2007'den Bugüne 73,924 Tavsiye, 24,489 Uzman ve 16,736 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Davranış Bozuklukları: Giriş / Otistik Bozukluk
MAKALE #12859 © Yazan Emine ERASLAN | Yayın Temmuz 2014 | 1,915 Okuyucu
Davranış Bozuklukları: Giriş

Çocukta ruhsal gelişim bağımlılıktan bağımsızlığa, bencil davranıştan işbirliğine doğru gelişir. Yetenekleri yalından karmaşığa, genelden özele doğru ilerleme gösterir. Davranışları tutarsızlıktan tutarlılığa doğru gelişir. Ölçüsüz duygusal tepkilerden daha dengeli tepkilere doğru adım atar. Geliştikçe dürtü ve eğilimlerini dizginleyerek çevre gerçeklerine göre davranmayı öğrenir. Somut düşünmeden soyut ve mantıklı düşünmeye yönelir. Oyundan, öğrenmeye ve yaratıcılığa geçer. Ana, baba ve kardeş ilişkisinden toplumsal ilişkilere geçerek çevresini genişletir.


Gelişme dönemleri birbirinden kesin sınırlarla ayrılmazlar. Alttaki yapı taşlarının sağlamlığı ve düzgünlüğü tüm yapının dengeli olarak yükselmesini güvence altına alır.


Davranış bozukluğunun temel özelliği, o yaş için uygun olduğu kabul edilmiş kuralların sürekli olarak çiğnenmesidir. Davranış bozuklukları çocuğun çeşitli ruhsal ve bedensel nedenlere bağlı olarak iç çatışmalarını davranışına aktarması sonucu ortaya çıkar. Başka bir deyişle bu çocukların çevreleriyle ilişkileri sürekli olarak gergin ve sürtüşmelidir. Birçok faktör davranış bozukluğunun oluşmasında etkilidir, tek bir nedenden bahsetmek zordur.


Burada (bundan sonraki bölümlerde -yayıncının notu) sık karşılaşılan bazı davranış sorunları kısaca ele alınacaktır.



Davranış Bozuklukları: Otistik Bozukluk

Otizm nedir?


Otizm, yaşam boyu süren sosyalleşme, dil, iletişim becerilerini ve ilgi alanlarını etkileyen bir gelişim bozukluğudur. Yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkar. Otizm bireyin dış dünyadaki uyaranları algılamasını, aldığı bilgileri düzenleyip kullanmasını etkileyen bir bozukluktur.


Belirtileri neler olabilir?


Sosyal İlişkilerde Güçlük

Göz teması kurmamak,
Seslendiğinizde dönüp bakmamak,
Sanki işitmiyor gibi davranmak,
Yaşıtları ile uygun iletişim kuramamak, birlikte oynamamak,
Tek başına olduğu etkinlikleri tercih etmek, başka bir dünyadaymış gibi davranmak,
Olaylara, başkalarının sevinç ve üzüntülerine tepkisiz kalmak,
Kendi duygularını paylaşmamak,
Toplum kurallarını anlama ve uygulamada güçlük çekmek,
Başkalarının yüz ifadelerini anlamamak gibi.

İletişimde Zorluklar

Konuşmanın gecikmesi veya gelişmemesi,
Garip ve manasız, tekrarlayın, basmakalıp ve tekdüze konuşmak, karşılıklı konuşmayı başlatmamak veya devam ettirmemek,
Beden dilini ve mimikleri anlamada ve kullanmada zorluk çekmek,
Taklit becerilerini kullanmamak,
Duyuları farklı algılamak, örneğin sese, ışığa, dokunmaya olağan dışı tepki vermek, tehlikeyi algılayamamak.

Sınırlı ve Tekrarlayıcı Davranışlar

Çoğu zaman tek ve sınırlı bir ilgi alanına sahip olmak, bir konu yada nesneye odaklanıp diğer hiç bir konuyla ilgilenmemek,
Değişikliklere direnç göstermek, günlük yaşamdaki alışkanlıklarına aşırı bağlı olmak,
Anlamsız sözcükleri üst üste tekrarlamak, sen ve ben’i karıştırmak,
Sallanmak, kendi etrafında dönmek, el parmaklarını gözünün önüne getirip oynatmak, el kol çırpmak gibi anlamsız, yineleyici hareketler yapmak,
Oyuncakların dönen parçalarına, açılır kapanır kapılara, hızlı dönen nesnelere aşırı bağlanmak.
Yukarıda anlatılan özellikler 3 yaşının altında ve konuşmaya başlamamış olan çocuklarda gözlenir ise, anne ve babanın otizmden şüphelenmesi ve hiç vakit geçirmeden bir uzmana danışmaları gerekir.

Otizm nedenleri nelerdir?


Bugüne kadar yapılmış ve halen devam etmekte olan yoğun araştırmalar ve çalışmalar, ne yazık ki otizmin kesin nedenini ortaya çıkaramamıştır. Temelde uzmanların birleştiği nokta, beyinde nörolojik veya biyolojik bir farklılık olduğu yönündedir. Otizmin beynin yapısındaki organik farklılık ya da bozukluktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Yani kaynağı psikolojik değil nörolojiktir. Genetik nedenler, yapısal nedenler, doğum öncesi veya doğum sonrası nedenlerle birlikte görülebilir. Genetik olabileceği yolundaki düşünceler son yıllarda ağırlık kazansa da bugüne kadar neden olan geni saptamak mümkün olmamıştır.


Otizmin ağırlığını ve seyrini hangi etkenler belirler?


Zeka düzeyi en önemli etkenlerden biridir. Otistik çocukların önemli bir kısmında zeka problemi varken, bir kısmı normal, az bir kısmı da üstün zekalıdır. Son grupta hastalık daha hafif ve daha iyi seyredebilir.İkinci önemli etken, konuşmaya başlama yaşıdır. Genellikle 5 yaş dolaylarında konuşmaya başlamış olmaları olumludur. Bunlar dışında olumlu çevre koşulları,aile içi etkileşimin iyi olması, erken tanı ve özel eğitimin erken başlaması önemlidir.

Otizm bulguları özellikle ilerleyen yaşla birlikte dalgalanma gösterir. Bazen kısmi düzelmeler ve kötüleşmeler izlenir. Otizm tümüyle düzelmez, ama özellikle atipik formlarında iyiye gidişler vardır.

Otizmin tanısı nasıl konur, tedavi yöntemleri nelerdir?


Otizmi olan çocukların dış görünümleri diğer çocuklardan farklı değildir. Çoğunun herhangi bir fiziksel engeli yoktur, ancak davranışları farklıdır. Dolayısıyla otizmin tanısı laboratuvar sonuçları ve tıbbi testlerle konulamaz. Tanı, uzman kişiler tarafından çocuğun gözlenmesi, gelişim testlerinin yapılması ve ebeveynlerine çocuğun gelişimi hakkında sorulan soruların yanıtları değerlendirilerek konulur. Genelde otizmin tanısı 15 aylıktan itibaren konulabilir. Erken yaşta tanı konması bir an önce eğitimin başlaması açısından önemlidir.

En gerekli ve en iyi tedavi eğitimdir. Otizmin tedavisi konusunda yapılan bir çok çalışmanın sonucuna göre en iyi tedavinin eğitim olduğu anlaşılmıştır.
Erken dönemde konulan tanı ve erken eğitimle, istenmeyen davranışlar kısıtlanır, iletişim ve günlük yaşam becerileri geliştirilir, çocukların bağımsızlıkları artar. Bu çocuklar aile ve sosyal yaşamın içinde bağımsız birer birey olarak yerlerini alabilirler.

Tedavi ve eğitim yaklaşımları


A- Özel eğitim: Otistik çocukların tam bağımsız olmaları yada en az bağımlı hale getirilebilmeleri için gerekli ve yaşına uygun öz bakım, zihinsel, sosyal ve iletişim becerilerini kazanmaları, akranlarına benzer seviyeye gelebilmeleri için verilen eğitimdir.


B. Konuşma ve dil terapisi: Konuşma ve dil terapisi, otistik özellikleri olan çocuklara konuşma ve konuştukları dili kurabilme becerisini geliştirmek, düzeltmek, hızlandırmak ve ilişki kurabilmelerini sağlamak için verilen eğitimdir.


C. Uğraşı terapisi: Denge ve koordinasyon, kaba ve ince motor kaslarının geliştirmek için uygulanan terapidir. Duyu organıyla algıladıkları mesajları birleştirerek, anlamlı biçimde kullanabilmelerine olanak sağlayan, Duyu Bütünlemesi Terapisi de bu grupta yer alır.


D. Aileye destek: Aileleri iyi tanımak, onların çocukları ile ilgili çelişkili duygularını paylaşmak ve destek vermek önemlidir.


E. Davranış değiştirme teknikleri: Ebeveyn ve öğretmenlere davranış değiştirme stratejileri öğretilir.


F. Mesleki eğitim ve destek: Son 10 yılda ilerlemeler söz konusudur. Bağımsızlıklarını artırmaya yönelik çalışma eğitimi almaları uygundur.


Prof. Dr. Meral Özmen | Uzm. Ped. Emine Eraslan
Annelere Öğütler | Prof. Dr. Ömer Devecioğlu | İstanbul Tıp Kitabevi 2008 | Sayfa 86 – 102
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Davranış Bozuklukları: Giriş / Otistik Bozukluk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Emine ERASLAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Emine ERASLAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Emine ERASLAN Fotoğraf
Emine ERASLAN
İstanbul
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Emine ERASLAN'ın Yazıları
► Davranış Bozuklukları Psk.Neşe GÜNEY
► Çocuklarda Davranış Bozuklukları Psk.Selin ALKIŞ AYTEN
► Çocuklarda Davranış Bozuklukları Psk.Çağdaş YALÇIN
► Çocuk ve Ergenlerde Davranış Bozuklukları Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,736 uzman makalesi arasında 'Davranış Bozuklukları: Giriş / Otistik Bozukluk' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:03
Top