2007'den Bugüne 84,857 Tavsiye, 26,540 Uzman ve 18,902 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Erken Yaşta Evliliklerin Sonuçları ve Önüne Nasıl Geçebliriz
MAKALE #14133 © Yazan Nazlı ÇALIŞKAN | Yayın Şubat 2015 | 4,283 Okuyucu
ERKEN YAŞTA EVLİLİKLERİN SONUÇLARI

Erken yaşta evliliğin birçok nedenin olması gibi birçok ta olumsuz sonuçları vardır. Yapılan evlilik sosyo-ekonomik düzeyin düşüklüğünden kaynaklanan bir evlilikse evlenen kişi kendinin bir mal gibi başlık parası altın karşılığı ailesi tarafından satıldığını düşünür. Evlenerek gittiği yeni ailesinde kendini hiçbir zaman savunamaz , bir hak iddia edemez , ve en önemlisi kendi kişiliğine olan saygısını ve özgüvenini yitirir. Kendisini artık sadece o evdeki kişilerin isteklerini yerine getirmekle görevli bir kişi olarak görür. Bu istekler ; kocasını cinsellik ihtiyacını karşılama , ev işlerini yapma , kocasının soyunu devam ettirecek çocuklar dünyaya getirme…gibi. Artık kişi kendini bir köle olarak görmekte ve onu besleyen yaşamını devam ettiren kişilere itaat etme zorunda hissettirilmektedir. Evliliğin ilk dönemlerinde buna uyum sağlamakta zorlansa da birey zamanla kaderine küsüp boyun eğmeye başlamaktadır.

Erken yaşta evliliğin bir diğer nedeni ise akraba evliliğiydi. Akraba evlilikler ide beraberinde özürlü çocukları meydana getirmektedir. Bu nedenden dolayı da ülkemizde yapılan bazı araştırmalar akraba evliliklerinin çocuk sayısında azalmayı da beraberinde getirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca akrabasının kızını mal varlığının bölünmemesi veya aile kökenlerinin bilinmesi ,akraba kızının aile büyüklerine koşulsuz itaat edeceği gibi düşüncelerle elinden kaçırmak istemeyen aile büyükleri hemen akraba çocuğuna ilkokul veya ortaokula giderken bir nişan yapmasıyla kız çocuğu eğitimine ara vermekte düğün olduktan sonra ise’’ evli kadın okula mı gidermiş’’ sözüyle eğitimi son bulmaktadır.
Erken yaşta yapılan evlilik kız çocuğunu çocukluğundan arkadaş ortamlarından koparıyor.

Erken yaşta çocuk dünyaya getirmesiyle kendi çocukluğunu yaşamadan çocuk yükümlülüğünü alıyor ve bu yükümlülüğü yerine getiremeyen genç ve eğitimsiz bir anne çocuğuna da kocasına da her konu da yeterli olamıyor ve ailede sorunlar oluşmaya başlıyor. Ailede ki sorunlar büyüdükçe beraberinde aile içi şiddette zaman zaman görülmeye başlıyor ve kız çocuğu şiddete karşı kendini koruyamayacağından çocukluğu adeta bir cehenneme dönüşüyor

Erken evlilikler sağlık problemlerini de beraberinde getiriyor. Türkiye’de çocuk yaşta evlilik yapan kız çocukları çoğunlukla kendilerinden yaşça büyük erkeklerle evlenmektedir. Türkiye’de, kadınlar ve eşleri arasındaki ortalama yaş farkının en büyük olduğu grup genç kadınlar, özellikle de 20 yaşın altındaki kadınlardır (6,6 yıl).35 Yaşça büyük erkeklerin HIV dâhil cinsel yolla bulaşan hastalıkları taşıma riski genç erkeklere oranla çok daha yüksektir, zira muhtemelen daha fazla cinsel deneyime sahiptirler. Ek olarak, aradaki yaş farkının büyük olması kadının güvenli seks ve doğum kontrol yöntemi kullanma konusundaki pazarlık gücünü zayıflatmaktadır.36 Bu iki faktör nedeniyle, 15-19 yaş grubundaki evli kadınlara HIV bulaşma riski daha büyük yaş gruplarındaki kadınlara kıyasla daha yüksektir. (Akt.osotimehin,2012:3)

Yapılan araştırmalara göre ;35-44 yaş grubunda anne olanların çocukları ile 25-34 yaş grubunda doğum yapanların çocuklarının 40-50 yaşlarında belirli hastalıklara yakalanma riski arasında kayda değer bir fark gözlenmiyor. Oysa 16-24 yaş grubunda anne olanların çocukları ileri yaşlarda, 25-34 yaş grubunda doğum yapanların çocuklarına oranla yüzde 5 daha fazla hastalığa yakalanma riski taşıyor. Erken yaşta hamile kalınca da çocuğun ölüm riski 3 kat daha artıyor.

Başkent*Üniversitesi*Kadın-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Araştırma ve Uygulama Merkezi’ndenöğretim üyesi, jinekolog ve halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Ayşe Akın ise çocuk evliliklerinin sağlık boyutunu vurguluyor.

Prof. Dr. Ayşe Akın*Başkent Üniversitesi olarak “Çocuk Gelinler ve Beklenen Olumsuz Sonuçları” raporunun hazırlandığını bildirdi. Türkiye’de, TNSA (Türkiye’de Nüfus ve Sağlık Araştırması) sonuçlarını baz alarak söylenegelen yüzde 28’lik çocuk gelin oranı esasında yüzde 35 oranlarında seyrediyor. Prof. Dr. Ayşe Akın da, 18 yaşını doldurmadan gerçekleşen evliliklerin sosyolojik açıdan da tıbben de doğru olmadığını belirtiyor ve ekliyor: “Küçük yaştaki gebeliklerde hem hastalık hem de ölüm riski çok fazla”.
* Prof.Dr. Ayşe Akın, 15-19 yaş aralığında evlenen kız çocuklarda görülen tıbbi ve psikososyal rahatsızlıklara dikkat çekiyor: “Evlilik sonrasında, gebe kalamama, prematüre doğum, gebelik ve doğumda görülen olumsuz sonuçlarda artma, rahim kanseri gibi hastalıkların daha sık görülmesi, HIV/AIDS de dahil olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma olasılığı artıyor. Cinsel ilişkiye girmeye biyolojik olarak hazır olmayan kızların, kendilerini cinsel eylem içinde bulmaları kalıcı psikolojik hastalıklara da yol açıyor.”
Prof. Dr. Ayşe Akın erken yaşta evliliklerin temel nedenlerinin başında ekonomik sıkıntılar ve eğitimsizliğin geldiğini söylüyor.
( Uçan süpürge haber merkezi 2013).
Yapılan araştırmalara göre ülkemizde her yıl, 18 yaş altı 16 milyon genç kadının doğum yaptığı ve 3,2 milyon ergen kadının gebeliğinin güvenli olmayan düşükle sonuçlandığı da saptanmıştır.
* Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Halk Sağlığı Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hilal Özcebe, Dünya Nüfus Günü dolayısıyla, 1987'den bu yana Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu tarafından 11 Temmuz'un Dünya Nüfus Günü olarak kabul edildiğini söyledi. Bu yılki temanın "Ergen gebelik" seçildiğini ifade eden Özcebe, çok genç yaşta yaşanan gebeliklerin hem psikolojik hem de fiziken sakıncalı sonuçlar oluşturabileceğini belirtti.
Ergenlik döneminden erişkinliğe geçişin, bedensel, ruhsal ve sosyal gelişmeyle gerçekleştiğini anlatan Özcebe, "Bu dönemde yaşanan gebeliklerde annede yüksek tansiyon, gebelik zehirlenmesi (preeklampsi-eklampsi), kansızlık ve kanamalar, kendiliğinden düşükler daha sık görülmektedir. Ayrıca, pelvik (kalça) yapının gelişmemiş olması güç doğumlara neden olmaktadır. Bu sorunlar hem annenin hem de bebeğin sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir" diye konuştu ( Uçan süpürge haber merkezi 2013).
Erken yaşta evlilik görüldüğü üzere “sadece bir gelenek” adı altında nesillerce devam ettirilen bu ve benzeri uygulamalar, sonuçta toplumda büyük bir hasara sebep olmakta, ülkenin gelişmişlik seviyesini ve daha da ileriye gidebilme çabalarını doğrudan olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle erken yaşta evlilik mümkün olduğunca engellenmeye çalışılmalıdır .
CHP İzmir Milletvekili*Rıza Türmen “Türkiye’de çocuğa karşı cinsel istismar çok geniş boyutlarda. Bu sözleşmenin de birtakım gerekleri var, mesela bir kampanya başlatması gerekiyor. Henüz ortada yok. Yasalarda ve uygulamalarda değişiklikler yapılması lazım. Bunlar da ortada yok.” Diye belirtti.
Türmen bu bağlamda Türkiye’deki çocuk gelinler sorununun önemini ve farklılığını vurguladı. “Çocuk gelinler diğer cinsel istismarlardan farklı bir istismar. Diğer cinsel istismarları toplum kınıyor, cezalandırıyor. Halbuki çocuk gelinleri toplum kabul ediyor. Düğünle dernekle, davulla zurnayla bu cinsel istismar yapılıyor. Bu toplumsal kabulü kaldırmak lazım… Çocuk yaşta evliliklerin çocuk üzerinde ruhsal ve fiziksel olarak çok ciddi travmaları var. Çocuk ne olup bittiğini anlamıyor, daha bebekle oynarken bir de canlı bir bebek dünyaya getiriyor. Bu arada eğitimden yoksun kalıyor.”
Çocuk gelinlerle ilgili olarak harekete geçilmesinin önemine değinen Rıza Türmen yaş sorununun halledilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
“Medeni Kanun’da yaş sorununun halledilmesi lazım. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre tek bir yaş sınırı vardır: 18 yaşından küçük herkes çocuktur. Bizde 18 yaş evlenme yaşıdır, ama 17’de ailenin rızası ile evlenilir, 16 yaşta hakim kararıyla evlenilebilir. 18 yaşından küçük çocuk dilekçe veremez, yargıya başvuramaz, tek başına sağlık hizmeti alamaz ama evlenebilir. Bunları düzeltmek gerekir.”
Türmen aynı şekilde Ceza Kanunu’ndaki 15 yaş ayrımını da eleştirdi: “15 yaşından küçük çocuklara tecavüz edildiğinde cezası çok ağır, ama 15’ten büyük 18’den küçük çocuğa tecavüzde ceza çok hafif ve şikayete bağlı. Kim kimi şikayet edecek; çocuk farkında bile değil olup biteni. Ya da ensest durumunda babasını veya yakınlarını mı şikayet edecek?..Şikayete bağlı halin değişmesi lazım.”
Türmen’in vurguladığı bir başka sorun da kendi ifadesiyle “veri kıtlığı”ydı. “Mesela küçük çocukların evlenmelerinde nüfus büyütmeler yapılıyor. Nüfus idarelerinden bunu inceleyip ortaya çıkaran bir araştırma yok. Veri toplamak da zor, çünkü çoğunlukla aile içinde kalıyor cinsel şiddet.”
Türmen’e göre tüm bu gerçekler ortadayken adım atılamaması bir anlayış sorununu gösteriyor: “Bizim geleneklerimizde vardır, toplum tarafından kabul edilmiştir, biz bunun üzerine fazla gitmeyelim, aile içi meselelerdir, diye bakarsanız, hiçbir şey yapmazsınız. ( Uçan süpürge haber merkezi 2013).
Devlet denetimleri artırılarak da erken yaşta evlilikler engellenebilir .bireyler 16 yaş altında evlendiklerinde resmi nikah yapamadıkları için dini nikah yapmak zorunda kalıyorlar bu nikahları elbette ki imamlar yapıyor eğer ki 18 yaş altında bir kişiye nikah yapıldığı tespit edilen bir imamın görevinden alınması ya da güçlü bir ceza uygulaması yapıldığı taktirde hiçbir imam artık resmi nikahı olmayan bir kişiye imam nikahı yapma cesaretinde bulunamaz.
Kadına karşı her türlü ayrımcılık önlenmeli kız ve erkek çocuk için eğitim kesintisiz 12 yıl olmalı bu sadece 12 yıl zorunlu eğitim yasası çıkarmakla kalmamalı evler düzenli olarak kontrol edilmeli okula gitmeyen çocuklar için devlet anne babaya güçlü bir ceza uygulamalı bireyler bu cezalardan korkarak çocuklarının eğitimine hiçbir şekilde ara verdirmemelidir.
Çakmak (2009)’a göre ; Türk Medeni Kanunu’na göre 17 yaşını doldurmamış kızlar, Çocuk Koruma Kanunu’na göre 18 yaşını doldurmamış kızlar, Türk Ceza Kanunu’na göre ise 15 yaşını doldurmamış kızlar çocuk gelin sayılmaktadırlar. Kanunlar arasındaki bu uyumsuzluk giderilmeli ve 18 yaşını doldurmamış kızların evlenmesi yasaklanmalıdır. Yasağa uymayanlar hakkında ağır cezalar hükmolunması yönünde ilgili kanunlarda değişikliğe gidilmelidir. Değişen mevzuatın uygulanması hususunda hassasiyet gösterilmelidir. Ayrıca, yerel yönetim çalışanları ile çocuk polislerine, Türk Medeni Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu hakkında düzenli eğitim seminerleri verilmelidir (Çakmak, 2009 :12).
Çakmak (2009)’a göre ; Zorunlu askerlik uygulaması kızlar için de getirilmelidir. Kızlar için zorunlu askerlik yaşı 18 olarak belirlenmelidir. Askerlik hizmeti süresi öğrenim süresine göre altı aydan az olmamak kaydıyla tespit edilmelidir. Bu sayede, kızların da tıpkı erkekler gibi askerlik yaptıktan sonra evlenmeleri geleneği yerleşebilecektir. Uygulama, kamusal alanda dinsel giyim sorununa da bir çözüm olarak hizmet edebilecektir. Askerlik hizmeti süresince, kızlara, askerlik yaptıktan sonra çalışma yaşamına katılımlarını sağlayacak mesleki eğitim verilmelidir. Böylece, özellikle öğrenimlerini erken yaşta bırakmış olan kızlara, kendilerini geliştirmek için yeni bir fırsat tanınmış olacaktır. Zorunlu askerlik uygulamasının, erkeklerde olduğu gibi, kızlarda da, ileriki yaşlarda evlenme sonucunu getireceği düşünülmektedir (Çakmak, 2009 :13).
Ebeveynlere, erken yaşta evliliklerin, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini olumsuz yönde etkilediği konusunda eğitimler verilmelidir. İşsizlik nedeniyle kız çocuklarının erken yaşta evlenmesine neden olan ebeveynlere istihdam alanları yaratılmalı ve yoksulların yaşam düzeyi geliştirilmelidir. “Kocasına daha iyi itaat eder” düşüncesi ile kız çocuklarını erken yaşta evlendiren zihniyetin değişim ve dönüşümünü sağlamak amacıyla konu ile ilgili kurum ve kuruluşlar ortak çalışmalar yaparak gerekli önlemleri almalıdır. Yanlış din algılarının değişimi için Diyanet İşleri Başkanlığı halkı bilinçlendirme çalışmaları yapmalıdır.
Çocuk sayısının yoğun olduğu bölgelere aile planlaması ve doğum kontrol yöntemleri hakkında yapılan çalışmalar artırılmalıdır. Aynı zamanda, akraba evlilikleri ve erken yaşta evliliklerin risklerine yönelik eğitimler verilmelidir. Eğitim, çalışma ve yaşama hakları çocukların elinden alınmamalıdır. Onların alacağı eğitim, bilinçli yetiştirecekleri çocuklar, ülkelerin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlayacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Erken Yaşta Evliliklerin Sonuçları ve Önüne Nasıl Geçebliriz" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Nazlı ÇALIŞKAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Nazlı ÇALIŞKAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nazlı ÇALIŞKAN Fotoğraf
Nazlı ÇALIŞKAN
Konya (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışmanlık Yüksek Lisans Mezunu
Sosyolog & Aile Ve Evlilik Danışmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi50 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Nazlı ÇALIŞKAN'ın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,902 uzman makalesi arasında 'Erken Yaşta Evliliklerin Sonuçları ve Önüne Nasıl Geçebliriz' başlığıyla benzeşen toplam 46 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Erken Boşalma Nisan 2015
◊ Çocuklarla İletişim Nisan 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:38
Top