TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



KAS BİYOKİMYASI

Betül APAYDIN Fotoğraf
Vet.Hek.Dr.Betül APAYDIN
Van
Veteriner Hekim
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 10 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirKişisel Bilgileri MevcutTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 125,

* Yayın Tarihi : 14-07-2008 - 13:41 (46 gün önce),

* Ortalama Günde 2.72 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8405 , Kelime Sayısı : 1034 , Boyut : 8.21 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Vet.Hek.Dr.Betül APAYDIN hakkında söyledikleri:
betul hanım alanında sozde degıl özde bir uzman yanlız biyo kimya degil çok iyi bir veteriner hekimdir ikili ilişkileride iyi olan iyi bir çalışma arkadaşıdır betül hanımla çalıştıgımız zoonoz hastalıkların koruma ve kontrolü adlı projede 11 ay boyunca ne kadar başarılı bir uzman oldugunu hepimize gösterdi ve bizide daima çalışmaya sevk etti çok çalışkan bir bilim adamıdır gerçekten onunla çalışabilmek çok güzel ve insanlara çok faydası olabilecek çalışmaktan yılmayan bilime birşey katma adına bütün mesaisini sarf edebilecek fedakar bir arkadaşımızdır
(serkan, Arkadaş/Tanıdık, 15-07-2008)

Vet.Hek.Dr.Betül APAYDIN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
KAS BİYOKİMYASI

KAS BİYOKİMYASI


İnsan organizmasındaki kas hücreleri; iskelet kası, kalp kası ve düz kas olmak üzere üç temel tipe ayrılmaktadır.

İskelet Kası

Toplam vücut ağırlığının yaklaşık yarısını iskelet kasları oluşturmaktadır. İskelet kaslarının kasılması, adından da anlaşılacağı gibi iskeleti oluşturan kemiklerin eklem bölgelerinden hareketini sağlamaktadır. Bir iskelet kası kitlesi, kas hücresi veya lifi adı verilen hücre grubu ve bağ dokusundan oluşmaktadır. İskelet kası hücreleri uzun, silindirik şekilde ve çok sayıda nukleus içermektedir. Hücrelerin içinde, zar yapısındaki tübül sistemi olan sarkoplazmik retikulum (kas hücresindeki özelleşmiş düz endoplazmik retikulum) ile çevrelenmiş, myofibril adı verilen çok sayıda silindirik yapı bulunmaktadır. Myofibriller, iskelet kasının kasılma mekanizmasında görev alan fonksiyonel birimlerdir. Uzunlamasına incelendiklerinde, sarkomer adı verilen çok sayıda bölmelere ayrıldıkları görülür.

Miyofibril kasılma işini yapan en küçük birimdir. Yapısını, ince ve kalın filament olarak tanımlanan, protein yapısında myoflamentler oluşturur. Myoflamentlerin yerleşim düzeni, iskelet kas hücrelerine mikroskop altında çizgili görünüm kazandırmaktadır. Sarkomeri oluşturan kalın flament miyozin molekülünden, ince flament ise aktin, tropomiyozin ve troponin olmak üzere üç proteinden oluşmaktadır. İnce flamentler sarkomerin iki ucunda, kalın flamentler ise orta bölgede yerleşmiştir. Sarkomerin her iki ucunda yerleşmiş olan ince flamentlerin başlangıç bölgeleri Z çizgisi olarak tanımlanmaktadır. İki Z çizgisi arası, sarkomer boyunu belirler. Kas hücreleri kasılırken tüm sarkomerlerin Z çizgileri birbirine yaklaşarak sarkomer boyları kısalır. Kısalmanın nedeni ince ve kalın flamentlerin birbirleri üzerinden kaymasıdır. Kayma sırasında merkezdeki kalın flamentler sabit dururken, ince flamentler kalın flamentlere doğru hareket etmektedir İnce flamentlerin kalın flamentlere doğru çekilmesiyle Z çizgileri birbirine yaklaşır ve sarkomer boyu kısalır. İnce ve kalın flamentlerin bu şekilde aktive olup kayma işlevini yapabilmeleri için önce kas hücrelerinin uyarılarak zarlarında aksiyon potansiyelinin oluşması gerekmektedir. Uyarılmayı takiben kasılmanın oluşması, uyarılma ve kasılma gibi iki farklı mekanizmanın birbiriyle eşleşmesine bağlıdır. Uyarılma ile kasılma arasındaki eşleşme Ca2+iyonları tarafından yapılmaktadır. Ca2+iyonları sarkoplazmik retikulumun tübül sisteminde depo edilmiş halde bulunur. Hücre zarında oluşan aksiyon potansiyeli, sarkoplazmik retikuluma ulaştığı zaman, kalsiyum iyonları buradan serbestleşerek ince flamentlerin yapısında bulunan troponin molekülüne bağlanır. Bağlanmayı takiben ince flamentler kalın flamentler üzerinden kayar ve kasılma gerçekleşir. Bu arada ATP molekülünden yüksek enerjili bir fosfat bağı koparılarak ATP molekülü ADP (adenozin difosfat)'ye dönüştürülmektedir. Kasların gevşemesi sırasında kalsiyum iyonları aktif taşınma ile sarkoplazmik retikuluma geri alınır. Bu nedenle gevşeme sırasında da ATP tüketimi ve enerji sarfı vardır.

İskelet kaslarının kasılmaları sırasında kalsiyum iyonlarının önemi nedir?

İskelet kaslarında uyarılar, nöronlar (sinir hücreleri) tarafından oluşturulur. Diğer bir deyişle, iskelet kasları sinirsel impuls (uyarı) olmadıkça kasılamazlar. Kaslarda aksiyon potansiyeli oluşturup kasılmayı başlatan nöronlara "motor nöronlar " adı verilmektedir. İskelet kaslarının motor nöronlarındaki zedelenmeler bu kaslarda atrofi ve felce neden olur. Motor nöronlar bir iskelet kas lifi üzerinde sinir kas kavşağı adı verilen özelleşmiş bir bölgede sonlanırlar. Sinir hücrelerinin akson adı verilen uzantıları, kas hücresi zarının kalıplaşıp, girintili-çıkıntılı bir yapı gösterdiği ve motor son plak adı verilen bölgesinde, bu bölge ile arasında 20-50 nm bir açıklık kalacak şekilde sonlanır. Akson sonlanmaları yumru görünümünde olup içlerinde çok sayıda kesecikler bulundururlar. Kesecikler sinir hücresindeki uyarının kas hücrelerine aktarılmasında aracılık eden asetilkolin maddesini içerirler. Sinir hücresinden kas liflerine uyarı geçişi kısaca şu şekilde açıklanabilir: Motor nöronun akson ucuna ulaşan aksiyon potansiyeli, keseciklerdeki asetilkolinin ekzositoz ile serbestleşmesini sağlar. Daha sonra asetilkolin, kas lifi zarında bulunan kendine özel reseptörlere bağlanarak zarı Na+ iyonlarına karşı geçirgen kılar ve aksiyon potansiyelini başlatır.

Kalp Kası (Myokard)

İskelet kasları gibi çizgili görünümde olan kalp kası, fonksiyonu ile özdeş bazı farklı önemli özelliklere sahiptir. Bunlardan birincisi; hücrelerin dallanmalar göstermesi ve belli bölgelerde özelleşmiş yapılar aracılığı ile birbirlerine bağlanmış olmasıdır. Bağlantı bölgeleri, bir hücredeki aksiyon potansiyelinin diğer bir hücreye kolayca geçişini ve tüm kalp kasına yayılmasını sağlar. Böylece kalp kasını oluşturan liflerin aynı anda kasılması ve kalbin etkin pompa görevini yerine getirmesi mümkün olmaktadır. Kalp kasının ikinci ve en önemli özelliği, kendi uyarılarını kendisinin oluşturması ile ritmik kasılmalar yapmasıdır. Diğer bir deyişle kalp kası bir otonomiye sahiptir ve uyarabilmesi için iskelet kaslarında olduğu gibi sinirsel impulsa gereksinmesi yoktur. Bu amaç doğrultusunda kalp kasının bazı hücreleri özelleşerek aksiyon potansiyelini doğuran ve ileten bir sistem oluşturmuştur. Bu sisteme kalbin uyarı ve ileti sistemi adı verilmektedir. Kalp kasının bu özelliğine bağlı olarak, örneğin, bir kurbağanın kalbi izole edilip, beslenmesini sağlayan uygun bir sıvı ortamı içine bırakıldığında, vücut dışında da ritmik kasılmasına devam eder. Kalp kasında kasılmaların başlaması için sinirsel impulsa gereksinim yoktur fakat kalp kası sinir sisteminden bağımsız bir organ değildir. Kalp kası otonom sinir sisteminin gerek sempatik gerekse parasempatik bölümüne ait nöronlar ile bağlantıya sahiptir. Bu sinir sisteminin görevi kalbin kendi kendine oluşturduğu uyarı sayısını ve kalp kasının kasılma gücünü organizmanın gereksinmesi doğrultusunda artırmak veya azaltmaktır. Örneğin, kalp atım sayısının koşarken artırılması, dinlenim durumunda azaltılması gibi. Kalp kasının kasılma mekanizması iskelet kasına benzer ancak önemli bir fark, kalp kasının kasılma sırasında hücre içindeki Ca2+iyonlarına ilaveten hücre dışından gelen Ca2+ iyonlarınıda kullanmasıdır.

Düz Kaslar

Aktin ve miyozin flamentlerinin belli bir düzen dahilinde değil de rastgele bir dağılım göstermesi nedeni ile mikroskop altında çizgili görünüm vermeyen düz kaslar, genel olarak iki grup altında toplanırlar. Visseral düz kaslar (iç organların düz kasları) ve multi-unit düz kaslar (çok üniteli düz kaslar) Düz kaslarda da kasılma mekanizması aktin ve miyozin etkileşmesi ile olur ve uyarılma ile kasılma arasındaki bağlantı diğer kas tiplerinde olduğu gibi kalsiyum iyonları tarafından yapılır. Ancak düz kaslarda troponin molekülü bulunmaz bunun yerine calmodulin adı verilen bir protein molekülü kalsiyum bağlayıcı olarak görev yapmaktadır. Düz kaslardaki diğer önemli bir fark, kasılma sırasında kalsiyum iyonlarının sarkoplazmik retikulum yerine büyük oranda hücre dışından içeri geçmesi, gevşemede ise tekrar hücre dışına çıkmasıdır.

Visseral düz kaslar

Genellikle sindirim kanalı, sidik kesesi, ureter, uterus ve kan damarları gibi yapıların duvarlarında yerleşmiştir. Hücreler mekik şeklinde, küçük ve tek çekirdeklidir. Ayrıca özel bağlantı bölgeleri ile birbirlerine bağlıdırlar ve bu nedenle hücrelerin birinde oluşan elektriksel değişiklik, hücreden hücreye yayılım göstererek çok sayıda hücrenin birarada kasılmasına neden olur. Visseral düz kaslar sinirsel uyarı almadan kendiliğinden kasılabilme özelliğindedir ve mekanik olarak gerildikleri zaman zarlarının depolarize olması ile kasılma yanıtı oluştururlar. Kasılma ve gevşemeleri iskelet kasına oranla daha yavaş ancak kuvvet yönünden pek farklı değildir. Düz kas hücreleri ile otonom sinir sistemi bağlantı kurar ve bu sinir sisteminin görevi, hücrelerde kasılmayı başlatmak değil, kendiliğinden oluşan kasılmaların şiddetini vücudun gereksinmesi doğrultusunda ayarlamaktır. Örneğin: Yemek yemenin akabinde midebarsak
sisteminin aktivitesinin arttırılması gibi.

Multi-unit düz kaslar

Büyük damarların duvarlarında ve gözde iriste bulunur, gözbebeğinin açıklığını ayarlarlar. Bu düz kas hücreleri arasında özel bağlantı bölgeleri yoktur ve kasılmaları için sinirsel uyarı şarttır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"KAS BİYOKİMYASI" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Vet.Hek.Dr.Betül APAYDIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Kedi Ve Köpek Kısırlaştırılması İle İlgili Merak Edilenler , Vet.Hek.İ.Serdar SAYAR
  • Köpeklerde Babesiosis (Kene Kaynaklı Protozoal Bir Enfeksiyon) , Vet.Hek.Cemal KURT
  • Kedi Ve Köpekte İshal (Diyare) , Vet.Hek.İ.Serdar SAYAR
  • Kedi Ve Köpeklerde Çene Kırıklarında Olası Komplikasyonlar İle Postoperatif Bakım Ve Çene Eklemi (Temporomandibular Eklem) Luksasyonu (Çıkığı) , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Hayvan Çene Kırıklarının Tedavisinde Uygulanan İnternal-Fiksasyon Teknikleri , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Kedi-Köpekte Şeker Hastalığı (Diyabetus Mellitus) , Vet.Hek.İ.Serdar SAYAR
  • Çene Kırıklarında Genel Cerrahi Önlemler Ve Maxillomandibular Fiksasyon Teknikleri , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Kedi Ve Köpeklerde Kalça Ekleminin Travmatik Çıkıklarının Tedavi Yöntemleri , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Kedi Ve Köpeklerde Kalça Ekleminin (Coxofemoral Joint, Articulatio Coxa, Hip Joint) Travmatik Çıkığı (Luxation, Dislocation) Ve Tanı Yöntemleri , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Kınalı Keklikte(Alectoris Chukar) A.Carotis Communis Ve Dalları Üzerine Makroanatomik Ve Subgross Bir Çalışma , Vet.Hek.Kani YAYLA
  • Yara İyileşmesini Etkileyen Faktörler , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Kedi Ve Köpekte Kusma , Vet.Hek.İ.Serdar SAYAR
  • Evcil Hayvanlarda Güneş Çarpması Ve Önlemleri , Vet.Hek.İ.Serdar SAYAR
  • Polimeraz Zincir Reaksiyonu (Pcr) , Vet.Hek.Cemal KURT
  • Hayvanlarda Deri Hastalıkları - Deri Problemleri; Isırık Yaraları, Delme, Batma Yaraları, Yanıklar Ve Morluklar , Vet.Hek.İ.Serdar SAYAR
  • Çene Kırıklarında Radyografik Muayene, Tedavi Prensipleri Ve Dişlerin Durumu , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Kedi Ve Köpeklerde Çene Kırıkları , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Yara Ve İyileşme Mekanizması , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Köpeklerde Servikal Mukosel , Vet.Hek.Dr.M. Alper ÇETİNKAYA
  • Köpeğiniz Ve Acil Durumlar , Vet.Hek.Yrd.Doç.Dr.Güçlü GÜLANBER
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    00:21
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler