1997'den Bugüne 73,127 Tavsiye, 24,343 Uzman ve 16,574 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Çocuklarda Cerrahi Gerektiren En Sık Karın Ağrısı Nedenleri
MAKALE #1333 © Yazan Op.Dr.Emel OĞUZ (AVCUOĞULLARI) | Yayın Temmuz 2008 | 41,386 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
1. APANDİSİT

Yaygın bir hastalık olan "apandisit", karnın genellikle sağ alt kısmında bulunan ve apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır. "Appendiks vermiformis uzun ince bir boru şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda kör barsaktır. 2- 25 cm arasında değişen uzunlukta olabilir. Çocuklarda yetişkinlerden daha uzundur. Normalde karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda bulunabilir. Vücuttaki işlevi tam olarak bilinmeyen apendiks, bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organdır.
Apandisit % 90 oranda apendiks girişinin ya da lümeninin (apendiksin iç boşluğu) herhangi bir seviyede dışkı ile tıkanmasından kaynaklanır. Sık görülen nedenlerden biri de apendiks duvarındaki lenf dokularının şişmesidir. Ayrıca nadiren barsak parazitlerinin tıkaması ile, travma ya da barsak lenf kanseri gibi durumlarda da apandisit oluşabilir.
Çeşitli nedenlerle apendiksin içi tıkandığı zaman, apendiks içinde salgılanan sıvı birikir, iç basınç artar ve aynı zamanda mikroplar çoğalmaya başlar. Basıncın artması ile apendiks şişmeye başlar ve giderek apendiks duvarının kanlanması ve beslenmesi bozulur. Bu duruma Akut Apandisit denir. Daha sonra nekroz (çürüme) gelişir ve bir yerden apendiks delinir, içindeki mikropca zengin sıvı karın içine boşalır. Bu aşamaya ise Perfore Apandisit denir.

Apandisit her yaşta görülmekle birlikte, en sık olarak genç erişkinlerde (20-30 yaş grubunda) ortaya çıkar, çocuklarda en sık 6-10 yaş grubunda görülen apandisitin, 2 yaşından küçüklerde görülme oranı % 2 civarındadır.

Karın ağrısı; apandisitin en önemli belirtisidir. Genellikle göbek çevresinde veya mide üstünde başlar. Sürekli ve künt bir ağrıya neden olur, azalma ve çoğalma gösterebilir, ama hiçbir zaman ağrı tamamen yok olmaz. Genellikle 4-12 saat sonra ağrı karın sağ alt bölgesine yerleşir. Bazı hastalarda ise ağrı karın sağ alt bölgesinde başlar ve orada kalır. Apendiksin değişik yerleşim şekilleri nedeniyle ağrı sırtta, sağ veya sol kasıkta, sağ bacakta, idrar yaparken idrar torbasının üst kısmında hissedilebilir.

İştahsızlık, hastaların % 90-95’inde ağrıdan daha önce görülen fakat önemsenmeyen bir bulgudur.

Bulantı ve kusma; önemli bir göstergedir. Hastaların yüzde 75'inde bulantı görülür. Kusma her hastada (özellikle de erken dönemde Akut apandisitte) gözlenmeyebilir. Genellikle hasta yediklerini içerir tarzda kusar, perfore apandisitte safralı kusma da görülür.
Bu belirtilerin yanında, kabızlık ya da ishal gibi tuvalet alışkanlığında değişiklik ve gaz çıkaramama gibi şikayetleri de olabilir.

Muayene bulguları apendiksin vücutta yerleştiği yere göre değişmektedir. Genellikle karın sağ alt bölgesine bastırmakla hassasiyet ve ağrıda artış saptanır. Perforasyon olup olmaması da bulguları etkiler, eğer perforasyon var ise tüm karın hassastır ve hasta karnını kasarak muayeneye direnç gösterir. Vücut ısısı bazı kişilerde normal kalmakla birlikte bazılarında 38 derecenin üzerine çıkmaktadır. Hastanın hareket etmekle karın ağrısının artması tanı için önemlidir.

Tedavisi Cerrahidir. Açık ya da laparoskopik (kapalı) yöntem ile cerrahi tedavi uygulanır.
Günümüzde apandisit ameliyatları en basit operasyonlardan biridir. Ancak tedavisi bu derece kolay olmasına rağmen karın ağrısı önemsenmeyen ve perforasyon gelişen apandisit olgularında zaman kaybı hayati tehlike yaratır. Zamanında ameliyat edilmediği durumlarda ölümle sonuçlanabilir. Genç erişkinlerde yüzde 15-25, çocuklarda yüzde 50-85 perforasyon riski vardır.

Apandisit zamanında doktora başvurulduğunda tedavisi basit, geç kalındığında ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır.

DİKKAT
* Karın ağrısı olan çocuğa, karın ağrısının nedeni belirlenmeden kendiniz AĞRI KESİCİ VERMEYİNİZ!
* Eğer çocuğunuz karın ağrısı ile başvurduğunda farklı bir tanı almışsa (İdrar yolu enfeksiyonu, gaz sancısı gibi), önerilen tedavi uygulanmasına rağmen şikayetleri azalmıyor ise tekrar doktora gitmelisiniz.
* Normal bir apandisit ameliyatı eğer erken teşhis konulursa yaklaşık toplam 30 dk-1 saat arası sürmekte ve hasta 1 gün hastanede yatıp taburcu edilmektedir. Eğer apandisit patlamış ise, ameliyatla apandisit alınır, karın içi temizlenir ve karın içine dren (hortum) konulması gerekebilir ve bu durumda hasta yaklaşık 2-3 gün hastanede kalır.
* Erken teşhis ve doğru tedavi hayat kurtarıcıdır.
* Günümüzde yüzde 100 apandisit tanısını koyduracak tetkik, laboratuvar ve görüntüleme yöntemi yoktur. Bu nedenle hastanın şikayetleri, muayene bulguları ve kan tetkikleri bir arada değerlendirilip, ayakta çekilen karın grafisi ve bazen ultrasonografi ile değerlendirilerek teşhis konulur.
* Şüpheli vakalar hastaneye yatırılır, ağrı kesici verilmeden muayene ve ateş ölçümleri ile takip edilir.

2. İNVAJİNASYON (BARSAK DÜĞÜMLENMESİ)
Bir barsak bölümünün birbiri içine teleskopik sekilde girmesidir.
İnce barsağın son kısmının (ileum’un) kalın barsağa (cekum’a) girmesi en sık görülen şeklidir. (İleokolik invajinasyon)
4 ay – 3 yaş arası daha sık görülür.
İlerleyici bir hastalıktır
Aralıklı tarzda şiddetli karın ağrısına sebep olur. Çocuk şiddetli kramp tarzında karın ağrısı sırasında bacaklarını karnına çekerek ağlar, huzursuzdur, sonrasında kısa bir süre rahatlama olur, sonra ağrı tekrarlar.
Kusma vardır, bazen erken dönemde henüz kusma izlenmemiş olabilir.
İlerleyen süreçte kanlı dışkı (çilek jölesi görünümünde) ortaya çıkar.
Ateş ileri dönemde barsak dolaşımının bozulmaya başlaması ile kana bakteri geçişi sonucu ortaya çıkar.
Muayenede karında sucuk şeklinde ele gelen kitle ve hassasiyet mevcuttur.
Klinik öykü ve muayene ile çoğunlukla tanı konulur.
Ancak ayakta direkt karın grafisi (hava-sıvı seviyelerinin görülmesi ile barsak tıkanıklığı bulgularının saptanması), Ultrasonografide karın içinde invajine barsağın görüntüsünün (tipik olarak somya yayı görünümü vermektedir) saptanması doğrulayıcı tanısal incelemeler olarak kullanılmaktadır.
Acil cerrahi gerektiren bir hastalıktır. Zamanında girişim yapılmayan durumlarda ilgili barsakta dolaşım bozukluğu çürüme ile sonuçlanıp o kısmın kaybedilmesine neden olur. Hatta geç kalınan vakalarda barsak çürüme bölgesinden delinerek barsak içeriği karın içine boşalırsa ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır.

3. İNKARSERE HERNİ (BOĞULMUŞ FITIK)

Kasık fıtığı %60 sağda, % 30 solda, %10 iki taraflı olarak ortaya çıkar.
Ağlama, ıkınma ya da öksürme ile belirginleşen kasık şişliği şikayeti mevcuttur.
Erkek çocuklarda ilerlemiş durumlarda fıtık o yandaki skrotuma (torbaya) kadar uzanabilir.
Çocuklarda kasık fıtığında komplikasyon oranı yüksektir. %10-20 inkarserasyon yani sıkışma riski vardır. Bu durumda kasıktaki şişlik kaybolmaz, çocukta karın ağrısı, bacaklarını karnına çekerek ağlama, huzursuzluk, kusma ve gayta yapamama şikayetleri izlenir.

Tanı muayene ile konur.

Sıkışmış fıtıkta Ayakta direkt karın grafisi barsak tıkanıklığı bulgularını ve fıtık kesesi içine sıkışmış barsak kısımlarını değerlendirmek için yeterlidir.
Tek tedavisi cerrahidir ve Çocuk cerrahisi uzmanları tarafından yapılmalıdır. Erken cerrahi müdehale yapılmazsa sıkışmış barsak kısmında dolaşım bozulacağı için, nekroz (çürüme) ve perforasyon (delinme) ortaya çıkar. Ameliyat sırasında bu kısmın çıkarılması gerekir. Erken tanı ve erken cerrahi müdehale çok önemlidir, hatta hayat kurtarıcıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Cerrahi Gerektiren En Sık Karın Ağrısı Nedenleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.Emel OĞUZ (AVCUOĞULLARI)'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Op.Dr.Emel OĞUZ (AVCUOĞULLARI)'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Emel OĞUZ (AVCUOĞULLARI) Fotoğraf
Op.Dr.Emel OĞUZ (AVCUOĞULLARI)
Ankara
Doktor "Çocuk Cerrahisi"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Op.Dr.Emel OĞUZ (AVCUOĞULLARI)'ın Yazıları
► Çocuklarda Akut Karın Ağrısı Doç.Dr.H. Ahmet DEMİR
► Karın Ağrısı Op.Dr.Ramazan Tarık ÜNSAL
► Kronik Alt Karın (Pelvik) Ağrısı Prof.Dr.Alparslan BAKSU
► Karın Ağrısı (Karında Ağrı) ve Sebepleri Yrd.Doç.Op.Dr. Alaattin ÖZTÜRK
► Bel Ağrısı Nedenleri ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Hürriyet G. YILMAZ
► Omuz Ağrısı ve Nedenleri Fzt.Sema DANIŞIK
► Göğüs Ağrısı Nedenleri ÇOK OKUNUYOR Dr.Fatih DEMİRCAN
► Kasık Ağrısı ve Jinekolojik Nedenleri ÇOK OKUNUYOR Op.Dr.Kenan ERTOPÇU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,574 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Cerrahi Gerektiren En Sık Karın Ağrısı Nedenleri' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Tıbbi Açıdan Sünnet Ağustos 2007
► Bebekte İnmemiş Testis Ağustos 2007
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:31
Top