2007'den Bugüne 78,212 Tavsiye, 25,277 Uzman ve 17,528 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Cinsel Kimlik Bozukluğu
MAKALE #13222 © Yazan Psk.Nihan DİKME | Yayın Eylül 2014 | 2,591 Okuyucu
CİNSEL KİMLİK GELİŞİMİ

Cinsel kimlik gelişiminin üç bileşenden oluşur: Cinsel kimlik, cinsiyet rol davranışı, cinsel yönelim. Cinsel kimlik bireyin kendini kız ya da erkek olduğu fark ettiği, bedeniyle uyum içinde olduğu ve bundan güven duyup huzurlu hissettiği kişiye özgü özdeşimidir. Görünüm ve davranışlarda bunun göstergesidir. Toplum tarafından kültürel beklentiler doğrultusunda bireye yüklenen, ilgiler, yetenekler, tutumlar doğrultusunda, kadın ve erkeği birbirinden ayıran davranış özellikleri cinsiyet rol davranışıdır. Yer, zaman, kültüre göre farklılık gösterebilir ve değişebilir. Bireyin kadın, erkek ya da her iki cins tarafından uyarılması ve romantik, erotik ihtiyaçlarını herhangi ya da her iki cinse de yönlendirmesidir. Heteroseksüel, homoseksüel ya da biseksüel olabilir. Cinsel yönelim kimliği ise bireyin cinsel yönelimi ile ilişkili olarak kendini heteroseksüel, homoseksüel ya da biseksüel tanımlamasıdır (Güneş, 2010)

Sonuç olarak bir çocuğun cinsel kimlik kazanımı sadece bilişsel ya da biyolojik bir gelişim basamağı olmayıp duygusal bir farkındalık da içermektedir. Cinsel disfori (gender dysphoria) terimi bedensel konumlarından ötürü kendilerini huzursuz hisseden ve hormon tedavisi ya da ameliyatla cinsiyetini değiştirmek isteyen özellikle yetişkin bireyleri tanımlamak amacı ile kullanılmaya başlanmıştır.

Çocuklarda cinsel kimlik gelişiminin üç aşamalı olduğu düşünülmektedir. İlk evrede çocuklar kendilerinin ve başkalarının cinsiyetlerini tanımlamayı öğrenmektedirler (cekirdek cinsel kimlik-basic gender identity/labeling). İkinci evrede cinsiyetin zaman içinde değişmediğini (stability), ve üçüncü evrede cinsiyetin görünürde ya da etkinliklerde yüzeysel değişiklikler ile değişmeyeceğini (consistency) öğrenmektedirler.
Çocukların kabaca 18 aylıkken kendiliklerin ilişkin farkındalık geliştirdikleri ve daha sonra nasıl davranmaları gerektiğine ilişkin bilgi arayışı içine girdiklerini son çalışmalar doğrultusunda erişilen bulgular arasındadır. Cinsiyet sürekliliği (gender constancy) terimi tanımlanması zor olan ve tartışmalı bir konudur.

Cinsiyet rol davranışları ortalama iki yaşında gelişmeye başlamakta ve üç yaşında ortaya çıkmaktadır. Okul Öncesi dönemde her iki cinsiyet sanki farklı ortamlarda ve koşullarda yetişmiş gibi farklı etkinliklerde bulunmaya başlamaktadırlar. Ancak cinsel yönelimin hangi yaşta başladığı oldukça belirsizdir. Tipik olarak erken ergenlik aşamasında erotik fantezilerle kendini gösterse de ergenlik öncesi dönemdeki çocukların da erotik ilgiler bildirdiğine değinen çalışmalar bulunmaktadır (Gander ve Gardiner, 2007). Çocukların cinsiyete özgü ilgi ve etkinliklerinin zaman içinde değişmediği ve çocukların yaşları arttıkça ilgi ve etkinliklerin de arttığına inanılmaktadır.

1.1.Freud’un Psikoseksüel Gelişim Kuramı (Cinsel Kimliğin Gelişimi)

Cinsel kimliğin nasıl oluştuğunu Freud psikoseksüel gelişim kuramı ile açıklamaktadır. Freud, psikoseksüel gelişim kuramında cinsel kimliğin gelişimini beş dönemde açıklamıştır.

1.1.1.Oral Dönem (0-2 yaş)

Yaklaşık olarak yaşamın ilk 18 ayını kapsar. Bebek bu dönemde her şeyi ağız yoluyla yapabilmektedir bu onun için önemlidir. Bu dönemin önemli konuları anne ile bebek arasındaki ilişkidir. Anne bebeğe güven vermelidir ve bunu kucağına alıp şefkatle, yeme, içme, altını değiştirme uyutma gibi gereksinimleri düzenli yaparak sağlar. Bu dönemde çocuğun düzensiz bakım alması ve sevilme ihtiyacının karşılanmaması bebeğin kişiliğinin gelişimini sekteye uğratır.

1.1.2.Anal Dönem (2-3 yaş)

Bebek bu dönemde ilk defa annesinden bağımsız olarak yapabildiği bir eylem olduğunu fark eder. Bu tuvaletidir. Çocuk tuvaletinin denetiminin kendinde olduğun fark etmesiyle özerkliğini farkına varır. Bu dönemde annenin katı ve kuralcı olması çocuğun bağımsızlık geliştirmesini engeller. Çocuğun bu dönemde utandırılmaması, suçlanmaması önemlidir.

1.1.3.Fallik Dönem (3-6 yaş)

Bu dönem çocuğun cinsel kimliğini fark etmeye kadın ve erkeksi özelliklere dikkat edip taklit etmeye başladığı dönemdir. Kız çocukları anne gibi olmak ister, onun kıyafetlerini saçlarını, davranışlarını taklit eder. Babayı kazanmak için anneyle rekabete girer ama aynı zamanda annenin bakım ve sevgisini kaybetme korkusu yaşar. Aynı zamanda erkler gibi bir cinsel organı olmadığını fark eder ve penise imrenme yaşar.

Erkek çocukları da bu dönemde anneyi kazanmak için babayla rekabet içindedir fakat babamın her bakımdan kendisinden üstün olması ve aynı dönemde kadınların penisinin olmadığını fark etmesi çocukta hadım/iğdiş edilme korkusu doğurabilir.
Bu dönemde yaşanan nu karmaşayı Freud ödipal karmaşa olarak tanımlamıştır.

1.1.4.Örtülü Dönem (6-12 yaş)

Freud'a göre, örtülü dönem 5-6 yaşlardan başlayarak 11-13. yaşlara kadar devam eder. Bu dönemde çocuklar okula başlarlar. Bu dönemde kızlar kızlarla, erkekler erkeklerle vakit geçirerek cinsel kimliğini pekiştirmeye çalışır. Ailelerindeki kendi cinsinden büyüklerle vakit geçirip kendi cinsiyetine ait davranışları yerleştirmeye çalışırlar. Bu rolleri özümleyerek ergenliğe ve yetişkinliğe hazırlanır.

1.1.5.Genital Dönem (12+yaş)

Bu dönem hormonların geliştiği dönemdir ve ergende fallik dönemin çatışmaları yeniden alevlenebilir. Bu dönemde ergen hormonlarının verdiği arzuyla karşı cinsi tanıma ve ilgilenme merakı içindedir. Bu dönemde aileden uzaklaşarak sosyal dünyaya adapte olmaya çalışırlar

1.2.Erikson’un Kuramı

Erikson’a göre, insan yaşamı boyunca ardışık sekiz gelişim döneminden geçmektedir. Her evrede bir psiko-sosyal bunalım, çatışma veya karmaşa, vardır. Her dönemin biri olumlu diğeri olumsuz sonucu vardır. Kişisel gelişimin çatışmalarla başa çıkabildiği oranda daha sağlıklı olacağına inanır. Olumlu olarak çözmede karşılaşılan başarısızlık daha sonraki dönemlere yansıyacağını ve gelişimi etkileyeceğine inanır. Her dönem bir önceki dönemin izlerini taşır(Gander ve Gardiner, 2007). Bir bebeğin 6 aylıkken cinsel yapılanma sürecinin başladığı düşünülmektedir.

Tablo 1: Erikson’a Göre Normal Gelişimin Sekiz Evresi
Bunalım Dönem

Güvene karşı Güvensizlik Bebeklik
Özerkliğe karşı Utanç Küçük çocukluk
Girişkenliğe karşı Suçluluk İlk çocukluk
Çalışkanlığa karşı Aşağılık duygusu Orta çocukluk
Kimliğe karşı Rol karışıklığı Ergenlik
Yakınlığa karşı Yalıtılmışlık Genç yetişkinlik
Üretkenliğe karşı Durgunluk Orta yetişkinlik
Bütünlüğe karşı Umutsuzluk İleri yetişkinlik

Beslenme, uyku, sindirim ve birincil bakıcının bebeğe olan tensel yakınlığı(kucaklama vb) düzen ve rahatlığın bulunuşu bebeğin güven geliştirmesi açısından önemlidir. Çocuğun kendi başına hareket etmeye başladığı bu 2. evrede kendi başına karar vermesi desteklenirse özerklik kazanır. Girişimlerinde müdahale ya da çatışma ile karşılaşırsa utanç yaşayabilir. 3. Evre motor ve dil gelişiminin öne çıktığı dönemdir. Çocuğun merakının yüksek olduğu bu evrede bu merakın giderilmesi fiziksel ve sosyal çevresini daha iyi tanımasına ve girişkenliğine katkı sağlar. İlgilerinden ötürü eleştirilir, kısıtlanır ve ketlenirse suçluluk duygusu geliştirmesi pekiştirilmiş olabilir. 4. Evre çocuğun okula başladığı dönemdir. Bu dönemde çocuğun başarıları anne-baba, öğretmenleri tarafından takdir edilir, becerileri doğrultusunda yönlendirilirse çalışkanlık duygusunun gelişimine yardım edilmiş olur. Buna karşın yeteneğinin ve kapasitesinin üstünde başarı beklentisine girmek, kendine olan saygısının azalmasına neden olabilir. 5. Evre bireyin kendine “Ben kimim?” sorusunu sorduğu ve buna şiddetle cevap bulmaya çalıştığı dönemdir(Gander ve Gardiner, 2007). Erikson’a göre gelişimin bu yapılanması geleceğe yönelik ama her zaman geçmişin izlerini taşıyan bir yapıya sahiptir. Ergen bu dönemde ilk evreden bu evreye kadar yapılmış tüm özdeşimlerin bir sentezini yapar. Çeşitli rollere bürünerek, taklit ederek, karşı cinle etkileşime geçerek, kendisine ayna olarak kimliğini bulmaya çalışır. Bu dönem başarı ile atlatılırsa kimlik edinilir aksi durumda rol karışıklığı yaşanır (Odağ ve Bildik, 2002).

1.3.Kohlberg’in Toplumsal Öğrenme Kuramı

Toplumsal öğrenme kuramcıları çocukların ahlaki davranışlarını etkileyen etkenlerin ve modellerin, ana baba bakımından, cezanın, kuralların ve nedenlerin varlığının ya da yokluğunun, otorite figürlerinin vb. etkileri üzerinde yoğunlaşmışlardır. Ahlaki akıl yürütmedeki gelişimsel değişimleri incelemişler, buna karşılık toplumsal öğrenme psikologları ahlaki ve ahlak dışı davranışı etkileyen toplumsal etkenlerle ilgilenmişlerdir. Bu etkenler arasında model alma, pekiştirme, ceza ve izin vericilik gösterilebilir.
Kohlberg ahlak gelişimini üç büyük düzey içinde ele almıştır. Düzeyler içinde yer alan ve hiyararşik bir sıra izleyen dönemlerin her birinde yeni bir zihinsel örgütlenme, buna bağlı olarak da farklı bir dünyaya bakış açısı ortaya çıkmaktadır. Dönemler içinde ilerleme, takvim yaşı ile birlikte bilişsel gelişim düzeyindeki ilerlemeye bağlı olmaktadır. Ahlak gelişimini gelenek öncesi, geleneksel ve gelenek sonrası olmaz üzere üç düzey içinde gerçekleştiğini öne sürmektedir. Her düzeyde ayrıca kendi içinde iki aşamadan geçmektedir. Aşamaların her biri kendinden önce ve sonra gelenlerden izler taşımaktadır. Aşamaların herhangi birini atlayarak daha üstteki basamaklara ulaşmak söz konusu değildir.
Kohlberg kişinin içinde bulunduğu düzeyi saptamak için, bir sorunla karşılaştığında bulunan çözüm ile değil, çözüme varılırken gözlenen akıl yürütme süreci ile ilgilenilmesi gerektiğini vurgulamıştır (Gander ve Gardiner, 2007).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Cinsel Kimlik Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Nihan DİKME'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Nihan DİKME'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Nihan DİKME'nin Makaleleri
► Cinsel Kimlik Bozukluğu Psk.Nihan DİKME
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,528 uzman makalesi arasında 'Cinsel Kimlik Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşk Hakkında Herşey Şubat 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:51
Top