2007'den Bugüne 81,937 Tavsiye, 25,989 Uzman ve 18,188 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Özgüven Problemleri ve Okul Fobisi Nasıl Önlenir?
MAKALE #13758 © Yazan Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN | Yayın Aralık 2014 | 2,593 Okuyucu
Anaokulu çağına gelmiş çocuklarda, en sık görülen sorunlardan birisi de özgüven kaybıdır. Çocuklardaki özgüven kaybının bir çok nedeni olmakla birlikte özgüven yitimi sorununun başlıca kaynakları şunlardır: Özgüven kaybının en önemli kaynağını "KORUYUCU EBEVEYN TUTUMLARI" oluşturmaktadır. Bu güne kadar yaptığım pedagojik danışmanlık ve çocuk psikoterapisi uygulamalarında, çocuklardaki birçok sorunun kaynağının Aile içi rol model çatışmalarından kaynaklandığını görmekteyim.Bunun yanında okul, arkadaşlık, çevre ve kalıtımsal sorunlar da anaokulu çağındaki çocukların psikolojik sorunlar yaşamasındaki temel etkilerdir.

Aşırı koruyucu aile tutumu sergileyen ebeveynler, çocuklarını koruma güdüsü ile aslında özgüven sorunları yaşamalarının da mimarı olmaktadırlar. Aile içinde aşırı korunan ve üstüne titrenen çocuk sorun çözme, kriz anında çözüm üretme becerilerini ve sorunları sosyal iletişim kurarak çözümleme yetisini kazanamamaktadır.

Burada aşırı koruyucu aile tutumu sergilenmesinin sorun olmasının yanı sıra "İLGİSİZ EBEVEYN TUTUMLARI" da çocuklarda içe kapanma veya isyankar davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmektedir. Çünkü çocuklar, aşırı ya da eksik olan her tutuma farklı bir reaksiyon göstermektedir. Anaokulu çağında olup ilgi görmeyen çocuklar, en temel olarak sosyal ortamdan izole olma davranışı sergilemekte veya bunun aksi olarak ilgi görmek için uyumsuz ve isyankar davranışlarda bulunabilmektedirler.

Psikoloji bilim tarihinde, çocuklar ve aile üzerine birçok araştırma yapan Alfred Adler; çocuk rehberlik kliniklerinde çocuklarla yaptığı terapi ve danışmanlık çalışmalarında aileleri tarafından aşırı sevilen ve aşırı koruyucu tutum sergilenen çocukların ebeveynlerine karşı duygusal şantaj yapma yönelimi içine girdiklerini vurgulamaktadır. Bu davranış "Eğer istediklerimi yapmazsanız size sevgi göstermem. Eğer istediğim olmazsa istemediğiniz ve sizi üzecek şu davranışı yaparım." şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Okul fobisinin temelinde de genel olarak, aşırı koruyucu anne tutumlarının etkisi büyüktür. Anneler ilk nesneleri oldukları çocukları dünyaya geldiğinde onlarla güvenli bir bağ kurarlar. Anne bu güvenin kaynağı durumundadır. Bu sayede çocuk ile anne arasında güvenli bağlanma gerçekleştir. Bu bağlanma çocukluğun ilerleyen yaşlarında güvenli biçimde ayrışması zorunlu bir yapıdır. Bu ayrışma gerçekleşmediğinde çocuk güvenli anne sevgisi ortamından çıkarak, kaotik yaşam koşullarına uyum sağlama konusunda korku yaşar. Bu korkuyla ilk karşılaşılan yer de daha önce hiç karşılaşılmamış olan anaokulu ortamıdır. Çünkü burada bir bilinmezlik ve çözülmesi gereken sorunlar vardır. Çocuğun sorunları sürekli ebeveyn tarafından çözüldüğü ve anne ile bağımlı ilişki geliştirildiği için okuldaki karmaşık ve çözülmesi gereken yapıya karşı direnç ve kaçış sergilemektedir.

Bu sorunlarla karşılaştığımızda ne yapmalıyız?

Koruyucu anne-baba tutumlarının birlikte verilen kararlar sonucu demokratik ve özgüven geliştirici aile tutumları ile değiştirilmesi gerekmektedir. "DEMOKRATİK EBEVEYN TUTUMU" kesinlikle çocuğun her dediğini yapmak olarak anlaşılmamalıdır. Demokratik tutum, çocuğun verdiği kararların sonuçları hakkında açıklayıcı olmak, alacağı kararlarda eğer bir risk varsa farkındalık geliştirici yaklaşım sergilemek ve bu riskleri kendisinin keşfetmesini sağlamak yönünde yapılan çabalardır. Demokratik tutum kesinlikle kuralsızlık değildir. Yaşamdaki sınırlar hakkında bilgi vermek kuralların mantığını açıklamaktır. Kısaca çocuğun, kuralları baskı değil sevgi ile öğrenmesini sağlamaktır. Bu yaklaşımlar çocukta özgüven duygusunun gelişmesine zemin hazırlamakta ve sağlıklı psikososyal gelişimi desteklemektedir.

İkili mesajlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Bir konuda, anne farklı, baba farklı bir tutum sergiliyor ise çocuk, çatışma içerisinde kalarak kendi kurallarını ve çözüm yolunu ortaya koyacağı için ortak tek bir mesajın verilmesi, ikili mesajlardan kaçınılması büyük önem taşımaktadır. Çocuğa erken yaşlarda birey olduğunun hissettirilmesi gerekmektedir. Bunun sonucunda da çocuk çatışmasız tek bir tepki geliştirecektir. Çocuğun yanında yapılacak kavgalar travma etkisi meydana getirebileceği için kavga kültürünün çocuğa yansıtılmaması doğabilecek bir çok sorunun önüne geçilmesini de sağlayacaktır.

Okul fobisinin önüne geçilmesi için yapılacakların başında aşırı koruyucu anne baba tutumu sonucu oluşan bağımlı ilişkinin travma oluşturmadan adım adım koparılması gelmektedir. Okula tek başına gelemeyen çocuğun bu korkusu sınıf öğretmeni ile işbirliği içerisinde çözümlenmelidir. Ayrıca okuldaki uzmanların (Pedagog/Psikolojik Danışman/Psikolog) yardımı ile profesyonel çözüm yolları üretilmelidir. Okul fobisinin temelindeki en önemli etkilerden birisi de sosyalleşemeyen çocuğun sosyal ortama girmek konusunda yaşadığı korkudur. Okul fobisi yaşayan bu çocukları, yaratıcı drama, tiyatro ve oyun terapisi uygulamalarına yönlendirme ile tam aksi yönde gelişimi sağlama sorun çözme beceri gelişimini ve sosyalleşme sürecini destekleyecektir.

Sonuç olarak, çocukların davranış sorunları ve korkularının üzerinde aile tutumları büyük bir etkiye sahiptir. Uygun aile tutumlarının çocukların uyum davranışları ve sağlıklı gelişimleri için zorunlu olduğu görülmektedir. Bu nedenle ebeveynler çatışmalı iletişim örüntülerinden kaçınmalıdır. Çocukların gelişimsel süreçlerinde yapılacak etkinlikler ve uygulamalar da çocukların sorunlarla baş etmeleri için güç kazanmalarını sağlayacaktır. Her bireyin özel olduğu ve çocukların da küçük birer birey olduğu asla unutulmamalıdır. Çevrede olan her şeyden yetişkinlerden daha fazla etkilendikleri göz önünde bulundurularak, bu etkilerin pozitife çevrilmesi esastır. Çocukların gelecekte sağlıklı bireyler olması için özgüven geliştirmeleri desteklenmelidir. Sevgi kültürünü algılayan çocukta merhamet ve sevgi anlayışının gelişeceği açıktır. Aile içi sağlık, mutluluk dengeli bir yaşam ve tutumun sonucundaki bilinçli çabalarla ortaya çıkacaktır. Bu nedenle doğru yaşam stratejilerinin geliştirilmesi farkındalık oluşumu ve içgörü gelişimi için gereklidir.(1)

KAYNAKLAR
(1) Uzman Psikolojik Danışman/Psikoterapist/Hipnoterapist/Aile Terapisti Hasan Turgut Erdoğan'ın Pedagojik Danışmanlık ve Bireysel Psikoterapi vaka analizleri.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Özgüven Problemleri ve Okul Fobisi Nasıl Önlenir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN'ın Makaleleri
► Çocuklarda Okul Fobisi Psk.Gözde ÖZÇİÇEK KALA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,188 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Özgüven Problemleri ve Okul Fobisi Nasıl Önlenir?' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Saplantılı Aşk Sendromu Ağustos 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:27
Top