2007'den Bugüne 75,554 Tavsiye, 24,796 Uzman ve 17,005 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Davranış Bozuklukları: Uyku Bozuklukları
MAKALE #12860 © Yazan Emine ERASLAN | Yayın Temmuz 2014 | 1,842 Okuyucu
Çocuklarda uyku bozuklukları neden olur?

Uyku, yaşam süresinin 1/3 ‘ünün geçtiği ve organizmada kendine özgü aktivitelerin oluştuğu bir süreçtir.


İlk üç aydan sonra çocuğun uyku şekli çevre faktörlerinden daha çok etkilenmeye başlar. Anne yoksunluğu ile çocuklardaki uyku bozukluğu arasında bağlantı vardır. Bebeklik çağında uyku bozuklukları genellikle ayrılık sıkıntısının bir belirtisi, daha sonraki çocukluk döneminde ise, daha çok saldırgan dürtülerin kontrolünü kaybetme korkusudur. Fiziksel rahatsızlıklar, mide barsak ile ilişkili yakınmalar, ağrı gibi faktörlerin de uykuya etkili olacağı tabiidir. 2-3 yaşlarında uykuya dalma korkusu, kabus (karabasan) görülmeye başlar. Uykuya dalma korkusu rüya ve gerçeği ayırt edemeyen çocukta gelişebilir. Uykuya dalmakta güçlük çekenlerde sebep, okul öncesi çağda ölüm kavramını tam anlayamayan çocuğun uyuyup uyanamama endişesi olabilir. Kendi saldırgan dürtülerinin ölümle cezalandırılacağını düşünerek uyumaktan korkabilirler.


Ayrıca 2-6 yaş dönemde çocuk, anne babasının odasına girebilmek için çeşitli nedenler yaratarak uykusunu bölebilir.



Çocuğun gece uykusunda yaşadığı korkular nasıl ortaya çıkar?


Gece korkuları


Bebeklik dönemini aştıktan sonra, çocuk dört yaş civarına geldiğinde gece korkuları başlayabilir. Gece korkuları, genellikle çocuk uykuya daldıktan bir-iki saat sonra ortaya çıkar. Çocuk çığlık atarak kalkıp yatakta oturur, korkulu gözlerle etrafa bakar, ter içindedir, kalp atışları hızlanır, derin derin soluk alıp verir, ağlama, aşırı ajitasyon, saldırganlık olabilir. Sabahleyin hatırlamaz.


Gece korkusu tüm çocukların %3′ünde, 3-10 yaşlarında olur. Erkek çocuklarda 5-7 yaşları arasında sık görülür. Gece terörünün başlangıcı sıklıkla ruhsal bir travma sonucudur.


Çocuk gece korkuyla uyandıktan sonra, anne-baba ona yeterince sevgi göstermeli ve sakinleşmesini sağlamalıdır. ” Yine neden korktun, korkacak bir şey yok ki, hadi uyu bakalım” tarzındaki konuşma ve yaklaşımlar çocuğu sakinleştirmez, daha da hırçınlaştırır. Bu yüzden anne-baba korkan çocuğa şefkatle yaklaşarak onu sakinleştirmelidir. Uyuyana kadar çocuğun yanında kalmak çocuğa güven duygusu verir. Bazen çocuk çok korktuğu gecelerde yatağında yatmak istemez ve anne-babasının yatağına gitmek ister. Çocuğu daha fazla örselememek için, çocuk uyuyana kadar anne-babanın yanına alınmalı ama sabaha kadar yatmasına izin verilmemeli, uyuduktan sonra tekrar yatağına geri yatırılmalıdır.


Bu yaklaşımlar, çocuğun gece korktuğu zaman, onu sakinleştiren ve yeniden uykuya geçmesini sağlayan davranışlardır. Ama asıl sorunu öğrenip gidermeden çocuğun gece korkulan bitmez. Çocuk korkulu bir rüya gördüğünden dolayı da korkuyla uyanabilir, iç dünyasının huzursuzluğundan dolayı da. Bu huzursuzluğun kaynağı araştırılıp bulunmalıdır. Çocuğa yatmadan önce korku filmleri izletilmemeli, yanında onu korkutacak konuşmalardan kaçınılmalıdır.


Gece korkuları, çocuğun yaşı büyüdükçe kendiliğinden geçebilir. Ama çok aşırı durumlarda tedavi gereklidir.


Kabus(Karabasan)


Çocukların 1/5′inde görülür. Gündüz aşırı heyecanlanmalarla ilgili olabilir. Çocuk ağlayarak uyanır, huzursuz olur. Normal REM uykusu sırasında görülen ayrıntılı, hoşnutsuzluk veren korkutucu rüyalardır. Çocuk uyanınca rüyasını hatırlayabilir. Çevresindekileri tanır, sonra tekrar uykuya dalar. En çok 4-6 yaş arasında görülür. Gün boyu korkular nedeni ile oluşan kaygı gece de devam eder. Sıklıkla 4-6 yaşta odipal çatışmanın ürünü olan karabasanlar görülür. 6-11 yaşlarda olgunlaşan ego, çatışmalarla daha iyi başa çıkma yolları bulur, bu nedenle karabasan ve diğer uyku bozuklukları azalır. Aileden kopma tehdit olarak algılanıp karabasan şeklinde ortaya çıkar. Karabasanda ha-lüsinasyon yoktur, rüyasını hatırlar. Karabasan kısa sürer (1-2 dakika). Gece korkusu 15-20 dakikadır. Ayırım iyi yapılmalıdır.



Çocukta uyuma güçlüğü neden olur?


Çocuklarda uyku sorunları genellikle 2 yaş civarında başlar. En sık görüleni de uyuma güçlüğüdür. Erkeklerde daha fazladır.Çocuklardaki uyuma güçlüğünün belli başlı nedenleri şunlardır:


Anne, baba aşırı hoşgörülüdür. Çocuk uyumamak için türlü bahaneler bulur. Onlar da her dediğini yaparlar. Böylece her akşam evde bir kargaşa yaşanır, sinirler bozulur.

Aile aşırı disiplincidir. Çocuk bu katı tutuma tepkisini uykuya direnerek gösterebilir.
Çocuğun odası rahatça uyumaya elverişli değildir. Ev aşırı gürültülü ve havasız olabilir.
Baba eve geç geliyorsa, çocuk onunla daha çok birlikte olabilmek için uyumaz.
Çocuk gündüz uykusunu alır ve gece daha az uyur.
Bazı dönemlerde çocuklarda uyku bozuklukları sıktır. Örneğin yeni yürümeye başlayan çocukların uyku düzeni bozulmaktadır.
Çocuğun odasının yada yatağının değiştirilmesi uyuma güçlüğüne neden olabilir.
Kimi çocukların günlük uyku gereksinimi azdır. Sabah geç kalkan çocuğun akşam erkenden uykusu gelmez.
Çoğu evde, akşam saatleri yaşanan canlılık çocuk için çekicidir. Televizyon seyredilir. Çocuk bu her zaman bulamadığı ortamdan ayrılmak istemez.
Kimi çocuk uyumayı annesinden ayrılma olarak değerlendirir ve bunun sıkıntısını duyar. Bu daha çok aşırı anneye bağımlı çocuklarda görülür.
Çocuk enerjisini bir biçimde boşaltmalıdır. Bunun da en iyi yolu türlü oyunlardır. Hareketli oyunlar, koşma, top oynama vb. çocuğun enerjisini boşaltarak sakinleşmesine yol açar. Eğer çocuk gündüz oynadığı oyunlarla boşalmamışsa, uykuya dalmada güçlük çekebilir. Ancak uyku saatine yakın oynanan hareketli oyunlar da çocuğun uykusunu kaçırır.
Aşırı sıcak ve soğuk rahat uyumaya engeldir. 17 “C’nin altı ve 24″C ‘nin üstü uyku için uygun değildir.

Çocuğun saatinde uyuması için ne yapılabilir?


Müzikli bir oyuncağı uyku saatinde çaldırıp, çocuğu belli bir saatte uykuya şartlandırmak mümkündür. Kısa bir masal yada müzik çocuğu rahatlatarak uykuya geçmesini sağlayabilir.

Karanlıkta uyumayan çocuklar için gece lambası şarttır. Böylece ışığı yanık bırakmak zorunda da kalınmaz.
Çocuğun kapısını yarı açık bırakmak da yalnız kalmak istememeye bir çözüm olabilir.
Uyumadan önce içirilen sade veya ballı ılık süt uykuya dalmayı kolaylaştırır.
Siz nasıl sıkıntılı iken uyuyamazsanız, çocuk da uyumaz. Onun oyun gereksinimini tatmin edip rahatlatın. Eğer siz yada eşiniz ona yeterince zaman ayıramıyorsanız, yatağın başında bir süre kalarak, sakinleşmesini ve kendini güvenli hissetmesini sağlayın. Yalnız dikkat edin, bu iş fazla uzamasın.

Çocuk anne-babanın yatağında yatmak isterse neler yapılmalıdır?


Buna izin vermeyin. Bazı çocuklar uyumadan önce veya gece yarısı uyanarak anne ve babalarıyla yatmak isterler. Kısa bir süre için böyle bir şey yapmanız ileride büyük sorunlara yol açabilir. Sizinle birlikte yatması çocukta cinsel uyarılar yapabilir.

Yine, anne, babalarıyla yatan çocuklarda anne- babaya aşırı bağımlılık görülür.
Yatağınıza gelmek isteyen çocuğu azarlamadan kendi yatağına götürün. Eğer sakin değilse bir süre onunla ilgilenip, konuşarak sakinleşmesini sağlayın.

Çocuğun uyku gereksinimi nedir?


Her çocuğun uyku gereksinimi farklıdır. 9 aydan 3 yaşa kadar ortalama 11-12 saat gece uykusu, 2-3 saat de gündüz uykusu (öğleden sonra) yeterlidir.

Çocuğun sağlıklı gelişebilmesi için yeterince uyuması şartür. Bazı hormonlar uykuda artar, bazıları azalır. Örneğin büyüme hormonu salgılanması uykuda artar ve bu nedenle uyku büyüme üzerinde olumlu rol oynar.

Uyku derinliği her çocukta aynı mıdır?


Uyku derinliği çocuktan çocuğa büyük farklılıklar gösterir. Kimi çocuk en ufak gürültüde uyanırken, kimisi sesten hiç etkilenmez.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Davranış Bozuklukları: Uyku Bozuklukları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Emine ERASLAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Emine ERASLAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Emine ERASLAN Fotoğraf
Emine ERASLAN
İstanbul
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Emine ERASLAN'ın Yazıları
► Uyku Bozuklukları Psk.Edagül DURSUN
► Uyku Bozuklukları Uzm.Psk.Gonca RASLAYAN
► Çocuklarda Uyku Bozuklukları Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI
► Davranış Bozuklukları Psk.Neşe GÜNEY
► Çocuklarda Davranış Bozuklukları Psk.Selin ALKIŞ AYTEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,005 uzman makalesi arasında 'Davranış Bozuklukları: Uyku Bozuklukları' başlığıyla benzeşen toplam 33 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:03
Top