2007'den Bugüne 86,009 Tavsiye, 26,779 Uzman ve 19,114 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Çocuğun Yaşamında Okulun Yeri
MAKALE #12750 © Yazan Psk.Dnş.Ercan TEKİN | Yayın Haziran 2014 | 4,720 Okuyucu
Okula başlama, çocuğun yaşamındaki en önemli adımlardan biridir. Okula başlama çocuk için yeni ve farklı bir çevreye girmek, birey olarak toplumda yer almak, dış dünyayla iletişime girmektir. İlkokul çocuğunun gelişimsel çizgisi içerisinde okula başlama aynen yürüme, konuşma gibi önemli aşamalardan biridir. Her gelişim aşamasında olduğu gibi bu basamakta da bazı uyum sorunları yaşanabilir. Okula alışma döneminin (2-3 hafta) sağlıklı bir biçimde geçirilmesi, çocuğun okula ne kadar hazırlıklı olduğu ile ilişkilidir. Eğer çocuk belli bir bedensel, zihinsel, sosyal olgunluğa erişmiş ise, önemli sorunlar yaşamaz. Yani çocuğun, kendi yaşına uygun bir öğrenme, anlama, kavrama düzeyine, ayrıca ana-babadan ayrılıp okula uyum sağlayabilecek kadar da ruhsal olgunluk düzeyine erişmiş olması gerekir.

Psikolojik olarak evden kopabilme olgunluğu gösteremeyen çocukların, okula uyumları kolay değildir. İlkokula başlamadan önce yeterli sosyal etkileşim deneyimi olmayan, aileye, özelliklede anneye aşırı bağımlı yetiştirilmiş çocukların, ilkokul dönemine sağlıklı bir başlangıç yapamadıkları bilinmektedir. İlkokula uyum dönemini 2-3 haftada atlatan çocukların tepkileri sağlıklı olarak kabul edilir. Uyum dönemi uzar, çocuk bir türlü anneden ayrılmazsa, okula gitmek istemezse, okula gitme saatlerinde karın ağrısı, mide bulantısı, ateş yükselmesi gibi belirtiler gösterirse “okul fobisi” dediğimiz sorunun gelişmekte olduğu düşünülür. Belirtilerin şiddeti ve türü çocuktan çocuğa değişir. Bu sorunu aşabilmenin yolu, kuşkusuz sevecen bir öğretmenin de yardımıyla, çocuğun okula gitmesi için kesin ve kararlı bir tavır sergileyebilmektedir. Okula gidişin ertelendiği günler hatta saatler problemin büyümesine yol açar. Bu nedenle okula gitmeyi reddeden çocuğa karşı net, kesin tavır takınarak, mümkünse problem yaratmayacağı bir aile bireyinin eşliğinde okula hemen devamı sağlamalıdır.

Okula hazır olmanın diğer bir koşulu da çocuğun kendi yaşına uygun zihinsel gelişim düzeyine erişmiş olmasıdır. Eğer bu açıdan ailenin ve öğretmenin bir kuşkusu varsa, vakit geçirmeden ilgili bir uzmana başvurulmalıdır. Erken tanı, erken tedavi, zihinsel gelişimle ilgili engellerde de geçerli olan çok önemli bir ilkedir.

Duruma Alıştırma (Oryantasyon) Hizmetleri

İnsan, yabancısı olduğu bir ortamda ürkek, çekingen ve hareketlerinde tutuktur. Yabancı bir ortamda kişi güvensizdir. Ders yılı başında, okulun yeni açıldığı günlerde eski öğrencilerle okula yeni gelen öğrenciler arasında buna benzer farklılıklar gözlemlenebilir. Eski öğrenciler kendilerini önceden kurulmuş bir arkadaş grubu ve dost çevresi içerisinde bulurlar. Okulu ve onunla ilgili kural ve düzenlemeleri bildiklerinden, daha kendinden emin bir hava içerisinde hareket edebilirler. Yeni öğrenciler ise kendilerini yabancı bir ortam içerisinde bulurlar. Hareketleri ürkek, çevrelerindekilerle olan ilişkilerinde çekingen, biraz da şaşkındırlar. Bu çocuklar için yeni olan bir çok şey vardır. Okul binası yenidir, arkadaş çevresi yenidir, öğretmenler yenidir; hatta dersler kullanılan öğretim yöntemleri ve okulun kuralları yeni olabilir. Okula yeni başlayan öğrenciler tüm bu yeniliklere uyum sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu çocuklar, yeni çevrelerine kısa yoldan uyum sağlamaları için yardıma gereksinim duyarlar. Bu konudaki rehberlik programları, çocuklara sistematik bir biçimde yardım etmeyi amaçlar.

Öğrencilerin yeni okulu, yeni durumu, yeni kişileri ve kuralları sistemli bir biçimde tanımalarına yardım için sunulan Rehberlik programına “Duruma Alıştırma (Oryantasyon) etkinlikleri” denir.

Duruma alıştırma etkinliklerini, okula yeni kaydolmuş öğrencilerin okulu, okul personelini, ders programlarını, okul kurallarını, içerisinde bulundukları okulun olanak ve koşullarını tanımalarını sağlamak için gruplarla yürütülen etkinlikler olarak tanımlayabiliriz.

Yeni duruma girmek demek, ister okula yeni kaydolan bir öğrenci için isterse yeni bir işe giren bir yetişkin için olsun az çok bir tedirginlik ve güvensizlik devresi demektir. Bu tedirginlik ve şaşkınlık devresi kısa da olsa düzenli bir yardımı gerektirir. Yardım edilmediğinde, sonradan daha ciddi uyum sorunları ortaya çıkarabilir. Duruma alıştırma etkinlikleri zamanında yapılmazsa, çocukların okula uyumunu sağlayabilmek için hem okullar hem de aileler, daha fazla emek, zaman ve para harcayacaklardır.

Etkili bir öğretme ve öğrenme ortamının sağlanabilmesi için iki önemli temel koşul vardır: çocuğun kendini içinde bulunduğu gruba ait hissedebilmesi ve onu destekleyici, yüreklendirici bir eğitim ortamı içerisinde yaşayabilmesine olanak sağlayan bir ortam. Okula yeni gelen bir öğrenci kendisini yeni bir kalabalık içerisinde yapayalnız bulabilir. Böyle bir durumda çocuk, kendini “bir gruba ait olmadığı” için gergin hissedebilir. Bu gerginlik ile başa çıkılamazsa, bu durum çocuğun öğrenmesini olumsuz etkiler.


Duruma alıştırma etkinlikleri, Rehberlik ve Psikolojik danışma programını da işler hale getirebilmek için önemli bir ilk adım olma niteliğine sahiptir.

Duruma alıştırma programlarının genel olarak iki temel amacı vardır:

1. Çocuğa, okulu tanıtmak,

2. Okula, çocuğu tanıtmak.

Yeni öğrenci okulu tanıyarak yeni duruma uyum sağlamaya çalışırken, okulda çocuklardan sorumlu olan eğitimciler çocuğun niteliklerini, yeteneklerini, ilgi ve gereksinimlerini tanıma fırsatı bulmuş olurlar. Ancak bu karşılıklı tanışma sonucunda, okul çocuğun özelliklerine uygun eğitim ortamları ve etkinlikleri düzenler; çocuk da okul için gerekli olan gerekli uyum sürecini daha kısa sürede tamamlayabilir.


İyi Bir Duruma Alıştırma Programında Aşağıdaki İlkelerin Çoğu Ya Da Hepsi Rol Oynar:

 Duruma alıştırma programı bütün yeni öğrencilere ulaşabilmelidir. Çünkü her yeni öğrenci, yeni duruma uyum sağlamak zorundadır ve bunun çabası içerisindedir. O halde her yeni öğrencinin, bu programa gereksinimi vardır. Duruma alıştırma etkinlikleri genellikle, birinci sınıfa yeni kayıt olan öğrencilerle ders yılının ilk haftasında yapılmakla beraber, ders yılı içerisinde okula yeni nakledilmiş ara sınıflardaki öğrencilerinde buna gereksinimi vardır.

 Duruma alıştırma programı okulun sürekli bir etkinliği olmalıdır. Özellikle yeni öğrencilerin yeni duruma alışması, hemen okulun ilk haftasında ya da okulun ilk gününde yapılan konuşmalar ve geziler ile sağlanamaz. Bazı durumlar vardır ki, öğrencileri ders yılının ortalarına kadar izlemeyi ve onlara yardım etmeyi gerektirebilir. İlgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitsel kol ve klüp etkinliklerine katılma, ders çalışma yöntem ve tekniklerini öğrenme gibi etkinlikler bu duruma örnek olabilirler.

 Duruma alıştırma programı, etkinliklerin tümü ayrıntılı biçimde bir program doğrultusunda yürütülmelidir. Duruma alıştırma etkinliklerinden her birinin, ne zaman, nerede ve hangi eğitimciler tarafından yapılacağı planlanmalıdır. Bunun yanı sıra, bu etkinliklerin hangi gruplarla ve ne zaman yapılacağı da önceden belirlenmelidir.

 Duruma alıştırma programı, çok çeşitli etkinlikleri içermelidir. Bu etkinlikler az sayıdaki öğrenci gruplarıyla yapılmaktadır. Ancak yine de, her öğrencinin uyum sorunu kendine özgüdür. Bu nedenle etkinliklerin, her öğrenciye kişisel olarak seslenebilecek biçimde çeşitlilik ve zenginlik içermesi istenir. Bazı öğrenciler, okulda planlı olarak uygulanan duruma alıştırma programına rağmen uyum problemleri yaşamaya devam edebilirler. Bundan dolayı, program hazırlanırken RPDM tarafından bu gibi öğrenciler için gerekli önlemler alınmalıdır.

 Tanıma, öğrenme ile ilgili ortak problemler, duruma alıştırma etkinliklerinin ağırlık merkezi olmalıdır. Her bireyin problemi kendine özgü olmakla birlikte, bu problemlerin ortak yanları vardır. Duruma alıştırma etkinlikleri, bu ortak tarafları ele alarak harekete geçmelidir.

 Eğer yeni öğrenciler hakkında, geldikleri okullarca toplanmış bilgiler varsa onlar da elde edilmelidir. Bu sayede, aynı bilgileri elde etmek için zaman ve emek kaybının önüne geçilmiş olur. Böylelikle Rehberlik ve Psikolojik Danışma çalışmalarına öğrenci ile ilgili ön bilgiler alınmış olarak başlanır.

 Yeni öğrencilerin öğretmenleri, duruma alıştırma etkinliklerinde önemli bir yer alırlar. Duruma alıştırma etkinlikleri, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezinin ve öğretmenlerin birlikte çalışarak yürüttükleri etkinliklerdir. Bu etkinlikler yoluyla, öğretmenler ve Rehberlik ve Psikolojik Danışma Uzmanları arasında içten bir ilişki kurulabilir. Bu da Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezinin, yıl içerisinde yapacağı çalışmalarda, öğretmenlerden destek alabilmesini kolaylaştıracaktır.

 Duruma alıştırma etkinliklerinde üst sınıf öğrencilerinden de yararlanılmalıdır. Yeni öğrenciler kendileri gibi öğrenci olan bu abla ve ağabeylerle daha çabuk kaynaşabilir, onlar yolu ile bir çok şeyi daha rahat öğrenebilirler. Üst sınıf öğrencilerinin bu programda yer alması onlar için eğitici olabilir. Yeni öğrencilerin de okula uyumunu kolaylaştırır.

Çocuğun Okula Kolay Uyum Sağlayabilmesi İçin Ailelerin Yapabilecekleri :

 Çocuğun yaşı ve gelişim özellikleri dikkate alınarak, ona evde bazı sorumluluklar ve görevler verilebilir. Böylelikle çocuk, okula gelmeden önce sorumluluk almayı öğrenir ve kendine olan güveni artar. Çocuğun, okulun gerektirdiği becerileri, davranışları geliştirebilmesi ve okulun kurallarına uyabilmesi, onun okula başlama olgunluğu ile yakından ilişkilidir.

 Çocuğun okula başlamadan önce hangi okula gideceğini bilmesi, okulunu görmesi ve öğretmenleri ile tanışması yararlı olacaktır.

 Okul hazırlıklarının ailece yapılması, okula başlama sürecinin başladığını çocuğa ifade eder ve çocuk kendisini sürecin dışında değil de içerisinde hissetmeye başlar.

 Çocuğa açık, basit ve anlaşılır bir dil ile okul kavramı ve okul yaşantısı hakkında bilgi verilmesi gerekir. Çocuğun okul yaşantısı hakkında abartılı, yanlış ve eksik bilgiler edinmemesine özen gösterilmelidir. Ayrıca çocuğa, okula gelmeden önce, okulda karşılaşabileceği sorunlar ve bu sorunların üstesinden nasıl gelebileceği konusunda bilgi verilmelidir. Çocuk, okula başladığında kendisine anlatılanlarla, kendi okul deneyimleri arasında çelişkiler olduğunu görürse, bu onun okula uyumunu güçleştirir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğun Yaşamında Okulun Yeri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Ercan TEKİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Ercan TEKİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ercan TEKİN Fotoğraf
Psk.Dnş.Ercan TEKİN
Kocaeli
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi14 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Ercan TEKİN'in Yazıları
► Liderlik ve İş Yaşamında Yöneticilik Psk.Esra BAYRAKTAR SÜNGÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,114 uzman makalesi arasında 'Çocuğun Yaşamında Okulun Yeri' başlığıyla benzeşen toplam 39 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuklarda Cinsel Gelişim Aralık 2014
► Örgütsel Davranış Haziran 2011
► Yaşam Koçluğu Haziran 2011
► Aile Sistemi ve Sağlığı Haziran 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:06
Top