2007'den Bugüne 80,611 Tavsiye, 25,684 Uzman ve 17,973 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Stres ve İş Stresi Kavramlarına Genel Bir Bakış
MAKALE #13431 © Yazan Psk.Ebrar YENİCE KANIK | Yayın Ekim 2014 | 2,171 Okuyucu
Stres Nedir?

Günümüzde pek çok fiziksel ve psikolojik rahatsızlığın temel nedenleri arasında olarak görülen stres, organizmanın bedensel ve ruhsal olarak zorlanması veya tehdit edilmesi sonucu oluşan gerginlik hali olarak tanımlanmaktadır (akt. Ferhanoğlu, 2009). Kişi strese neden olabilecek bir olayla karşılaştığında, çevreden gelen isteklerle kendi istekleri arasında denge kurmaya, kendi isteklerini gerçek koşullara göre ayarlamaya ve var olan durumun sınırları içerisinde stresle başa çıkmaya çalışmaktadır; bu durum organizmanın uyum çabası olarak ifade edilir (Morris, 1996).

Uyum çabası her zaman başarılı olmamakta ve çeşitli stres tepkileri ortaya çıkabilmektedir. Bunlar; fizyolojik, duygusal, bilişsel ve sosyal belirtiler olarak dört kategoride toplanabilir:

1. Fizyolojik Belirtiler: Çarpıntı, nefes darlığı, baş ağrısı, kas ağrıları, düzensiz uyku hali veya uyuyamama sorunu, çene kasılmaları, diş gıcırdatma, deri sorunları, aşırı üşüme veya terleme, mide ve bağırsak sorunları, halsizlik, yorgunluk, yeme problemleri.
2. Duygusal Belirtiler: Huzursuz, gergin ve kaygılı olma, neşesiz olma, sinirli ve saldırgan olma, değersizlik hissi, alınganlık, isteksizlik.
3. Zihinsel Belirtiler: unutkanlık, kararsızlık, konsantrasyonda azalma, organize olamama, zihin bulanıklığı, performans düşüklüğü, iş kalitesinde düşüş, sık hata yapma.
4. Sosyal Belirtiler: İnsanlara karşı güvensizlik, randevulara gitmeme/iptal etme, birçok kişiyle ilişkilerin bozulması, içe kapanma, aşırı savunmacı olma. (Özü, 2010)

Japonların “karoshi” kelimesiyle tanımladıkları ve ölümcül etkileri olduğuna inandıkları stres, tansiyon ve kalp rahatsızlıkları gibi akut veya kronik hastalıklar ile psikolojik problemlere neden olduğuna ve alkol, uyuşturucu kullanımı gibi toplumda ve işletmelerde istenmeyen davranışlara sebep olduğuna ilişkin çok fazla bulgu vardır (Turunç ve Çelik, 2010). Stres çoğunlukla olumsuz bir süreç olarak değerlendirilmesine karşın kişileri motive edici etkisi de söz konusudur. Belirli bir orandaki stres kişileri harekete geçirerek belirli bir hedefe yönelik hazır ve yeterli olmalarında etkili olabilmektedir. Örneğin, sınav öncesinde yaşanan gerginlik durumu daha fazla çalışma ve başarı elde etme yönünde kişiyi harekete geçirmektedir. Ancak burada stres düzeyinin var olan durumun gerektirdiğinde yüksek olması stresin kişiyi olumlu sonuçlara ulaştırmada engelleyici etkisini doğurmaktadır (Aktaş, 2001)
Stres Kaynakları
Kişileri strese sokan durumlara stresör denilmektedir. Stresörlerin etkisi farklılık göstermekle birlikte gündelik hayatta sıkça karşılaşılan ve kişileri etkileyen üç ana stresör grubundan bahsedilebilir: (1) Çevresel faktörler, (2) Kişilik yapısıyla ilgili faktörler, (3) İş yaşamıyla ilgili faktörler.

Çevresel faktörlere bakıldığında, ekonomik sorunlar, işsizlik, aile ve sosyal ilişkilerdeki problemler, kişinin yaşadığı yerle ilgili memnuniyetsizlikleri, ulaşım ve trafik yoğunluğu gibi kişiden bağımsız ve büyük ölçekli etkiye sahip durumlar olduğu görülmektedir. Çevresel faktörler incelendiğinde dikkat çeken bir diğer unsur bu durumların çoğunlukla kişinin kontrol alanı dışında olmasıdır (örn, ekonomik problemler, ulaşım vb. ).

Aynı olay ya da durumların neden bazı insanları strese sokarken diğerlerini bu derece etkilemediği sorusu strese yol açan kişisel faktörleri gündeme getirmektedir. Albert Ellis’e göre, birçok insan normal yaşam stresine eklenen mantıkdışı ve kendisine zarar veren düşünceler nedeniyle olayları daha farklı yorumlamakta ve olumsuz etkileri daha yoğun yaşamaktadır (akt. Morris, 1996). Kişilerin belirli bir durumu stresli bulup bulmadıklarını belirleyen çeşitli kişilik özellikleri olduğu belirtilmiştir. Morris’e göre, kendine güvenme, başa çıkma stratejilerine sahip olma özellikleri olayların daha az stresli olarak algılanmasında etkili olmaktadır (1996). Bununla birlikte, kişilerin kolay incinebilir olması, duygusal olarak içe dönük olmaları, otokratik yapılı olmaları strese karşı duyarlı olmalarında etkilidir (Özü, 2010).

Friedman ve Rosenman’ın araştırmaları bazı davranış tipleri ile kalp hastalıkları ve strese duyarlılık arasında ilişki tespit etmişlerdir. A-tipi davranış özellikleri şu şekilde tanımlanmıştır: sabırsız, rekabeti seven, hızlı hareket eden ve konuşan, atılgan/saldırgan, hoşgörüsüz, mükemmeliyetçi, başarı konusunda aşırı hırslı, zaman baskısını hisseden, başarı yönelimli insanlarda görülür. A-tipi davranış kalıplarının tersi özellikleri taşıyan bireyler ise, B-tipi olarak adlandırılırlar. B-tipi davranış özellikleri ise, daha rahat, daha uysal, daha az rekabetçi, daha az saldırgan, sabırlı, genelde aceleci olmayan, kendini ve diğer insanları oldukları gibi kabul edebilen, başarı konusunda aşırı hırslı olmayan, bir işi bitirmek için zaman saplantısı olmayan şeklinde tanımlanmaktadırlar (Batıgün ve Şahin, 2007; Özü, 2010). A-tipi kişilik özelliğine sahip kişilerin diğerlerine oranla daha sık strese girdikleri bilinirken; Lazarus, B-tipi kişilik özelliğine sahip kişilerin de strese girdiğini ancak zorlanmalar ve tehditler karşısında daha az paniğe kapıldıklarını belirtmiştir (Batıgün ve Şahin, 2007).

Belirli kişilik özellikleri kişilerin strese karşı duyarlı olmasında etkili olmakla birlikte stres yaratan faktörler arasında iş yaşamının yeri büyüktür. İş çevresinin çalışan üzerinde yarattığı baskı ile çalışanın kapasitesi arasındaki uyumsuzluk çalışanın iş stresi yaşamasına neden olmaktadır (Özü, 2010). Pek çok araştırmacı iş yerinde yaşanan stresin çalışanların fizik ve ruh sağlını, iş performansını, iş doyumunu ve verimliliğini etkilediğine dikkat çekmektedir (Batıgün ve Şahin, 2006).

İş Stresi nedir?
Çalışan ve çevresi arasında ortaya çıkan gerilim olarak tanımlanan iş stresi, çalışanların normal fonksiyonlarından saptıran, psikolojik ve fiziksel davranışlarını değiştiren iş ve iş yaşamıyla ilgili etmenler sonucu oluşan psikolojik bir durumdur (Gül, 2007; Özü, 2010).

İş yerinde kişiler için stres kaynağı olan faktörleri genel olarak aşağıdaki başlıklar halinde kategorilendirilebilir (Özkaya, Yakın ve Ekinci, 2008; Yumuşak, 2007):

1. Fiziki Çevre Şartları İle İlgili Stres Kaynakları;

Çalışanlar günün önemli bir kısmını iş yerinde geçirdikleri için çalışılan mekânın fiziksel özellikleri kişiler için son derece önemlidir. Gürültü düzeyi, ışıklandırma, havalandırma, çalışma mekânının kalabalıklığı gibi kişileri etkileyen, strese neden olabilen fiziksel koşullar arasındadır (Özü, 2010). Yapılan araştırmalar sıcaklık ve nem oranının çalışanların ruh hali, işi yapma kapasitesi hatta fiziksel ve duygusal durumları üzerinde etkilerinin olduğunu göstermiştir. Benzer şekilde, gürültülü ortamlarda yaşayan ve çalışan kişilerin anlaşma ve iletişimde bir takım kopukluklar yaşadıkları gözlenmiştir (Yumuşak, 2007). Sonuç olarak kişilerin çalıştıkları mekânın fiziksel özellikleri pek çok farklı yönden etkilemektedir.

2. Örgüt Yapısı İle İlgili Stres Kaynakları;
Örgütün amaç ve politikalarının belirgin olmaması, örgüt ve çalışanların değerleri arasındaki uyumsuzluklar, birimler arası çekişmeler, baskı, sıkı gözetim, soğuk çalışma ilişkileri, kararlara katılamama, örgüt içi uzaklık duygusu, sistemdeki karmaşıklıklar, iş üzerindeki denetimin beklenenden az ya da çok olması, iş yerindeki desteğin az olması gibi etkenler de çalışanlar için stres kaynakları olarak görülmektedir (Turunç ve Çelik, 2010; Gül, 2007; Özü, 2010; Yumuşak, 2007). Yumuşak’a (2007) göre özellikle lisans eğitimi almış olan yöneticilerin; görevle ilgili yetkilerinin ve bağımsız karar alma ve uygulama imkânlarının sınırlı olması, üstlerinin kararlarına katılamamaları, kendilerinin ve astlarının yetki ve sorumluluklarının net bir şekilde belirlenmemiş olması, yönetsel uygulamaları eleştirememeleri, vb. nedenler stres nedeni olabilmektedir.

3. Yapılan İşle İlgili Stres Kaynakları;
İşin bir stres kaynağına dönüşmesi zaman zaman yapılış şekliyle ilişki iken; işin yapısından kaynaklandığı da görülmektedir. İş yükünün niceliksel ya da niteliksel olarak kişinin kapasitesinin çok üzerinde ya da altında olması başlıca stres kaynaklarındandır. Bir işin nicel zorluğu, belirli bir zaman içinde birçok işin yapılması olarak tanımlanırken nitel zorluğu işi yapan kişinin işin gerektirdiği vasıf ve yetenekler açısından yetersiz olmasıdır. Çalışanların yaptıkları işle ilgili üzerlerinde zaman baskısı hissetmeleri de strese neden olabilmektedir. Zamanla ilgili bir diğer husus, vardiya usulü çalışma sistemidir; özellikle mavi yaka çalışanlar için çalışma saatleri değişmesi, uyku düzenin bozulması aile ile geçirilen zamanın daralması bu durumun sadece işle ilgili değil çalışanların sosyal hayatlarına da yansıyan bir strese neden olduğunu göstermektedir. Benzer şekilde yapılan işin tehlike unsurunun yüksek olması, sürekli dikkat gerektirmesi çalışanları olumsuz yönde etkilemektedir. Rol çatışması ya da iş rollerinin belirsiz olması da kişileri strese sokan faktörler arasındadır. Araştırmalara göre, iki veya daha fazla rolü aynı zamanda üstlenmesi, farklı rollerin getirdiği zıt isteklerin çakışması çalışanda içsel çatışma oluşmasına ve iş doyumunun düşmesine neden olmaktadır (Yumuşak, 2007).

4. Kariyer Gelişimi İle İlgili Stres Kaynakları;
Çalışanların kariyer planları ve kariyer gelişiminde yaşanılan sorunlar stres faktörleri arasındadır. Yönetim tarafından terfi, emeklilik ve transfer kararları verilirken tüm çalışanlara karşı rasyonel davranılacağını temin eden ölçütlere sahip değilse ve çalışanlara kendilerine karşı adil davranılmadığını düşünüyorsa stres düzeyleri artacaktır. Örgütlerdeki etkin kariyer yönetimi stresi azalttığı gibi iş verimini de artırmaktadır (Yumuşak, 2007).


5. İşletme İçi İlişkiler İle İlgili Stres Kaynakları
Çalışanların üstleri ve astları ile olan ilişkilerinde yaşanan sorunlar önemli bir stres kaynağı oluşturur. Astların çalışmasını yönetmek, yöneticinin yapması gereken en önemli işlerden biridir. Yöneticinin otoritesini kullanması ile astların bu konudaki beklentilerinin çatışması ya da uyumsuzluğu, ilişkileri bozan ve dolayısıyla stres düzeyini artıran faktörlerdendir. (Batıgün ve Şahin, 2006; Yumuşak, 2007)

Çalışanın yaşadığı yoğun iş stresinin örgüte yansıyan sonuçları da vardır. İşe geç gitme, devamsızlık yapma, işten ayrılma, işe yabancılaşma ve performans düşüklüğü şeklindedir (Tarakçıoğlu, 2004).
İş stresi ile ilişkili durumları inceleyen Yumuşak (2007) işlerin planlanan zamanda yapılması zorunluluğu, çalışanlar arasındaki çatışmalar stres düzeyini artırırken; amirlere kolay ulaşabilmenin stres düzeyini azalttığını tespit etmiştir. Celal Bayar Üniversitesi’nde görev yapan akademik ve idari personelin demografik özelliklerinin stres düzeyi ve iş doyumu üzerindeki etkisini inceleyen araştırmacılar, idari personelin, 20-30 yaş grubundaki kişilerin, kurumda 1-5 yıldır çalışanların, erkek personelin, toplam hizmet süresi 1-5 yıl olanların, bekâr personelin, uzmanlık eğitimi alan kişilerin ve tekniker kadrosunda bulunanların diğer çalışanlara göre bir ölçüde daha stresli oldukları tespit edilmiştir (Özkaya, Yakın ve Ekinci, 2008).

Aktaş (2001) bir kamu kuruluşundaki üst düzey yöneticilerin iş stresi ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi incelediği çalışmasında, yöneticilerin tamamına yakınının üst ve orta düzeyde strese sahip olduğunu tespit etmiştir (80 kişiden oluşan örneklemde yalnızca 3 kişinin düşük stres düzeyine sahip olduğu görülmüştür.) Kişilik özelliklerinin A-tipi ve B-tipi davranış kalıpları üzerinden tanımlayan Aktaş, yöneticilerin büyük bir çoğunluğunun A-tipi kişilik özelliğine sahip olduğunu bu nedenle, bu nedenle kamu kuruluşlarında sıklıkla karşılaşılan yasal düzenleme ve değişikliklerin adapte olma, hedefe yönelik çalışma konusunda bir engel olarak stres kaynağı olduğunu gözlemlemiştir. Ayrıca, yaş artışı ile birlikte stres düzeyinin arttığı tespit edilmiş bu durum kişilik özellikleri ve davranış kalıplarının yaş faktörü ile değişiminin zorlaşması kişileri strese duyarlı hale getirdiği şeklinde yorumlanmıştır (Aktaş, 2001).

Tarakçıoğlu (2004) Bursa yöresinde bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel yöneticilerinin stres kaynaklarını araştırdığı çalışmasında kadın ve erkek yöneticilerin stres kaynağı olarak gördüğü faktörlerin farklılık gösterdiğini tespit etmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, erkek yöneticiler yeteneklerinin işte tam olarak kullanılmamasını kısmen stres kaynağı olarak görürken; kadın yöneticiler, bu durumu stres kaynağı olarak görmemektedirler. Müşterilerden gelen haksız talepleri önemli derecede stres kaynağı gören erkek yöneticilere kıyasla kadın yöneticiler bu durumu kısmen stres kaynağı olarak görmektedirler. İş yerinde dedikodu yapılmasını erkek yöneticiler stres kaynağı olarak değerlendirirken; kadın yöneticiler aynı durumun kısmen stres kaynağı olarak değerlendirmişlerdir.

Sağlık sektörü çalışanlarıyla yapılan bir araştırmada iş stresi, örgüt sağlığı ve iş performansı arasındaki ilişki analiz edilmiş; araştırmanın sonuçlarına göre, iş stresinin örgütsel sağlığı olumsuz yönde etkilediği; örgütsel sağlık düzeyinin düşmesi durumunda da iş performansının azaldığı görülmüştür. Araştırmacının önerisi ise, çalışanlardan verim elde etmek isteniyorsa, örgütsel sağlığa önem verilmeli bunun için de iş stresini en az seviyeye indirmek gerektiği yönündedir (Gül, 2007). Turunç ve Çelik’in (2010) çalışmaları ise, iş stresini önleme noktasında kurumlara düşen payın altını çizmektedir. Araştırma sonuçlarına göre, kişilerin algıladığı örgütsel destek, örgütle özdeşleşmeyi ve iş performansını artırırken; iş stresi üzerinde azaltıcı bir etkiye sahiptir.

Çalışan kadınların çocuk sahibi olma, çocuk sayısı ve sahip oldukları çocukların yaşının iş stresi üzerindeki etkisinin incelendiği bir araştırmada, çocuk sahibi olan kadın çalışanların çocuk sahibi olmayanlara oranla ciddi oranda iş stresine sahip oldukları görülmüştür. Farklı yaş grubundan çocukların çalışan annelerinin stres düzeylerine bakıldığında okul öncesi ve ilk okul çağında çocuğa sahip olan katılımcıların daha büyük çocuğa sahip olanlara oranla daha yüksek oranda iş stresine sahip oldukları tespit edilmiştir. Benzer şekilde, çocuk sayısının artmasının kadın çalışanların stres düzeyinin artmasında bir faktör olduğu görülmüştür. (Gürbüz ve Toğran, 2003) Bu durum, çalışanların iş stres düzeyinin ev yaşantısıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.


Öneriler

Konuyla ilgili yapılan araştırmalara bakıldığında, iş stresinin kişinin iş performansını, iş doyumunu, fizik ve ruh sağlığını, iş ve iş dışı yaşamındaki ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Bu alanda çalışan uzmanların iş stresinin azaltılmasına yönelik önerileri hem bireysel düzeyi hem de örgütsel çalışmaları kapsamaktadır.
Bireysel düzeyde stresi azaltmayı sağlayacak yöntemler şu şekildedir: Egzersiz, Sağlıklı Beslenme, Dinlenme, Gevşeme Teknikleri, Davranışsal Kendini Kontrol vb gibidir.

Örgütsel düzeyde ise, Fiziksel Çalışma Koşullarının İyileştirilmesi, Sosyal Destek Sistemleri, Eğitim, Meslek Danışmanlığı, Stres Danışmanlığı, İşi Yeniden Yapılandırma, Çalışma Ortamını İnsancıllaştırma vb. uygulamalar etkili olmaktadır. Ayrıca, kişisel rahatlama teknikleri eğitimi çalışanlara uzmanlar aracılığı verilerek stresi yönetmeleri sağlanabilir, işletmelerde kurulacak etkin iletişim kanalları, işgörenlerin kararlara katılımın izin verilmesi stresi azaltan faktörler olarak düşünülebilir (Yumuşak, 2007).

Kaynakça
Aktaş, A. M. (2001). Bir kamu kuruluşunun üst düzey yöneticilerinin iş stresi ve kişilik özellikler. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, 56(4).
Batıgün, A. D. ve Şahin, N. H. (2006). İş Stresi ve Sağlık Psikolojisi Araştırmaları İçin İki Ölçek: A-Tipi Kişilik ve İş Doyumu. Türk Psikiyatri Dergisi 17(1)
Ferhanoğlu, S. (2009). İş stresi: Türkiye’deki ruh sağlığı ve hastalıkları hastanelerinde çalışan uzman psikiyatrist hekimlerin iş stres düzeylerinin belirlenmesine yönelik bir uygulama. Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Yönetim Ve Organizasyon Programı Yüksek Lisans Tezi
Gül, H. (2007). İş Stresi, Örgütsel Sağlık ve Performans Arasındaki ilişkiler: Bir Alan araştırması. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, Aralık sayısı.
Gürbüz, F. G. ve Toğran, E. (2003). A study of job stress and work-familiy conflict. ÖNERİ: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 5(20)
Morris, C. (1996) Psikolojiyi anlamak. Türk Psikologlar Derneği Yayınları: Ankara.
Özkaya, M. O., Yakın, V. ve Ekinci, T. (2008). Stres Düzeylerinin Çalışanların İş Doyumu Üzerine Etkisi: Celal Bayar Üniversitesi Çalışanları Üzerine Ampirik Bir Araştırma. Yönetim ve Ekonomi 15 (1).
Özü, Ö. (2010). Bilişsel Davranışçı Yaklaşıma Dayalı Stresle Başa Çıkma Becerileri Eğitim Programının İşgörenlerin Stres, Kaygı Ve İyilik Hali Düzeylerine Etkisi: Karşıyaka Vergi Dairesi Örneği. Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Rehberlik Ve Psikolojik Danışmanlık Bilim Dalı.
Tarakçıoğlu, S. (2004). Bursa Yöresindeki Konaklama İşletmesi Yöneticilerinin Stres Nedenleri Üzerine Bir Araştırma. Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Dergisi (2)
Turunç, Ö. ve Çelik, M. (2010). Çalışanların Algıladıkları Örgütsel Destek ve İş Stresinin Örgütsel Özdeşleşme ve İş Performansına Etkisi. Yönetim ve Ekonomi 17(2).
Yumuşak, S. (2007). İşgörende iş stresini etkileyen faktörlerin incelenmesine yönelik bir araştırma. Yönetim Bilimleri Dergisi 5(1).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Stres ve İş Stresi Kavramlarına Genel Bir Bakış" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ebrar YENİCE KANIK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ebrar YENİCE KANIK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ebrar YENİCE KANIK'ın Makaleleri
► Ergenlik Dönemine Genel Bir Bakış Uzm.Psk.Ayşegül COŞKUN
► Fobilere Genel Bir Bakış ve Belirtileri Psk.Azade ALTINTAŞ DURMUŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,973 uzman makalesi arasında 'Stres ve İş Stresi Kavramlarına Genel Bir Bakış' başlığıyla benzeşen toplam 49 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Şema Terapi Yaklaşımı Aralık 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:43
Top