2007'den Bugüne 84,890 Tavsiye, 26,552 Uzman ve 18,911 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kalp Damar Hastalıklarında Beslenme
MAKALE #13977 © Yazan Dyt.Ebru AYTEKİN | Yayın Ocak 2015 | 2,772 Okuyucu
Dünyada ve ülkemizde ölüme en fazla sebep olan hastalıklar denildiğinde kalp ve damar hastalıkları en üst sıralarda yer almaktadır. Türk kardiyoloji derneğinin açıklamalarına göre önümüzdeki 10 yıl sonunda, koroner kalp hastası sayısının günümüzdeki tahmini 2,8 milyondan tam ikiye katlanarak 5,6 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu açıklanan gözlem ve tahminler, ülkemizde koroner hastalıktan koruyucu önlemlerin çok daha etkin biçime getirilmesini mutlak bir zorunluluk haline sokmaktadır.

Sağlıklı bir damar yapısı ile vücudumuzun her bir organına oksijen ve besin taşınması sağlanmaktadır. Çocukluk çağından başlayarak artan oranlarda damar duvarlarında yağ, kas ve bağ dokularının birikmesi ile damarlarda “plaklar” oluşur. Bu plaklar zamanla kanın akışını engeller ve koroner kalp hastalığına sebep olurlar. Bu nedenle beslenme tarzımızda ve alışkanlıklarımızda yaptığımız değişiklikler, ileriki yaşlarda ne derece sağlıklı olacağımızın birer göstergesidir.

Amerikan Kalp Derneği, kalp hastalığı nedenlerini şu şekilde sıralamaktadır:

Sigara içme
Yüksek kan basıncı,
Yüksek kan kolesterolü (>200 mg/dl),
Yetersiz fiziksel aktivite,
Obezite, diyabet, stres,
Alkol tüketimi,
Doğum kontrol hapı kullanımı (sigara içenlerde),
Genetik,
Yaşın 55 üzerinde olması
Menopoz

Tüm bu faktörlere rağmen daha pozitif, daha hareketli, daha sağlıklı bir yaşam standardı edinirsek kalp-damar hastalıkları önlenebilir ve iyileştirilebilir.

YÜKSEK TRİGLİSERİD KALP HASTALIKLARI İÇİN BİR RİSK FAKTÖRÜDÜR !!!

Trigliseridlerin kalp krizi ve inme gibi kardiyovasküler hastalıklarda bir risk faktörü olarak rolü yıllardır araştırılmaktadır.
Yüksek trigliserid ve düşük HDL kolesterol, hiperglisemi ile yakından bağlantılıdır. Metabolik sendrom veya tip 2 diyabet gelişen çoğu hastada trigliseridlerin yükselmesi ve HDL kolesterolün azalması ilk metabolik anormalliklerdir. Hipertrigliseridemi ve düşük HDL kolesterol, ateroskleroz (damar sertliği) için güçlü bir risk faktörü teşkil eden İNSÜLİN DİRENCİNİN işareti olabilir.

Obezite, sigara kullanımı, sedanter yaşam tarzı ve alkol, hipertrigliseridemiyi anlamlı düzeyde artıran yaşam biçimi faktörleridir.
Tüm dünyada var olan bazı rehberlerde trigliserid düzeylerine ilişkin öneriler yer almaktadır. Avrupa ateroskleroz derneği çalışma grubu 1198, ulusal kolesterol eğitim programı 1993 gibi…. Trigliserid değeri 200 mg/dl yi aşıyorsa vücut ağırlığının azaltılması, beslenme değişiklikleri ve fiziksel aktivitenin artırılması gibi farmakolojik olmayan değişiklikler önerilmektedir. Bu yaşam biçimi değişikliği özellikle trigliserid yüksekliğinde etkilidir.

Kalp Hastaları için Tıbbi Beslenme

Alkolden kaçınmayı, kompleks olmayan karbonhidratlar ve yağ alımının azaltılmasını içeririr. İdealde total kalorinin % 30 ‘dan fazlası yağlardan ve % 10’dan fazlası doymuş yağlardan alınmamalıdır. Ancak bazı yağların kardiyovasküler hastalıklar üzerinde olumlu etkileri vardır. omega-3 yağ asitleri vücutta üretilmez ve mutlaka dışardan alınması gerekir. Yoğun olarak sardalya, uskumru, somon, ringa, alabalık gibi yağlı balıkların vücutlarında bulunur. Ayrıca ceviz, keten tohumu ve kanola yağı da omega 3 kaynaklarıdır.

Yapılan araştırmalarda balık içeren diyetle en küçük omega-3 yağ asidi miktarının serum trigliseridini anlamlı biçimde düşürdüğü görülmüştür. Ayrıca insülin direnci, karaciğer yağlanması ve obezite tedavisinde de yararlı etkileri olduğu kanıtlanmıştır.

Amerikan kalp cemiyeti, kalp ve damarları korumak ve ritim bozukluklarından korunmak için haftada en az 2 defa balık yenmesi ve koroner kalp hastalığı varsa yaklaşık 1 gr omega 3’ün EPA ve DHA karışımı olarak alınmasını önermektedir.

Doymuş yağlardan kaçının

• Tam yağlı süt, yoğurt ve peynir yerine yarım yağlı ya da yağsız olanlarını tercih edin.
• Yemeklerinizde margarin, tereyağ, kuyruk yağı, krema gibi doymuş yağlar yerine zeytinyağı, kanola yağı ve Ayçiçek yağı gibi bitkisel yağlar tercih edin.
• Mayonez, kaymak, doymuş yağ oranı fazla olan çikolata(beyaz çikolata,çeşitli sütlü çikolatalar), hazır makarna ve salata sosları, cips, bulyon gibi doymuş yağ oranı yüksek besinlerden uzak durunuz.
• Kalamar, karides, ıstakoz, midye gibi kabuklu deniz ürünlerinden uzak durunuz.
• Yağsız kırmızı et ve derisi alınmış kanatlı hayvan etlerini tercih ediniz.
• Besinlere uygulanan hazırlama ve pişirme işlemleri onların değerini arttırır veya azaltabilir. Kızartma yöntemiyle pişirme mümkün olduğunca seyrek yapılmalıdır. Haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemlerini tercih ediniz.
• Besinlerin etiketlerini okumayı alışkanlık haline getirin. Besinin üzerinde bulunan enerji ve besin ögeleri tablosundan enerji, yağ, doymuş yağ ve kolesterol miktarlarına bakarak hem düşük kalorili hem de düşük yağlı olanları tercih edebilirsiniz.

Fazla kilolarınızdan kurtulun.

İdeal kilonuzu öğrenin. Fazla kilonuz varsa diyet uzmanınızın size özel hazırladığı beslenme programına uyun ve Beden kitle indeksinizini ideal değerler arasında tutmaya dikkat ediniz.

Kalbinizi Koruyacak Yiyecekler Tüketin

Trans yağ içeren fastfood yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durup ya da diyetisyeninizin sizin için önerisi kadar tüketip, posadan zengin besinlerle beslenmek kalp hastalıklarından korunmamızı sağlayacaktır.

Posa içeriği yüksek besinler tercih edin. Günde en az 5 porsi¬yon sebze ve meyve, haftada 2 kez kurubaklagil tüketimi ve kepekli, çok tahıllı, yulaflı ekmeklerin tercih edilmesi günlük posa tüketiminizi artırmanıza yardımcı olur.

Haftada 2 kez mutlaka omega 3 içeriği yüksek, ızgara ya da fırında pişirilmiş balık ile bol salata tüketmeye özen gösteriniz. Kırmızı et tüketiminiz haftada bir olarak sınıflandırılmalı. Beyaz et ve kurubaklagil tüketimine ağırlık verilmeli.

Rafine edilmiş(işlenmiş) besinler yerine doğal beslenmeye yönelin. Basit şeker içeren hamur tatlılar yerine evinizde yarım yağlı süt ile hazırlayabileceğiniz sütlü tatlıları tercih edin.

Tuz tüketiminizi azaltın. Mutfak masanızdan tuzluğunuzu kaldırarak fazla tuz kullanma alışkanlığınızdan vazgeçebilirsiniz. Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerde kalp hastalıkları ve inme risklerinin azalması için, günde 2 gramdan daha az Sodyum ya da 5 gram Tuz kullanımını tavsiye ediyor. Araştırma sonuçlarına göre Ülkemizde kişi başına tüketilen günlük tuz oranı ise 18 gram olarak belirlenmiştir.

Potasyum içeriği yüksek olan yeşil sebzeler, muz, incir, kırmızı üzüm, hurma, kuru erik gibi meyveler hipertansiyonu ve kötü kolesterolü düşürecektir. Ancak şeker hastasıysanız glisemik indeksi yüksek olan bu meyveleri tüketmemelidir veya ne miktarda, nasıl tüketmeniz gerektiği konusunda diyetisyeninize danışabilirsiniz.

Günde 1 fincan içeceğiniz yeşil çay ya da beyaz çay antioksidan olan A,C ve E vitamini içeriği sayesinde kalp hastalıklarının engellenmesinde yararlı etkileri olacaktır.

Fiziksel Aktiviteyi Hayatınızdan Eksik Etmeyin

Düzenli fiziksel aktivitenin yağ metabolizmasına olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Düzenli fiziksel aktivite, HDL kolesterolü (iyi kolesterol) artırırken, bazı durumlarda toplam LDL kolesterolü (kötü kolesterol) düşürür, plak oluşumunu azaltır ve durdurur. Buna bağlı koroner kalp hastalığı riskini azaltır, ayrıca yüksek trigliserid düzeyini de düşürmektedir.

Haftanın 5 günü en az 30 dakika doktorunuzun tavsiye ettiği şekilde fiziksel aktivite yapın. Açık havada bol oksijen alarak yapacağınız egzersiz daha faydalı olacaktır. Yemek yedikten hemen sonra egzersiz yapmayınız. Egzersiz sırasında kalp atım hızı izlenmelidir. Egzersizlerin başında, 10–15 dakikalık ısınma süresi olmalıdır. Asıl egzersiz dönemi size uygun kalp hızında 15–30 dakika sürmelidir.

Kişiye Uygun Kalp Hızı Nasıl Hesaplanır?

Yaşınızı 220’den çıkarın. Örnek: yaşınız 40 ise; 220–40=180 atım/dakika.
Bu değerin % 50’ni bulun, % 70’ni bulun. Örn: % 50’si: 180 x 50/100 =90 atım/dakika, %70’i: 180 x 70/100=126 atım/dakika.

Egzersiz kalp hızınız, 90 ile 126 atım/dakika arasında olmalıdır. En güvenlisi egzersiz kalp hızı olarak düşük olanı seçmektir.

Egzersiz yapmayı sürdürmede ve egzersiz yapmaya başlamada sorun yaşıyorsanız, zevk aldığınız bir egzersiz veya aktivite seçmeyi denemelisiniz. Yürüme, bahçe işleri, yüzme gibi sevdiğiniz aktiviteler olabilir. Yürüyüş yapmak koşmak zorunda değilsiniz fiziksel aktivite sürenizi dans ederek bile tamamlayabilirsiniz...Kontrol edilemeyen hipertansiyon, hipotansiyon ve şeker hastalığı gibi hastalıklarınız var ise, egzersizlere başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışınız..

Küçük yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması kalp hastalıklarından korunmada ve önlenmesinde temeldir. Ev ve iş yaşamınızda doğru beslenme alışkanlığı edinerek bunu tüm aile fertlerine aşılayabilirsiniz.
Sağlıklı huzur dolu günler
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kalp Damar Hastalıklarında Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Ebru AYTEKİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Ebru AYTEKİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Ebru AYTEKİN'in Yazıları
► Kalp Hastalıklarında Beslenme Dyt.Turgay KÖSE
► Kolesterol, Damar Sertliği ve Kalp Krizi Dyt.Esra Rahşan ÇALIŞKAN
► Kış Hastalıklarında Beslenme Dyt.Hatice KARSLIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,911 uzman makalesi arasında 'Kalp Damar Hastalıklarında Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 72 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Diva Dergisi-Mutlu Diyet Aralık 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:02
Top