2007'den Bugüne 76,218 Tavsiye, 24,878 Uzman ve 17,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocuğuma Cinsel Eğitimi Nasıl Verebilirim?
MAKALE #13249 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI | Yayın Eylül 2014 | 1,764 Okuyucu
Yaşamın ilk yıllarını oluşturan çocukluk çağı tüm bilgilerin sağlıklı kazanılması gereken bir dönem olduğundan daha da çok önem kazanmaktadır. Cinsellik konusundaki bilgiler sadece cinselliği kapsamamakta,cinsel kimlik oluşması,karşı cinsle olan ilişkiler ve hatta hatta yaşamımızın tüm alanları içinde etkisini göstermektedir.Cinselliğin insan için taşıdığı önem sadece bir haz alma yolu olması değil,kimi zaman eziyet haline gelmesi,kıskançlık ve ihanetlere yol açması,kimi zaman sapıklıklarla seyretmesi sonuçta insan hayatını derinden etkileyen bir yaşam parçası olmasıdır.

Cinsel gelişim kişilik gelişiminin bir parçasıdır. Ailede cinselliğin gerek yetişkinler gerek çocuklar için yok sayılması bir cinsel eğitim şeklidir ve çocukların ilerideki cinsel yaşamlarındaki zorluklarının ilk nedenidir. Cinsel kimliğin gelişmesinde yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerin etkisi önemlidir. Bu nedenle anne-babalar cinsiyet ve üreme konusunda çocuklarına bilgi vermelidirler.

Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda cinsellik ve cinsel yaşam konuları büyük bir sessizliğin egemenliğindedir. Gençlerin cinsel yaşamı, evlilik öncesi ve evlilik dışı yaşanan cinsellik, eşcinsellik, yaşlılıkta cinsellik, akıl ve bedensel yoksunluğu olanlarda cinsellik, ceza evlerinde ve hastanelerde cinsellik konularının gizlenmesi ve bastırılması gerektiği düşünülmektedir. Ancak hem insan yaşamının pek çok yönünü etkileyen hem de üremeyi sağlayan cinsel olayları yok kabul etmek doğaya aykırıdır.

Günümüzde cinsel konular gazetelerde ve diğer yayınlarda yer alabiliyor, kız-erkek
arkadaşlığına, kadın bağımsızlığına daha hoşgörü ile bakılabiliyor. Ayrıca görsel sanatlarda da rahatlıkla konu edilebilmektedir. Bu tür uyaranlarla kaçınılmaz şekilde karşı karşıya olan günümüz gençliğinin cinsellik konusunda ki bilgi düzeylerinin geçmişe oranla yükselmiş olması beklenirken, Aile Planlaması Derneğinin üniversiteye devam eden ve etmeyen öğrencilerin cinsel konulara ilişkin bilgi ve tutumlarını inceleyen araştırmasında, gençlerin cinselliğe ilişkin temel bilgilerden yoksun oldukları ve bu konuda eğitilmek istedikleri belirlenmiştir.

Çekirdek cinsel kimlik çocukluğun ilk bir buçuk-iki yılında, genel olarak cinsel kimlik ilk dört yılında yerleşmektedir. Bu yaştan sonra cinsel kimlikte değişim çok güç, belki de olanaksızdır.

Cinsel kimliğin gelişmesinde yaşamın ilk yıllarında ki deneyimlerin etkisi büyüktür.Çocukluk çağındaki öğrenmeler, ilk ilişkiler ve özdeşimler cinsel kimliğin gelişmesini etkiler, ona biçim verir. Bir başka ifade ile, erkek çocuk kız gibi yetiştirilebilir, kız çocuk erkekleri ve erkeksi davranışları benimseyebilir, erkekle özdeşim yaparak tüm benliği ile erkek gibi gelişebilir.

Bireyin ilk sevgi nesnesi annesidir. Cinsel ya da cinsel olmayan ilk doyurucu ilişkiler, anne ve daha sonra baba ve kardeşlerle olan ilişkilerdir. Bu ilişkilerde sürekli ağır bozukluklar yoksa yetişen çocuğun olumlu sevgi ilişkileri kurma olasılığı yüksektir.

Uygun özdeşim örneklerinin bulunuşu ya da bulunmayışı cinsel kimliğin gelişmesinde en önemli etkenlerden biridir. Erkek çocuğun baba ya da baba yeride olan bir erkek; kız çocuğun anne ya da anne yerine geçen bir kadın ile özdeşim yapma olanağı bulunması erkek çocuğun babayı, kız çocuğun anneyi benimsemesi, onun özelliklerini benliğinde sindirmesi, mal etmesi sağlıklı cinsel kimlik gelişimi için zorunludur. Birçok cinsel korkular, saplantılar, sapmalar bu özdeşimin yapılamayışından kaynak alır. Annenin kendi benliğini kızına kötülemesi, kadını aşağı ve horlanan bir varlık tanıtması; babanın kızını sevmemesi, oğlunu ileri derecede ürkütmesi ya da ihmal etmesi gibi durumlar özdeşimi olumsuz yönde etkileyebilir.

Aile içinde ve toplumda cinsel konulara karşı aşırı tutumlar cinsel kimlik gelişimini etkileyebilir. İleri derecede suçlamalar, ağır günah duygusu, suçüstü yakalanma endişesi, anne babanın çocuğun gelişmekte olan cinsel organlarına fazla dikkat etmeleri, aşırı denetleme, ergenlik öncesi ve sonrası çağda bir miktar gizliliğin (mahremiyetin) tanınmaması, yanlış bilgi verilmesi (örneğin, özdoyurum,mastürbasyon ile akıl hastası olunabilir korkusunun aşılanması), genci çapkınlığa itici, kışkırtıcı tutumlar, cinsel korkular ve çekingenliklerle yüklü bir cinsel kimlik gelişmesine yol açabilir.

Cinsel Bilgileri Nereden Alıyoruz ?

Ünlü Amerikalı fıkra yazarı Art Buchuald Amerika’da çocukların ilk cinsel bilgilerini edinmede şekerci dükkanlarının çok büyük rolü olduğunu yazmıştır. Küçük çocuklar bir yandan şekerci dükkanlarından şeker alırken, diğer yandan da cinsel konuları konuşur böylece bilgi edinirlermiş. Ülkemiz çocukları ve gençlerinin de ilk cinsel bilgilerini en fazla arkadaşlarından edindiklerini araştırmalar belirlemiştir. Son on yılda “dergiler, kitaplar, video filmleri” önemli bir diğer kaynağı oluşturmuştur.

Ya Anne Babalar?

Kendi gençliklerinde cinsel bilgileri anne-babalarından almamış olmaları, toplumun bu alanda daha baskılı döneminde büyümüş olmaları çocukları ile aralarındaki ilişkinin bu tür konulara izin vermeyecek biçimde düzenlenmiş olması anne-babaların karşılaştığı güçlüklerin bir bölümünü oluşturmaktadır. Ayrıca bütün bunlara ilave olarak pek çok anne-baba cinsellik konusunda fazla bilgi sahibi değildir. Önemli bir nedende cinsel ahlakın bu konuları “ayıp” sayması ve buna da anne-babaların inanmasıdır. Bütün bu nedenlerle kendi gençlik dönemlerinin sıkıntılarını aşamamış anne-babalardan çocuklarıyla cinsel konularda konuşmaları beklenemez. Bu nedenle anne-babaların bu konularda çocuklarıyla nasıl konuşmaları gerektiğini öğrenmeleri gerekmektedir.

Cinsel Eğitim

Anne-babalar cinsiyet ve üreme konusunda çocuklarına bilgi vermelidirler. Bir çocuğa ve bir gence bilmesini yararlı gördüğümüz her şey söylenmelidir ve hiçbir şey saklanmadan açıkça anlatılmalıdır. Burada önemli ölçü, çocuğun merak ettiği şeyleri anlatmak, yaşına göre merak etmediği konularda merakını gıdıklamamaktır. Bunu da anne-babalar kendi çocuklarını yapısıyla, davranışlarıyla anlayabilirler. Ama verilen bilgiler kesinlikle doğru olmalıdır. Bu önemli bir noktadır.

Ne zaman söylenmeli ?

Cinsel kimliğe ilişkin bilgiyi kız çocuğa annenin, erkek çocuğa babanın vermesi uygun görülmektedir. “Ne zaman söylenmeli?” konusunda çocuğun davranışları yol göstericidir. Çocuklar üç yaşından sonra cinsel konularda soru sormaya başlarlar. Bu sorular o zamandan başlayarak yanıtlanmalıdır.Yani çocuklara cinsellik onlardan soru geldiği zaman anlatılmalıdır.Soru gelmeden cinsellik hakkında bilgi vermek doğru değildir.Kimi çocuklar cinsellik konusunda hiç soru sormayabilirler.Bu durumda genel olarak cinsellikten bahsedilebilinir ama özel konulara girmemeye özen gösterilmelidir.

Nasıl ve ne kadar anlatmalı

Cinsel konuları anlatırken doğal davranmalı ve ayıp bir konudan bahsediyormuş gibi davranmamalıdır.Cinsellikten bahsederken yüzüne bakamadığımız,kekelediğimiz hatta utanıp sıkıldığımız çocuklarımız ilerde kendileri de çocuklarına bu konudan bahsederken utanıp sıkılacaktır.Çocuklarımıza bilgi verebilmek için bizimde bilgili olmamız gerekir tabii ki. Kuşkusuz, yaşına göre uygun anlatım ölçüleri koyarak anlatılmalıdır. Anneler-babalar bu konularda yazılmış kitapları da okumalıdırlar.

Cinsel organları anlatırken bu konuda resimlerden yararlanmak ansiklopedik bilgiler vermek doğru olacaktır.Cinsel organlar,cinsiyet özellikleri,kızların ve erkeklerin vücutlarının farklılıkları ve bunları nedenleri,doğum,adet kanaması çocuklara uygun şekilde bahsedilmelidir.’’Ben bunları anlatırsam durduk yerde aklına getirmiş olurum ve gidip bunları yapar.’’ şeklindeki düşünceler yanlıştır.Bunlar tamamen çocuğun merak duygusunu doyurmaya yönelik şeylerdir,doyurulmadığı taktirde çocuk bu bilgileri keşfetmek,araştırmak ister ve bunun için de bin bir türlü sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz,en sağlıklısı bilgileri bizden almasıdır.

Cinsellik hakkında konuşmanın çocuklara değil bize zor geldiğini unutmamalı ve anlatacaklarımızın sınırlarını buna göre belirlemeliyiz.

Ben nereden geldim?

Kesinlikle yapılmaması gereken çocuğu susturmak, çocuğu ayıplamak, çocuğa şiddet kullanmaktır. Bütün bunlar yanlışlığı bir yana sadece çocuğun merakını uyandıracak, onu başka bilgi kaynaklarına yöneltecektir. Ben nereden geldim sorusu soran bir çocuğa aşağıdaki tipte bir açıklama yeterli olabilir: “Bebek bahçeye dikilen çiçek tohumlarına benzetilebilecek bir tohumdan gelişir. Tohum annenin midesinin yakınlarında bulunan döl yatağı adlı organda büyür. Annenin gelişmeye hazır pek çok tohumu vardır; fakat her ay bunlardan yalnızca bir tanesi annesinin döl yatağına gelir. Tohumun büyüyebilmesi için babanın (yani bir erkeğin) bedeninde oluşan ve er bezlerinden gelen bir sıvı gereklidir. Bu açıklamada, özellikle er bezlerinin nerede bulunduğunu ve ancak bir yetişkin olduktan sonra bunlarda bu sıvıdan bulunabileceğini belirttiğinizde, bir erkek çocuk için oldukça ilginçtir. Babadan gelen bu sıvı (ki idrarla karıştırılmaması gerekir) sperma adını taşır ve annenin döl yoluna babanın penisi ile aktarılır. Böylece penisten annenin döl yoluna boşalan sperma, annedeki tohumla karşılaşarak onu büyütmeye başlar. Nasıl bir bitki tohumu toprağa ekilmedikçe gelişemezse, annedeki tohumlar da babanın sperması ile karşılaşmadıkça büyümeye başlayamaz. Annedeki tohum baba spermasıyla aşılandıktan sonra, yavaş yavaş büyümeye ve yine yavaş yavaş bütün ayrıntılarıyla bir bebek şeklini almaya başlar”.

Cinsel duygular (cinsellik) konusunda açıklamalar için en uygun zaman cinsel yönden uyarılmanın başladığı ve erkeklerde penisin sertleşmesi, kızlarda ise klitoris kaynaklı haz duygularının olageldiği orta çocukluk döneminde yapılmalıdır..


Uzm.Psk.Dan.Eyüp SARI


Kaynakça
-İNSAN SEKSÜALİTESİNİN KÜLTÜREL VE PSİKOSOSYAL YÖNLERİ -Serap Selver BABACAN
-ÇOCUK VE CİNSELLİK-Sabri YURDAKUL
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğuma Cinsel Eğitimi Nasıl Verebilirim?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Eyüp SARI Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI
İstanbul
Uzman Psikolojik Danışman
Çift ve Evlilik Terapisti - Cinsel Terapist - EMDR Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi116 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Eyüp SARI'nın Yazıları
► Boşanıyorum Çocuğuma Nasıl Söylemeliyim Psk.Duygu KARAKULAK TAKVİM
► Çocuğuma Cinselliği Nasıl Anlatırım Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER ÖZTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,104 uzman makalesi arasında 'Çocuğuma Cinsel Eğitimi Nasıl Verebilirim?' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:41
Top