TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



UYUM GÜÇLÜĞÜ

Ayhan ALTAŞ Fotoğraf
Ayhan ALTAŞ
Bursa
Psikolog / Psk.Danışman
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 9 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: psikoterapi özel eğitim bilişsel varoluş terapisi aile eğitimi çocuk psikolojisi davranış bozukluğu dikkat eksikliği hiper aktivite otizm depresyon ayhan altaş hipnoz terapi bilişsel terapi sosyal fobi panik atak kişilik hipnoterapi varoluş psikanaliz iletişim iletişim bozukluğu davranış otistik down sendromu anksiyete bozukluğu agoraobi fobi cinsel işlev bozukluğu psikolojik danışman vajinismus sınav stresi nörolinguistik programlam çift terapisi agrılar aile terapisi migren sigara bıraktırmaKişisel Bilgileri MevcutMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 249,

* Yayın Tarihi : 18-07-2008 - 01:41 (88 gün önce),

* Ortalama Günde 2.80 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8186 , Kelime Sayısı : 1029 , Boyut : 7.99 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Ayhan ALTAŞ hakkında söyledikleri:
Varolan bir sorunu yüz yüze çözmek bile mezaketli bir işken, salt ekrana ve karşınızdakinin kelimelerine bakarak çözmenin zorluğunu gelin siz düşünün. Ayhan Bey 'i reelde hiç görmedim. Aylardır içinde bulunan belirsizliğimin üstümde yarattığı baskıyı sadece kelimeleriyle çözmesi, bana farketmediğim çıkış kapısını göstererek sorunu aşabileceğime dair güven vermesi ve canayakın tavırlarıyla; sorunlarıyla başa çıkamayan her insana içtenlikle tavsiye ettiğim bir Psikologtur kendisi.
Kocaman teşekkürlerimi sunuyorum. (:

(Ece B., Danışan, 04-08-2008)

Ayhan Bey'i bu sitede gördüm hakkındaki yorumları okudum ve beni geri çevirmeyeceğini yardımcı olabileceğini düşündüm.Bence tam bir meslek aşığı, çünkü yardımcı olmak istemesydi, muhatap bile olmayıp, msnden ekleme talebimimi kabul etmezdi. Ruh halimin çok kötü olduğu bu günlerde, günler sonra rahat bir uyku uyuyacağım bundan çok eminim, yalnızca birkaç saatlik arkadaşça bir sohbetten( seans demiyorum çünkü arkadaşımla bu kadar rahat konuşamazdım)sonra kendimi çok iyi hissetiim. Ayhan Bey çok genç ama tecrübeli, hastasını önemsiyor, msn'de de olsa yardımcı olmaya çalışıyor. TEKRAR TEŞEKKÜR EDE... [DEVAMI..]
(nermin, Danışan, 10-08-2008)

Merhaba Ayhan Beyi bu sitede gördüm hangi konularda uzman olduğunu görünce msn adresini ekledim ve msn den görüştüm.İlk başta dikkate almayacağını sandım fakat kendisi ilgisini eksik etmedi.Zor bir zaman geçiriyordum kız arkadaşım ile sorunlarım vardı kendisiyle paylaştım boğulacak gibiydim yazılarımı dikkatli okumuş olacakki beni çok iyi anladı bulunduğu tavsiyeler sanki benim arayıpta bulamadığım düşünceleri içeriyordu tavsiyeleri sayesinde ilişkim dahada iyi yerlere geldi sonsuz teşekkürler ediyorum ve mesleki hayatında daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum.Teşekkürler Ayhan Bey
(C.D, Danışan, 20-08-2008)

Ayhan ALTAŞ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
UYUM GÜÇLÜĞÜ

UYUM GÜÇLÜĞÜ

İnsanoğlu yaşadığı ortamdan en iyi yararlanabilme olanağını bilgi, yöntem ve araçları en iyi biçimde kullanarak elde edebildiğine göre her geçen gün daha fazla yenileşmek zorunda kalacaktır. Hızla değişen dünyaya ayak uydurabilmek için yenileşmek ve buna bağlı olarak değişimler yapmak kaçınılmaz hale gelmiştir.

Yaşantımızda oluşan her farklı durum, bir uyum sürecini gerektirir. Bu uyum süreci bazen kolay ve kısa sürede bazen de oldukça sancılı ve uzun vadede gerçekleşir. Özellikle ortaya çıkan yeni durum, isteğimiz dışında gelişen, engelleyemediğimiz, alışkanlıklarımızdan çok farklı ve temel değerlerimizi sarsacak boyutta ise bu sürecin uzaması ve fırtınalı olması kaçınılmazdır.

Günümüz insanı hızlı, ard arda gelen değişim ve gelişmeler karşısında bazan çaresi kalabilmektedir. Henüz bir öncekine uyum sağlamamışken artçı bir başka değişim uyum güçlüğünü artırmakta, bu durum öncelikle bireyi iç çatışmalara ve dolayısıyla diğer kişilerle de çatışmaya itmekte, ilişkilerinin bozulmasına, iş ve sosyal yaşamında başarısızlığa ve mutsuzluğa neden olmaktadır.

İnsan, yeryüzüne geldiği ilk günden beri varlığını korumak ve yarına kalabilmek amacıyla en basit anlamda karnını doyurmak ve barınmaktan başlayarak bir yandan doğa olayları ve yaşamlarını tehdit eden yabani hayvanlarla, bir yandan da diğer birey ve gruplarla boğuşmak zorunda kalmıştır. Günümüzde -değişim göstermesine rağmen- hala bireyi ve toplumları tehdit eden bir çok tehdit unsuru mevcuttur. Bu tehditler karşısında zayıf düşenlerin varlığı en kısa sürede sonlanır.

Biyolojik evrende doğal ayıklanma mevcuttur, uyum sağlayamayan, zayıf olup tutunamayanlar sahneden çekilirken ancak güçlü olup tutunabilen, çevrelerine uyum sağlayabilenler varlıklarını sürdürebilirler. Aynı durum insanlar için de geçerlidir. Toplum içinde yalnız kalan, kişilerarası etkileşim örüntüleri içinde dezavantajlı olanların yarına kalma şansları pek yoktur.

Moreno’ya göre; “yarına herkes kalabilir”. Bu da sosyometriden yararlanmak ve sosyometri kapsamındaki düzeltici/iyileştirici teknikleri kullanmakla mümkün olacaktır.

Sosyometrinin kurucusu J.L. Moreno, her gün içinde yaşadığımız ve hiç de dikkatimizi çekmeyecek kadar küçük, önemsiz olaylardan yola çıkarak bilim dünyasında çığır açacak kadar önemli olan buluşlar ve tüm insanlığı mutluluğa, kurtuluşa götürecek hedefler amaçlamıştır.

Sosyometrinin amacı; zekası, ırkı, inancı, dini, ideolojisi ne olursa olsun, her insana yeryüzünde tutunmaları, spontanlıklarını ve yaratıcılıklarını kullanmaları için aynı derecede fırsat veren bir dünyanın kurulmasına yardımcı olmaktır. Bu amaç, devrimci bir hareketle izlenmelidir. Ancak bütün bir toplumu tek bir devrimci görüşle değiştirmeye çalışan ve işe son safhasından başlayan her görüş hayali olur. Ama değişime ilk köklerden, sosyal atomlardan başlayarak ve halkın sosyometri bilincini geliştirerek derece derece ilerletilirse o zaman akla uygun olur ve bir sonuca ulaşılabilir.

Moreno’ya göre, spontan ve yaratıcı olan insanlar, gelişme, üretme, dünyada tutunma ve dolayısıyla da “yarına kalma” şansına sahiptir. Fakat ne yazık ki insanlar sahip oldukları yaratıcılığı ve spontanlığı gittikçe kaybetmektedirler. Makineyi yaratan insan giderek makinenin kölesi olmuştur. Spontanlık ve yaratıcılıklarını kaybederek robotlaşan insanların toplumda ve dünyada tutunma şansları azalmaktadır. Moreno’ya göre sosyometrinin görevi bu noktada başlamaktadır. Sosyometrinin görevi/amacı, insanların spontanlıklarını ve yaratıcılıklarını kullanmalarına yardımcı olmak ve böylece onların yarına kalma şanslarını artırmaktır.

Spontanlık ve Yaratıcılık

Moreno’ya göre spontanlık ve yaratıcılık sosyometrinin temel taşlarıdır. Sosyometri yarattığı yeni metodlarla bu kavramları metafizik ve felsefi alandan deney alanına geçirmiştir.

Moreno, spontanlığı hem kalıtsal bir özellik hem de bir yetenek olarak tanımlamaktadır. Bireyin kendi durumunu dış etkilerden ve kontrol edemediği iç etkilerden bağımsız olarak sürdürmek için duyduğu kalıtsal eğilim olarak spontanite, son derece fizyolojik bir görünüm kazanmaktadır. Buna karşılık, kişinin yeni bir duruma yeni ve uygun tepki verebilme yeteneği olarak tanımladığımızda, kazanılabilecek bir beceri olarak karşımıza çıkmaktadır. Spontanitenin gelişmesindeki en önemli duygusal ve düşünsel engel kültürel tutuculuktur (ALTINAY, 2001).

Spontanlık ve yaratıcılık birbirine eş veya benzer değildir. Strateji bakımından birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar ama gene de ayrı iki kategoridedirler. Spontanite olmadığında yaratıcılık ölür, yaratıcılık olmadığı zamanda spontanlık boş ve kısır kalır. Herhangi bir kişide spontanlık ve yaratıcılık taban tabana birbirine zıd olabilir. Yani spontanlığı çok güçlü olmakla birlikte hiç bir şey yaratamayan bir aptal olabilir. Bir başkasında ise yaratıcılık çok güçlü ancak spontanlıktan eser olmadığı için eli kolu bağlanmış biridir. Spontanlığın ve yaratıcılığın birbirine eş olduğu tek bir varlık vardır ki o da Tanrı’dır. Gerçek yaşamda sadece spontanlık ya da sadece yaratma ürününe rastlamak mümkün değildir, bu ikisi daima birbirlerine bağlıdırlar. Yaratıcılık bir töz (kök, asıl, cevher), spontanite ise katalizördür.

Spontanlık kosmik ve insanla ilgili tüm değişikliklerde en önemli olgu olarak karşımıza çıkar. İnsanoğlunun doğumundan itibaren tüm gelişim dönemlerinde ve daha sonraki kişisel yaşamını biçimlendirmede ve toplum yaşamındaki tutum ve davranışlarında her zaman anlamlı ve önemli bir yer tutar.

Spontanlık, insanlığın evriminde libido’dan, hafızadan, zekadan önce belirmesine, en eski ve evrensel bir meleke olmasına rağmen en az işlenmiş, en az gelişmiş gücüdür. İnsanlığın çektiği ruhsal ve sosyal sıkıntılar hep spontanlığın yeter derecede gelişmemesinden doğmaktadır. Bu nedenle eğitici ve tedavicilerin başlıca ödevi aşırılığa kaçmadan öğrencilerine daha spontan olmayı öğretmek olmalıdır (MORENO, 1963).

Spontanitemiz sayesinde dünyaya gelir, temel ihtiyaçlarımızı spontan davranışlarımızla karşılarız. Spontanite, zaman içinde köreltilip yok edilmeye çalışılmasına rağmen her zaman kendini yaratabilecek bir güce sahiptir. Psikodrama çalışmaları ile kişisel düğümlerimizi çözüp eski spontanitemize kavuşmamız mümkündür. Yani körelen spontanitemizi yeniden parlatma ve geliştirme olanağımız mevcuttur. Bir sporcunun antreman yapması gibi gitgide kuvvetlenen spontan davranış gelişimimize olanak tanır. Yeni ve uygun tepkiler veren bireyler haline geldikçe kendimizi daha mutlu, tatminkar ve yaratıcı hissedebiliriz.

Moreno spontanlığı; Yapıcı ve Yıkıcı Spontanlık olmak üzere iki gelişim yönüyle ele alır. Yapıcı Spontanlık; “ya yeni koşullara uygun olumlu bir tepki, ya da eski koşulara yeni bir tepkidir”. Yıkıcı Spontanlık ise; “spontanlık olayının, varlığı ile anlamı arasında bir uyumluluk olmadan ortaya çıkmasıdır”. Tıpkı kanser hücrelerinin, organizmanın temel varoluş ilkesine zıt olarak uyumsuz ve sınırsız biçimde çoğalıp yayılması, organizamayı ölüme, yok oluşa sürüklemesi gibi. Yıkıcı spontanlık, ruhsal, sosyal ve ekolojik alanlarda da olabilir. Bazı ruh hastalarındaki güçlü spontanlık ya da amaçsız agresif davranışlar buna örnek olabilir. Eğer kişi bu yıkıcı gücün korkusu ile spontanlık yeteneğini baskı altında tutarsa kendi varlığına ve yaşamına biçim vermede, ilişkilerini yönetmede zorlanmaya başlar. Psikodramanın temel amacı, hem insanın spontanitesini ortaya çıkarıp, bağımsız kılmak hem de bunu diğer yetenekleri ile birlikte bireyin yaşamına biçim ve yön vermede kullanmasını sağlamaktır. Ancak bu şekilde yapıcı ve yaratıcı olmak mümkün olabilir.

Moreno’ya göre engellenmiş, kısıtlanmış yaratıcılık yeteneği, “Yaratıcılık Nörozlarına” neden olur. Bu kişiler belirli zeka düzeylerine, özel bazı yeteneklerine rağmen yaşamda pasif kalır, mevcut potansiyallerini geliştiremez ve “kendilerini gerçekleştiremezler”. Yaratıcılık nörozu sergileyen kişilerin hem kendileri ile barışık olma şansları azalır, hem de çevrelerindeki kişilerle yapıcı ve yaratıcı iletişim kurmaları güçleşir. Bu sorunları giderebilmenin ilk adımı bu kişilerin spontanlıklarını artırarak, yaratıcılıklarını kullanmalarına fırsat tanımaktır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"UYUM GÜÇLÜĞÜ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ayhan ALTAŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikolojik Sorunlarda İlaç Kullanımı , Tunç TATAKER
  • Özgül Öğrenme Güçlüğü - Disleksi , Halil TÜRKMEN
  • Engelli Hakları Ve Özel Eğitimin Türkiyede Tarihi Gelişimi , Halil TÜRKMEN
  • Sevgiyi Anlamak , Füsun BUDAK
  • Yeme Bozuklukları: Anoreksiya, Bulimiya, Tıkanırcasına Yeme Ve Tedavileri , E. Efsun AÇIKGÖZ TATAR
  • Ayrılık Psikolojisi , Serhat YABANCI
  • Kişisel Sınırlar , Dr.Başak DEMİRİZ
  • Erken Boşalma(Cinsel İşlev Bozuklukları) , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Boşanmadan Kaçınmanın Yolları , Bülent BUDAK
  • Sınav Kaygısı , Serhat TÜRKTAN
  • Okulöncesi Dönemde Çocuğunuzun Gelişimi , Serhat TÜRKTAN
  • Okula Gitmek İstemeyen Çocuklar - Okul Korkusu , Serhat TÜRKTAN
  • Sadece Kadınlara Özgü Bazı Psikolojik Sorunlar , Serhat TÜRKTAN
  • Neden Hedef Koymaktan Kaçınıyoruz ?Bunu Nasıl Yapabiliriz? , Abdullah TOPAL
  • Çocuk Ve Yaptıkları Resimler , Mine AKTAŞ ALBAYRAK
  • 24 Saat Yetmiyor Diyenlere… , Mine AKTAŞ ALBAYRAK
  • Çocuklarda Çekingenlik , Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Agresif (Saldırgan) Çocuk , Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Maneviyat/spiratualite Ve Psikolojik Faydalari , Dr.Başak DEMİRİZ
  • Üstün Ve Özel Yetenekli Çocuklar , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    16:18
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler