Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Adım Adım Bebeğimi Büyütüyorum
MAKALE #13842 © Yazan Dyt.Ayşe DURAN | Yayın Aralık 2014 | 1,077 Okuyucu
ADIM ADIM BEBEĞİMİ BÜYÜTÜYORUM

1. ADIM: GEBELİK MÜJDESİ
0-3 AY ARASI BESLENME

Sizlerle bundan sonra ki yazılarımda adım adım gebelikten doğum sonrasına kadar beslenmeye dair her şeyi paylaşacağım. Haydi, ilk adımla başlayalım…

İlk adım en heyecanlı adımlardan bir tanesidir. Aile olmanın temellerinin yeniden inşa edildiği bir dönemdir. Bir toplumun geleceği sağlıklı ve bilinçli bireylerin varlığı ile süreklidir. Çocukların sağlıklı olarak dünyaya gelmesi için annelerin gebe ve emziklilik döneminde, fetal gelişme, süt yapımı, besinlere olan gereksinmelerin artması ve buna bağlı olarak yeterli ve dengeli beslenmeleri ve sağlıklarını korumaları konusunda bilinçlendirilmeleri gereklidir.

Gebelik her kadın için doğal bir olaydır. Bu dönemde bebek ve anne sağlığını etkileyen bazı etmenler vardır.
1. Annenin erken yaşta veya geç yaşta gebe kalması
2. Daha önce ki gebelik sayıları
3. Son iki gebelik arasındaki süre
4. Gebelikte geçirilen enfeksiyonlar
5. Kullanılan ilaçlar
6. Annenin kronik hastalıkları
7. Sigara, alkol gibi madde kullanımı
8. Işın (Radyasyon alması)
9. Besinlerle küf, mantar ve pestisit artıklarının alınması
10. Beslenme düzeni

Gebelikte kadının kendi metabolizma düzeni üzerine fetal büyümenin de eklediği gereksinimler vardır. Gebelik insan yaşamında beslenmenin en önemli olduğu dönemdir. Hatta bu gerçek halk arasında gebeler için ‘’ İki canlısın artık sen, iki kişilik yemen gerekli’’ diye vurgulanmaktadır. Dikkat edilmesi gereken en önemli unsur gebelikte, alması gereken gereksinmenin üzerinde olunursa da, gereksinmenin altında beslenilirse de büyük risk taşımaktadır.
• Anne adayı gereksinmenin üzerinde beslenirse, ciddi anlamda kilo artışı gerçekleşir. Bunun sonucunda gebelik şekeri denilen gestasyonel gebelik ortaya çıkabilir ya da bebeğin iri doğumu gibi doğumsal anomaliler de gözlemlenir.
• Anne adayı artan enerji ve protein gereksinimi karşılayamaz yetersiz beslenirse anne adayı zayıflar, anemi, diş çürüklüğü, osteomalasi gibi kemik hastalıkları ortaya çıkabilir ve protein alımının yetersiz olmasına bağlı olarak ödem oluşabilir.
• Yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak anne adayında toksemi( gebelik zehirlenmesi) gözlemlenebilir.

GEBELİĞİN İLK 3 AYINDA ANNE ADAYLARI NASIL BESLENMELİ?

• Gebelikte fetusun büyüme ve gelişmesi, annenin günlük aldığı besinlerin plasenta aracılığıyla fetusa taşınmasıyla mümkündür. Fetus enerji ve besin öğeleri gereksinmelerini annenin depolarından karşılar.
• Özellikle gebeliğin 20. haftasından itibaren gereksinmeler artar. Anne adayına günde 300 kalori ek olarak verilmelidir. Günlük enerjinin %15’i proteinlerden, %30’u yağlardan, %65’ikompleks karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Basit şeker grubunda yer alan çay şekeri ve benzeri tüketiminden kaçınılmalıdır.
• Anne adayının günlük beslenme listesinde neler olmalı?
1. Günde 4 su bardağı süt veya yoğurt
2. 1 tane yumurta veya 1-2 yumurta büyüklüğünde beyaz peynir
3. 120-150 gram kırmızı et/balık/tavuk
4. Ortalama 8 dilim ekmek
5. Günde 5-6 porsiyon sebze ve meyve
(Bu değerler ortalama değerlerdir. Kişinin BKI, yaş ve gereksinmelerine göre değişiklik gösterebilir)
• Süt ve süt ürünleri tam yağlı veya yarım yağlı tercih edilebilir. Hijyenik ve güvenilir yerlerden alınmasına özen gösterilmelidir.
• Ekmek tercihi çok önemlidir. Ekmek tam tahıllı, ruşeymli, çavdarlı veya yulaflı olabilir.
• Anne adayının doktorunun gözetimi dâhilinde folik asit, D vitamini, B12 vitamini, Demir takviyeleri alabilir ve diyetisyeni bu vitaminleri karşılayabileceği besinlerle diyetini zenginleştirir. D vitaminin en güzel kaynağı güneş ışığıdır. Sabah ve akşamüzeri saatlerinde anne adayı 10-15 dk güneş ışınlarından yararlanmalıdır.
• Haftada mutlaka 2 kez balık tüketimi olmalıdır. Çünkü balık omega yağ asitleri yönünden oldukça zengindir. B12 yönünden de zengin olan balık A vitamini, E vitamini ve folattan da zengindir. Fakat dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Özellikle dip balıklarında ağır metaller olduğu için mezgit, barbun, kalkan gibi bu balıkların tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Balığınızı ızgarada, fırında, yağsız tavada ya da buharda sağlıklı bir şekişde pişirebilirsiniz.
• Bu dönemde bitki çayların tüketiminde dikkat edin. Sizi rahatlatacak mayıs papatyası çayı güzel bir tercih olabilir. Günde 1-2 fincanı aşmasın.
• Gebeliğin bu dönemlerinde özellikle mide bulantısı gibi hassasiyetler gelişebilir. Mide bulantınız olduğu durumlarda yapmanız gerekenler:
1. Yemeklerin yağ oranını azaltın
2. Yemeklerinizin pişirme yöntemlerine dikkat edin. Haşlama, ızgara, yağsız tavada, fırında, buharda pişirme yöntemlerini tercih edebilirsiniz.
3. Su tüketimini öğün aralarında tercih edin, yemeklerle birlikte tüketmeyin.
4. Ketçap, mayonez ve içeriği bilinmeyen raf ürünlerinden uzak durun.
5. Hafif tuzlu kraker, yağsız galeta, gevrek, çörekotlu bisküvileri tercih edebilirsiniz.
6. Ana ve ara öğünlerde az yağlı yoğurt, peynir tercih edebilirsiniz.
7. Ara öğünlerde nane limon çayı tercih edebilirsiniz.
8. Bulantınız günün belirli saatlerinde oluyorsa, beslenme düzeninizi ona göre belirlemenizi tavsiye ederim.


2. ADIM: GEBELİKTE 3-6 AY ARASI BESLENME

Bebeğiniz büyümeye devam ediyor… Bu aylar arası sabah bulantılarınız, yorgunluk hissiniz, işlere karşı isteksizliğiniz artık yavaş yavaş azalmaya başlayacaktır. Fakat bu aylar arasında iştah kontrolünüzü sağlamanız biraz daha zorlaşacak gibi duruyor… Çünkü iştahınız artmaya başladı. iştah kontrolünüzü sağlamanız için muhakkak ara öğünlerinizi yapmalısınız.

İDEAL ARA ÖĞÜN TAVSİYELERİ:
• 1 su bardağı süt
• 1 su bardağı ayran
• 3-4 yemek kaşığı yoğurt
• 2-3 tane ceviz içi
• 8-10 tane kavrulmamış badem içi veya fındık içi
• Küçük bir dilim sütlü kek
• Taze ve kuru meyveler
• Küçük bir kâse taze komposto (taneli)
• Yağsız gevrek
• Peynirli tost

Mesela kuşluk ara öğününüzde kendinize böğürtlenli bir yoğurt salatası yapabilirsiniz. Böğürtlenlerinizi temizledikten sonra 3-4 yemek kaşığı yarım yağlı yoğurdun içersine karıştırıp, içerisine 1 yemek kaşığı dövülmüş badem içi ekleyebilirsiniz. Harika ve sağlıklı bir ara öğün yapmış olursunuz. İkindi ara öğününüzde küçük bir ekmek arasına yarım yağlı peynirden bir tost yapabilirsiniz.

Bu aylarda da yine kabızlık şikâyetleri görülebilir. Lifli gıdaları kesinlikle günlük beslenmenizden eksik etmeyin.




LİFLİ GIDALAR NELER OLMALI
• Öğünlerinizde ekmekleriniz tam tahıllı ya da ruşeymli olabilir
• Kabuklu tüketilebilen meyveleri kabuklarıyla tüketmeye özen gösterin
• Sebze tüketimi günde 2-3 porsiyon olmalı ve öğünlere doğru bir şekilde dağıtılmalı
• Pirinç ve türevleri yerine bulgur ve kepekli makarna tercih edilebilir

Bu aylarda en ideal kilo artışı ortalama 6kg ‘dır. Bu dönemde sık sık baş dönmesi, göz kararması yaşanabilir. Bunun nedeni gebeliğin göstermiş olduğu ani reaksiyonlara bağlı olarak tansiyonunuzda ani düşüşlerle alakalıdır. Tuz tüketimine dikkat edin.

Bu dönemde de yine bol sıvı almanın önemi ortaya çıkmaktadır. Günde 2.5-3 litre su içmeye özen gösterin.

Doktorunuza kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin. Günlük beslenme dengenizi devam ettirin, çünkü giderek vücudunuzun alması gereken enerji ihtiyacı artıyor. Sabah kahvaltınızı yapmadan güne başlamayın. 2-2.5 saat arayla sık sık beslenmeye özen gösterin. Bu dönemde hafif yürüyüşler size iyi gelecektir. Doktorunuzun tavsiyeleri dışına çıkmamaya özen gösterin.

Bir sonraki yazımda 6-9 ay arası beslenme, gebelik şekeri ve insüline bağımlı diyabeti olan gebelerde beslenme konularından bahsedeceğim. Bebeğinizi artık daha çok hissetmeye başladınız, ona şimdiden güzel hikâyeler okuyabilirsiniz.

ADIM ADIM BEBEĞİMİ BÜYÜTÜYORUM

3. ADIM: 6-9 AY ARASI BESLENME
‘’GEBELİK ŞEKER TESTİ’’

Özellikle bu yazımda gebelik şekeri diye halk arasında bilinen, bilimsel olarak gestasyonel diyabetes mellitus tanısından bahsedeceğim. Gebelik döneminde başlayan ve ilk defa gebelik sırasında tanı konulan çeşitli derecelerdeli glikoz intoleransına denilmektedir. GDM (gestasyonel diyabetes mellitus) gebeliklerin % 1-3 arası gebe kadınlarda görülmektedir. Gebelikte insülin salınımı bozulabilir veya insüline duyarlı dokularda azalmış glikoz kullanımı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Gebelik sırasında östrojen, kortizol, progesteron, prolaktin gibi dibabetojenik etkisi olan hormonların artışı insülin ihtiyacını artırır ve gestasyonel diyabet ortaya çıkar.

Gestasyonel diyabet için tarama testi gebeliğin 24.28. haftalarında yapılmaktadır. Tanıda en az 8, en fazla 14 saat açlıktan sonra 100g oral glikoz tolerans testi uygulanır.

GEBELİK ŞEKER TESTİ NASIL YAPILIR?
1. 50 gram glikoz günün herhangi bir zamanında suda eritilip verilir. 1 saat sonraki glisemik değer ölçülür.
2. Kan şeker değeri ölçümde <130mg/dl ise;
Risk faktörü varsa 14-24. haftada tekrar tarama yapılmalıdır.
Risk faktörü yoksa normal kabul edilir, ek test yapılmaz.
3. Kan şeker değeri ölçümde >130mg/dl ise;
100 gram glikoz ile oral glikoz tolerans testi (OGTT) yapılır.
4. Oral glikoz tolerans testi;
100 gram glikoz 10-16 saat açlıktan sonra sabah 300ml su içinde eritilip içirilir.
1. 2. ve 3. saatlerde kan değeri ölçülür.
5. Normal değeler;
Açlık < 105 mg/dl
1. saat < 195
2. saat <165
3. saat <145
6. Yukarı da ki kan değerlerinden en az 2’si değerin üzerinde ise; Gestasyonel DM tanısı konulur.

GESTASYONEL DİYABET BAKIMINDAN HANGİ GEBELER RİSK ALTINDA?
• Şişman kadınlar ( BKI değeri >30 )
• Ailede diyabet öyküsü olanlar
• Daha önce ki doğumlarında, 4500 gramın üzerinde bebek doğuran kadınlarda
• Nedeni bilinmeyen düşük ve ölü doğum yapan kadınlarda
• Bir önceki gebeliğinde gestasyonel diyabeti olanlarda
• Anomalili bebek doğunlarda
• Hipertansiyon, yüksek kolesterolü olanlar
• 30 yaş üstü olan bayanlar

Gebelik sonrası diyabet ortadan kalkacak olsa da, gebeliğinde gestasyonel diyabet çıkan annelerin gebelikten sonra diyabet olma riski açısından izlenmesi ve kontrollerinin yapılması gerekmektedir. Uzman doktor ve diyetisyen beraberliğinde bu izlemin sürdürülmesi gerekmektedir.
Gestasyonel diyabetten bahsettik, anladık ki gestasyonel diyabet sadece gebelikte belli sebeplerden dolayı ortaya çıkıyor gebelikten sonra ortadan kalkıyor. Ama gebelikten sonra da kan şekerleri düzenli olarak kontrol edilmeli ve doktorlar tarafından izlenmeli.

Peki, Gebelikten Önce Diyabetiniz Varsa O Zaman Ne Yapmak Gerekli?
Gebelikten önce diyabet tanısı konulmuş olan gebelere ‘’Pregestasyonel Diyabet’’ adı verilir. Bu hastaların çoğu gebelik öncesi insülin kullanan Tıp1 Diyabetik hastalar veya insüline karşı direnci olduğu bilinen ilaç kullanan ve kullanmayan Tıp 2 Diyabetik hastalardır. Bazı hastalarda diyabet tanısı gebelikte konulur, aslında hasta daha önceden diyabetiktir. Fakat kontrollerini yaptırmadığı için bu tanı konulamamıştır.

Diyabetik gebelerde nefropati sıklığı %3,8 civarındadır. Aynı zamanda diyabetik retinopati gebelikle birlikte ağırlaşabilir. Kalp atımı yükselmesi, pıhtılaşmaya eğilim, plasenta hormonları ve reninanjiotensin sistemi retinopatinin ortaya çıkmasında etkilidir. Bu nedenlerden dolayı diyabetik kadınlarda gebelik planlı olmalıdır ve diyabetin tam olarak kontrole alınması gereklidir.

Diyabetik Annelerde Sık Görülen Doğumsal Anomaliler Nelerdir?
• Nöral tüp defektli bebek (bebeğin bıngıldak kısmının tam kapanmaması)
• Kalp ve böbrek hastalıkları
• İri ya da düşük ağırlıklı bebek doğumu

Tedavi Yöntemi Nasıl Olmalı?
1. Fetusun gelişimini engelleyecek oral antidiyabetik bileşikler kullanılmamalı
2. Kan şekeri kontrolü sağlanır ( Açlık kan şekeri < 100 mg/dl, tokluk kan şekeri 120 mg/dl civarı, HbA1c < 6.5 civarı olmalıdır)
3. Diyabetik ketoasidoz ve hipoglisemi önlenir
4. Kan glikoz ölçümleri kahvaltı öncesi, öğle-akşam öğünlerinden 2 saat sonra yapılmalı
5. Kalp ve damar sistemini güçlendirici egzersizler glikoz kullanımını artırır. Egzersizin sürekliliği çok önemli ve her gün yapılması daha güzel neticeler vermektedir. Egzersiz, karaciğerde glikoz yapımını ve glikoz klirensini düzelterek insüline gereksinmeyi azaltabilir.
6. Beslenme tedavisi çok önemlidir. Diyetisyen kontrolünde sağlıklı beslenme stili oluşturulur ve hastanın hayatına uygulanırsa insüline gereksinim bile kalmaz.

Diyet Tedavi Yöntemi Nasıl Olmalı?
• Kilo verdirmeyecek ve ayda 1,5-2 kg aralığında ağırlık kazanmı sağlayacak bir beslenme programı düzenlenir
• Diyabetik gebelerde günlük enerjinin öğünlere dağılımı ve özel durumlarda enerji kısıtlaması yapılması oldukça önemlidir
• Gebelikte posalı besin tüketimi artırılmalıdır. Çünkü posalı besinler öğün sonrası glikoz düzeyini düzenler ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur
• Karbonhidrat olarak glisemik indeksi düşük ve orta derecede olan besinler tercih edilmelidir. Pirinç, patates, beyaz un ve türevlerinden uzak durmak gereklidir. Kurubaklagiller, tahıllı un ve ekmek, esmer bulgur, sebzeler bizim için doğru tercih olacaktır.
• Öğün atlanmamalı, günde 6 öğün olarak beslenmesi uzman tarafından hazırlanmalı, ara öğünlerde süt, yoğurt, peynir gibi proteinli ve ekmek, yağsız gevrek gibi karbonhidratlı besinler tercih edilmelidir.
• Kızartma, kavurma yerine haşlama, ızgara tarzında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.
• Tuzlu içecek ve yiyeceklerden uzak durulmalı, tuz tercihi iyotlu olmalıdır
• Kahve, çay tüketimi yemeklerden 1 saat sonra olmalı, günde 3-4 bardağı aşmamalıdır

Hangi Besinlerden Uzak Durulmalı?
• Hamur işleri, börek, çörek vb
• Şeker ve içerisine şeker katılmış tatlı ve türevleri
• Hazır meşrubat
• Yağda kızartılmış, kavrulmuş, sos ilave edilmiş yiyecekler
• İçeriği bilinmeyen tüm gıdalar

Tüm amacımız sağlıklı bir bebeğin dünyaya getirilmesidir. Aileye, özellikle başta anne ve babaya çok daha fazla görev düşmektedir. Unutmayın onlar hepimizin geleceği. Sağlıklı yarınlara…

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Adım Adım Bebeğimi Büyütüyorum" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Ayşe DURAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Ayşe DURAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Ayşe DURAN'ın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,479 uzman makalesi arasında 'Adım Adım Bebeğimi Büyütüyorum' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okul Çağında Beslenme Aralık 2014
► Gluten Enteropatisi Aralık 2014
◊ Diyabette Beslenme Aralık 2014
◊ Yaza Fit Girin Aralık 2014
◊ Yaz Detoksu Aralık 2014
◊ Sonbaharda Beslenme Aralık 2014
◊ Sınav Öncesi Beslenme Aralık 2014
◊ Kilo Almak İçin Öneriler Aralık 2014
◊ Anoreksiya Nervoza Aralık 2014
◊ Kış Beslenmesi Aralık 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:15
Top