2007'den Bugüne 78,235 Tavsiye, 25,281 Uzman ve 17,532 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Sınav Kaygısı ve Bilişsel Davranışçı Terapi
MAKALE #13126 © Yazan Uzm.Psk.Merve EKŞİ | Yayın Eylül 2014 | 4,691 Okuyucu
Sınav Kaygısı Nedir?

Ülkemizde öğrenciler okula başladıkları ilk andan itibaren sınav sistemiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Kimi öğrenciler için sınav, eğitimin doğal bir sürecidir. Kimi öğrenciler için ise gerçekçi olmayan düşüncelerin neden olduğu yoğun kaygı dönemidir. Başarısız olma korkusu olarak adlandırılan sınav kaygısı, sınav esnasında sahip olunan bilginin istenilen şekilde kullanılamamasına neden olan ve başarının düşmesine yol açıp yoğun baskı uyandıran duygulanımdır. Son yapılan araştırmalar öğrencilerin en az %30’unun sınav kaygısı yaşadığını ve kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha kaygılı olduğunu ortaya çıkartmıştır.


Sınav Kaygısı Belirtileri Nelerdir?

Sınavdan birkaç gün önce ortaya çıkabilen belirtiler, sınav günü yaklaştıkça artar ve sınav esnasında en yoğun haliyle yaşanır. Bu belirtiler şu şekildedir; kalp çarpıntısı, terleme, titreme, kusma, mide bulantısı, karın ağrısı, huzursuzluk, sinirlilik, uykusuzluk, konsantrasyon güçlükleri, unutkanlık, öğrendiklerini aktaramama, bilgileri anlamada güçlük çekme gibi olabilmektedir.

Sınav Kaygısı Yaşayan Öğrencilerin Düşünce Kalıpları Nasıldır?

“Ailemi hayal kırıklığına uğratacağım”, “Bu sınav hayatta başarılı olmamın tek yolu”, “Sınav çok zor olacak”, “Arkadaşlarım gibi ilk seferde anlayamıyorum”, “Öğretmenlerimin gözünden düşeceğim”, “Sınavda her şeyi unutacağım”, “Asla zamanı yetiştiremeyeceğim” gibi abartılmış ya da gerçekçi olmayan düşünme biçimleri görülmektedir.

Sınav Kaygısına Neden Olabilecek Faktörler Nelerdir?

Mükemmeliyetçi ve rekabetçi kişilik yapısına sahip olan ve kendisinden abartılmış başarı beklentisi içinde olan öğrencilerde gerçekçi olmayan sınav algısı oluşabilmektedir. Stres eşiği düşük olan ve kaygıyla baş etme stratejileri geliştirmekte zorlanan öğrencilerde de sınav kaygısı görülebilmektedir. Öğrencinin ailesiyle ya da arkadaşlarıyla problemler yaşaması da sınav performansını etkilemektedir. Ailenin başarı hırsı ve çocuğun yapabileceğinden daha fazla başarı beklemesi ve bu başarıyı gerçekleştirmeleri için çocuk üzerinde zorlayıcı ve baskıcı bir tutum sergilemesi sınav kaygısına neden olabilmektedir.

Sınav Kaygısıyla Nasıl Çalışmaktayız?

Bilişsel Davranışçı Terapi teknikleri ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. İşlevsel olmayan düşünce kalıplarını değiştirmek, ailenin ve öğrencinin gerçekçi beklentilerini ortaya çıkartmak, kaygıyla başa çıkabilme stratejileri geliştirmek, yaşamındaki stres faktörlerini ortaya çıkartmak, gevşeme egzersizleri, nefes egzersizleri, dikkati odaklama çalışmaları, imgelem egzersizleri ve güvenli yer çalışması gibi bir çok psikoterapi tekniği kullanılarak kaygının kişi için ideal bir düzeye getirilmesi amaçlanmaktadır.

Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir?

Davranışçılığın kökenleri 19.yüzyılın sonlarına dayanmaktadır ve davranışçılıkla beraber gözlem ve deneye dayalı bilimsel yöntemler psikoloji alanına girmeye başlamıştır. Laboratuvarlardan doğan davranışçı ilkelerin klinik ortamda tedavi şekline dönüşmesi ile de Davranışçı Terapi oluşmuştur.
Davranışçı terapi eylem yönelimli bir yaklaşımdır ve öğrenme terapinin çekirdeğini oluşturur ve yapılan müdahaleler ile uygun olmayan davranışları azaltmak veya uygun olan davranışları arttırmak amaçlanır. Aynı zamanda davranış formlarını geliştirme yönünde cesaret verir. Davranış formları, girişkenliği arttırır, kendine güveni arttırır, dünyayı daha gerçekçi algılamasını kolaylaştırır, kendisini korkutan şeylerle yüzleşmesini sağlar.
Davranışçı kurama göre insan, davranışlardan ve fizyolojik tepkilerden ibarettir; zihin sadece yaşantılara dayalı koşullanmaların toplandığı bir yerdir. Fakat davranışçılık, insanların neden aynı ortamlarda, aynı uyaranlara neden farklı tepki verdikleri sorusuna cevap veremiyordu. Çünkü davranışı ortaya çıkaran düşünce ve duygu boyutunu göz ardı ediyordu. Örneğin davranışçılık, özellikle fobilerin kavramlaştırmasında ve tedavisinde parlak sonuçlar verebiliyorken depresyon gibi klinik durumlar için yetersiz kalıyordu.
Davranışçılığın açıklayamadığı kısımları açıklamak için ortaya çıkan bilişsel kurama göre kişinin belli bir duygusal veya davranışsal tepkisinin ortaya çıkması için öncelikle dünyayı, yani çevresindeki kişileri, olayları ve durumları algılaması, ardından anlamlandırması ve yorumlaması gerekir.
Bilişsel terapi, psikolojik sorunları olan bireylerin içsel ve dışsal uyaranları değerlendirme sürecinde yanlışlar yaptığını ve bilişsel bozukluklar geliştirdiğini ve sonuç olarak da yaşadıklarını yanlış veya abartarak yorumlamaya yatkın olduklarını savunur. Bunun sonucunda uygun olmayan davranışlar gösterdikleri için de Bilişsel terapi, öncelikle bilişin düzeltilmesiyle tedavinin başlayacağını öngören bir yaklaşımdır.
İnsan bulunduğu çevreyi, yaşadığı iç ya da dış olayları ve hatta kendi zihinsel süreçlerini bilişsel yapısıyla algılar ve değerlendirirken, buna uygun davranış yöntemleri de geliştirir. Tek başına bilişlerle çalışmak iyileşme sürecinde eksiklikler oluşturduğu için Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ortaya çıkmıştır. BDT’nin kurucularından olan Ellis şu temel varsayımdan hareket eder: Bireyin içinden kendi kendine söylediği düşünceler, onun kendisini nasıl hissettiğini ve o durum içinde nasıl davranacağını önemli ölçüde etkiler. BDT uyum bozucu davranış ve duyguların psikoloji biliminin ortaya koyduğu öğrenme kuramları ile bilişsel psikoloji ilkelerinin birleştirilmesiyle psikoterapide uyarlanması yoluyla geliştirilmiş bir terapi etkinliği olarak tanımlanabilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi ile Sınav Kaygısı Tedavisi

Her hastanın sorununu bilişsel, affektif ve davranış sistemleri bütünü açısından değerlendirmek, üzerine gitme yöntemlerini ve yanlış bilgileri düzeltme sürecini engelleyen davranışların engellenmesi ve bilişsel yanıtların düzeltilmesi, işlevsel olmayan düşünce ve inançların tekrar gözden geçirilmesi, daha gerçekçi ve işlevsel olanların belirlenmesi ve işlevsel inançların desteklenmesi amacıyla kanıtların toplanmasıdır. Bilişsel değişiklikler, davranışçı tekniklerle pekiştirerek yeni bilgilerin daha kolay sindirilmesini ve sonuçta düşünce ve davranışta değişiklik olmasını sağlar. Davranışçı yöntemlerde ise işlevsel olmayan inançlarla yüzleştirmeyi amaçlayan alıştırma teknikleri uygulanır.
Kişinin hayat hakkındaki değerlendirmeleri, varsayımları ve beklentileri, onun davranışları ve duygusal tepkilerinde önemli bir rol oynamaktadır. Kişinin "tehlikeli" olarak yorumladığı durum ile "emniyetli" olarak yorumladığında farklı davranışsal ve duygusal tepkilerde bulunur. Aslında önemli olan bu sonuçlardansa yorumlama sürecinin eksiksiz ve yanlışsız yapılmasıdır. Çünkü durum hakkında yanlış yorum yapıldığında fizyolojik reaksiyonlar, davranışlar ve duygular bu yanlış yoruma uygun olarak belirlenirler. Dolayısıyla burada yapılması gereken şey duruma verilen tepkilerden ziyade yorumlama surecini değiştirmektir.
Kişinin duruma uygun olmayan duygu ve davranışlarını değiştirmek için bunlara yol açan düşünce yapısını değiştirmek gerekir. Kognitif-yeniden yapılandırma tekniği, bu terapötik yaklaşıma daha fazla bir yapısallık getirmesi ve kişisel bir baş etme becerisi olabilmesi amacıyla geliştirilmiştir. Bu yeniden-değerlendirme süreci danışana çevredeki gerçek tehdit ile yanlış değerlendirme sonucu ortaya çıkan tehlike algısı arasındaki farkı ayırt etmesinde yardımcı olmayı amaçlar.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınav Kaygısı ve Bilişsel Davranışçı Terapi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Merve EKŞİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Merve EKŞİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Merve EKŞİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Merve EKŞİ
İstanbul
Uzman Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/Psikoterapist/EMDR terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi54 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Merve EKŞİ'nin Yazıları
► Bilişsel Davranışçı Terapi Psk.Dnş.İnci AYDIN
► Bilişsel Davranışçı Terapi Ne İşe Yarar? Uzm.Psk.Romina KUYUMCUOĞLU
► Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir? Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,532 uzman makalesi arasında 'Sınav Kaygısı ve Bilişsel Davranışçı Terapi' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Düşünce Hataları Ocak 2015
► Gevşeme Egzersizi Ağustos 2015
◊ Geçiş Nesnesi ve Sinema Temmuz 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:45
Top