinden daha uysal daha durgun geçirse de bu evre bütün çocuklar tarafından yaşanan ve anne, babaları, çocukları zor durumda bırakacak bir dönem olabileceği gibi çocuğun sağlıklı gelişimi, bağımsızlığını kazanması ve kendini keşfetmesi için de önemli dönemdir.
Bu dönemde çocuk kendisinin başkalarından bağımsız bir birey, kendi istekleri ve tercihleri olan biri olduğunu keşfeder. Bu evreyi sağlıklı geçirmeyen, kendi kişiliğini keşfetme fırsatı tanınamayan çocuklar daha sonraki evrelerde kurallar koymak, akranları ile sağlıklı iletişim kurmakta zorlanacak ve daha ileriki yaşlarda farklı sorunlar yaşayabileceklerdir.

Buna göre bu yaş gurubu, kendi istediğinde ısrarcı olması ‘’ hayır’’ diyebilmesi anlamlı yada anlamsız itirazlar etmesi olumsuz bir davranış değil bilakis olması gereken o yaş gurubuna uygun doğru bir sinyaldir.

Çocuklar bu dönemde aileleri tarafından doğru yönlendirilirse, bu yaptıklarına rağmen aileleri tarafından kabul görülmek onlarda özgüven ve insanlara karşı güven duygusunu pekiştirmiş olacaklardır.

Bu yaş gurubunda çocuklar başkalarının duygu ve düşüncelerini anlayabilecek durumda değillerdir. Henüz ‘’ ben ‘’ duygusu gelişmeye başlamış ve dünyanın sadece kendi etraflarında döndüğünü düşünüp olayları ona göre algılarlar.

Çocuklar bu yaşta yasaklananları sadece yasak olduğundan yapmazlar. ‘’neden’’ yasak olduğunu kavrayamazlar.

Aileler nelere dikkat etmeli

Ailenin Yanlış bir tutumu çocuğun ve ailenin bu dönemi beklide bundan sonraki evreleri zor geçirecek anlamına gelebilir. Bu yüzden çocukla iletişimde aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir;

- Aileler çocuğun dik başlı tutumlarına veya öfke nöbetlerine mümkün olduğu kadar sinirlenmemeye dikkat etmeleri gerekmektedir,
- Mümkün oldukca cocuga komutlar vermemek. ( yapma, dokunma , cıkma ) gıbı. Bunun yerıne dikkatini başka yöne çekerek yapmasını ıstemediğiğmiz hareketten uzaklaştırmak gerekir. Unutulmamalıdırkı soylenılen olumlu yada olumsuz komutlar çocuğun yaptıgı hareketlerde ısrar etmesini saglayacaktır ve bu hareketını pekıştirecektir..
- Tutumlu olmak izin verilmemesi gereken şeye bazen izin verip bazen izin vermemek gibi tutumsuzluk göstermemek. Ör; bir markette şeker alınmaması gerekiyorsa ve alınmama konusunda karar verilmişse çocuk ısrar etti ağladı diye şekerin alınması
- Anne baba arasında tutumsuz davranış; birinin tamam dediğine diğerinin hayır demesi,
- net sınırların çizilmesi ne zaman neyi yapabilir ne zaman yapamaz bunun çocuğa açık ve net anlatılması. Örneğin; (akşam 5 ten sonra çizgi film seyretmek yok) gibi
- çocuğun isteklerinin ve tercihlerinin ciddiye alınması Örn; ona alınan bir kıyafette onunda fikrinin alınması, ev içi alınacak kararlarda çocuğada haber verilmesi, yaşı uygunsa duruma göre onunda fikrinin alınması
- ısrarcı olmayın Örn; yemek yemek istemiyorsa yada üstünü değiştirmek istemiyorsa biraz zaman tanıyın ve yemeğini döksede küçük yardımlarla kendi yemesini yada üstünü küçük yardımlarla kendi çıkarmasını sağlayarak hem ona küçük sorumluluklar vermiş hemde çocuğunuz kendi işini kendi yapmanın mutluluğunu tatmış olacaktır..

Gece yatakta korkma
Bu dönem ve sonrasında 6 yaş civarlarında Gelişmiş fantezileri ve bazı korkularından dolayı gece korkarak ve ağlayarak uyanabilirler. Ailenin sabırla çocuğun yanına gidip onu sakinleştirmesi ve tekrar yatağına yatırması önemlidir.

Gece yatakta çocukla neden korktuğu konusunda ve korkulacak bir şeyin olmadığını anlatmanın bir anlamı yoktur. Belki bir gece lambası ve korktuğu her neyse onu kovma şekli çocuğa anlatılabilir

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Kreşte ve Anaokulunda Çalışan Öğretmenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler, İki yaş çocuğun Dik başlılığı (sinir kirizleri) ve Gece Yatak Korkuları ile İlgili Kavramlar : gece yatakta korkma, yatmaktan korkma, 2 yaş, 2 yaş dikbaşlılığı, çocukta sinir krizleri
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kreşte ve Anaokulunda Çalışan Öğretmenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler, İki yaş çocuğun Dik başlılığı (sinir kirizleri) ve Gece Yatak Korkuları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Müslime BİLGİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Müslime BİLGİN Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
Henüz yok
Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Çocuklara Kurban Bayramı Nasıl Anlatılmalı Ve Aileler Nelere Dikkat Etmeli? , Sevil YAVUZ
  • Anneler, Evliyken Yalnız Çocuk Büyütmeyin.. , Öznur SİMAV
  • Okula Başlarken Hangi Çocuklarda Daha Çok Uyum Sorunları Yaşanabilir , Gönül BAYALTUN
  • Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi , Emine ERASLAN
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi , Emine ERASLAN
  • Teknolojik Cihazlar Çocukları 10 Kat Fazla Olumsuz Etkiliyor! , Sevil YAVUZ
  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi , Sümeyye BÜYÜK
  • Otururken Ayak Pozisyonunun Önemi.. , Öznur SİMAV
  • Çocuğum Benimle Çok İnatlaşıyor… , Esra İNCE
  • Çocuklarda Diş Hekimi Korkusu , Esra İNCE
  • Davranış Bozuklukları: Yalan Söyleme / Kardeş Kıskançlığı , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Saldırganlık , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Mastürbasyon / Yeme Sorunları , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Enürezis (Altını Islatma) , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Uyku Bozuklukları , Emine ERASLAN
  • Davranış Bozuklukları: Giriş / Otistik Bozukluk , Emine ERASLAN
  • Çocuklar İçin Spor, Etkinlik Ve Faaliyet Kursları , Emine ERASLAN
  • Başarılı & Başarısız Karne Karşısında Aile Tutumları Ve Yaşam Becerisi.. , Öznur SİMAV
  • Okul Öncesi Eğitimin Amaçları ,kapsamı Ve Tarihsel Gelişimi , Nihal EROĞLU
  • Okul Öncesi Eğitimin Önemi , Nihal EROĞLU
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    17:29
    Top