2007'den Bugüne 76,794 Tavsiye, 24,970 Uzman ve 17,173 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psikolog mu? Psikiyatrist mi?
MAKALE #13044 © Yazan Uzm.Psk.Mustafa GÖDEŞ | Yayın Ağustos 2014 | 6,375 Okuyucu
Herhangi bir psikolojik problem nedeniyle yardım alma kararı veren pek çok kimsenin haklı olarak aklına gelen ilk soru şudur: Bir psikoloğa mı yoksa psikiyatriste mi gitmeliyim?

Psikolog ve psikiyatristin çalışma alanı ile ilgili pek çoğumuzun genel olarak bildiği şey: Psikoloğun konuşarak (psikoterapi ile) , psikiyatrisin ise ilaç yazarak tedavi ettiği yönündedir. Genel olarak bakıldığında bu doğru bir tanımlamadır. Ancak şu var ki, bu iki tedavi yönteminden hangisinin uygulanacağı hastanın tercihine bırakılan bir durum değildir. Ruhsal problemlerin çözümlenmesinde kimi zaman ilaç tedavisi gerekirken, kimi zaman psikoterapi gerekmekte, bazen de her iki tedavi yöntemi birlikte uygulanabilmektedir. Bu konuda hangi tedavi yönteminin hastaya uygulanacağı ilgili uzmanların (psikolog-psikiyatrist) değerlendirmesi ile kararlaştırılır. Bunlar birbirinin alternatifi yöntemler olmadığı gibi hastanın tercih edeceği bir seçenek olarak değerlendirmek de yanlış olur.

KULLANILACAK YÖNTEM HASTALIĞA VE BİREYE GÖRE DEĞİŞİR
İnsanın ruhsal yapısı incelendiğinde üç ana bileşen karşımıza çıkar: Duygu, Düşünce ve Davranış. Bu üç bileşen sürekli birbiri ile etkileşim halindedir. Bunlardan bir tanesinde meydana gelen bir bozulma diğerlerini de etkilemekte ve bunun sonucunda psikolojik sorunlar ortaya çıkmaktadır. Basit bir örnekle açıklanacak olursa, topluluk önünde konuşma korkusu yaşayan bir bireyi ele alalım. Topluluk karşısına çıkmaktan korkması, ellerinin titremesi ve yüzünün kızarması davranışla ilgili bir problemdir. Ancak bu davranışı tetikleyen bir duygu vardır. Bu duygu da korku ve kaygıdır. Yine bu duyguyu ortaya çıkaran şey incelendiğinde “ya rezil olursam, ya benimle dalga geçerlerse” gibi anlamsız, çarpık düşüncelerin olduğunu görürüz. Psikoterapistlerin yaptığı şey fonksiyonel olmayan bu duygu, düşünce ve davranışları çeşitli yöntemlerle değiştirerek yerlerine daha fonksiyonel olan duygu düşünce ve davranışlar yerleştirmektir.

Ancak bazı psikolojik sorunlar vardır ki beynin nörokimyasal yapısının bozulmasından, hormonal dengesizliklerden veya genetik bir takım faktörlerden kaynaklanmaktadır. Böyle durumlarda psikolojik problemlerin gerisinde organik birtakım faktörler bulunduğundan bireyin ilaç desteği alması gerekmektedir ve bu hekim kararı ile gerçekleşir.

İlacın mı yoksa psikoterapinin mi kullanılacağı kararı hastalığa göre değiştiği gibi, bireye göre de değişebilir. Mesela kimi depresyon vakaları psikoterapi ile tedavi edilebilirken kimi depresyon vakalarında ilaç tedavisi gerekmektedir. Bu durum hastalığın kökenine, gelişimine v.b.birçok faktöre göre değişmektedir.

PSİKOLOGLAR VE PSİKİYATRİSTLER BİRBİRLERİNE YÖNLENDİRME YAPARLAR.

Bir psikolog eğer hastasının ilaç desteğine ve psikiyatrik değerlendirmeye ihtiyaç duyduğunu görürse psikiyatriste yönlendirir. Yine aynı şekilde bir psikiyatrist te hastasının ilaç tedavisinden ziyade psikoterapiye ihtiyaç duyduğunu gözlemlediğinde psikoloğa yönlendirir. Bilimsel açıdan genel uygulama bu yöndedir.

PSİKOTERAPİDE SÜRECİN İŞLEYİŞİ:

Ruh sağlığı ile ilgili herhangi bir problem yaşayan birey, bir uzmana başvurduğunda ilk olarak yapılacak şey bireyin incelenmesi, hikayesinin alınması, problemin kaynağının tespit edilmesi ve uygun olan tedavi yönteminin belirlenmesidir. Bu belirleme işlemi kimi zaman birkaç seans sürebilmektedir. Burası çok önemli bir püf noktasıdır. Çünkü ülkemizde psikoterapi kültürünün yerleşmemiş olmasından dolayı insanlar psikologa gidip daha ilk görüşmede rahatlamış ve tüm problemlerinden kurtulmuş olarak oradan ayrılmayı hayal etmektedirler. Halbuki yıllardır süren acı verici problemlerin ilk 1 saatlik bir görüşmede sonlanacağını beklemek gerçekçi değildir. Bu beklentiyle psikoterapiye giden pek çok danışan ilk görüşmenin sonunda hayal kırıklığına uğradığından psikoterapiyi bırakmakta ve ilaçlardan deva bulma arayışına girmektedir. Oysaki ilaçlar her zaman duygu, düşünce ve davranışları değiştirmede yeterli değildir. Duygu ve düşünceler elle tutulan, gözle görülen nesneler olmadığından bunlara pek çok zaman profesyonel düzeyde kurulan bir iletişimle (psikoterapi) ulaşılabilir ve bu şekilde düzenlenebilir.

PSİKOTERAPİ İLE İLGİLİ BAZI YANLIŞ BİLİNENLER:

1-Psikoterapi: muhabbet etmek, dert dinlemek, teselli etmek, gaz vermek, onaylamak, akıl vermek değildir. Bunlar sadece kısa süreli rahatlama sağlar. Uzun vadede tedavi edici değildir.

2-Psikoterapide ilk birkaç seans genellikle bireyi tanımaya, problemi ve uygulanacak tedavi stratejilerini belirlemeye yöneliktir. Psikoterapiye gelen danışanların ilk görüşmede sorunlarından tamamen kurtulup yepyeni bir hayata başlayacaklarını düşünmeleri çoğu zaman hayal kırıklığı yaşamalarına ve terapiyi bırakmalarına neden olmaktadır. Tabiî ki psikoterapi yeni bir hayata başlamak için güzel bir fırsattır. Ancak bunun için biraz sabır gerekmektedir.

3-Psikiyatristler ilaç yazar, psikologlar psikoterapi yapar fikri her zaman geçerli değildir.
Türkiye’ de üniversitelerin psikiyatri ve psikoloji bölümlerinde lisans öğrencilerine kapsamlı bir psikoterapi eğimi verilmemektedir (2014). Dolayısıyla psikoterapi, psikolog, psikolojik danışman ve psikiyatristlerin üniversite eğitimlerinden sonra bireysel olarak katıldıkları eğitimler ve çalışmalar sonrası uzmanlaşılan bir alandır. Her ne kadar ülkemizde psikiyatri polikliniklerinde ilaç tedavisi öncelikli olarak kullanılsa da, psikoterapi eğitimi almış ve psikoterapi uygulayan psikiyatristler de bulunmaktadır.

4-Psikoterapinin alternatifi antidepresan ilaçlar değildir. Psikoterapi gerektiren sorunlara yönelik olarak bilinçsizce antidepresan kullanımı sorunları kısa süreli olarak bastırmakta, uzun vadede ise beynin nörokimyasal dengesinin bozulması sonucu daha ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

5-Psikoterapi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıklıkla istismar edilebilen bir alan olmuştur. Psikoloji veya tıp eğitimi olmayan kişilerin kulaktan dolma bilgilerle ve kısa süreli aldıkları bazı kurslarla (hipnoz, eft v.b.) psikoterapi yapmaları etik değildir. Hipnoz, eft ve emdr terapide kullanılabilecek önemli enstrümanlardır. Ancak Psikoloji altyapısı olmayan insanların salt bu yöntemlerle hastalıkları iyileştirdikleri iddiası bilimsel değildir. Yine bu yöntemleri uygulayan kimselerin “1 günde panik atağa son”, “3 seansta depresyondan kurtulun” gibi reklamları bilimsel verilerle bağdaşmamaktadır. Hiçbir danışanı görmeden ve değerlendirmeden bu tür iddialarda bulunulamaz.

6-Psikoterapi sadece çocukluk anılarınızın veya geçmiş travmalarınızın anlattırıldığı bir süreç değildir. Çocukluk anılarının ve geçmiş travmaların üzerine odaklanan terapiler genellikle psikodinamik ve psikanalitik kökenli terapilerdir ve son derece etkili akımlardır. Ancak dünyada bilinen onlarca farklı terapi yöntem ve teknikleri vardır. Örneğin bilişsel ve davranışçı terapiler çok fazla geçmiş yaşantılara odaklanmaz. Bu gün ile çalışır.

7-Psikoterapiye sadece hasta insanlar gitmez. Her insan hayatı boyunca zorlu süreçlerle karşı karşıya kalır. Bu süreçlerin yaşandığı dönemlerde daha sağlıklı kararlar alabilmek, süreci en az hasarla atlatmak ve daha dengeli bir yaşam sürdürebilmek adına psikoterapi bireye büyük faydalar sağlar.

Mustafa GÖDEŞ
Psikoterapist
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikolog mu? Psikiyatrist mi?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Mustafa GÖDEŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Mustafa GÖDEŞ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mustafa GÖDEŞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Mustafa GÖDEŞ
İstanbul
Uzman Psikolog
Klinik Psikolog-Psikoterapist & Yazar (Çocuk/Ergen/Yetişkin)
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi42 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Mustafa GÖDEŞ'in Makaleleri
► Psikolog mu? Psikiyatrist mi? Doğru Adres Neresi? Dr.Psk.Dnş.H.Hüseyin DOĞAN
► Psikolog Nedir,psikiyatrist Nedir ve Ne İş Yaparlar? ÇOK OKUNUYOR Psk.İlhan BOZKURT
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,173 uzman makalesi arasında 'Psikolog mu? Psikiyatrist mi?' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sosyal Fobi: Terapi ve Vaka Örnekleri ÇOK OKUNUYOR Şubat 2017
► Panik Atak Tedavisi Haziran 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:28
Top